Çevre ve Şehircilik Bakanı sayın Murat Kurum ve İzmir Belediyesi Başkanı sayın Lâl Denizli.
Size kendi çektiğim görüntülerle İFŞA EDİYORUM. SAHİL MİLLETİNDİR VE KAPATILAMAZ.
BUNLAR GİRİŞTE VATANDAŞA HARCAMA KOTASI BELİRLİYOR. BU ÜLKE BUNLARIN BABASININ ÇİFTLİĞİ Mİ?
BU İŞLETMELER TÜM SAHİLİ KAPATIP İNSANLARDAN PARA TALEP EDİYOR. BURAYA MÜDAHALE EDECEK MİSİNİZ? YOKSA İZLEYECEK MİSİNİZ? TÜM SAHİLLERİ BÖYLE TEK TEK İFŞA EDECEĞİM.
ADAMINA GÖRE Mİ İŞ YAPIYORSUNUZ YOKSA BU MİLLETE Mİ HERKES GÖRSÜN. @murat_kurum@laldenizlicesme@ticaret@memetsimsek
Türkiye'de vatandaşın SAHİL HAKKI GASP EDİLİYOR. Ve bu gasp gizlice yapılmıyor, herkesin gözü önünde gerçekleşiyor.
İlgili bakanlıklar, belediyeler bu gaspı izliyorlar.
4 tarafı denizlerle çevrili Türkiye'nin sahil bölgelerine kim olduğu belirsiz insanlar çöküyor.
Bu haber için İzmir'deki beach club dedikleri yerlere bizzat girdim ve sahile girmek için bu şahıslara 8 bin TL ödemek zorunda kaldım. Bunu vermezseniz içeriye alınmıyorsunuz.
SAHİLLER VATANDAŞIN ANAYASAL HAKKIDIR.
Vatandaşın bu hakkını gasp edenler memlekette sahil alanı bırakmamışlar. Antalya, İzmir, Muğla...
Her şehrin en güzel sahillerine KM'lerce çökülmüş.
İspanya ise sahillerinin her noktasını 20 yıl boyunca korumuş ve İspanya'da da 'SAHİLLER HALKINDIR' kanunu var.
Aynı yasalar Türkiye'de de olsa, herkesin gözü önünde milletin hakkı GASP EDİLİYOR. Tüm bu sahil noktalarını tek tek inceledim.
Bu çalışmamın daha fazla insana ulaşması için beğenip paylaşabilirsiniz. Bu gaspların tüm belgelerini paylaşmaya devam edeceğim.
Yaptığım belgeselin 20 dakikalık halini Youtube'da paylaştım: https://t.co/yurMUQTbHB
Tutuklanmadan önce “AKP’ye geçecek misiniz?” sorusuna yanıt veren Sinem Dedetaş:
Ben böyle büyük bir ahlaksızlığı yapamam.
Bir tane onurumuz var, yani onu kaybedemeyiz.
Yatarsın, çıkarsın… Suçsuzluğundan eminsen bir gün senin suçsuz olduğun ortaya çıkar.
Ama onurunu kaybedersen onun geri dönüşü yok.
Sinem Dedetaş 25 gündür tutuklu
Mansur Yavaş: Yapılacak tek şey kaldı: CHP, Zafer, İyi Parti birleşmeli.
Maalesef evrensel hukuk kuralları devre dışı bırakıldı.
Masumiyet karinesi yok sayıldı.
Yargıtay ve Sayıştay kararları yok sayıldı.
Bize gelen müfettişler 2019 sonrasına bakalım öncesini boş verin diyor. Neden 2019 öncesi yani AKP devrini araştırmıyor sunuz? dediğimiz de talimat öyle diyorlar!
Bu ülke bu şartlarla yönetilemez. Atatürk'te birleşmek zorundayız.
Bütün Atatürkçülerin bir çatı altında toplanması zarurettir. Yapılacak tek şey kaldı: CHP Zafer, İyi Parti birleşmeli, ülkeyi federalizme sürükleyip parçalamak isteyen AKpkk ittifakından kurtulmalıyız.
Mansur Yavaş'ın konuşmasının devamı
Yurttaş TV you yube linkinde
👇🏾
https://t.co/s8NhCVxD6v
“Bir günde 3 davadan yargılamak tesadüf değil, kasıt!”
Fatih Altaylı, Ekrem İmamoğlu’nun bir günde 3 ayrı davadan yargılanmasına tepki gösterdi:
• Ekrem İmamoğlu aynı gün üç ayrı davada yargılandı.
• Bu, ne görülmüş, ne de görülecek bir şey.
• Biliyorsunuz, bendeniz Türkiye’deki en kıdemli ‘sanık’ olabilirim.
• 45 yıla yaklaşan meslek hayatımda binlerce kez yargılandım.
• Hakkımda binlerce dava açıldı.
• Belki de Guinness Rekorlar Kitabı’na girebilirdim.
• Haliyle binlerce kez savcı ve hakim karşısına çıktım.
• Hiçbir dava da bir celsede bitmediği için, her seferinde hakim, takip edecek celsenin tarihi belirlerken dönüp kibarca sordu: “Şu tarih sizin için uygun mu?”
• Aynı gün benim veya avukatımın ya da karşı tarafın avukatının başka bir yerde duruşması ya da bir seyahati falan varsa hakimler hep her iki taraf için de uygun bir tarih belirlediler.
• Bu yüzden de Ekrem İmamoğlu’nun aynı gün aynı saatte üç ayrı mahkemede yargılanması çok da normal, sıradan, rastlanılabilir bir olay, “Öyle denk gelmiş” diye geçiştirilebilecek bir durum değil.
• Bu çok açık bir “kasıt”.
• Siyasallaşmış bir yargıya bile yakışmayacak derecede bir suiniyet!
Cumhurbaşkanı adayımız ve İBB Başkanımız Ekrem İmamoğlu’nun savunmasına süre biçenler, hakikate tahammül edemediklerini ilan ediyor.
2352 yıl cezalandırılmasını talep ettikleri, örgüt lideri gibi en ağır suçlamaları yönelttikleri bir davada 4-5 saatlik bir savunma süresi veriyorlar. Avukatları süreyi uzatmakla itham edip; bu hukuksuzluğun nedeni konusunda hedef şaşırtmaya çalışıyorlar.
Duruşma salonunda yaşanan rezalet bununla da bitmiyor. Hakim, Ekrem İmamoğlu’nun savunma hakkının kısıtlanmasına yönelik itirazlarını susma hakkını kullanıyor diye tutanağa geçirdi. Yani gerçekte söylenmeyen bir ifadeyi resmi kayıtlara işlemiş oldu.
Gerçek çok açık: İmamoğlu konuşsun istemiyorlar. Ekrem Başkanın mahkeme salonunda kuracağı her cümleden çekiniyorlar. Çünkü hakikatin milletle buluşmasından korkuyorlar.
The 2026 Bitcoin Pizza Day is here, with multiple rewards waiting for you! Starting today, collect all puzzle pieces to complete the limited-edition pizza and you can share 50,000 USDT.
https://t.co/JJKi8MTBOH