Ben kâhin değilim.. Vatanını çok seven bir Psikiyatristim.. Beş sene önce bu gerçekleri yazdım çünkü benim işim insanlara umut satıp şahsi istikbal değil; ülkemin ruh sağlığı için sesimi duyurmaya çalışmak..
İstanbul’da Marmara Denizinde, Kumburgaz fayı üzerinde çok deprem oluyor. Değişik büyüklükte. Bunlar Marmara’da beklediğimiz büyük deprem değil. Bunlar bu fayın biriktirdiği stresi artırıyor. Yani kırılmaya zorluyor. Burada asıl deprem daha büyük ve 7’nin üzerinde olacak
Deprem deprem olduğu zaman konuşulmayacak kadar önemli bir konudur. Depremin olmadığı zaman konuşup önlem almak lazım. Bunu başta hükümet, sonra belediye ve halk el ele vererek kenti depreme hazırlaması lazım. Kentsel dönüşüm, bina yapmak kenti depreme hazırlamak değildir. Deprem dirençli kent apayrı şeydir. Artık gerekeni halk yapmalıdır. Yapacağı şey gözetim ve denetimdir.
Ölene kadar bir daha “sleepy” kullanmamak için başlı başına şu sebep yeter de artar.
Sleepy’nin patronu boykot çağrısını paylaşan işçiyi tazminatsız işten atmış.
Duymayan kalmayıncaya dek duyurmak boynumuzun borcudur.
#Boykot
Ben Enkazda evlatlarımın çıkmasını beklerken , Ezgi apartmanı sakinlerinin 2021 yılında Onikişubat belediyesine yaptığı şikayet dilekçesi ve dilekçeye ekli fotoğraflar elime geçti . O şikayet dilekçesinde imzası olan “ kervan pastanesi tadilat esnasında , apartmanın taşıyıcı elemanlarına kolonlarına kirişlerine zarar verdi ,binamızın taşıyıcı elemanlarını kontrol edin” diyen apartman sakinlerinin hepsi vefat etti. E imzalı resmi şikayet dilekçesi olmasına rağmen, elimizde kesilen kolon ve kirişlere dair önce-sonra fotoğrafları olmasına rağmen savcılık kervan pastanesi sahiplerini ifadeye bile çağırmadı. Birgün haber geldi, enkaz delil toplanmadan kaldırılıyor diye , o sebeple evlatlarımı kaybettiğim enkazda günlerce nöbet tuttum.Depremden 40 gün sonra 20 Mart 2023’te kesilen kolon,perde betonlar ve döşemeyi buldum, savcılık ve bilirkişiler gelip inceleyip raporladılar. İşte o gün Kervan Pastanesi sahipleri ifadeye çağrıldı , ve tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı. Sami Kervancıoğlu ve Mustafa Pekel “kaçacaklar “ dedik başvuruda bulunduk, tutuksuz yargılandıkları için haklarında adli kontrol şart�� bile verilmediği için göz göre göre kaçtılar. Evlatlarımın kanı kurumamıştı ben o enkazda nöbet tutarken ,delilleri bizim topladığımız gibi firarileri de bizim mi yakalamamız bekleniyor ? Yetmedi mi çektiğimiz acılar ,insan hayatının hiç kıymeti yok mu? Bizim çocuklarımızın canının hiç kıymeti yok mu? 2 yıl oldu 3 evladım toprak altında ,Sami Kervancıoğlu ve Mustafa Pekel birgün bile tutuklu kalmadı.
Lütfen bize RT desteği verin sesimize ses olun bir tane RT hazırlayın sizden tek ricamız o belki akıbetlerini bilen birileri çıkar çünkü bugüne kadar hiç bu desteği almadık saygılar
#6şubat#deprem
👇👇👇
Tam 51 gün oldu! Yaşamak istiyoruz çığlığımızı duymayan, görmeyen, haklısınız demeyen bakan milletvekili kalmadı. Haklı talebimizi karşılayacak bir muhatap aradık bulamadık.
Şimdi susuyoruz bizim yerimize sizlerin anlatmasını istiyoruz #MadencilerKazansın dersek madenciler kazanacak.
Deprem zamanı biri şöyle demişti madenciler için;
“Ben Hızır’ı ak sakallı bir dede zannederdim, meğer değilmiş, madencilermiş”
Şimdi onların desteğe ihtiyacı var, tek istedikleri insan gibi yaşamak için HAKLARINI almak.
Çıplak ayakla yürüdüler, gözaltına alındılar, kişisel eşyalarına el konuldu… Ve 3 gündür açlık grevindeler…
Sosyal medyanın gücünü hepimiz biliyoruz, lütfen onlar için ses olalım…
#MadencilerKazansın #Madencilerleyim
#madencilerinyanındayım
Senelerdir buradan okurdum “Adını ve yüzünü iyi ezberle “diye bıkmadan paylaştığı güzel Arda’nın fotoğrafını gördükçe empati yapar üzülürdüm.3 evladını kaybeden bir anne olarak ,şimdi anlıyorum ki ;yapmam gereken empatiden fazlasıymış.O gün Mısra Hanım’ la birlikte adalet istemediğimiz için bugün ,üzerinden bir buçuk yıl geçmesine rağmen hala depremdeki yıkımda sorumluluğu olan kamu personelinin yargılanması için izin çıkmadı.Sevgili Mısra, mücadelenin gücüne bugün daha çok inanıyorum,bıkmadan kurduğun cümlenin gücüne bugün daha çok inanıyorum ,güzel oğlun Arda’yı ezberimde yaşatıyorum.
#CorluTrenKatliamı
Geldik, duruşmadayız. Depremde ezgi apartmanında yitirdiğimiz canlarımız için, faillerin hakettiği cezayı alması ve adaletin tecellisi için sonuna kadar hukuki mücadelemiz devam edecek. Kimse endişe etmesin...
Şimdi size bir hukuk garabeti ve büyük bir skandalı anlatacağım.
Depremin üzerinden tam 1 yıl geçti. Herkes unutmayacağız naraları attı.
Sağdaki fotoğraf 3 yıllık Ilgım apartmanına ait. Apartmandaki neredeyse herkes hayatını kaybetti. Toplam 80 kişi hayatını kaybetti.
Soldaki fotoğraf hukukçu arkadaşım Abdullah'ın ailesi. Annesi Hatice Eğilmez, babası Ahmet Eğilmez ve kardeşi Fatma Betül Eğilmez Ilgım apartmanında hayatını kaybetti.
KTÜ'nün hazırladığı bilirkişi raporuna göre bina "KUSURSUZ" bulundu! Sorumlular müteahhitler tahliye edildi!
Kolon yerine kirişten alınan karotlar değerlendiriliyor. Zemin etüdü raporu alınmıyor. Raporun bazı kısımlarında "çoğunlukla uygundur" yazıyor fakat nelerin ve nerelerin uygun olup olmadığı belirtilmiyor.
Ilgım apartmanının yanında bulunan 20-30 yıllık binalar ayaktayken 3 yıllık Ilgım apartmanı KUSURSUZ bulunuyor ve bu apartman yan yatarak yıkılıyor. 80 kişi hayatını kaybediyor!
Gazetecilerin, hukukçuların ve tüm herkesin bu hukuk garabetini görmesi, duyması için lütfen bu ilk tweeti paylaşalım.
#IlgımApartmanıİçinAdalet