Kedilerin gerçekten şifa dağıttıklarına inanıyorum…
Babam akciğer kanseriydi,kedileri sürekli babamın göğsüne atlayıp dururdu ki,normalde o kedi babama gitmezdi
Şuan çok şükür iyi🙏
Can sıkıntısından araştırılabilecek konular:
-Sicim teorisi
-Karanlık madde
Konfüçyüs'ün Öğretileri
- Fermi Paradoksu
- Kuantum Dolanıklığı
- Zaman genişlemesi ve görelilik
-Transhümanizm
- Kayıp Medeniyetler ve Mitler
-Haritacılıkta Siyasi Önyargı
-Biyolüminesans
-Sokak sanatı akımları
- Avrupa'daki Kurt Adam Efsaneleri
- Voynich El Yazması
-Woolpit'in Yeşil Çocukları
Ölçülü bir hayat yaşayın.
Tüketmeyen, kirletmeyen bir hayat..
Her esen rüzgarda savrulmayacağınız,
düzenli bir hayat...
Neyi öğreneceğinize, neyi yapacağınıza kendinizin karar verebileceği bir hayat...
İlber Ortaylı
Usta bir ressamın öğrencisi eğitimini tamamlamış. Büyük usta, öğrencisini uğurlarken çırağına:
“Yaptığın son resmi, şehrin en kalabalık meydanına koyar mısın?” demiş.
“Resmin yanına bir de kırmızı kalem bırak. İnsanlara, resmin beğenmedikleri yerlerine bir çarpı koymalarını rica eden bir yazı iliştirmeyi de unutma.” diye ilave etmiş.
Öğrenci, birkaç gün sonra resme bakmaya gitmiş. Resmin çarpılar içinde olduğunu görünce üzüntüyle ustasının yanına dönmüş. Usta ressam, üzülmeden yeniden resme devam etmesini tavsiye etmiş.
Öğrenci resmi yeniden yapmış. Usta, yine resmi şehrin en kalabalık meydanına bırakmasını istemiş. Fakat bu kez yanına bir palet dolusu çeşitli renklerde boya ile birkaç fırça koymasını söylemiş. Ayrıca, insanlardan beğenmedikleri yerleri düzeltmelerini rica eden bir yazı bırakmasını önermiş.
Öğrenci denileni yapmış. Birkaç gün sonra bakmış ki resmine hiç dokunulmamış. Sevinçle ustasına koşmuş.
Usta ressam şöyle demiş:
“İlkinde, insanlara fırsat verildiğinde ne kadar acımasız bir eleştiri sağanağı ile karşılaşılabileceğini gördün. Hayatında resim yapmamış insanlar dahi gelip senin resmini karaladı.
İkincisinde ise onlardan müspet, yapıcı ve olumlu olmalarını istedin. Oysa yapıcı olmak eğitim gerektirir. Hiç kimse bilmediği bir konuyu düzeltmeye cesaret edemedi.”
• Emeğinin karşılığını, ne yaptığını bilmeyen insanlardan alamazsın.
• Değer bilmeyenlere sakın emeğini sunma.
• Asla bilmeyenle tartışma.
Dostoyevski şöyle der:
Eğer sende şu nitelikler açıkça görülüyorsa - masumiyet, fedakârlık, iyilik, yüksek ahlaki değerler, dürüstlük, içtenlik, merhamet ve herkese duyulan sevgi…
Eğer kimseye kin tutmuyorsan…
O hâlde sen, hiç şüphesiz bir ‘aptalsın’!
“İyileşme zordur çünkü insanın içinde sürekli bir çatışma vardır.
Korkmuş ve sadece güvende olmak isteyen içindeki çocuk…
Öfkeli ve adalet arayan içindeki ergen…
Ve artık yalnızca huzur isteyen, yorulmuş bugünkü sen.”
İnsan uzun süre yorgun, kırgın ya da baskı altında yaşadığında beyin “önce güvenlik” der, “zevk sonra.” Bu yüzden eski neşenizi aradıkça bulamazsınız; çünkü neşe zorla çağrılan bir duygu değildir. Güven ve dinlenme geri geldiğinde kendiliğinden ortaya çıkar. Yapmanız gereken neşeyi kovalamak değil, sizi bu kadar yoran şeyi fark etmek. Neşe çoğu zaman bir sonuçtur, sebep değil.
İnsanların algısını yönetmek işte bu kadar kolaydır. Algı mühendisliği özellikle sosyal medya mecralarında öne sürülen trol ordularıyla gerçekleşiyor. Türk ulusu olarak zihnimize, algılarımıza, tarih, kültür ve değerlerimize sahip çıkalım.
“Tanıdığım en güzel insanlar yenilgiyi, acıyı, mücadeleyi, kaybı yaşamış olan ve diplerden çıkış yolunu kendileri bulmuş insanlardır. Güzel insanlar öylece ortaya çıkmazlar; onlar oluşurlar..”
• elisabeth kübler