Çin, Uygur çocukların kimliğini daha çocuk yaşta silmeye çalışıyor!
Uygur Türkü çocuklar, yatılı okullarda Çin ideolojisiyle yetiştiriliyor; kendi kimliklerini inkar etmeye ve Şi Cinping’i övmeye zorlanıyor.
Çinli Öğretmen: “Çinli olduğunu kanıtla!”
Uygur Türkü çocuklar: “Tayvan ve Uygur, Çin toprağıdır! Şi Cinping çok yaşa!”
Dünya çapındaki 8 milyar insan, İsrail'in bunu yaparken gördükleri halde, suçlular korkusuzca ve hiçbir ceza almadan dünya genelinde seyahat özgürlüğüne sahip.
Israeli settlers attacked residents of the village of Turmus Ayya, north of Ramallah, while they were picking olives, and set fire to several of the residents’ vehicles.
İsrailde aşırı sağcı Nachala yerleşim hareketi, Gazze topraklarını işgal etmek için,Gazze sınırının sıfır noktasına prefabrik yapılar inşa ediyorlar,Gazze'de yapılan soykırımın sadece soykırım olarak kalmasını istemiyorlar,dünyanın,israilin gerçek yüzünü görmesi gerekiyor
Sudan'da Müslümanlara toplu katliam var.
Sudan'da insanlık yok ediliyor, dünya izliyor! Masumlar katledilirken bu sessizlik neden? Zulme karşı ses ol, Sudan için ayağa kalk!
#StandWithSudan#StopSudanGenocide
Bugünkü yazı: Erişim engeli gelmeden lütfen okuyun Sayın Cumhurbaşkanı
https://t.co/yJnU7HSxUw
Cumhurbaşkanı Erdoğan, dün fon skandalıyla ilgili konuştu.
Bugüne kadar ‘Cumhurbaşkanı bilmiyor, danışmanları yanlış yönlendiriyor’ türü tesellilere hiç itibar etmedim.
Ama bu konuşmayı duyunca ‘acaba’ dedim.
Bilmeme ihtimalini ortadan kaldırmak için de bu yazıyı yazmaya karar verdim.
Galiba Cumhurbaşkanımız fon skandalının aslında nasıl bir dolandırıcılık olduğunun tam olarak farkında değil.
Olsaydı böyle konuşmazdı.
Buna ‘fon sayısının yüzde 4,6’sında ortaya çıkan bir sorun’ demez, sorunu ‘bazı insanların borsada üç lirasını otuz lira yaparak fahiş kazanç elde etmesi’ zannetmezdi.
Hayır sayın Cumhurbaşkanı, keşke sorun bir finansal kriz ya da birilerinin açgözlülüğü olsa.
Bu planlı, organize bir biçimde ve kamu gücü kullanılarak 500 bin kişinin dolandırılmasıdır.
Umarım bu yazı önünüze kadar gelmeyi başarır.
Çünkü maalesef bu hesaplaşmayı siz yapmadan hiçbir şey kontrol altında değil.
Bir cerrah titizliğinden söz ediyorsunuz.
Ama cerrah önce hastalığın nerede olduğunu teşhis eder.
Herkes sizden neşteri elinize almanızı ve kanserli hücreleri kesip atmanızı bekliyor.
Bunu ancak siz yapabilirsiniz.
“Kızım Fatıma da olsa“ demenizi bekliyoruz…
Yolsuzluk salgını…
Kaymakam tarafından yönetilen Esenyurt Belediyesi’nde kayyımın yardımcısı olarak görev yapan AK PARTİ’li Yusuf Ulutaş’ın evinden 7 milyon ABD doları ile 400 bin Euro döviz çıkmış.
AK PARTİ’nin Beyoğlu’nu yönettiği dönemde Başkan Yardımcılığı görevini yürüten Yusuf Ulutaş, rüşvetten elde edildiği belirtilen paralar için iki ev kiralamış. Paralar bu evlerde istiflenmiş.
Yolsuzluk adeta bir salgın haline geldi ülkede…
Hiçbir güç yolsuzluğu önleyemiyor.
ہمارا مذہب ہمیں خواتین اور بچوں پر جنگ مسلط کرنے سے منع کرتا ہے لیکن صہونیوں کا ظلم واضح، غیر مبہم، ناقابلِ تردید اور قابلِ اعتماد ثبوت کے ساتھ موجود ہے، اس رائیل غزہ میں بچوں پر گولیاں چلاتا ہے۔ اس سے انکار ممکن ہی نہیں۔ یہ سراسر شر اور زمینی برائی ہے۔
Batı Şeria'da Filistinlilerin evlerine zorla girerek insanları taciz eden ve eşyalarını gasp eden bu gaspçı işgalcilerin yaptıkları açık bir barbarlıktır! Masum insanların mahremiyetini çiğneyen, terör estireren bu işgalci zihniyet, hukukun ve insanlığın yüz karasıdır.
#ZionismIsTerror #ZionismIsGlobalEvil
Cumhurbaşkanı Erdoğan başta olmak üzere fon vurgunundan bütün Ak Partililer rahatsız, peki neden hala hamle yapılmıyor?
Yabancılar uyarıyor, taban rahatsız, borsa tepetaklak, bir numaralı gündem fon krizi ve tüm ekonomiyi dip dalga sarsıyor...
Bu dolandırıcılığı görmezden gelen bürokratlar, faydalananlar, ortak olanlar neden hala görevde?
Mantıklı bir cevap bulmaya çalışıyorum. İnanın aklım almıyor. Karşımızda gözü doymayan milyarlar götüren, sırtını Ak Partiye dayamış bir grup azılı azınlık var.
DEGER Mİ?
Koca bir davayı bu bir kaç kişinin hırsına feda etmeye değer mi?
https://t.co/oKo5dtKDjU
🔴BU GİDİŞLE FON KRİZİNİN SUÇLUSU DA TERZİ ÇIKACAK!
Size yıllar önce köyümüzde yaşanan, bugün yaşadığımız fon krizini çok güzel anlatan, hem güldüren hem de düşündüren gerçek bir olayı anlatacağım.
Eskiden köylerimiz kalabalıktı. İnsanlar henüz şehirlere göç etmemişti.
Bir gün, amcamın genç yaştaki oğlu, yanından eli cebinde geçen bir köylüye kızıyor.
Tabancasını çıkarıp:
“Ben ağanın oğluyum.
Sen benim yanımdan elin cebinde nasıl geçersin?” diyerek adamın ayaklarının arasına iki el ateş ediyor.
Olayı duyan rahmetli büyük amcam, adaletli bir insandı. Kendi oğlunu da komşusunun oğlunu da çağırıyor.
Bir de köyümüzün akıllı, bilgili ve sözüne güvenilen insanlarından, herkesin Sıhhiye Mustafa diye tanıdığı Mustafa amcayı çağırıyor.
Ona yemin ettirip soruyor:
“Mustafa, Allah aşkına doğru söyle! Benim oğlum mu haksız, komşunun oğlu mu?”
Mustafa amca düşünüyor:
“Ağanın oğlu haksız desem başıma iş açılır. Komşunun oğlu haksız desem Allah katında günaha girerim.”
Sonunda bir yol buluyor:
“Vallahi ağam, ikisi de haksız değil!”
Büyük amcam şaşırıyor:
“Peki Mustafa, kim haksız?”
Mustafa amca cevap veriyor:
“Ağam, bütün suç benim terzi oğlumda!”
“Yahu Mustafa, senin terzi oğlunun bu işle ne ilgisi var?”
Mustafa amca anlatıyor:
“Ağam, benim oğlum niye pantolona cep dikiyor? Cep dikmese komşunun oğlu elini cebine koyamazdı. Elini cebine koymasa senin oğlun kızmazdı. Kızmasa silah sıkmazdı. Demek ki bütün suç benim terzi oğlumda!”
Gelelim bugüne…
Fon krizi patladı. Binlerce insan mağdur oldu. İnsanların yıllarca çalışıp biriktirdiği paralar, çocuklarının geleceği, emeklilik hayalleri tehlikeye girdi.
Peki, sorumlular kim?
Fonları yönetenler mi?
Denetlemekle görevli olanlar mı?
Yanlışları görüp müdahale etmeyenler mi?
Haybeden milyarlar kazanalar mı?
Yoksa makamlarını korumak için susanlar mı?
Ne hikmetse kimse suçlu değil! Herkes haklı, herkes masum, herkes görevini yapmış!
Sayın Cumhurbaşkanımız gerçeği öğrenmek, adaletli davranmak istiyor.
Ama korkarım ki kendisine bilgi verenlerin bir kısmının, tıpkı bizim Sıhhiye Mustafa amca gibi, güçlüleri karşılarına almamak için asıl suçluları söylemekten kaçınması, gerçeklerin Sayın Cumhurbaşkanımıza ulaşmasını engelliyor.
Böyle giderse sonunda suçlu kim çıkacak, biliyor musunuz?
VATANDAŞ!
Diyecekler ki:
“Vatandaş niye para biriktirdi?”
“Niye üç kuruşunu artırmaya çalıştı?”
“Niye fon aldı?”
“Niye parasını değerlendirmek istedi?”
Hatta belki de şöyle diyecekler:
“Vatandaşın parası olmasaydı fona yatırmazdı. Fona yatırmasaydı dolandırılmazdı. Demek ki suç vatandaşta!”
İşte tam da bizim Mustafa amcanın terzi oğlunun hikâyesi!
O gün ağanın oğlunu suçlamaya korkanlar terziyi suçlu bulmuştu. Bugün de güçlüleri suçlamaya korkanlar, sonunda vatandaşı suçlu bulacak!
SON SÖZÜM ŞUDUR:
SAYIN CUMHURBAŞKANIM, DİKKAT EDİN! BU FON KRİZİNDE DE SİZE GERÇEK SUÇLULAR YERİNE TERZİYİ GÖSTERMESİNLER!
Dün ağanın oğlundan korkanlar suçu terziye yüklemişti.
Bugün de makam sahiplerinden korkanlar, suçu vatandaşa yüklemeye kalkmasın!
Vatandaşın suçu çalışmak mı? Para biriktirmek mi? Geleceğini güvence altına almak mı?
Asıl hesap vermesi gerekenler; bu işlere göz yumanlar, denetim görevini yerine getirmeyenler, haksız kazanç elde edenler ve sorumluluktan kaçanlardır!
Sayın Cumhurbaşkanım, mesele sadece kaybolan paralar değil, milletin devlete duyduğu güvendir!
SİZE HERKESİ HAKLI, VATANDAŞI SUÇLU GÖSTERENLERDEN SAKININ!
ÇÜNKÜ BU HİKÂYEDE TERZİYİ SUÇLU İLAN ETMEK KOLAYDIR,ASIL MESELE, GERÇEK SUÇLUYU SÖYLEYECEK CESARETİ GÖSTERMEKTİR.