….kimseye "belki"lerin arkasına saklanmış bir enkaz borçlu değiliz. Karşımızdakine verebileceğimiz en onurlu hediye, ne kadar sert olursa olsun gerçeğin çıplaklığıdır. Çünkü dürüst bir "hayır", sahte bir umudun inşa ettiği o devasa yıkımdan her zaman daha şefkatlidir.
Her duygunun bir adı ya da herhangi bir tanımı olmaz. Bazen sadece insanın içine çöken, omuzlarına sessizce yerleşen bir ağırlığı olur. Ne anlatacak doğru kelimeyi bulabilirsin ne de nedenini tam olarak açıklayabilirsin. Sadece taşırsın…🥀
“Bu dünyada cesur olanlar ölür, düşünenler aklını yitirir; derin hissedenler ise hayatın ağırlığı altında ezilir. Geriye yalnızca cehaletin huzurunu bilgelik sanan kalabalıklar kalır.” 💫
Nefesin göğsüne dar geldiğinde anlıyorsun; yapbozun oturmayan parçasının kendin olduğunu. Ve en acısı da... O parçayı ait olmadığı bir yere sığdırabilmek için, kendi köşelerini törpülemeye harcadığın o beyhude çaba…
“Sonra yavaş yavaş mantığım değişti. Hatta dünyaya bakışım, eşyayı görüşüm, insanları anlayışım değişti. Vâkıa bunlar bir günde olmadı. Hatta çok güçlükle ve adım adım oldu. Hatta çok defa bana rağmen oldu. Fakat oldu.” 🌺
Çatı katında yaşamak, doğanın tüm öfkesini kulaklıktan full ses dinlemek gibi... Dışarıda dolu yağıyor, ritmi direkt kafamın içinde yankılanıyor. 💆🏻♀️🔨🧠