Belki alakasız olacak ama Feyyaz Yiğit’i anmak isterim. Kim ne derse desin kendisine bayılıyorum. Gibi’yi uzatıp sündürebilirdi, o tadında bırakmayı seçti. Sulu komedi yapıp kültür endüstrisinin temel refleksi ile sürümden kazanabilirdi, tercih etmedi.
Para kazandı ama fazlası için insanların onu konumlandırdığı yerden aşağı inmeyi tercih etmedi. Yeterince takdir edilmediğini düşünüyorum. Hak eden insanlara hak ettikleri değeri vermek gerektiğine inanırım. Övgü, yerinde kullanıldığında cömertlik değil de adalet meselesi sanki.
Galatasaray’ın transfer etmek istediği Bernardo Silva’dan açıklama:
Rekabetçi hissedebileceğim, hâlâ en üst seviyede oynayabileceğim ve ailemin de mutlu olacağı bir yer bulmak istiyorum. Bu, hayatımın çok önemli bir parçası.
Kızım üç yaşına giriyor, eşim de yeniden hamile. Ekim ayında ikinci çocuğumuz dünyaya gelecek. Aklımda bir fikir ve tercih ettiğim bir seçenek var (bir sonraki kulübüm konusunda), ancak ne olacağını göreceğiz.
(Barcelona iddiası) İsim vermek istemiyorum. Gerçekten nerede olacağımı ben de bilmiyorum. Şu anda tek istediğim burada kalan son maçlarımın tadını çıkarmak ve tamamen onlara odaklanmak.
Menajerime, Aston Villa maçından sonraki gün olan 25’inde kendisiyle konuşacağımı söyledim.