@bayrakmedya Ahh be Nizamettin amca.🥺 Sen olmasaydın intihar diye üstü kapatılacaktı bu olay. Emeğin o kadar çok ki çırpındın durdun.Evlat acısıyla 2 yılda ruhen olduğu kadar fiziken de çöktün. İnşallah sonuna gelmişsiniz ve suçlular ortaya çıktıkça yüreğin bir nebze de olsa huzur bulur.🙏
Seda Sayan'ın kısa film tarzındaki reklam çalışması Türkiye gündemine girdi. Senaryoyu kim yazmış bilmiyorum ama son anına kadar başarılı olmuş sdfghjkl 😂
@acikveuzaktan Bende haziranda yeni mezun olanlardanım. Asla hayal ettiğim gibi değildi.Üstelik materyal ücreti adı altında fahiş kayıt fiyatları var. Koskoca İstanbul Üniversitesi nin geldiği durum üzücü. HAA bir de 35 yıl sonra diploma iptal edilirse yazık bu geçen günlere...🤷♀️
@bosunatiklama Onlarca seni seviyorum kelimesine amcanın bir tek o sözü yeter 🤗😊 İnşallah dediği gibidir ve mutlu sağlıklı nice yılları olsun ne diyelim🫶🧿
Özgür Özel, yasaya “evet” demelerini Sırrı Süreyya Önder anısıyla açıkladı:
Bugünkü tutumumuz, bugün evet diyorsak; gencecik çocuklarımızın kanı bir daha toprağa düşmesin diyedir.
Bir anne daha evladının tabutuna sarılmasın diyedir.
Türkiye bir daha terörün karanlığına dönmesin diyedir.
Bu oylamadan önce kulağımda çınlayan söz: “Şehit aileleri derneklerine 21 Kasım 2024 tarihinde, üç büyük derneğe, devletin de protokolünde yer alan, yaptığımız ziyarette şehit babasının ‘Vatan sağ olsun, ben yandım, başkası yanmasın ama kimse de bizi kandırmasın’ sözünün üzerinedir.”
Hatta aynı gün Şehit Aileleri Vakfı Başkanı Abdurrahman Yılmaz Bey, “Terörün bitmesini, şehidin gelmemesini, annelerin ağlamamasını biz de isteriz ama yeter ki önceki süreçte olduğu gibi kandırılmayalım.” demişti.
Sırrı Süreyya Önder, rahmetli Sırrı Süreyya Önder, grubumuzu ziyaretinde; “Belki bugün aldığımız bir kararla şehit ailelerini memnun edemeyiz ama bir daha şehit gelmemesi en önemli şeydir.” dediğinde, demiştim ki: “Sırrı Abi, geçen gün gittiğim bir dernekte başkanın sözleri tam da böyle: ‘Terör bitsin, şehit gelmesin, anneler ağlamasın, biz yandık, başkası yanmasın ama kimse bizi kandırmasın.’”
O gün rahmetli Sırrı Süreyya Önder, böyle bir bakış açısının bizim üstlendiğimiz sorumluluktan da değerli bir sorumluluk olduğunun hakkını teslim etmişti. Hatta bir gün o derneğe birlikte ziyaret etme zemini oluşsun diye konuşmuştuk.
Allah nasip etmedi, ömrü yetmedi. Ama artık bundan sonra 10 Kasım’da Anıtkabir’e de birlikte çıkmanın, bütün evladını kaybetmiş annelerin acısını hep birlikte yüreğimizde hissetmenin, bir daha hiçbir eve evlat acısı düşmesin diye sorumluluk almanın vaktidir.
İlk günden şehit aileleri ve gazilerimizin gözünün içine bakamayacağımız bir şeyin içinde olmayacağımızı söylemiştik.
Aynı kararlılıkla ifade ediyorum ki; herkes kendi vicdanıyla yaşar, herkes vicdanının sesini bastırabildiği zaman uykuya dalar.