Hukuksuz Butlan kararı amacına ulaştı, CHP parçalandı. Erdoğan’a bir seçim daha hediye edildi. Emeği geçenleri milletçe alkışlıyoruz ! Artık bir mucizeye ihtiyacımız var…🇹🇷
Herşey bittiğinde, hepinizi unutmak istiyorum mümkünse..! Butlancısı, değişimcisi farketmez; belki üç beş istisna dışında hiçbirinizin yüzünü görmez, ismini duymaz isek; Kuruluşun ve kurtuluşun partisi CHP özüne dönmüş ve güzel ülkem için bir umut ışığı doğmuş demektir…🇹🇷
Haluk Levent yargılansın ve suç işlemişse cezasını çeksin. Asıl gündem olması gereken mevzu ise aşağıdadır; Hepimizin cebinden çıkacak olan 1,4 milyar dolar ve arada cebine milyon dolarlar atanlar..! Kim yargılayacak bunları ?
1,4 milyar dolar ceza ödeyeceğimiz Barzani ile petrol ticareti hakkında halkı yanıltmayıcı bir bilgiyi vereyim;
2011'de İstanbul'da Powertrans adıyla bir şirket kuruldu. Aslında offshore şirketiydi ve Singapur merkezli fon şirketleri tarafından yönetiliyordu.
Görünürde patronu olmayan Powertrans'ın hiseedarları arasında Türkiye'den, çok manidar isimler yer alıyordu...
Yine 2011'de bakanlar kurulu kararıyla Irak petrollerinin Türkiye üzerinden satın alınması, depolama, iç ve dış pazarlara sevkıyatı için Powertrans'a imtiyaz yetkisi verildi.
Petrolün satın alınıp piyasaya arz sürecine kadar tüm işlemler Powertrans tarafından yürütüldü.
Irak merkezi hükümetinin izni ve iradesi dışında PKK hamisi Barzani ile Türkiye arasındaki bu karlı petrol ticareti Powertrans'a ihalesiz verildi...
Uluslararası Tahkim Mahkemesi'nin son kararı ile birlikte tablo şu;
Powertrans ve Türkiye'deki manidar hissedarları ceplerini doldurdu, 1,4 milyar dolarlık ceza gariban Türk halkına kaldı...
Cumhuriyetçi Güç Birliği’nin aday tanıtım toplantısı, 9 Temmuz 2026 Perşembe günü saat 11.30’da İstanbul Barosu Galata Hizmet Binası Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilecektir. Tüm meslektaşlarımıza saygıyla duyurulur.
Nihat Genç:
“ Yeni bir sistem inşa edeceklermiş, bunların karşısında susuyorsunuz. Tek başına; kimse duymazsa duvara yazarım. Hiçbir şey yapamazsam, vücuduma yazarım, kese kese: ‘Bağımsız Türkiye Cumhuriyeti!’ ”
İnsanların, birey ve toplum olarak “lider” tanımında akıl almaz bir saflıktan da öte cahilliği vardır. Bir lider, ne oyla seçilir ne de atanabilir. Bunun, dünya askeri ve siyasi tarihi bilmemekle de ilişkisi vardır. Halkın lideri araması için korku, endişe ve çaresizlikle boğulma raddesine gelmesi lazımdır.
Bu durum hariç, asla lider aramaz ve lider çıkaramaz.
Lider seçilmez, lider güneş gibi doğar.
Her şeyin bittiği bir an gelmeden, halk lider aramaz…
Dünya tarihinde yer alan liderlerin dört üstünlüğü vardır:
“Cesaret, sürat, sezgi, özgüven.”
•Cesaret:Tehlikeli yaşam coşkusudur.
•Sürat: Herkesin, her şeyin, zamanın önüne geçmektir.
•Sezgi: Mantığın ötesini bilmek, doğrudan bilmek, yol gösterme, içe doğma, ruhsal algılama yoluyla gelen bilgi, geleceği tahmin yeteneğidir.
•Özgüven: Kendi ruhunun bükülmezliğine inanmaktır.
Kapalı kapılar ardında belirlenen listelerin üst sıralarını parselleyerek üst üste altı, yedi dönem milletvekili olanlar, genel başkanın ağzından çıkacak onay için fırıl fırıl dönenler, emekçilerin değil emek sömürenlerin çıkarlarını savunanlar, ne halkın teşkilatında yer almalıdır ne de kürsüde!
Haklarını aradıkları için öğretmenler yaka paça gözaltına alınırken, madenciler tekme tokat dövülürken, halkın kürsüsünü iktidar kurgusu ile parti içi çekişme için kullananlar, iflah olmaz halk düşmanıdır!
İBB Medya A.Ş. Gn. Md.ü #FatoşPınarTürker in savunmasını; özellikle “çıplak arama” ve savcı tarafından çocuklarıyla tehdit edildiği bölümleri dehşet ve öfkeyle okudum. İnsan hakkı ihlali ve psikolojik şiddet, toplumun her kesimi tarafından yerden yere vurulmalıdır..!
Bugün Fenerbahçe’mizin hafızası, onurlu duruşu, bağımsız karakteri kazandı.💛💙
Şan olsun 🇹🇷
Efsane başkanımız Sn.Aziz Yıldırım ve yönetim kuruluna başarılar diliyorum…
En büyük Fenerbahçe 💛💙
#AzizYıldırımlaYeniden#Fenerbahçe#BizimFenerbahçemiz
🗳️ Sayın Aziz Yıldırım, Olağanüstü Seçimli Genel Kurul Toplantımızda aldığı 17.245 oyla Kulübümüzün Başkanı seçilmiştir.
🟡 Aziz Yıldırım: 17.245
⚪️ Hakan Safi: 9.927
Bir arma düşünün…
İçinde yılların emeği, tribünlerin sesi, çocukluğumuzun heyecanı var.
Küçük çocukların gözündeki o umut için, bu sevdayı yarınlara aynı gururla taşıyacağız.
Çünkü bizim Fenerbahçemiz, hepimizin Fenerbahçesi.
Tribünlerde eskiden olduğu gibi hep beraber Samanyolu’nu söyleyeceğiz.
Çünkü bazı şarkılar hiç bitmez…
Sadece yeniden, hep bir ağızdan söyleneceği günü bekler.
💛💙
Mutlak Butlan kararı elbette yargı müdahelesidir.Ancak dün Kıluçdaroğlu’na en ufak eleştiriye “AKP’li” yaftası yapıştıranlar bugün “Hain Kemal” diye bağırıyor; yarın da “Piromuz” diye alkışlayacaklardır..
CHP de “Arınma”, tepeden tırnağa önce bu şahsi ikbalcilerden başlamalıdır…
Bu ülkede 24 yıldır tarihin doğru tarafında durmuş ve hep haklı çıkmış insan sayısı az değil, sadece sesleri duyulmuyor..!
Siyasetçisinden gazetecisine seri olarak hata yapan,öngörüsüz insanların sahnesi haline geldi muhalefet..Pişkinlikleri de cabası, kurtulamıyoruz bunlardan..!
Herkesin dinlemesi gereken bir yayın…Holdinglerin devlet desteğiyle vatanımızın en güzel topraklarına çöküş hikayesi ve destansı bir
mücadele…
Sevgili Esra, bazen gözlerimiz yaşararak ama gururla dinledik, yanınızdayız kardeşim…🇹🇷
@ikizkoydireniyo@timursoykan
🔴DEVLET BİZE BUNU NEDEN YAŞATTI?
🎙️Esra Işık: Burası sadece benim değil, annemin babamın köyü. Burası aslında benim kuşaklarımın köyü. Benim son kalan toprağım. Burada büyüdüm; çocukluğum zeytin ağaçlarının başında, çam ağaçlarının dibinde geçti. Bebekken ananemin, babaannemin kucağında tütün tarlalarındaymışım.
🔗https://t.co/zJ8z3Q7xzG
🎙️@timursoykan ile Cevap Hakkı'nın yeni bölümü ŞİMDİ YAYINDA!
Bursa’da meslektaşımız Av. Hatice KOCAEFE, yürüttüğü bir icra takibi nedeniyle hedef alınarak gerçekleştirilen silahlı saldırı sonucu yaşamını yitirmiştir. Bu saldırı, bir avukata yönelmiş bireysel bir şiddet eylemi değil, savunma hakkına, hukukun üstünlüğüne ve yargının kurucu unsurlarından biri olan avukatlık mesleğine yönelmiş ağır bir saldırıdır. Kuşkusuz ki failler bu cüreti Avukata kinini her koşulda gösteren siyaset ve aynı sıralarda yetiştiğimiz kürsünün öbür yanında oturan “meslektaşlarımızın” tutumlarından almaktadır.
Avukatların mesleki faaliyetleri nedeniyle hedef haline getirilmesi; cezasızlık algısının, kutuplaştırıcı dilin ve mesleği itibarsızlaştıran söylemlerin doğrudan sonucudur. Yargının tüm unsurları ve kamu otoriteleri, avukatların güvenliğini sağlama ve mesleki faaliyetlerini baskı ve tehditten uzak yürütmelerini temin etme yükümlülüğü altındadır.
Bu dosyada yürütülecek soruşturma ve kovuşturmanın etkili, hızlı ve şeffaf şekilde yürütülmesini, fail ya da faillerin, varsa azmettirenlerin en ağır şekilde cezalandırılmasını, Avukatlara yönelik şiddeti önleyici yapısal tedbirlerin derhal hayata geçirilmesini talep ediyoruz.
Avukatlar, görevlerini ifa ettikleri için hedef alınamaz. Savunma susturulamaz.
Meslektaşımızı saygıyla anıyor, ailesine ve tüm meslektaşlarımıza başsağlığı diliyoruz.