Yahu akıl var mantık var. Mevcut başkanın mektubunu okumaya ne gerek var. Terörist başı, bebek katili apo itinin mektubunu okusaydınız bu tepki gösterenlerden alkış alırdınız.
Türkiye Belediyeler Birliği seçimlerinde, Ekrem İmamoğlu'na ait mektubun okunmasının ardından Sakarya Büyükşehir Belediye Başkanı Yusuf Alemdar sert tepki gösterince ortalık karıştı.
🎥 İstanbul Cumhuriyet Başsavcı Vekili Osman Sağlam: "Önümüzde Dünya Kupası var. Ayrıca ligler bitmek üzere. Bu sebeple bahis ve şike operasyonuna bir süre ara verdik. Ancak liglerin bitmesiyle birlikte bu operasyonlar hızlı bir şekilde yeniden başlayacak."
Kariyeri boyunca; rakiplerinin, rakip takımlarda oynayan oyuncu arkadaşlarının emeklerini bile ve isteye çalmış “Arif Erdem’in post modern” versiyonu Burak Yılmaz’dan adamlık ve delikanlılık senfonisi dinlediniz.
Ben 2010-2011’i yaşadım, benim ihtiyacım mı var diyor bir de…Burada da yanlıyor burada da geleceğe yatırım yapıyor.
Şam şeytanı…
Soner Yalçın FETÖ'nün OdaTV kumpas davasından hapis yatarken, Aziz Yıldırım da 3 Temmuz kumpas davasından tutsaktı.
Bugün kendisi bir FETÖ mağduru olarak Soner Yalçın, 3 Temmuz için kumpastı diyemez.
Çünkü o kadar çok ezdi ki Fenerbahçe bunları, kendi onurlarından bile vazgeçebilecek hale düştüler, özellikle Soner Yalçın'ın jenerasyonu "lise tayfa".
Yarın FETÖ geri gelsin ve sistematik olarak Fenerbahçe'yi hedef alsın, OdaTV gönüllü olarak Taraf gazetesine dönüşüp örgütün borazanlığını yapar.
Benliklerinde onarılmaz tahribat bırakmış Fenerbahçe. Aşamıyorlar zavallı liseliler. 🙃
Bizim Milli oyuncumuza korner direği saplamaya giden holiganlara konuş sen.
Senin gibi futboldan anlamayan,objektif görünmeye çalışan ama asla olamayan ve taraftarlara her fırsatta nifak tohumları ekenler yüzünden 2 büyük camia senelerdir birbirine düşman.
Trabzon son 16 maçta derbi kazanamıyor sen oyuna bak burak bu edebiyatı.
Sen git Liverpool formanı giy ve uyu.
Saat geç oldu.
Hayde…
Fenerbahçe’nin şampiyonluğa ihtiyacı var son 13 hafta finansal analizlere değil.
Faruk Süren dönemi finansal açıdan Gs’nin en kötü olduğu zaman dönemlerden bir tanesi.4 sene üst üste şampiyonluk ve Avrupa kupası alındı.
Adnan Polat bir dönem yardım kampanyası bile başlattı.Sonuçlar ortada.
Her klüp batar FENERBAHÇE batmaz.Çünkü klübü için her şeyi yapmaya hazır milyonlarca taraftarı var,
Düşünceleri,hedefleri,beklentileri bir kenara koyup tek bir şeye odaklanılmalı o da şampiyonluk.
Tam tersini düşünün lütfen 🙏
Fas 🇲🇦 Nijerya 🇳🇬 maçının 117. dakikasında En Nesyri oyundan alınsa idi ve Nijerya Osimhen’in kullandığı penaltıyla finale kalsaydı;
Anlı,şanlı,şerefli Türk Spor Medyasının birbirinden önemli ve değerli mensupları;
Sosyal medyadaki Gs’li fenomenler;
Şu anda,şu aşamada nasıl destanlar yazıyorlardı ve daha da acısı bunlardan Fenerbahçeliler etkilenip;
“ulan bi bizimkine bak güvenip penaltı attırtmıyorlar,bir de heriflerinkine bak,ne kadar güveniyorlar ki en zor,stresli penaltıyı ona attırıyorlar ve o da güvenlerini boşa çıkarmayıp başarılı oluyor,valla büyük topçu..”diyordu…
Şimdi size bu anti-Kemalistlerin "yokmuş" gibi davrandığı trajik bir hadiseyi anlatayım da kim kilise meraklısı, kim papaz müptelası onu anlayalım.
Sene 1924... Lozan yürürlüğe girmiş, Mübadele Anlaşması kapsamında karma komisyon, sınır dışı edilecek Rumları tespit ediyor... Hakkında sınır dışı kararı alınanlardan biri de İstanbul'daki Derkoi Metropoliti Konstantin Arapoglou...
Patrik 7. Gregorios, 17 Kasım 1924'te vefat edince, oldu bittiye getirip yerine kim seçiliyor dersiniz? Hakkında sınır dışı kararı bulunan Konstantin Arapoglou...
Tabi Kemalist Türkiye'nin bu konularda şakası veya tavizi olmaz. Ankara ayağa kalkıyor. Bizim gericilerin dinsiz, imansız diye hakaret ettiği Kemalist mebuslar ateş püskürüyor. Haliyle hükümet Patrikhane'nin seçimini tanımıyor.
Ankara'nın kararı üzerine Yunanistan Avrupa kamuoyunu ayağa kaldırıyor. Tarihe dikkat. Aralık 1924... Altı ay önce Nasturiler ayaklanmış, beş ay önce İngilizlerle Musul nedeniyle çatışma yaşanmış, dört ay önce Bitlis'te Kürt İstiklal Komitesi deşifre edilmiş, iki ay önce Şeyh Sait gizliden gizliye isyan hazırlığına başlamış, Seyyit Abdülkadir İstanbul'da İngilizlerden destek arayışında, Vahdettin yanlısı Tarikatı Salahiye örgütü Anadolu'da Ankara karşıtı faaliyete çoktan geçmiş...
Dikkatinizi çekerim o tarihte İngilizler, Fransızlar ve İtalyanlar henüz Ankara'yı başkent olarak bile tanımıyor. Popüler tabirle "meşruiyet" kazandırmak istemiyorlar. Yani Yunanistan'ın patrik seçimi nedeniyle Avrupa'yı ayağa kaldırması boşuna değil. Rejimi yıkmak için fırsat kollanıyor.
Hani bizim gericilere göre Kemalist Türkiye'yi İngilizler kurmuş ya(!) Daha 1924'te yıkmak için nasıl da dört koldan çaba harcıyorlar. Ama bizim Kemalistler bu ortamda bile hakkında sınır dışı kararı verilmiş metropoliti patrik olarak tanımak istemiyor. Ulusal bağımsızlık konusunda o kadar saplantılı derecede takıklar.
Neyse, 28 Ocak 1925'te Arapoglou hakkında resmen sınır dışı kararı veriliyor. Koskoca Patrik'i postalayacaklar. Atina iyice deliriyor. Türkiye'yle savaşın eşiğine geliyorlar.
Atatürk o sırada Adana'da... Savaş riskini görür görmez trenle Ankara'ya yola çıkıyor. Vagonda haritalar serilmiş, harp oyunu oynanıyor. O sıra Celal Bayar şarap getirilmesini istiyor. Ve Atatürk'ten hayatında ilk kez zılgıt yiyor. Hatıratında anlatmış. "Zevk-u sefa bitmiştir. Şimdi işin içindeyiz Ne şarap ne başka bir içki, içemezsiniz" diye gürlemiş. Konya'ya kadar incelenmiş haritalar. Neticede "Çekerim Yunan’ı Çatalca’ya kadar. Orada kuşatır, işini bitiririm" demiş Gazi'miz... Geri adım yok. Binbir tehlikenin içinde patrik için taviz maviz yok.
Sonuç olarak Kemalistler papaz için taviz vermemiş. Şutlamışlar gitmiş. Bir ay sonra da Şeyh Said isyanı patlak verdi.
İşte bizim gericiler Şeyh Sait'in haksız yere idam edildiğini utanmadan türkü gibi çığırır ama o hengamede savaşı göze alıp patriği şutladıklarını fısıldamazlar bile.
Kemalistler cami yerine kilise edermiş :) Güleyim bari.
Edebiyatını yaptığınız Ayasofya'da kıldığınız her namazı Kemalistlere borçlusunuz. Bu sizin kaderiniz koçlar.
Ha, bu arada... Arapoglou'nun kemikleri var ya... Yıllar sonra Türkiye'ye getirildi. Hangi hükümet getirdi, onu da gericiler bir zahmet baksın, öğrensin. Ama oturarak... Düşüp bayılmasınlar.
Oğuz Aydın'ın kavgaya giriş şekli. Oğuz kürt kökenli Türk, üstelik Ay-Yıldızlı millî takımımızın önemli kozlarından biri, Fenerbahçe'nin de öz evladı. Deniz Undav ise doğrudan PKK'lı bir vatansız. Bu sikko algılarla anca kendi avanelerini kandırırsın sen.
Galatasaray eski genel sekreteri Remzi Sanver için paylaşımları ve Fenerbahçe eski yöneticisi Hamdi Akın için paylaşımları. Şerefiniz var mı ? @halktvcomtr
Galatasarayın eski genel sekreteri tutuklanınca eski rektör ve mason başkanı ama söz konusu eski Fenerbahçe yöneticisiyse en başa Fenerbahçe; çünkü, buna alıştırıldılar ve kimse bir şey demiyor.
Yakın bir zamanda Meclis’te terörist başı lehine sloganlar atıldı.
Sloganların Meclis bahçesinden itibaren atılmaya başlandığını ortaya çıktı. Yani duyulmuş ve müdahale edilmemiş.
Tek bir soruşturma başlatılmadı.
Enteresan bir şekilde terörist başının “Umut hakkı” istediği gün Meclis hesabından bu paylaşım yapıldı.
TBMM’nin resmi hesabından farklı bir dilde paylaşım yapmak Anayasa’nın açık bir ihlalidir. Devletin dili Türkçe’dir.
Mesele Kürtçe meselesi değil, Milli devletinin temellerinden sarsılması meselesidir.