Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) Büyük Dairesi, 9 senedir tutuklu olan Osman Kavala hakkındaki kararını açıkladı
AİHM, Türkiyeyi tazminata mahkum ederken Kavala'nın "mümkün olan en kısa sürede serbest bırakılmasını" istedi
Ekrem İmamoğlu’nun babası Hasan İmamoğlu bugün İBB Davası’nda savunma yaptı. İmamoğlu, esas yargılanma sebebinin Ekrem İmamoğlu’nun babası olduğunun altını çizdi.
Bu Kavganın özeti! Pendikte köpek abdestimizi bozuyor diye bir Aileye saldırılıyor! 15 Yaşında kız çocuğu Babasını korumak için babasının üzerine kalkan olduğunda bıçaklanıyor! Baba bıçaklanıyor Annenin Kolu Kırılıyor! Kayıtsız kalma! Paylaş herkes görsün duysun! Çocuğunu koru!
Ben Recep Tayyip Erdoğan'sız bir Türkiye'de yaşadım. İnsanlar bugünki gibi 60'ında değil, daha erken emekli olup hayatı yaşayabiliyor, emekli ikramiyesiyle ev alabiliyordu. Barınma ve gelecek kaygısı bugünkü gibi derin değildi. Bazı şeyler yoktu, doğru ama siz "küçülen" dünyanın zorunlu nimetleri olan teknoloji vb. gelişmeleri Erdoğan yarattı sanıyorsunuz. Bundan ibaret.
Oysa her evde çamaşır makinesi vardı, televizyon da vardı.
Hatta bilgisayar, oyun konsolu vb. şeyler de sayısı az olsa da ulaşılabilirdi.
Yok dediğiniz yol ve köprüler zamanın şartlarına uygun olarak vardı. Boğaz Köprüsü'nü Erdoğan mı yaptı? Barajları ya da?
Bütün bunlar bugün daha gelişmiş haliyle ve daha geniş kesimlerin elinde varsa bu Erdoğan'ın değil, teknolojinin ulaşılabilir hale gelmesi ve ucuzlaması sayesinde var.
100 yıldır ABD'de bilgisayar vardı ama muhtemelen 1980'lerde bile çoğu iş yerinde hâlâ daktilo kullanılıyordu. Evlerde ise yoktu. Sonrasında her yerde oldu, üstelik orası menşe ülke idi.
Şu an her evde VR var mı mesela? Yok. Ama ulaşılabilirlik ve gereklilik düzleminde belki 20 yıl sonra olacak.
Bugüne dönersek; var dediğiniz her şey Erdoğan sayesinde daha pahalı. Bir Iphone alana 1 bedava kampanyasından arkadaşımız değil, devlet faydalanıyor vergi yüküyle...
Geçiş garantili yollarla, köprülerle, yap işler devretle bizim cebimizden çıkıyor çıkan, Erdoğan'ın değil. Var olan her şey bile bizim paramız sayesinde.
Kendiniz bir hayalin peşindesiniz, rüyanızı sevdiğiniz için uyku halindesiniz ve istiyorsunuz ki herkes sizinle uyusun.
Ama yok öyle bir hayat.
Cumhuriyet'in bu haberi kimsenin ilgisini çekmemiş...
Haber diyor ki MEB'in yayınladığı genelgeyle yeni eğitim yılında "PKK/KCK'yı kurma veya yönetme, örgüte üye olma, örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme, örgüt propagandası yapma suçları ile örgütün faaliyeti kapsamında işlenen suçlarla" ilgili meclisten yeni geçen Çerçeve Yasanın okullarda yıl boyunca milyonlarca çocuğa anlatılması ve etkinlikler düzenlenmesi şart koşulmuş.
Nasıl bir zamana geldik!
Bir kaplumbağaya, zevk alarak eziyet edildiği görüntülere denk geldim. Görüntüyü paylaşmayacağım; çünkü zulmü yeniden dolaşıma sokmak istemiyorum.
Ama susmak da istemiyorum.
Bir canlının acısından haz alabilecek kadar vicdanını yitirmek sadece “hayvana şiddet” meselesi değildir. Bu, nasıl bir toplumda yaşadığımızın da göstergesidir.
Hayvanlara yapılan zulme sessiz kalmayalım. Çünkü insanlık, kendisini en savunmasız olana nasıl davrandığıyla da gösterir.
Bu aşağılık yaratık bir kaplumbağaya işkence ederek öldürdüğü videosunu paylaştı. Lütfen bu yayılsın, kimliği tespit edilsin yakalanıp en ağır cezayı alsın.
#kaplumbağa
Ankara Altındağ'da yeni doğum yaptığı söylenen bir sokak köpeğinin yakalanma görüntüleri sosyal medyada büyük tepki topladı.
"Bu yasa yürürlüğe girdiğinden beri sokaklarda, barınaklarda yüz binlerce köpek öldürüldü, acımasızca yaşamdan koparıldı. Bu gidişata dur demek bizim elimizde." diyen Yaşatacağız Platformu, "kısırlaştır-aşılat-yerinde yaşat" yaklaşımını esas alacak yeni bir yasa istiyor.
Destekliyorsan başlattıkları kampanyayı imzala, paylaş: https://t.co/iRFRdzVqtM
Kılıçdaroğlu butlan kararıyla göreve getirilirken, taban tepkisinin zamanla dineceğini ve partideki siyasetçilerin çoğunun koltuk kaygısıyla bu oldu bittiyi kabulleneceğini düşünüyordu. Fakat kendisine yönelik toplumsal öfke çok güçlü olduğu için birçok siyasetçi bu yolu seçmeye çekindi ve süreci zamana yaydı. Bu nedenle Kılıçdaroğlu uzun süre kalabalıkların karşısına çıkamazken, şimdi böyle siyasetçilerle birlikte küçük etkinliklerde görünmeye başladı.
@VahapSecer adına gerçekten utanç verici bir görüntü olmuş. Etkinliğe davet ettiği Kılıçdaroğlu, kaybettiği kurultayın sonucunu tanımayıp iktidar yargısı aracılığıyla genel başkanlık koltuğuna oturdu; parti binasını polis desteğiyle ele geçirdi, onlarca milletvekili ve il başkanını ihraç etti ve Parti Meclisi'ni fiilen işlevsizleştirdi. Belediyelerine operasyon gelmesinden çekindiği için sessiz kalan belediye başkanları oldu ama şimdiye kadar hiçbiri böyle bir görüntü vermedi.
Siyasetçiler bu tercihleri yaparken seçmenin bunu unutacağını ve siyasi bir maliyet ödemeyeceklerini varsayıyorlar. O nedenle burada sorumluluk muhalif kamuoyuna düşüyor. Adaylık süreçleri ve seçimler geldiğinde siyasetçilerin bu dönemde yaptıklarına göre tavır alan bir seçmen kitlesine ihtiyaç var.
Bu görüntüyü unutmayın.
Bu yol milletin yolu.
“Sen yürü, arkandayız” dediniz.
Yürüdük, arkamızdan geldiniz.
YENİ Parti’yi hep birlikte kurduk.
Şimdi YENİ Parti’yi milletimize emanet ediyor, hep birlikte iktidara yürüyoruz.
Yalova'da denize arıtılmadan deşarj edilen lağım veya kanalizasyon suyu.
Vatandaşlar denizde tuvalet kağıdı, ped, ıslak mendil ve dışkı gördüğünü de belirtiyor.
Bölgede ciddi bir koku varmış.
1000 metre yakın çevresinde yüzmek insan sağlığı için çok zararlı olabilir.
yesterday i wrote about İmamoğlu. the post traveled further than i expected.
and what surprised me most was not the numbers. it was who was sharing it.
not just Turkish diaspora. Europeans. Americans. people who had never followed Turkish politics in their lives. people who read one post and wrote to me: i had no idea this was happening.
that is the real story.
not that Erdoğan arrested his most dangerous opponent. not that İmamoğlu is fighting 143 charges from a prison cell. not that the court this month wrote into the official record that he had remained silent when he had done no such thing.
the real story is that all of this has been happening in a NATO member state, in plain sight, for 18 months, and most of Europe is only now finding out.
and here is what i keep coming back to.
İmamoğlu did not wait to be rescued. from Silivri he resigned from the party he spent 17 years building and joined a new one that is already the second largest in parliament.
Erdoğan put him in prison to end his political career.
it is not ending.
and the people sharing posts about him at midnight in Berlin and Paris and New York understand something that took a long time to cross borders.
this stopped being a Turkish story a long time ago.
Adamlar savaşın ortasında bile kedileri, köpekleri besliyor, koruyor. Bizim şeytanlar ise hayvanları öldürtmenin peşinde.
Yasayı çıkaran çıkardı; peki siz? Öldürmeye bu kadar hevesli, vicdanını bu kadar yitirmiş katillere ne zaman dönüştünüz?
İstanbul'da bir kişi, sokak kedileri için dökülen mamanın kötü kokuya neden olduğu gerekçesiyle ihbarda bulundu.
• Şahıs, kedilerin barınağa götürülmesini talep etti.
Kurumsal iş yaşamında, hayatta kalma uğraşının %50’si işini yapmak, diğer %50’si etrafındakilerin kişilik patolojileriyle, ilkel savunma mekanizmalarıyla, aralarındaki güç ve çıkar çatışmalarıyla baş etmektir.
“Acı gerçek şu ki…
Barışçıl bir insan bile gerektiğinde şiddetin ne olduğunu bilmeli.
Aksi halde sahip olduğu huzur, onu tehdit eden kişinin insafına kalır.”
— Miyamoto Musashi