@KolayAnaliz Hocam sizi yeni keşfettim. Fomo'ya sebep olanlar, ben demiştim, ben biliyorum diyenlerden sonra videolarınız can suyu gibi geldi. Sakin anlatımınız ve tevazulu duruşunuz için teşekkür ederim. Lütfen video çekmeye devam edin, çok faydalı oluyor. Saygılar.
@whatagreata@tiarazen Maddi sebepler yüzünden 15 günde bir gidiyordum ve benzer sancılar 15 günde bir gidince de işliyor. Kişinin içsel motivasyonu ile ilgili bence sürecin ilerleyişi.
FON SEÇİMİNDE HERKESİN BAKTIĞI YER GETİRİ, KAZANDIRAN YER BAŞKA: Tam Rehber
Değerli arkadaşlar, fon seçimini daha önce ana hatlarıyla anlatmıştım. Bugün işin mutfağına ineceğiz: Profesyonellerin baktığı rasyolar neler, çeşitlendirme gerçekte nasıl yapılır ve en önemlisi, "ben portföyümü dağıttım" sanırken aslında ne yapmış oluyorsunuz. Bu yazıyı kaydedin; her fon alımından önce açıp bakın.
TEFAS'ta yeterli likiditeye ve yatırımcıya sahip 1.378 fon var. Çoğu insan bu listeye girip getiri sütununa göre sıralıyor, en üstteki fonu alıyor ve işi bitti sanıyor.
Bu, gözü kapalı araba kullanmaya benzer. Çünkü getiri size sadece "ne kazandırdı" sorusunun cevabını verir. Asıl sorulması gereken soru şudur: Bu fon bana bu getiriyi kazandırırken beni NE KADAR RİSKE ATTI?
İşte bu sorunun cevabını veren rasyoları anlatacağım. Hepsi TEFAS'ta ve fon karşılaştırma sitelerinde ücretsiz duruyor; sadece bakmayı bilmek gerekiyor.
Sharpe Oranı. Bu, işin kalbidir. Aldığınız her bir birim risk karşılığında, risksiz getirinin üzerinde ne kadar kazandığınızı ölçer. Basitçe: Aynı getiriyi sağlayan iki fondan, daha az riskle sağlayan daha değerlidir. Genel kabul şudur: Sharpe oranı 1'in üzerindeyse, o fon aldığı riske değen bir yönetim sergiliyor demektir. Yüksek olan tercih edilir.
Sortino Oranı. Sharpe'ın rafine hali. Sharpe bütün dalgalanmayı risk sayar; oysa yukarı yönlü dalgalanma yatırımcıyı üzmez, aşağı yönlü olan üzer. Sortino sadece AŞAĞI yönlü dalgalanmayı hesaba katar. Yani "bu fon beni ne kadar acıttı" sorusunun cevabıdır. Oynak piyasalarda Sharpe'tan daha anlamlıdır.
Maksimum Düşüş. Bence küçük yatırımcı için en kritik rakam bu. Fonun ilgili dönemde gördüğü en yüksek seviyeden, sonrasındaki en düşük seviyeye kadar yaşadığı en büyük değer kaybını gösterir. Yani size şunu söyler: Bu fona girseydiniz, en kötü anda kaç para eksi görecektiniz? Neden kritik? Çünkü insanlar fonları getirisi düşük olduğu için değil, düşüşe dayanamayıp dipte sattıkları için kaybediyor.
Rakamlarla örnekleyeyim: Bu yılın ilk yarısında öne çıkan fonlardan biri yüzde 6,99'luk maksimum düşüşle yatırımcısını en az sarsan fon olurken, teknoloji temalı bir fon çok daha derin bir düşüşle yatırımcısını psikolojik olarak en çok zorlayan fon oldu. İkisi de kazandırdı; ama biri yolculuğu rahat, öbürü işkence yaptı.
Calmar Oranı. Fonun yıllık getirisinin, o dönemde yaşadığı maksimum kayba bölünmesiyle bulunur. Yani "bu fon büyük bir sarsıntıdan sonra ne kadar hızlı toparlanıyor" sorusunun cevabı. Toparlanma gücünü ölçer.
Beta ve Standart Sapma. Standart sapma fonun oynaklığını gösterir. Beta ise fonun karşılaştırma ölçütüne, yani genelde endekse ne kadar duyarlı olduğunu. Betası 0,5 olan bir fonda endeksteki yüzde 1'lik hareket, fonda yaklaşık yüzde 0,5 olarak yansır. Yükseliş beklediğiniz dönemde yüksek betalı, düşüş beklediğiniz dönemde düşük betalı fon mantıklıdır.
RASYOLARIN DIŞINDA BAKILACAK 4 ŞEY
İstikrar. Tek bir dönemin getirisine bakmayın. 1 aylık, 3 aylık, 6 aylık, yılbaşından bu yana ve 1 yıllık getirileri yan yana koyun. Aradığınız şey her dönemde birinci olmak değil; her dönemde üst dilimde olmaktır. Bir kez patlayıp sonra sönen fon, şans eseri doğru yerde bulunmuş olabilir; istikrarlı olan ise yönetim kalitesini gösterir.
Fon büyüklüğü. Çok küçük fonlar kapanma riski taşır ve likidite sorunu yaşayabilir. TEFAS'ta anlamlı karşılaştırma yapmak isteyenler genelde 100 milyon lira büyüklük ve 100 yatırımcı alt sınırı koyar; siz de benzer bir filtre kullanın.
Yönetim ekibi ve şirket. Fonun arkasındaki ekip en az performans kadar belirleyicidir. TEFAS'ta fonun yöneticisini ve portföy yönetim şirketini görebilirsiniz. Aynı yöneticinin diğer fonlarına bakın; başarısı tek bir fonda mı, yoksa yönettiği her yerde mi tekrarlanıyor? Bazı şirketler belirli alanlarda uzmanlaşmıştır; birinin hisse tarafı, diğerinin Eurobond tarafı güçlüdür.
Karşılaştırma ölçütü. Her fonun bir kıyas ölçütü vardır. Fon yüzde 40 kazandıysa ama ölçütü yüzde 50 kazandıysa, o yönetici değer katmamış, tam tersine değer kaybettirmiştir. Asıl aradığımız şey ölçütün üzerine çıkabilmektir; buna alfa denir.
ŞİMDİ İŞİN EN ÖNEMLİ KISMI: ÇEŞİTLENDİRME
Burada çoğu yatırımcının düştüğü büyük bir yanılgı var ve bunu duymanız lazım.
Çeşitlendirme, çok sayıda fon almak DEĞİLDİR. Çeşitlendirme, birbirine benzemeyen varlıklar tutmaktır.
İşin matematiği şu: Portföyünüze eklediğiniz ikinci varlık, birincisiyle tam korelasyonluysa, yani ikisi hep aynı yönde hareket ediyorsa, risk hiç azalmaz. Riskin gerçekten azalması için varlıkların birbiriyle çok düşük, sıfıra yakın ya da negatif korelasyona sahip olması gerekir. Yani mesele varlık SAYISI değil, varlıkların birbirine BENZEMEME derecesidir.
Şimdi bunu Türkiye gerçeğine uygulayalım, çünkü asıl tuzak burada.
Diyelim ki 5 farklı portföy şirketinden 5 ayrı hisse senedi fonu aldınız. Kendinizi çok çeşitlendirilmiş hissediyorsunuz, değil mi? Peki o 5 fonun içine baktınız mı? Büyük ihtimalle beşi de aynı büyük BIST şirketlerini taşıyor. Yani 5 fon aldınız ama aslında tek bir riski, yani BIST'in yönünü 5 kez satın aldınız. Endeks düştüğünde beşi birden düşecek. Buna çeşitlendirme değil, ÇEŞİTLENDİRME YANILSAMASI denir.
Peki nasıl kontrol edeceksiniz? Fonların KAP'taki portföy dağılım raporlarını indirip ilk 10 pozisyonlarını yan yana koyun. Örtüşme fazlaysa, o fonlardan birini elinizde tutup diğerine ihtiyacınız yok demektir.
GERÇEK ÇEŞİTLENDİRME NASIL YAPILIR?
Gerçek çeşitlendirme, farklı motorlarla çalışan varlıkları bir araya getirmektir. Katmanları şöyle düşünün:
Varlık sınıfı katmanı. Hisse, borçlanma araçları, para piyasası, kıymetli maden ve döviz bazlı varlıklar. Bunlar farklı ekonomik koşullarda farklı davranır. Faiz yükselirken borçlanma araçları ve para piyasası, faiz d��şerken hisse öne çıkar. Kriz anında altın parlar. Yani biri üzülürken öbürü sevinir; aradığımız tam olarak budur.
Sektör katmanı. Aynı sektöre yığılmayın. Döngüsellik yazımı okuyanlar bilir: Petrol yükselince rafineri kazanır, havacılık kaybeder. İkisini birden taşıyan, hangi yöne giderse gitsin bir tarafını korur.
Coğrafya katmanı. Portföyün bir kısmını yurt dışı varlıklara yatıran fonlarla dengelemek, tek ülke riskini azaltır. Türkiye'ye özgü bir şok yaşandığında bu bacak sizi korur.
Vade katmanı. Paranızın bir kısmı acil ihtiyaç için likit fonlarda dursun; asıl birikim uzun vadeli fonlarda büyüsün. Valör farklarını bilin: Hisse fonlarında satış emrinden sonra paranın hesaba geçmesi birkaç iş günü sürer, para piyasası fonları ise genellikle aynı gün valörlüdür.
AMA ABARTMAYIN: AŞIRI ÇEŞİTLENDİRME TUZAĞI
Şimdi madalyonun diğer yüzü. Çeşitlendirme iyi diye 20 fon almayın. Buna literatürde "diworsification", yani çeşitlendirerek kötüleştirme deniyor.
Aşırı çeşitlendirmenin 3 zararı var: Portföyünüz o kadar dağılır ki getiriniz kaçınılmaz olarak ortalamaya yakınsar, yani hiçbir zaman anlamlı bir kazanç sağlayamazsınız. İkincisi, hepsini izleyemezsiniz; sınırlı zamanı olan bireysel yatırımcı için bu ciddi bir sorundur. Üçüncüsü, sürekli alım satım işlem maliyetlerini artırır ve getirinizi tırpanlar.
Benim önerim şu: Küçük ve orta ölçekli portföyler için 4 ila 6 fon fazlasıyla yeterlidir. Yeter ki o 4-6 fon birbirinden gerçekten farklı olsun. 3 farklı motorla çalışan 4 fon, aynı motorla çalışan 15 fondan iyidir.
PRATİK KURGU: ÇEKİRDEK VE UYDU
Uygulanabilir bir yapı vereyim.
Portföyünüzün büyük kısmını, mesela yüzde 70-80'ini ÇEKİRDEK yapın: İstikrarlı, Sharpe oranı yüksek, maksimum düşüşü makul, dengeli ya da karma fonlar. Bu kısım hızlı zenginleştirmez ama sizi ayakta tutar.
Kalan yüzde 20-30'u UYDU yapın: Tematik fonlar, teknoloji, kıymetli maden, belirli sektör fonları. Yüksek getiri potansiyeli buradadır ama oynaklığı da buradadır.
Ve yılda 2 ya da 4 kez dengeleme yapın. Uydu kısmı çok kazandıysa büyümüştür; bir kısmını kesip çekirdeğe aktarırsınız. Bu, otomatik olarak "yüksekten sat, düşükten al" yapmanızı sağlar; hem de duygularınıza hiç sormadan.
SON UYARILAR
Geçmiş getiri geleceğin garantisi değildir; bunu ezberleyin. Bir fon geçen sene birinci oldu diye bu sene de olacak diye bir kural yok.
Yönetim ücretine bakın; TEFAS'ta gördüğünüz getiriler bu ücret düşülmüş nettir ama uzun vadede küçük ücret farkları bileşik getiride dağ gibi büyür.
Fonun içine bakın; TEFAS size dağılımı, KAP ise tek tek pozisyonları verir.
Ve en önemlisi: Kendi risk profilinizi bilin. Gece uykunuzu kaçıran fon, getirisi ne olursa olsun sizin için yanlış fondur. Çünkü uyuyamayan yatırımcı, er ya da geç en kötü anda satar.
Fon seçimi, getiri sıralamasının en üstündekini almak değildir; size uyan riski, en verimli şekilde taşıyan fonu bulmaktır. Ve çeşitlendirme, çok şey almak değil; birbirinin yerine geçmeyen şeyler almaktır. Portföyünüzde 10 fon varsa ve hepsi aynı gün aynı yöne hareket ediyorsa, sizin 10 fonunuz yok; 10 kere aynı fonunuz var.
Faydalı bulduysanız RT ve kaydet yapmayı unutmayın
#fon #tefas #yatırım #çeşitlendirme #portföy #finansalokuryazarlık #YatırımTavsiyesiDeğildir
@isfahanta Allah'ın boyası ayetini anımsattı bana bu motif. Ama uygun bir isme çeviremedim. Sıbgatullah demek fazla mı iddialı olur diye düşündüm :). Bu bağlamda bir şeyler düşünülebilir belki. Ben bulamadım :)
Her piyasanın kendine ait bir pusulası, hatta birkaç pusulası var. Bunları bilen insan sabah ekranı açtığında körlemesine bakmaz; havanın nereden estiğini görür. Bugün size BIST, Nasdaq, altın ve gümüş için bu pusulaları tek tek anlatacağım. Bu yazıyı kaydedin; başucu rehberi olsun.
Dünyada paranın gideceği yeri belirleyen tek bir soru vardır. "Risksiz getiri ne kadar?" Amerikan tahvili size hiç risk almadan yüksek getiri veriyorsa, dünyadaki bütün riskli varlıklar bu rakamla yarışmak zorunda kalır. Bu yüzden aşağıda sayacağım göstergelerin çoğu, dönüp dolaşıp aynı yere, yani paranın maliyetine bağlanır.
BIST İÇİN PUSULALAR
Borsa İstanbul'un yönünü belirleyen ana göstergeler şunlar:
Dolar/TL kuru ve oynaklığı. Kur BIST için çift taraflı çalışır. Sakin ve öngörülebilir bir kur, yabancının en sevdiği ortamdır; çünkü yabancı dolar bazında kazanmak ister, kur kaçarsa hisse yükselse bile o kaybeder. Kurun ani sıçraması ise borsada satış getirir. Ama uzun vadede kur artışı ihracatçı şirketlerin lehinedir; yani kur, endeksin geneline düşman, ihracatçıya dosttur.
CDS, yani ülke risk primi. Bence BIST'in en az bilinen ama en değerli göstergesi budur. CDS, dünyanın Türkiye'ye borç verirken istediği sigorta primidir; düşüyorsa güven artıyor, yükseliyorsa alarm çalıyor demektir. CDS genellikle borsadan ÖNCE hareket eder. Sabah CDS'e bakmak, o gün tahtanın havasını ölçmenin en kestirme yoludur.
Yabancı akımları. Merkez Bankası her hafta menkul kıymet istatistiklerini yayınlar; yabancının hisseye mi tahvile mi para koyduğunu siyah beyaz görürsünüz. 2 duraklı tren yazımda anlattım: Şu an para tahvil vagonunda oturuyor. Hisse sütunu haftalarca üst üste şişmeye başladığında, ralli sinyali oradan gelir.
TCMB faizi ve fonlama maliyeti. Faiz sadece manşetteki politika faizi değildir; asıl bakılacak yer bankaların gerçek fonlama maliyetidir. Örtülü faiz yazımda anlattığım gibi, politika faizi sabitken bile fiili faiz oynayabilir. Faiz aşağı giderse bankacılık, GYO ve borçlu şirketler; yukarı giderse nakit zengini şirketler öne çıkar.
Enflasyon verisi ve reel getiri. Mevduatın enflasyonu yendiği dönemde para borsadan kaçar; yenemediği dönemde borsaya ve reel varlıklara koşar. Basit ama belirleyici.
Küresel hava: ABD vadelileri, DAX ve MSCI Türkiye ETF'i. BIST açılmadan önce dünyanın fotoğrafı çekilir. Cuma gecesi ABD'de işlem gören Türkiye ETF'i, tahtamız kapalıyken yabancının bize nasıl baktığını gösterir. Gün içinde de Avrupa borsaları yoldaşımızdır; DAX öksürürse BIST nezle olur.
Petrol ve emtia fiyatları. Türkiye enerjide dışa bağımlı olduğu için petrol yükselişi cari açığı ve enflasyonu bozar, endeksi baskılar; ama rafineri ve enerji hisselerini uçurur. Yani petrol BIST için tek yönlü bir sinyal değil, sektör rotasyonu sinyalidir.
NASDAQ İÇİN PUSULALAR
Nasdaq'ın kaderini belirleyen şey aslında tek bir kelimeyle özetlenebilir: FAİZ. Ama detay önemli.
ABD 10 yıllık tahvil faizi ve reel faiz. Teknoloji şirketlerinin değeri, bugünkü kârlarından çok GELECEKTEKİ kârlarına dayanır.
O gelecekteki kârı bugüne indirgerken kullanılan iskonto oranı da tahvil faizidir. Faiz yükselince gelecekteki kâr bugün daha az değerli olur ve teknoloji hissesi diğer hisselerden daha sert düşer.
Ölçülmüş bir ilişki bu: Nasdaq 100 ile ABD reel faizleri arasındaki 30 günlük korelasyon zaman zaman eksi 0,83'e kadar iner; yani neredeyse mükemmel ters hareket. Hatta güncel bir Schwab notunda, tahvil faizleri ile hisseler arasındaki negatif korelasyonun 1997'den beri en yüksek seviyede olduğu belirtiliyor. Kısacası Nasdaq izlemek isteyen adam, ekranının bir köşesinde daima 10 yıllığı tutar.
Fed beklentileri. Faiz kararının kendisinden çok, piyasanın Fed'den ne beklediği önemlidir. Enflasyon ve istihdam verileri bu beklentiyi değiştirdiği anda Nasdaq tepki verir. Fed tutanakları yazımda anlattım; bazen tek bir cümle bütün tabloyu çevirir.
Çip endeksi SOX. Bu, Nasdaq'ın öncü göstergesidir ve çoğu kişi bakmaz. Yarı iletken şirketlerini içeren SOX endeksi, teknoloji döngüsünün lokomotifidir. Çipçiler dönerse, birkaç gün içinde bütün teknoloji tahtası döner. Nitekim bu yıl çip hisselerindeki sert dönüşün ardından Nasdaq 100'de yarım trilyon dolara yakın değer hareketi görüldü.
VIX, yani korku endeksi. Piyasanın gelecek 30 gün için beklediği oynaklığı ölçer. VIX düşükken herkes rahatt��r, yükseldiğinde para riskten kaçar. VIX'in dipte olduğu ve sonra sert sıçradığı anlar, genellikle sert satışların habercisidir; rehavetin en yüksek olduğu yerde tehlike başlar.
Dolar endeksi DXY ve büyük şirket bilançoları. Güçlü dolar, kârının önemli kısmını yurt dışından elde eden teknoloji devlerinin bilançosunu aşındırır. Ve tabii birkaç dev şirket, endeksin kaderini tek başına belirleyecek ağırlıkta; onların bilanço günleri, endeksin bilanço günüdür.
ALTIN İÇİN PUSULALAR
Altın için 4 tane ana pusula var ve sıralaması da önemlidir.
Birincisi ve en önemlisi: REEL FAİZ. Altın faiz ödemez. Bu yüzden faizden enflasyon çıkınca geriye kalan gerçek getiri yükselirse, altın tutmanın maliyeti artar ve altın baskılanır. Reel faiz düşerse ya da negatife dönerse altın parlar. Dikkat: Nominal faiz değil, REEL faiz.
Nitekim geçen hafta yazdığım altın paradoksunun cevabı da buydu; faiz yükselirken altın da yükseliyorsa, enflasyon beklentisi faizden hızlı koşuyor demektir.
İkincisi: Dolar endeksi DXY. Altın dünyada dolarla fiyatlanır. Dolar güçlenince altın diğer ülkeler için pahalı hale gelir, talep düşer. Aralarında güçlü bir ters korelasyon vardır. Kural basit: DXY aşağı, altın yukarı; DXY yukarı, altın baskı altında.
Üçüncüsü: Jeopolitik risk ve güvenli liman talebi. Savaş, kriz, salgın, siyasi çalkantı; korku arttığında para altına kaçar. Bu, altının en eski işlevidir ve hiç değişmedi.
Dördüncüsü: Merkez bankası alımları. Bu, son yılların en güçlü ve en az konuşulan destek unsurudur. Çin başta olmak üzere merkez bankaları rezervlerini dolardan altına kaydırıyor ve bu alıcılar fiyata bakmadan alıyor. Çin Merkez Bankası'nın alım serisi 21 ayı geçti. Piyasada böyle bir fil yürürken klasik korelasyonlar bükülebilir; bunu bilin.
Bir de yardımcı gösterge: Altın ETF'lerindeki toplam varlık miktarı. ETF stoku artıyorsa batılı yatırımcı altına giriyor demektir.
GÜMÜŞ İÇİN PUSULALAR
Gümüşün en kritik özelliği şudur: Gümüş 2 kimlikli bir metaldir. Hem altının küçük kardeşi hem sanayinin hammaddesi. Bu yüzden hem altının bütün göstergelerinden hem de sanayinin göstergelerinden etkilenir.
Altının kendisi. Gümüş genellikle altını takip eder, ama daha sert. Altın yükselirken gümüş daha çok yükselir, düşerken daha çok düşer. Yani gümüş, altının kaldıraçlı halidir; kazandırırken sevindirir, kaybettirirken canınızı yakar.
Sanayi talebi ve büyüme verileri. İşte güm��şü altından ayıran şey bu. Gümüş elektriği en iyi ileten metaldir; güneş paneli, elektrikli araç, 5G baz istasyonu, elektronik, hepsi gümüş tüketir. Bu yüzden PMI gibi imalat sanayi verileri, Çin'in büyüme rakamları ve temiz enerji yatırımları doğrudan gümüş fiyatına yazar. Altın korkuyla beslenir, gümüş hem korkuyla hem fabrikayla beslenir.
Altın/Gümüş rasyosu. Bu, ikisi arasındaki en pratik pusuladır: 1 ons altın almak için kaç ons gümüş gerektiğini gösterir. Rasyo tarihsel olarak yüksekse gümüş altına göre ucuz, düşükse pahalı kabul edilir. Ayrıca rasyonun kendisi bir ekonomi göstergesidir: Ekonomik belirsizlik ve korku döneminde para altına kaçtığı için rasyo YÜKSELİR; ekonomik genişleme ve sanayi talebinin güçlü olduğu dönemde gümüş öne geçtiği için rasyo DÜŞER. Yani rasyonun yönü, piyasanın korkuda mı iştahta mı olduğunu söyler.
Reel faiz ve DXY. Altındaki mekanizmanın aynısı gümüş için de geçerli; gümüş de getirisi olmayan bir varlıktır ve dolarla fiyatlanır.
BUNLARI NASIL KULLANACAĞIZ?
Şimdi bu göstergeleri tek tek ezberlemek yerine, aralarındaki mantığı görün; asıl güç orada.
Bakın zincir nasıl işliyor: ABD'de enflasyon verisi geliyor. Veri yüksek çıkarsa Fed'in faiz indirmeyeceği fiyatlanır. Tahvil faizi yükselir. Tahvil faizi yükselince dolar güçlenir. Güçlü dolar ve yüksek reel faiz altını ve gümüşü baskılar. Yüksek faiz teknoloji hisselerinin iskonto oranını artırdığı için Nasdaq düşer. Risk iştahı azalınca para gelişen piyasalardan çıkar; Türkiye'nin CDS'i yükselir, kur oynar, BIST satış görür. Tek bir veri, 4 piyasayı da domino gibi deviriyor. İşte bu zinciri gören insan, "borsa neden düştü" diye sormaz; düşeceğini zaten sabahtan bilir.
Ama son derece önemli bir uyarı yapayım, bu yazının en kıymetli cümlesi bu olabilir: KORELASYONLAR SABİT DEĞİLDİR. Bu ilişkiler çoğu zaman çalışır, ama her zaman değil.
Altının hem faizle hem kendisiyle birlikte yükseldiği günler gördük; sebebi merkez bankası alımları ve kağıda güven kaybıydı. Bu yüzden bu göstergeleri mekanik bir formül gibi değil, bir DOKTORUN tahlil sonuçlarına bakması gibi kullanın: Hiçbir tahlil tek başına teşhis koydurmaz, ama hepsi birden bir tablo çizer.
Göstergelerin çoğu aynı yönü işaret ediyorsa, o yön güçlüdür. Birbirleriyle çelişiyorlarsa, piyasa kararsızdır ve o zaman en doğru pozisyon çoğu zaman beklemektir.
Piyasa size yönünü söyler, ama sizin dilinden değil, kendi dilinden söyler. O dili öğrenen için borsa bir kumarhane olmaktan çıkar, okunabilir bir haritaya dönüşür. Ekranınızın bir köşesinde daima şunlar dursun: ABD 10 yıllık faizi, dolar endeksi, VIX, CDS ve yabancı akımları. Bu 5 rakam, dünyanın nabzıdır.
Faydalı bulduysanız RT ve kaydet;
#borsa #bist100 #nasdaq #altın #gümüş #makro #yatırım #finansalokuryazarlık #YatırımTavsiyesiDeğildir
@tiarazen Statü ve kaynaklar için rakipler. Bu yüzden psikolojik ihtiyaçlarını erkeklerle karşılamak yerine eşleri ile karşılıyorlar. Bu da "daha üstün" olan grubun "daha zayıf" olan gruba bağımlılığını ortaya çıkarıyor. Güzel bir çağrışım oldu benim için. Yazmak çok zor, ilgilenenler için
@tiarazen Baba illa biyolojik olmak zorunda da değil. Musa'yı firavun, İsa'yı Meryem'in nişanlısı Yusuf, peygamberi de Ali'nin babası Ebu Talip büyütüyor. Hepsinin hayatında baba figürü var :)
@ElitFinans@aydincaglar67 Hocam hozlanacak ne demek, googlea sordum ama bir sonuç alamadım. Piyasalarla ilgili bir terim mi, pek bilgim yok şimdiden teşekkür ederim
📚 Bu hediyeyi kaçırmayın:
Herkese ulaşması adına 1 kişiye M. Asım Köksal'ın islâm Tarihi eserini hediye ediyorum. Burda 3 donanımlı hoca + kadromuz sizi bekliyor olacak. Medrese, artık evinizdedir.
—Rt ve yorumda bir salavat yeterlidir.
—Perşembe akşamı açıklarım biiznillah.