Bütün ömrüm boyunca biz iyi olalım, çocuklar iyi olsun, öğretmen iyi olsun, aileler iyi olsun, okullar iyi olsun diye uğraştım; ne yazık ki, ruhumuzun derinliklerinde kök salan, göstermeye çalıştıkça görmezden gelinen o devasa çürümenin altında kaldı bütün uğraşlarım, uğraşlarımız. Yine de durmadık. Biz öğretmenler hep yeniden başlarız, her yıl, her hafta, her ders yeniden başlarız. Buna alışkınız. Kolay kolay düşmeyiz, derdik. Bugün öyle olmadı. Fatmanur Öğretmenin haberini aldığımda onunla birlikte düştüm yere. Sadece ben değil, bütün öğretmenler, bütün meslektaşlarım hiçbir silginin toplumsal hafızamızdan silip atamayacağı bir yükle yüklendik, çöküp kaldık olduğumuz yere. Öğretmen kelimesi yeniden tefekkür edilmedikçe, öğrencinin tanımı yeniden yazılmadıkça, “öğretmeni say” cümlesi milyonlarca kez söylenmedikçe evlerde, okullarda, kalplerde, dudaklarda; kalkamayız ayağa. Çok üzgünüm. Bütün öğretmenler adına, bütün öğrenciler adına, bütün veliler adına çok üzgünüm.
“Öğretmenler yatıyor.”
“Öğretmenlik zaten kolay.”
“Yatarak maaş alıyorlar.”
“100 bin lira maaş alıyorlar.”
Bunları söyleyen gazeteciler, televizyon yorumcuları vardı.
Bugün bir öğretmen, öğrencisi tarafından katledildi.
Okul kapılarına dedektör koymakla, koridorlara güvenlik dikmekle çözülecek bir mesele değil bu. Bu, kutsal sayılanın ayaklar altına alınması meselesidir. Öğretmenin itibarını, otoritesini ve canını koruyamayan bir toplumun, kendi geleceğini koruma şansı yoktur.
Öğretmen camiası olarak derin bir hüzün içindeyiz.
Cehalete karşı açılan bu savaşta kalemi, ilimi, irfanı öğretmeye adanan bir meslektaşımızı öğrencisi tarafından bıçaklanması sonucu kaybettik.
70 yaşıma kadar 4 milyon Osmanlı evrakı inceledim, 98 yaşıma kadar 28 eser yazıp bıraktım ve anladım ki, bugün buradaysak bunu tamamen Atatürk'e borçluyuz, Gazi Mustafa Kemal olmasaydı bizde olmayacaktık. Bunu göremeyenler boş insanlar.
Prof Dr Halil İnalcık dinleyiniz lütfen.
Eşi ve 3 yaşındaki kızı ile pkklı teröristlerce şehit edildiğinde 8 aylık hamileydi Öğretmen Betül Tekin..
O yüzden bizim için;
Unutmak yok!
Affetmek yok!
Barışmak yok!
Emekli Albay Orkun Özeller:
"Velev ki öcalan çıkıp meclise geldi…O gün benim son günümdür. Ya Öcalan'ı yakalar öIdürürüm ya da devletin polisi, askeri beni orada vurur. Bu milletin Kubilayları bitmez!"