Fuzûli'nin dünyasında aşk, çok konuşmaktan ziyade hâlden hâle geçmekti.
Belki de bazı duyguların en eski dili budur:
Söze ihtiyaç bırakmayan bir bakış, kendiliğinden gelen bir tebessüm...
bendeki yeri kocaman olan insanların, bana kenarda köşede zoraki bir yer ayırdıklarını fark ettiğim an, sessizce ve tepkisizce uzaklaşmayı seçtim. hayatlarında hiç var olmamışım , hiç tanışmamışız gibi
Bugün bir kadın kaş ve göz rengimin aynı olmasından dolayı o kadar güzel iltifat etti ki. Bazen de kadın kadının yurdudur arkadaşlar, her zaman kurdu olacak hâli yok ya..
Ne çok ümid serpildi rûy-i zemîn bağrına,
Ne çok hayâl savruldu rüzgârların kahrına.
Bir an gülen şu âlem, bir lahza sonra giryân,
Bir demde şâd u handân, bir demde derd ü hicrân.