Toki açık satışları bugün başladı.Hiç öyle sanıldığı gibi kuyruklar yok bankalar önünde. Bankacıya sorduğumda 6 aylık zam oranları tüfeyi geçmeyecek şekilde ana paraya eklenerek geliyor dedi. Nasıl ödeyecek millet bunu. Peşin parası olana iyi anca.
Şebnem Ferah’a verilen reaksiyonu sadece ‘müzik zevki’ sanıyorsanız mevzuyu kaçırıyorsunuz.
İnsanlar sadece bir rock sanatçısına bilet almıyor. Kendi gençliğine, kaybettiği ülkeye, artık var olmayan bir atmosfere dokunmaya çalışıyor.
Bir dönem üniversite şenlikleri vardı bu ülkede. Gerçekten vardı. Öğrenci dediğin şey AVM’de story çekip kahve zincirinde oturan bir müşteri profili değildi sadece. Çimlerde saatlerce oturulurdu. Vega çıkardı. Şebnem Ferah çıkardı. Mor ve Ötesi çıkardı. İnsanlar birbirine benzemeden aynı yerde durabiliyordu.
Ve en önemlisi, herkes bu kadar öfkeli değildi.
Şimdi daha çok Z kuşağı, ‘Şebnem kim ya’, ‘vasat rockstar’ falan yazıyor. Yazabilir. Zevk meselesi. Kimse herkes aynı şeyi sevsin demiyor zaten. Ama bazı yorumlarda korkunç bir tarih yoksunluğu var. İnsan kendi yaşamadığı dönemin duygusunu küçümsememeli. Çünkü bazen cehalet, fikir sahibi olmak değil; bağlamdan habersiz özgüven oluyor.
Arkadaşlar, muhtemelen çoğunuz müziğe Spotify algoritmasıyla doğdunuz. Biz bir şarkının klibini görmek için saatlerce power, mtv falan açık bekliyorduk. Siz her şeye sınırsız erişimle büyüdünüz ama hiçbir şeye tam bağlanamadan büyüdünüz. Aradaki fark bu.
Bir de şu var. O dönem insanlar birbirini sürekli politik kimlik etiketiyle tartmıyordu. Şimdi bir sanatçının söylediği bir selam, ettiği bir cümle yüzünden komple insan silmeye çalışılıyor. Herkes birbirine savcı gibi davranıyor. Sürekli bir linç mahkemesi kuruluyor. Bu konuda bile ve bu çok yoruuc maalesef:)
Bu yüzden Şebnem Ferah’a olan ilgi sadece nostalji değil. İnsanların ‘normal’ hissedebildiği son dönemlerden birine duyduğu özlem. Tıpkıı Çilekeş'de olduğu gibi. Ama tabi ki ve tabi ki Şebnem'in sesini, müziğini, performansını, hep bi ağızdan o şarkıları söylemeyi özledik. Mevzuyu basitleştirmeyim :)
Ama kötü haber de şu ki, bazı şeyler geri gelmiyor. Mesele sadece bir konser hiçbir zaman değil. Ülkenin ruh hali değişti. Kampüs kültürü gitti. Ucuz konserler gitti. Bir arada yaşama refleksi gitti. Genç olmanın o hafif yanı gitti.
Şimdi geriye dönüp bunu anlatınca bazı insanların anlamaması çok normal. Çünkü insan hiç yaşamadığı bir kaybın yasını tutamaz. 🥲
Yurt dışı seyahatlerinin en güzel yanı net olarak bu
Ülkemizde 3-4 katına satılan ürünleri, %100 vergi iadesiyle (hem de 48 saatte) geri almak mümkün.
Roborock Saros 10R: Türkiye fiyatı 122.000 TL. Bana vergi iadesiyle 702€’ya (37.200 TL) geldi. Sadece tek bir üründen 85 bin TL kârdayım! Gümrükte "kutuda ne var" dediler, "robot süpürge" dedim ve sıfır sıkıntıyla geçtim. 😅
OnePlus 15: TR fiyatı 75.000 TL, yurt dışından vergi iadesiyle 37.200 TL'ye çözdüm.
Logitech MX Master 4: Normalde 85,74€ olan ürün vergi iadesiyle 70,34€'ya (3.730 TL) geldi. Ülkemizdeki satış fiyatı ise 6.250 TL
Daha aldığım başka ürünler de var.
Aradaki farka resmen bedava tatil yapılıyor.
🔴#SONDAKİKA | VİZE RANDEVULARINI KARABORSADA SATAN ŞAHISLAR HAKKINDA İNCELEME BAŞLATILDI.
Tüm vatandaşlardan ricam bu şekilde para ödediğiniz karaborsacı şahısların konuşmalarını ve dekontları bana iletin.
Her işimi bırakacağım Vatandaşı soyan bu şahsılarla uğraşacağım.
Desteğiniz için teşekkür ederim lütfen çalışmayı Instagram’dan yayın.
Karaborsacıların reklamını yapan şahısların herbirini ihbar edeceğim.
İspanya, İtalya, Almanya vb. Avrupa ülkelerinin vize randevularını bot yazılımlarla kapatan sözde vize şirketleri:
Vatandaşın ücretsiz olan vize randevu hakkını 250 Euro’dan 400 Euro’ya kadar satıyor. Siz aylarca bekleyi, alamazken bunlar sizin hakkınızı pazarlıyorlar.
Kısaca: Bir karaborsa sistemi kurmuşlar.
Bu şirketlerden randevu almazsanız randevu bulmanız neredeyse imkânsız. Randevular saniyeler içinde tükeniyor.
Bu korsan vize şirketleri yılda milyonlarca dolar kazanıyor.
Avrupa Birliği yetkililerine bu hafta gönderdiğim delillerin ardından inceleme başlatıldığını söylediler.
Umarım bu video bir ihbar olarak kabul edilir ve Türkiye’de bu kişiler hakkında soruşturma başlatılır.
Yaptığım bu çalışmaların gündem olması ve devamı için beni takip edip, videolarımı paylaşabilirsiniz.
İspanya Türkiye dostluğunun bilinmeyen, çok çarpıcı tarihi bir anını yazayım...
İspanya'yı 3 yıl süren iç savaşta Türkiye'nin ve onun biricik kurucu lideri Atatürk'ün bir araya getirdiğini biliyor muydunuz ?
İspanya’da iç savaşın sürdüğü, ülkenin fiilen ikiye bölündüğü günlerde bile Türkiye’ye ve onun liderine duyulan saygı ortak bir tavırda birleşti.
Atatürk’ün cenazesine, İspanya’da birbirleriyle savaşan iki taraf da askeri temsilci gönderdi.
Evet, yanlış duymadınız: Atatürk’ün cenazesinde hem milliyetçi tarafın hem de cumhuriyetçilerin birer askeri temsilcisi vardı.
Birbirleriyle fiilen savaşan askerler, Ankara’da aynı törende bulunarak Atatürk’e saygılarını ve Türkiye’ye duydukları dostluğu tarihe geçen unutulmaz bir tavırla gösterdi...
Bu, bölünmüş bir İspanya’nın bile Türkiye’ye bakarken aslında nasıl tek bir saygı ve dostluk duygusunda birleştiğinin, genç Türkiye Cumhuriyeti’nin de İspanyayı bir bütün olarak gördüğünün çarpıcı bir örneğiydi. 🇹🇷🇪🇸
¡Buenos días!
Ayer fue un día tan precioso, que espero que ya nunca nos separemos españoles y turcos.
Qué el espontáneo hermanamiento de nuestros pueblos que ha surgido en red dure para siempre.
🇪🇸🫶🇹🇷