Çocuğunu hem meslek hem de güzel ahlak sahibi yapmak isteyen beyefendinin yanına çırak versin.Sadece ustalığıyla değil; dürüstlüğü,doğru duruşu ve yol göstericiliğiyle bir genci her yönden yetiştirecek,hayata en güzel şekilde hazırlayacak nadir insanlardan
@mog_Russ Bunlara şaşırdığınızı gördükçe, Türklerin dünyanın geri kalanına kıyasla genel kültürünün ne kadar yüksek ve dünyadan ne kadar haberdar olduğunu daha iyi anlıyorum. Bunları ek gıda yeni başlamış herhangi bir Türk çocuğuna sor size anlatır
4 EYLÜL 1919
SİVAS KONGRESİ
Milli sınırları içinde vatan bölünmez bir bütündür, parçalanamaz.
Her türlü yabancı işgal ve müdahalesine karşı millet top yekûn kendisini savunacak ve direnecektir.
Sivas Kongresinin 107. Yılı Kutlu olsun..
@TURK_Hazall Her namazda Allah'ın tüm alemlere ve canlılara olan sonsuz merhametini anlatan ayetleri okuyup bir hayvana şiddet uygulamak, ne okuduğundan hiç haberinin olmadığını gösteriyor. Anlamını bilse ve yaşasa yapamazdı
Şu cennet vatanımızda son aylarda, hele son günlerde olanlar akıl almaz vicdan kabul etmez şeyler...
En huzurlu yerlerde, aklımızdaki huzursuzluklarla vicdan muhasebesi yaparak mutsuzluk girdabında debeleniyoruz...
#geceyenot#aklımdakiler
Sadece soruyorum:
"Çanakkale'de birlikte savaştık,Kurtuluş Savaşı’nı birlikte yaptık, Cumhuriyet’i beraber kurduk" dediğinize göre, Çanakkale Zaferi'mizi,
30 Ağustos Zafer Bayramı'mızı niye kutlamadınız?
29 Ekim Cumhuriyet Bayramı'mızı niye kutlamıyorsunuz ve kutlamayacaksınız?
Çiğiltepe’yi söz verdiği sürede alamadığı için hayatına son veren Albay Reşat Bey.
Böylesine onurlu, büyük bir milletin evlatları olmakla ne kadar gurur duysak az🇹🇷
Mutlaka izleyiniz.
2 yıl önce günlerce ortaya koyduğum belgelerden, yazılardan, isimlerden, şirket ve vatandaşlık bilgilerinden ve SİYONİST CHABAD örgütü ile ilgili verdiğim detaylardan yararlanarak derli toplu bir video hazırlanmış.
Mutlaka izleyin, izletin...
İlk yayınları yaptığımda ve X platformunda 2.5 milyon kişi okuyup Türk hükümetini harekete geçmeye çağırdığında, bu ülkenin başbakanı olan Ünal Üstel gece saat 23.00'de beni telefonla arayarak bağırmış, çağırmış ve " yalan yazdığımı, uydurduğumu, İsraillilerin bir tehlike yaratmadığını, yatırım yapan İsraillileri teşhir etmekle Ruma hızmet ettiğimi, bana günümü göstereceğini" söylemiş ve tehditler savurmuştu.
Ona aynı tonda ve üslupta yanıt vermiş, ertesi gün de bu konuşmayı ve tehditleri bir yazıyla kamuoyuna açıklamıştım.
Zaman beni haklı çıkardı.
Anavatan devreye girerek, hükümetin ayak sürmesine karşın, gerekli denetim ve kısıtlama yasasını çıkarttırdı. Ne ki Ünal Üstel,
2 yılda en az 15 kez kanun hükmünde kararnamelerle yasayı delik deşik etti. Eskisinden daha da kötü hale getirdi..
Siyonistlerin, ülkedeki işbirlikçileri vasıtasıyla yaptıklarını ve şimdi, değişik yöntemlerle kendilerini nasıl gizlediklerini teşhir etmeye devam edeceğim...
Çocuklarım, gelecek kuşaklar, halkımız, Türk Ulusu, Anavatan beni, Siyonistlerin SESSİZ İŞGALİNİ İLK KEZ BELGELERİ İLE KANITLAYAN, Türk devletini ve kamuoyunu uyaran kişi olarak anımsasın yeter .
https://t.co/o2934GCwL5
Cumhurbaşkanı Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK'ün, Dumlupınar'da Meçhul Asker Anıtı'nın temel atma töreninde yaptığı konuşma - 30 Ağustos 1924
Başkomutanlık Meydan Savaşı’nın ikinci yıldönümü dolayısıyla:
30 Ağustos 1924'de, Dumlupınar'da Meçhul Asker Âbidesinin esas vaz'ı merasimi Atatürk'ün huzurları ile yapılmış, merasimde hükûmet ve Ordu erkânı, askerî kıt'alar ve on binlerce halk hazır bulunmuştu. Erkân-ı Harbiyei Umumiye Reisi Fevzi Paşanın (Mareşal Çakmak) Başkumandanlık Harbi'nin askerî safhalarını anlatan nutkundan sonra, Gazi Mustafa Kemal kürsüye geçmiştir. Atatürk, zaferin kısa bir hikâyesini yaptıktan sonra onun siyasî ehemmiyeti ve neticesi üzerinde durmuştur. Bu zafer, ayaklanan bir milletin ilk hedefi idi. Bundan sonraki hedefler ne olacaktır? Atatürk onları anlatmış ve sözlerini Türk gençliğini muhatap yaparak bitirmiştir.
Şimdi Atatürk'ü dinleyelim:
Efendiler!
Genelkurmay Başkanı Fevzi Paşa verdiği kıymetli açıklamalarla burada hazır olanlara Afyonkarahisar-Dumlupınar Meydan Savaşı’nın ve kesin sonuç veren 30 Ağustos Savaşı’nın oluş şekli hakkında bir fikri özetlemişlerdir. Beş gün aralıksız geceli gündüzlü süren en büyük Meydan Savaşı”nın gerçek içeriği bugün verilen açıklamalardan fazla, yarın tarihin hakemleri tarafından, araştırmacıların inceleme araştırma ve kararları okunduğu zaman daha açık, daha belirgin bir şekilde anlaşılacaktır. Beni milletim, Türk milleti, güvenine lâyık görerek bu hareketlerin başında bulundurdu. Bu görev ve işimin mutlu anısını duygulanarak sevinçle ve gururla saklıyorum. Görevlerini milletin vicdanından gelen gerçek ihtiyacına, yalnız onun yüksek fikrine uygun olarak yapmış olanlara özel bir vicdan rahatlığı ile bugün önünüzde bulunurken duyduğum mutluluğu ifade edemem.
Efendiler, tıpkı bugün gibi otuz sekiz yılı Ağustosu’nun otuzuncu günü saat ikide, şimdi hep beraber bulunduğumuz bu noktaya gelmiştim. Bu üzerinde bulunduğumuz sırtlarda kahraman on birinci tümenimiz şu karşıki tepelerde savaşa zorunlu kılınan düşmanın ana kuvvetine taarruz için yayılarak ilerlemekte bulunuyordu. Şu gördüğümüz Çal Köyü alevler ve dumanlar içinde yanıyordu. Beni buraya kadar getiren itici gücün ne olduğunu anlatmak için hatırladığım bir iki noktayı burada tekrar edeceğim: 29/30 Ağustos gecesi sabaha karşı Batı Cephesi hareketleri şubesi Müdürü Tevfik Bey, alışıldığı gibi o saate kadar çeşitli karar merkezlerinden ve her taraftan gelen raporlara göre harita üzerinden belirlediği ve gösterdiği genel durumu cephe komutanı İsmet Paşa’ya göstermiş ve o da hemen Paşa’ya göster emriyle Tevfik Bey’i yanıma göndermişti. Karahisar’da Belediye dairesinde bana ayrılan odada yatmaktaydım. Beni uyandıran Tevfik Bey’in gösterdiği haritaya baktım, hemen yataktan fırladım. Arkadaşlar, haritada gördüğüm şey şuydu ki, ordularımız düşmanın önemli kuvvetini kuzeyden, güneyden, batıdan kuşatmaya uygun bir durum almış bulunuyorlardı. Şu halde düşündüğümüz ve en büyük sonuçları sağlayacağını beklediğimiz durumlar ortaya çıkıyordu. Hemen Fevzi ve İsmet Paşaları çağırınız, dedim; üçümüz toplandık. Durumu bir daha düşündük ve kesinlikle karar verdik ki, Türk’ün gerçek kurtuluş güneşi 30 Ağustos sabahı ufuktan bütün parlaklığıyla doğacaktır. Bu karara göre ordulara yeni emir yazıldı. (saat 6.30 öncesi) Fakat durum o kadar önemli, o kadar hız ve şiddet istiyordu ki, bu yazılı emirlerle yetinmek önlemi uygun olmazdı. Onun için Fevzi Paşa’dan, Altıntaş ve güneyinden hareket eden ikinci ordumuzun ve bunun daha batısında bulunan atlı kolordumuzun yanına giderek düşüncemize göre hareketleri düzenlemesini kendilerinden rica ettim.
Türk milletine, aynı zamanda bir medeniyetler mezarlığı olan Anadolu’da mezar taşı biçilmişken; küllerinden Anka kuşu gibi yeniden canlandıran o Başkomutana ve onun Ordusuna selâm olsun.
30 Ağustos Zafer Bayramımız kutlu olsun. 🇹🇷
#30AğustosZaferBayramı