ATATÜRK,
Hem MASON LOCALARINI,
Hem de TARİKATLERİ,
kapatmıştı.
Neden?
Bunların aralarındaki BAĞ neydi?
Kısa süre sonra ZEHİRLEDİLER.
ATATÜRK ÖLDÜ ve MASONLAR & TARİKATLER serbest kaldılar.
Meseleyi hala anlamadınız mı?
Dünya rekoru gümrük vergisi ödemene rağmen, paket başına en az 200EUR masraf çıkardılar!
150EUR'a kadar vergi ödemeyen Avrupalı paket başına sadece 2EUR ödeyecek diye ayağa kalktı!
Ben eşeğim diyene semer vuran çok olur. Avrupalı belli ki değil!
@tcbestepe@akparti@omercelik@oktay_saral
Şimdi anladınız mı yahudi lobisinin neden Atatürk’ü “dinsiz, imansız, yahudi/ingiliz uşağı.” diye pazarladığını. Çünkü dünyada başka hiçbir lider yoktur ki bunların kurmaya çalıştığı dünya düzenini yıkıp; istismar ettikleri çocuklara “milli egemenlik ve çocuk bayramını” armağan etmiş olsun. Elbet bir gün gerçeği göreceksiniz.
Evet, 45. saniye açıkça duyulan “annecim” çığlığından sonra bir kez daha soruyoruz; DEPREMDE ENKAZDAN SAĞ ÇIKARILIP TEDAVİ ALTINA ALINAN KAYIP ÇOCUKLAR NEREDE?
Bence Epstein dosyasında en önemli belgelerden biri bu.
Antalya Rixos otelden Sebla Soydan, Epstein’e yazıyor:
“Sayın Epstein, Kızların bizimle olan eğitimlerinin başarılı geçtiğini duymaktan memnuniyet duyuyoruz.
Her ikisi de çok sevimli kişiliklere sahip ve verimli çalıştılar. İhtiyaç duyduğunuz her an size yardımcı olmaktan mutluluk duyarız.
Fettah Tamince dr elinden gelenin en iyisini yapıyor.
Saygılarımla, SEBLA”
2011 yılında Burak Oğraş da bu otelde öldürülmüş, telefonu kaybolmuştu. Babası 15 yıldır sosyal medyada adalet arıyor! Hatta oğlunun +18 görüntülere denk geldiğini söylüyordu.
Sebla ve Fettah Tamince hakkında soruşturma başlatılmalı, Epstein bağlantıları didik didik edilmeli. Bildiği her şeyi anlatmalı.
Bu konu mühim.
En az suriyeliler kadar tehlikeliler.
Yaptıkları şey güzel olabilir ama Antalya’da yoğun bir rus nüfusu var, Hatay bir plebisit sonucu geri alınmışken ve önümüzde kırım gibi bir örnek varken Antalya’daki bu nüfus üzerine uzun uzun düşünülmesi gerekiyor. Hepsi ekseri mülk sahibi, tabelalar rusça.
Hal böyle olunca sahiplenip temizlemelerinde bir beis görünmüyor, alkış tutmak yerine takkeyi önümüze koyup düşünmemiz gerekiyor.
❌ Temu yok
❌ Uber yok
❌ PayPal yok
❌ Booking yok
❌ Discord yok
❌ Airbnb yok
❌ Roblox yok
❌ Starlink yok
❌ Wattpad yok
❌ Threads yok
❌ Amazon Global yok
❌ Apple Pay yok
❌ Google Pay yok
❌ Samsung Wallet yok
❌ Pringles yok
❌ Yangın uçağı yok
❌ Vize randevusu yok
❌ Yeterli et t��ketimi yok
❌ Alım gücü yok
❌ Kaliteli operatör yok
❌ Özgür yurt dışı alışverişi yok
❌ Hastane randevusu yok
❌ Deprem planı yok
❌ Yapı denetimi yok
❌ Tarafsız medya yok
❌ Gıda denetimi yok
❌ Vergide adalet yok
❌ Gençlik festivali yok
❌ Yönetimde şeffaflık yok
❌ Torpilsiz mülakat yok
❌ Vizesiz Avrupa yok
❌ Yeterli demiryolu hattı yok
❌ Kamuda tasarruf yok
❌ Yeşil alan yok
❌ Ekonomik özgürlük yok
❌ Temiz çevre yok
❌ Bisiklet yolu yok
❌ Teknoloji üretimi yok
❌ Kira denetimi yok
❌ Sansürsüz TV - sanat yok
❌ Paranın değeri yok
❌ Bağımsız üniversite yok
❌ Adalet yok
❌ Eşit yurttaşlık hakkı yok
❌ Halk iradesi yok
❌ Sandık güvenliği yok
❌ Yaz saati uygulaması yok
❌ Eğitimde kalite yok
❌ Tarım yok
❌ Şehir planlaması yok
❌ Diplomanın anlamı yok
❌ Uygun tatil imkanı yok
❌ Öğrenciye ev yok
❌ Liyakat yok
❌ Muhalif CB Adayı yok
❌ Girişimciye destek yok
❌ Hızlı internet altyapısı yok
❌ Basın özgürlüğü yok
❌ Veri güvenliği yok
❌ Öğretmene kadro yok
❌ Siyasi etik yok
❌ Musluktan içilebilir su yok
❌ İfade özgürlüğü yok
❌ Yeterli öğrenci yurdu yok
❌ LGBT hakları yok
❌ Ucuz ulaşım yok
❌ Bağımsız yargı yok
❌ Emeğin karşılığı yok
❌ Sokakta can güvenliği yok
❌ Mal güvenliği yok
❌ Gençlerin umudu yok
❌ Emeklinin geçimi yok
❌ Çalışanın güvencesi yok
Ampul var, yersen.
Abdullah Öcalan’ı “barış elçisi” diye pazarlayanlar, önce şu fotoğraflara baksınlar:
21 Ekim 1993, Siirt - Baykan - Derince Köyü.
Gece yarısı PKK’lı teröristler köye baskın yaptı.
Köydeki insanları zorla okul bahçesine topladılar.
Aralarında 3 aylık bebeklerden 7-8 yaşındaki çocuklara kadar masum siviller vardı.
Sonra taramaya başladılar.
22 sivil şehit edildi:
- 13’ü çocuk,
- 9’u yetişkin,
- Aralarında kundakta bebekler, hamile kadınlar vardı.
İşte o katliamın emrini veren bebek katili Abdullah Öcalan’dı.
Şimdi kalkıp bu alçağı “barış elçisi” diye yutturmaya çalışıyorlar.
Derince’nin yetim kalan çocukları,
o gece kurşunlanan anneler,
kundakta şehit edilen bebekler size “barış” mı dedi?
Asla unutmayacağız.
Asla affetmeyeceğiz.
Katliamın hesabı sorulacak.
Bebek katili Öcalan ve onun siyasi uzantıları,
eninde sonunda bu milletin vicdanında ve adalet önünde hesap verecek.
Derince Köyü Katliamı’nı unutanı Allah unutmasın.
Şehitlerimizin ruhu şad, mekânı cennet olsun.
@1Sehitoglu@idrisTugunmus12
🇹🇷 #DerinceKatliamı #Unutmadık #Unutturmayacağız
Hanımla Kızılay'da yemek yiyoruz, güm diye bir ses geldi. Sonra insanlar koşmaya başladı. Bir öğrendik bomba patlamış. Gün üniversite sınavının olduğu gün. Haberlere bir baktık, gencecik çocuklar. Sınav stresini atmak için Kızılay'a inmişler. Parçasını bulamadılar bazılarının