Herhangi bir Türk takımı Lyon deplasmanına gittiğinde o gece gelir aklıma.
23 sene önce Stade De Gerland’ı ziyaret eden Denizlispor, o zorlu deplasmandan galibiyetle çıkmış ve UEFA Kupası’nda dördüncü tura yükselmişti.
Bu sene para bulamadığı için amatör kümede bile yarışamayacak olan Denizli; o sene Avrupa’nın parlayan yıldızıydı.
Yiğit düştüğü yerden kalkar elbet.
Maç öncesi bizim ılık götlüler "Vitor Pereira, Gökhan Gönül'ü sakat da olsa deplasmana götürdü" falan diye hikaye anlatıyordu. Guendouzi tek başına çok fena sinirlerini bozdu. Kim nerden gelmiş, kim kimle husumetli, bizim taraftarın dünyadan haberi yok.
Tarihe kara leke olarak geçen Braga maçında Braga'nın hocası olan Fonseca'ya koyup şampiyonlar ligine kalmak. Kaderin bir cilvesi galiba. O gün ne kadar üzüldüysek bugün üzüntümüzden de fazla sevineceğiz.
Mustafa Denizli ile sıfır çektiğimiz sezon başladı Lyon nefretim. O sezon Kadıköy'de Rüştü'nün üstüne basıp gol attılar ve sayıldı. Öyle böyle bir nefret değil. Çok fena tokatladık bu akşam. Vurduk geçtik.
O kanallarda yorumculuk yaparken neler konuşuyordu, bugün neler anlatıyor. Valla parayı veren Önder hocayı öttürüyor. Yaşından başından da utanmıyor koca adam.
🚨 Önder Özen: "Alanyaspor maçından sonra Trossard bana 'Biz Türkiye ve Türklere saygı göstereceğiz. Peki Türkiye'dekiler de bize saygı gösterecek mi?' diye sordu." (TRT Spor)
Böylelerine uygulanması gereken tarife benim kafamda hep aynı. Misal tekme atılıyor, bir şey yok yea diyor. Onu diyene aynı tekmeyi atacaksın ki görsün. Bu lavuğu da koyacaksın kaleye, aynı şutu atacaksın üstüne, bakalım ne yapıyor mesela.