Kestiğin ağacın yerine asla bir şey koyamazsın asla, yok ettiğin bir ormanı 100 yılda yerine getiremezsin. 3-5 kişi zengin olacak diye bu kadar orman kesilemez, kesilmemeli…
Boş kalan zihin, endişeyle dolar. Ruhun devası çalışmaktır. Çalışmak ve üretmek, kaygıyı da ümitsizliği de ortadan kaldırır. Kendini bir amaca adadığında, zihnindeki karmaşa yerini dinginliğe bırakır. Emek verdiğin her an, seni yaşama bağlayan bir ipliktir.
Kim sizi öfkelendirirse, o sizin efendiniz olur, demiş Epiktetos.
Ne sizi kaygılandırırsa, o sizin efendiniz olur, demiş John Locke.
Demek ki, kendi kendimizin efendisi olmanın ilk adımı, öfkemizin ve kaygımızın efendisi olmaktır.
V. Berger, Ateş ve Ayna.
bu kadar değersiz olduğunu bilsem kafamı beynimi yormazdım, hobilerimin peşinden gider keyif alırdım yaptığım işten, sanattan, tutkularımdan. Liseyi birinciklikle, mimarlığı dört yılda bitirip yüksek lisans yapıp hiçbir değerimin olmayacağını nerden bilebilirdim ki 🤷🏼♀️
Şöyle bir gerçek var: artık bir yere ait olmadığınızı hissettiğinizde, siz oradan ayrılana kadar hayat size rahatsız edici senaryolar sunmaktan vazgeçmiyor ve bunu özenle yapıyor.