📍 DİYETİSYENLER TBS’DE
Son yıllarda toplu beslenme yapılan kurumlarda (okullar, yurtlar, hastaneler, bakım merkezleri, askeri birlikler, fabrika yemekhaneleri) art arda yaşanan gıda zehirlenmesi vakaları, Türkiye’de gıda güvenliği konusunun ne kadar kritik olduğunu bir kez daha ortaya koyuyor. Bu vakalar sadece sağlık açısından değil, aynı zamanda kurumların güvenilirliği ve toplumsal risk yönetimi açısından da ciddi sonuçlar doğuruyor.
Bu noktada DİYETİSYEN istihdamının artırılması, sadece beslenme hizmetinin güçlendirilmesi değil, besin güvenliği zincirinin sağlamlaştırılması anlamına gelir. Çünkü toplu beslenme hizmetlerinde diyetisyenler kurum mutfaklarında besin alımından depolamaya, hazırlamadan pişirmeye, servis ve dağıtıma kadar tüm sürecin içinde yer alarak besin güvenliği zincirinin bütünlüğünü sağlar. Hijyen ve sanitasyon uygulamalarının doğru yürütülmesinde, üretim aşamalarının standardizasyonunda ve kurumlara uygun beslenme hizmetinin sürekliliğinde etkin rol üstlenir. Böylece besin güvenliğini etkileyen süreçler tesadüfe bırakılmadan, bilimsel bir çerçevede yönetilir.
Diyetisyenin bulunmadığı kurumlarda; menü yönetimi, gıda hazırlama süreçlerinin standardizasyonu ve beslenme hizmetinin planlanması çoğu zaman konu uzmanlığı olmayan personelin inisiyatifine kalır. Bu boşluk, gıda kaynaklı risklerin artmasına neden olur.
Dolayısıyla toplum sağlığının korunması için:
• Her toplu beslenme kurumunda diyetisyen varlığı güçlendirilmeli,
• Kamu kurumlarındaki diyetisyen açığı belirgin biçimde kapatılmalı,
• Beslenme hizmeti, yalnızca operasyonel değil, uzmanlık gerektiren bir alan olarak ele alınmalıdır.
Toplum sağlığı, güçlü bir gıda güvenliği sistemiyle korunur. Bu sistemde ise bilimsel bakış açısıyla çalışan diyetisyenler kritik rol alır.
@GSB_KYGM@gencliksporbak@OA_BAK@saglikbakanligi@drmemisoglu@tcailesosyal@mebpgm
Kamuoyunun dikkatine,
Beslenme ve Diyet Dergisi’nde yayımlanan Hülya Gökmen Özel hocamızın 2020-2025 KPSS Diyetisyen Atamaları” çalışması, son beş yılda kamu kurumlarına yalnızca 1.798 diyetisyenin atandığını bilimsel verilerle ortaya koymaktadır.
Bu sayı, ülkemizin artan obezite yükü, kronik hastalıkların önlenmesi ve nitelikli beslenme hizmetlerinin sağlanması açısından kritik düzeyde düşüktür.
Türkiye Diyetisyenler Derneği’nin yeni yönetimine ve kıymetli hocamıza teşekkür eder, atama sayılarının artırılması için yetkilileri göreve davet ederiz.
Çalışmanın tamamını okumak için:
https://t.co/eqnvuVhXU3
@drmemisoglu@Yusuf__Tekin@OA_BAK@memetsimsek@saglikbakanligi@mebpgm@halksagligigm@suayipbirinci@memindemirkoltr@TDD_Dyt_Der
Küçücük odamda, Süleymaniye Camii’nin inşaatına harç taşırken kendimi bir anda Roma’da, Michelangelo’nun karşısında sohbet ederken buldum. Neyse, şimdi de İstanbul’a dönüyorum…
Ustam ve Ben
Kızlar, geçmişte yıllarca hormon ilacı kullanmış ve bir adım ileri gidememiş birisi olarak, pcosun tek tedavisi beslenme ve spor. Diyet değil. Komple beslenme düzeninizi yenileyeceksiniz. Asla çocuğun olmaz denilen pcostan, yumurta kaliten çok iyi hiç kist yok noktasına geldim.
Ülkemizde obezite ve beraberinde getirdiği kronik hastalıklar artmış durumda, diyetisyenin doğru yönlendirmesiyle mücadele edilebilir. Diyetisyenlere adil kadro verilmelidir.
#SağlıktaLisansaAdilKadro
Girdiğimiz küçük topluluklarda bile Diyetisyeniz dememizle soruların arkasının kesilmemesi Diyetisyene talep olduğunu ancak hizmetin yeterince ulaştırılmadığını göstermektedir. Diyetisyenlerin ulaşılabilirliğinin artmasını talep ediyoruz @saglikbakanligi#Kamuya5BinDytAta
Sayın Memişoğlu ,
Diyetisyen istihdamı, yalnızca bireysel sağlığı değil, halk sağlığı ve sağlık sisteminin sürdürülebilirliğini de doğrudan etkileyen kritik bir yatırımdır. Kronik hastalıkların %70’inin beslenmeyle ilişkili yaşam tarzı faktörleriyle önlenebilir olduğu göz önüne alındığında, koruyucu sağlık hizmetlerinde diyetisyenlerin rolü vazgeçilmezdir.
Diyetisyenlerin birinci basamak sağlık hizmetlerine entegre edilmesi, kişi başı yıllık ortalama 2.000–3.000 TL’lik sağlık harcamasını azaltma potansiyeline sahiptir.
Bariatrik cerrahi, onkoloji, yoğun bakım ve pediatri gibi alanlarda yapılan çalışmalarda, beslenme uzmanı bulunan sağlık ekiplerinde komplikasyon ve yeniden hastaneye yatış oranlarının %20-30 oranında azaldığı gösterilmiştir.
Diyetisyen istihdamının artırılması, yalnızca bireylerin değil, toplumun genel sağlığının iyileştirilmesi ve sağlık sisteminin ekonomik yükünün azaltılması açısından stratejik önemdedir.
#Kamuya5BinDytAta
@drmemisoglu@suayipbirinci@saglikbakanligi@halksagligigm@sbsggm@vedatbilgn@profdrorhanates
Türkiye Beslenme ve Sağlık Araştırması (TBSA) 2019 sonuçlarına göre, yetişkin bireylerde obezite prevalansı %31,5 olarak saptanmış olup, kadınlarda %39,1, erkeklerde ise %23,1 oranında obezite görülmektedir.
Buna karşılık 👇
Türkiye’de diyetisyenlik hizmetleri henüz yaygın ve sistematik bir yapıya kavuşmamıştır.
Diyetisyenlerin birinci basamak sağlık hizmetlerinde yer alma oranı daha düşüktür ve bireylerin çoğu bu hizmetlere ya özel sektör aracılığıyla ulaşmakta ya da yalnızca ileri evrelerde sağlık kuruluşlarına başvurmaktadır.
Oysa diyetisyenlerin, obezite gibi önlenebilir halk sağlığı sorunlarında erken aşamada devreye girmesi, bireysel düzeyde yaşam kalitesinin artmasına, toplumsal düzeyde ise sağlık giderlerinin azalmasına katkı sağlamaktadır.
Bundan dolayı,
Sağlık Bakanlığı'ndan daha fazla diyetisyen alımını talep ediyoruz.
#ObeziteiçinRekorDyt
@drmemisoglu@suayipbirinci@saglikbakanligi@halksagligigm@sbsggm@vedatbilgn@profdrorhanates@drummugulsen@oerdem42@resulkurt34@drmemisoglu@suayipbirinci@sbsggm
Kronik hastalıkların en başında gelen obeziteyi ülkemizde bir an evvel kontrol altına alınması gerekiyor
Gizli pandemi obezite dur diyelim
@RTErdogan#CBobeziteİçinDytAta
Bu, Piyanist filminden kesilmiş bir sahne değil.
Gerçek bir soykırım!
Gazze'de işlenen insanlık suçu!
İnsanlığın bittiğinin resmi!
Sosyal Darwinizm'in / orman kanunlarının hâkim olduğu bir dünya bu!
#GazzedeKatliamVar#GazzedeSoykırımVar#GazaGenocide
https://t.co/fGoFCMrhOa