yıllardır diyoruz karşim, milyarderler insanlığı yağmalıyor.. korsan kitap sitelerindeki bütün kitapları indirip işliyorlar ayrıca, yayınlanmış tüm makaleleri yağmalıyorlar. yapay zeka diye bir put yaptı herkes, laf da söyletmiyorlar.
Nevşin Mengü: “Ben Türkiye'nin NATO içerisinde bulunmasından, Avrupa'nın yeniden güvenlik mimarisi şekillendirilirken Türkiye’nin başat aktör olmasından yanayım.”
Karatepe Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’ndan herkese selamlar. Merak eden varsa içten bir şekilde söylüyorum, keyfim yerinde. İlerleyen günlerde façayı bozmamak için iyi hissetmiyorken “iyiyim” diyebilirim. O durumda bir yerlere göz kırpma emojisi koyarım.
Birçok açıdan nostaljik bir deneyim oluyor. Yıllar sonra televizyon izliyorum ve alaturka tuvalet kullanıyorum. Üstüne bir de Dünya Kupası eklenince 2002 yılında maça yetişmek için okuldan eve koşan Çocuk Deniz’e döndüm ama şişman Ronaldo’suz aynı keyfi vermiyor. Bu arada reklamlar iyice sıkıntı olmuş. Kantinden AdBlock istemek için dilekçe yazmayı düşündürdü. Sürekli meşrubat içen Boran Kuzum ve Feyyaz’ı görüyorum. Umarım müstakil bir ev alacak kadar iyi bir kaşeye anlaşmışlardır. Yoksa çekilecek çile değil. Nihat Kahveci’ninkini ev de kurtarmaz. “Kuşkaş ne topçuydu be!” Bir de yağcılık gibi olacak ama TRT 2 çok iyiymiş. İlaçlarıma henüz ulaşamamışken Kiarostami’nin Kirazın Tadı antidepresan gibi imdadıma yetişti yine. Yemekler ODTÜ yemekhanesiyle aynı. Dışarıdayken günde 1,5 öğün yiyordum, burada 3 öğün yiyorum vakit geçsin diye. Diş fırçalama işini de günde ikiye çıkardım, yine vakit geçsin diye. Alaturka tuvalet de daha sağlıklı diye duymuştum. Öyle değilse bile buradan çıkana kadar söylemeyin, motive kakalarımın tadı kaçmasın.
Bildiğiniz gibi kendi isteğimle dönüp teslim olmama rağmen ters kelepçe yapmak istediler. Rızam olmadığını söyledim. Zor kullanarak yaptılar. Şanlı direnişim yaklaşık 4 saniye sürdü. Polisler 2 katım n’apayım? Sonra emniyette birisi, “ya aslında sosyal medyaya içerik üretmek için” demiş olmalı ki; restoranda tam yemek yiyecekken “arkadaşlar bir saniye bozmayın” deyip masanın fotoğrafını çeken influencer tatsızlığında, ters kelepçeli videolarım çekildi; önden, arkadan, yandan. Hepsinde bir şekilde kameramanı bulup sırıttığım için uzak-arka açıyı yayınlayabilmişler.
Yapıcı bir eleştiri: Vatan Emniyet binası dökülüyor. Çalışanlar sıcaktan baygınlık geçiriyordu. Osmanlı’dan kalma klimalar var ve onlar da çalıştırılmıyor. Sadece amirlerin odasında son model klima var. Bu memurlar sırf siz istiyorsunuz diye kendilerine hiçbir zararı olmayan ve hatta belki sempati duydukları insanlara kötü polis rolü yapıyorlar. Duygusal yükü ağır olmalı; müstakil ev verseler yapmam. Bari bir klima alın. Yeri gelmişken söylemeden geçemeyeceğim, bu iki günlük kısa mesaim gösterdi ki Behzat Ç. ve Bir Zamanlar Anadolu’da kurmaca değil belgeselmiş, bütün diyaloglar ve karakterler birebir gerçekmiş.
Uçağa binmeden önce internetteki son dakikalarımda gördüğüm son şey “ailesinin gözüne girmek için kendini yakıyor, yazık!” tarzı yüzeysel psikolojik analizlerdi. Annemin Airbnb’de biblo kırdığı için ağıt yakması ve babamın gerçekten iyi bir baba olması dışında bütün anlattıklarım kurmacadır. Şaka yazabilmek için uydurduğum hayali çatışmalardır. Kişi ve kurumlar gerçek değildir. Mizahi bir yaklaşımdır. Pardon, mahkeme diline alıştım; siz bari şaka açıklattırmayın.
Kendimi bildim bileli hiçbir konuda baskı yapmamış, bana dair beklentiye girmemiş, çöp adam bile çizsem duvara asmış can dostlarımdır ikisi de. Her anne-baba kadar korumacı ve kaygılıdırlar. 2023’teki ilk Harbiye gösterimden sonra bile “Psikolog olsan keşke, boş vakitlerinde stand-up yaparsın” seviyesinde klişe; “yurtdışında İngilizce yapsan olmuyor mu?” diyecek kadar oğullarını gözlerinde büyütmüş insanlardır. Hemfikir olmasalar da bütün saçma kararlarımın arkasında durdular, bu gösteride de öyle olduğunu biliyorum, huzurlarınızda ikisini de öpüyorum.
Bu gösteriyi ne bir karşılık umarak ne de bir an bile cesur hissederek yayınladım. 7 yıl boyunca muhteşem bir hayat yaşadım. 25 yaşıma kadar içedönük, ölümüne karamsar, her şeyden şikâyet eden bir insan olarak; hobi seviyesinde yirmi seyirciye stand-up yapsam yeterince mutlu olacakken yüzlerce gösteride binlerce insanla beraber güldüm, yüzlerce yeni arkadaşım oldu, çok kalabalık ve sevgi dolu hissettim. Üstüne ihtiyacımın çok üstünde para kazandım.
Gencecik insanlar üniversiteleri korumak için, birçok konuda aynı düşünmedikleri belediye başkanlarına haksızlık yapıldı diye başlarına bu kadar bela alırken, “politik mizah” yaptığını iddia eden biri olarak en zararsız cümleleri bile ‘ama bunu yanlış anlarlar mı?’, ‘burayı manipüle edip sana saldırırlar mı?’ kaygılarıyla silmekten, etrafından dolanmaktan sıkıldım. O kadar sıkıldım ki, sıkıntım hayli yüksek olan korkumu aştı.
Gözaltı gecesi uyuşturucu testi sonrası götürüldüğüm hastanede beni görünce heyecanla el sallayan yetmiş yaşında teyze ise, kişisel sıkıntımı hayalimin ötesinde bir memnuniyete dönüştürdü. “Halk beni anlamadı ve başıma işler geldi” diye beklerken, “Halk beni anladı ve başıma işler geldi” oldu. WIN-WIN.
Temel seviyede Türkçe bilen, gösteriyi sahiplenen ve dayanışma gösteren herkese sevgiler. Gündemi salıyorum, kararlıyım bu sefer Moby Dick’i bitireceğim. Size dışarıda kolaylıklar.
Türkiye’de demokrasi olmasa ben bu hapishane listesini her gün paylaşabilir miydim?
- Ekrem İmamoğlu 474
- Avukat Mehmet Pehlivan 379
- Komedyen Deniz Göktaş 1
- Selahattin Demirtaş 3532
- Hatay Milletvekili Can Atalay 1535
- Av. Selçuk Kozağaçlı 3145
- Tele1 Televizyon Kanalı 254
- Gazeteci Merdan Yanardağ 251
- Av. Atilla Özen 289
- CHP İstanbul İl Binası 300
- CHP Genel Merkez Binası 42
- CHP’li Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat 533
- CHP’li Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık 474
- CHP’li Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan 474
- CHP’li Gaziosmanpaşa Belediye Başkanı Hakan Bahçetepe 395
- CHP’li Beyoğlu Belediye Başkanı İnan Güney 319
- CHP’li Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin 395
- CHP’li Çeşme Belediye Başkan Yardımcısı Onur Gülin 408
- CHP’li Şile Belediye Başkanı Özgür Kabadayı 353
- CHP’li Bayrampaşa Belediye Başkanı Hasan Mutlu 288
- CHP’li Büyükçekmece Belediye Başkanı Hasan Akgün 395
- CHP’li Avcılar Belediye Başkanı Utku Caner Çaykara 395
- CHP’li Beykoz Belediye Başkanı Alaattin Köseler 485
- CHP’li Bakırköy Belediye Başkan Yardımcısı Ali Rıza Akyüz 434
- CHP 24. Ve 27. Dönem İstanbul Milletvekili Aykut Erdoğdu 395
- CHP’li Eski İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer 372
- CHP’li Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek 363
- CHP’li Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan 122
- CHP’li Kuşadası Belediye Başkanı Ömer Günel 109
- CHP’li Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey 91
- CHP Ankara İl Başkanı Dr. Ümit Erkol 81
- CHP’li Ataşehir Belediye Başkanı Onursal Adıgüzel 72
- CHP’li Güzelbahçe Belediye Başkanı Mustafa Günay 37
- CHP’li Buca Belediye Başkanı Görkem Duman 26
- CHP’li Sİlivri Belediye Başkanı Bora Balcıoğlu 19
- CHP’li Adalar Belediye Başkanı Ali Ercan Akpolat 12
- CHP’li Silifke Belediye Başkanı Mustafa Turgut 12
- CHP’li Seferihisar Belediye Başkanı İsmail Yetişkin 4
- Ekrem İmamoğlu’nun Danışmanı Murat Ongun 474
- Ekrem İmamoğlu’nun Seçim Kampanyalarının Yöneticisi Necati Özkan 474
- Ekrem İmamoğlu’nun Koruma Müdürü Mustafa Akın 409
- İBB Spor Kulübü Başkanı Fatih Keleş 474
- İBB Spor Kulübü Başkanı Fatih Keleş’in kardeşi Zafer Keleş 412
- Hastaneye götürüleceği söylenerek ambulansla savcılığa götürülen ve baskı altında etkin pişmanlık ifadesi vermesi istenen İBB Medya A.Ş. Halkla İlişkiler Müdürü Elif Güven 474
- Çıplak aramaya maruz kaldığını ve savcı tarafından çocukları ile tehdit edildiğini açıklayan İBB Medya A.Ş. Genel Müdürü Fatoş Pınar Türker 474
- İBB Medya A.Ş. Satın Alma Müdürü Fatoş Ayık 474
- İBB Halkla İlişkiler Şube Müdürü Serap Karay 402
- İBB Medya AŞ Etkinlik Koordinatörü Ceyda Kıryak 474
- İstanbul Planlama Ajansı Başkanı Buğra Gökce 474
- İBB Genel Sekreter Yardımcısı Gürkan Akgün 474
- İBB Genel Sekreter Yardımcısı Arif Gürkan Alpay 474
- Üsküdar’daki kaçak kafeleri yıkarken saldırıya uğrayan İBB İmar ve Şehircilik Daire Başkanı Ramazan Gülten 474
- Dilek İmamoğlu’nun abisi 148
- Dilek İmamoğlu’nun 5 ve 8 yaşında iki çocuklu yeğeni Derya Dağdeviren ve eşi Murat Dağdeviren 63
- Özgür Özel’in yakın arkadaşı Demirhan Gözaçan 51
- Muhittin Böcek’in oğlu 318
- Osman Kavala 3165
- Tayfun Kahraman 1535
- Mine Özerden 1535
- Çiğdem Mater 1535
- Figen Yüksekdağ 3532
- Hakkındaki soruşturmadan haberdar olduğu gibi yurt dışından gelmesine rağmen kaçma şüphesiyle tutuklanan Av. Sezin Uçar 82
- CHP Erzurum İl başkanı Safi Karayalçın 42
- CHP Erzurum Eski İl başkanı Suat Dülger 42
- CHP’li İBB Meclis Üyesi Kalender Özdemir 42
- CHP’li Etimesgut Belediyesi Meclis Üyesi Özkan Deniz 42
- CHP Karaman il disiplin kurulu üyesi İbrahim Şahin 42
- CHP Siverek ilçe başkanı Mehmet Ayıp Demirbüken 42
- CHP’li İBB Meclis Üyesi Metin Kaya 42
- CHP Malatya Milletvekili Veli Ağbaba’nın makam şoförü Gaffar Çiçek 42
- Nato toplantısı öncesinde tutuklanan 178 kişi 8
Gündür, hapiste..
Dışarıdakiler de sırasını bekliyor..
4 Temmuz 2026
İki Kemal Göktaş'ın aynı kişi olduğunun bile şüpheli/yalan olmasını geçiyorum, olay nedir diye bakıyorsun, yine bir Alevi katliamı çıkıyor. "Biz Sünniler Alevileri öldürmek istedik ama izin vermeyip direndiler" diye mağduriyet yaratmak tam da sizlik hareket.
57 alevinin katledildiği yüzlerce çocuğun ve kadının sırf alevi olduğu için yaralandığı, hedef gösterildiği ve göçe zorlandığı çorum katliamına “bir polisin şehit olduğu çorum olayları” demiş.
sırf iktidar götü yalayacaklar diye çorum’da katliama karşı elde mavzer barikat örüp halkına sahip çıkan devrimcileri terörist ilan etmeye çalışıyorlar.
Kahkahadan falan korktukları yok. Korksalar Cem Yılmaz'dan da korkarlardı. Cem Yılmaz'ın da son gösterisinde Göktaş kadar iktidar eleştirisi vardı. Hatta Göktaş'ın gösterisinden çok daha fazla tek taraflı bir iktidar eleştirisi vardı. Hatta 'aşağılayıcı' olan Cem Yılmaz'ın gösterisiydi. Deniz Göktaş'ın AKP'ye oy veren tabanı hakir gören bir tarzı yok. Aksine onlar kadar seküler muhalifleri de eleştiriyor.
Adliyenin önüne gelen bir avuç destekçiden de korkmuyorlar. Ancak Deniz Göktaş'ın gösterisi Cem Yılmaz'ın gösterisinden daha çok kamusallaştı. Çift taraflı bir tartışma konusu haline dönüştü. Deniz Göktaş'ın gösterisinin içindeki dini şakaları cımbızladılar. Kendi devasa medya aygıtları aracılığıyla günlerdir 'bakın işte muhalifler hala dine kitaba saldırıyor' propagandası yürütüyorlar. Her zaman olduğu gibi kültürel kamplaşmaya oynuyorlar. Bu işin ustası oldular. Tutuklama da o kitleye 'hala ayaktayız' mesajı. Kendilerine artı yazacağını biliyorlar. Öyle düşünmeseler yapmazlar...
baştan sona yaptığı eylemi sahiplendi. reklamsız, sansürsüz paylaştı. türkiye’ye döneceğini söyledi. cumhurbaşkanı hakkındaki şakasını tekrar yayınladı. kıvırmadı, eğilmedi, bükülmedi. seni doğuran ana desin ki ben aslan doğurdum. imran deniz göktaş yalnız değildir.
Yok öyle bir şey. Kaybetmek için önce sahip olmak gerek.
Deniz Göktaş'ın gözaltına alınmasından rahatsız olacak genç profili, zaten 10 yıldır falan AKP'nin hedef seçmen portfolyosunda yer almıyor.
Bu tarz haberlerle 300-500 bin genç sisteme küstürülüyorsa, şöyle bi' 3-5 milyon genç de KÖTÜ EĞİTİMLE git gide otoriterleşen sisteme sadık kılınıyor.
MEB eğitiminin bu kadar kötü hâle gelmesini kasıtsız mı sanıyorsunuz? "Bu kadar cehalet ancak eğitimle mümkün olabilir."
Fransa Milli Takımı oyuncuları, eski Kongo lideri ve diktatörü Mobutu'ya atıfta bulunarak Kylian Mbappé'ye "Mobutu" diye sesleniyor.
Ousmane Dembélé: "Mobutu! Mobutu Kylian'ı çağırın, buraya gelsin!"
Sanatçı Kadir İnanır'ı anlatan "Kuzeyden Gelen Adam" belgeseli, 44. İstanbul Film Festivali’nde izleyiciyle buluşmuştu. İnanır belgeselde şöyle demişti:
“Ben Anadolu’yu bilirim. Karadeniz’in hırçın sularını da, Diyarbakır’ın yakıcı sıcağını da tanırım. Traktör üstünde film çektim, dağlarda yürüdüm, çarşılarda halkla buluştum. Benim yolum sokaktan geçer. Benim sözüm, halkın yüreğinde yankı bulur.”
Kadir İnanır’ın “Akil İnsan” olarak yürüttüğü çalışmalar da kapsamlı biçimde ele alınıyor. Siyasi bir figür değil, halkın içinden bir yurttaş olarak o süreçte yer aldığını vurgulayan İnanır, barışın yanında durma kararını şu sözlerle anlatıyor:
“Sözüm belliydi: Barıştan yana olacaktım. İnsanlar ölürken susamazdım. Karadeniz’den Güneydoğu’ya, doğudan batıya gezdim. İnsanların gözlerinin içine baktım. Öfkeli, umutsuz, yorgun ama bir o kadar da barışa susamıştılar. Sustukça acılar büyüyordu. Ben konuşmayı seçtim.”
“O masaya otururken bir sanatçı değil, bu ülkenin evladı olarak oturdum. Eleştirildim, hedef gösterildim ama inandığım yoldan sapmadım. Çünkü biliyorum ki, barış için konuşmayanlar, savaşın tarafı olurlar. Ben ise her zaman barışın yanında durdum, duracağım.”
“O masaya otururken bir sanatçı değil, bu ülkenin evladı olarak oturdum. Eleştirildim, hedef gösterildim ama inandığım yoldan sapmadım. Çünkü biliyorum ki, barış için konuşmayanlar, savaşın tarafı olurlar. Ben ise her zaman barışın yanında durdum, duracağım.”
DEM Parti Milletvekili Meral Danış Beştaş’tan Erkan Baş’ın ‘anadili Kürtçe olan adayda ortaklaşmayabiliriz’ sözlerine tepki:
“Dünden beri çok tepki geliyor bize.
Bizim bir de ittifak partimiz, bu kabul edilemez.
Bu ayrımcılığın, ötekileştirmenin, Kürtleri tanımamanın, tarih boyunca gelen politikalarının aslında bir devamı."
Varoşluk ve atomize bireyciliğin çok tehlikeli bir hal aldığını düşünüyorum. Bunun canlı tezahürü de Manifest ve kitlesi. Çok basit ve kadim bir kural bu ya; çocukları ve yaşlıları koruyun.