kadri kıymeti üzerine büyük sözleri sinema tarihçilerine bırakıyor, bu dünyanın gördüğü; gelmiş geçmiş en yakışıklı adamı, en tekrarlanamaz gülüşü, en ihtişamlı gözleri sevgiyle uğurluyorum.
Çok sayıda insan iyi niyetlerle Disk başkanı, vekillik vb yakıştırarak yazıyor. Ömrüm temsilden kovulan büyük çoğunluğun temsil gücü edinmesi, kendi kendini yönetmesi iddiasını somutlayacak mücadeleler ile geçti.
Asla böylesi pozisyonlarda yerim olmayacağının bilinmesini isterim
Haydi arkadaşlar.
Hepimizin bir gün öleceği kadar, hepimizin bir gün emekli olacağı da tartışmasız. Herkes bunu imzalamalı.
Bir saat gibi bir sürede yalnızca 96 imzacı üzücü. Bir saatte olamayabilir de, birkaç saatte binlere, birkaç günde yüz binlere, birkaç ayda milyonlara çıkmalı imzacılar.
Haydi arkadaşlar.
https://t.co/gMJrGos7jD
Onların örgüt, kadro, mücadele tarzı ve inançlarından fersah fersah uzağız artık. Bize düşen onları sevgiyle, özlemle anmak.
Her 30 Martta ruh halimiz Turgut Uyar'ın şiirindeki gibi biraz da: "Boktan bir kış geçirdik/ kanımız bile doğru dürüst akmadı/ bir sürü çocuğu öldürdüler"
Bu duruşun sanat tarihinde bir adı da var: Rückenfigur. Friedrich ile özdeşleşmiştir çünkü onun figürleri manzarayı değil, kendi içlerini seyrederek bizi de düşünmeye zorlar.
https://t.co/5vSM0spiPx
Van Gogh’un otoportrelerinde her bir çift göz, bambaşka bir Van Gogh gibi bakar.
Kimi bir fırtına gibidir, kimi ise derin bir sessizlik...
Peki sizce, bu gözlerden hangisi acıyı fısıldıyor, hangisi direnişi haykırıyor?
Bir Allahin kulu, bir tane Endustri muhendisi, bir tane optimizasyondan anlayan insan bu karar vericiye böyle dev Sehir hastanesi yapmanın ve işletmenin mantiksiz olugunu soylemedi mi? Saat 10’da hastami acil doktora gosterecegim. Saat 9:30’da hastanedeyim. Ben hastanenin icindeki trafik yogunlugundan giremedim. Hasta ambulans ile trafikte giremedi. Hastanin yakini 3 kişi birbirini bulamadi. Saat 10:40 itibari ile doktora ulastik. Üstelik hastane yönetiminden tanıdık bulduk. O sayede bile bu kadar eziyeti cektik. Boylesi devasa hastaneyi yonetmek, her gün binlerce hastayi ve calisani buraya taşımak gerçekten akıl karı degil. Bu ve benzeri tesisleri yapmak kaynak israfı ve vatan hainligi. Bu kadar para harcamak yerine daha küçük 300-500 yataklı ihtisas hastaneleri ve bölge hastaneleri insaa etmek daha mantikliydi. Bu kararları verenleri tarih ve gelecek nesiller affetmeyecektir.
Annem 7 yıldır yumurtalık kanseriyle mücadele ediyor. Sürekli tekrarlıyor ve bugüne dek neredeyse kesintisiz ameliyatlar, kemoterapiler ile yaşamayı sürdürdü. Son kertede artık kemoterapilere yanıt vermediği noktada, doktorlar yurt dışında yeni çıkan bir akıllı ilacın işe yarayabileceğini söylediler. İlacın bir kürü 18.000 dolar. İlacı aldık, alırken özel sigorta karşılamıyor ama alıp kullandıktan sonra özel sigorta parasını anneme ödedi. Bir kür kullanıp yaptırdığı tetkiklerden sonra ilacın işe yaradığını gördü doktorlar. Ve ikinci kürü alacak. İşe yarayan bir ilacı SGK'nın, her vatandaşın yaşam hakkını koruması gereken devletin ödemesi gerekmez mi? Parayı denkleştirenin hayatını kurtarabilecek tedaviye erişebildiği ve denkleştiremeyenin ölüme terk edildiği bu sistem kabul edilebilir mi? @saglikbakanligi@drmemisoglu
İşçi Katili Çalık'tan Hesap Soracağız
Hakkını arayan bir işçinin, Erol Eğrek'in ölümüne neden olan Çalık Holding önüne çağırıyoruz.
10 Mayıs Cumartesi 15.30
Çalık Holding Önü
TKP İstanbul İl Örgütü
Çalık Holding’ten tazminat alacaklarını almak için on yıla yakındır mücadele eden işçi kardeşimiz, holding güvenliklerince dövülerek öldürüldü..
https://t.co/GoCJ8d5c2T
“kriz nesnelliği, bir alternatif olarak sosyalizmin, toplumda yaygın meşruiyete ve itibara kavuşması için sahneyi hazırlayıp sola armağan etmektedir.” https://t.co/F3X4XlrrWY
Bu işler hep adına orta sınıf denen küçük burjuva eşeklerin sırf kendi çocuklarını kurtarma sevdasından çıktı. Açık ve dürüst olalım pek çok insan parasız eğitim için mücadele etmek yerine kolaya kaçıp biraz para verir okuturuz dedi. Buyurun okutun şimdi.
Faşizmin önemli veçhelerinden biri kitle zorbalığıdır. Kitlenin duyguları nereye sürüklenirse hukuk onu takip eder. Bu zorbalığa boyun eğenlerin bilmesi gereken şey şudur: Kitle zorbalığının nerede duracağı hiç belli olmaz!
Yusuf Şaylan'la birlikte Sahaflar Çarşısı'nda yaklaşık 40 hafta boyunca yüzlerce kitap üzerine konuştuk.
Söyleşi dizimizi geçtiğimiz hafta sona erdirdik.
Yeni yıl hediyesi olarak yaptığımız tüm söyleşileri tek bir linkte bir araya getirdik.
Başta Yusuf ağabey olmak üzere okuyan, eleştiren, takip eden herkese teşekkürler.
Ahlaken ne durumdayız? Köyü. Nasıl? Ahlaksızlık artık endüstrileşmiştir ve her tarafa yayılmaktadır. Hem de tam hızıyla. Bu sadece genel yaygın bir durum değildir toplumumuzda. Ahlaksızlık artık para etmektedir. İstenen, arzulanan ve gerekirse pazarlanabilen bir yetenek olmuştur.