BAŞIMIZ SAĞOLSUN 😢😢
Başakşehir ilçe kadrosundayken intihar eden Mehmet ERBİL kardeşimizin maalesef az önce hastaneden vefat haberi geldi
Günler süren yoğun bakım mücadelemizi kaybettik 😢😢
Rabbim ailesine güç kuvvet versin
Avukatlarımızla, tüm süreçte adli idari olarak ailenin yanında olacağız. Yenge Hanımın da bizden tek talebi budur. Aileyi yalnız bırakmayalım. Sadece gerçekler neyse o ortaya çıksın ‼️
İntihar eden Polis Memuru
Mehmet ERBİL’in eşi Büşra Hanım ilk kez konuştu
Sosyal medyada ve haber sitelerinde dolaşan iddiaları sorduk
Buyrun kendisinden dinleyelim !
- Polis Çocukları yardımlaşma ve dayanışma derneği ile
@poliscocuklarYD
- ‘Kolluk Der’ olarak ailemizin yanındayız. @KollukDer
İç İşleri Bakanlığımızın da bu konuyu en ince ayrıntısına kadar araştıracağını umuyoruz.
Gerçek ne ise ortaya çıkmalı
Mobing iddiası var.
Mobing insanlık suçudur ‼️
@TC_icisleri@mustafaciftcitr@CHPMuratBakan@umitozdag@MDervisogluTR@dbdevletbahceli
@KollukDerHukuk @KollukDer @asliihankc@Asli3616@SancaktarSamet
Emniyet Genel Müdürü
Maalesef Öteki Dünyaya göç eden, aramızdan ayrılarak bizleri yasa boğan Polislerimizle ilgili
Tek bir tweet, taziye, başsağlığı mesajı paylaşmayarak geleneğini devam ettirdi
Bizler de şaşırmadık tabi..
Ama o Kutsal soru elbet birgün sorulacak.
HAKKINIZI HELAL EDİYOR MUSUNUUZZZ⁉️
BUGÜN GERÇEKLEŞEN BASIN AÇIKLAMASINDA ÖNE ÇIKANLAR
Otomobilini götürdüğü araç muayene istasyonunda çalışanlar tarafından darp edilmesi sonucu hayatını kaybeden polis memuru Melih Okan Keskin için Yenimahalle TÜVTÜRK önünde açıklama yapıldı.
Emekli Polis Aileleri Derneği, Emniyet Teşkilatı Sendikası, Kamu Teşkilatları Sendikası, Emniyet Teşkilatı Vazife Malülleri ve Şehit Aileleri Vakfı (EMŞAV) Kolluk-Der ile Şehit ve Gazi Çocukları Yardımlaşma Derneği'nin katılımıyla yapılan ortak basın açıklaması, Emekli Polis Aileleri Derneği Başkanı Latife Meltem Yasankal tarafından okundu.
Açıklamada, "Bugün burada sadece bir taziye için değil, bir isyan ve bir adaletsizliği haykırmak için toplandık. Henüz 44 yaşında, iki evlat babası, ömrünü bu vatanın asayişine adamış Polis Memuru Melih Okan Keskin, hizmet almak için geldiği bu istasyonda, insanlık onuruna sığmayan bir zorbalıkla hayattan koparılmıştır" ifadelerine yer verildi.
Keskin'in yaşadıklarının "basit bir kavga" olarak nitelendirilemeyeceği belirtilerek, "Polis memuru Melih Okan Keskin'in yaşadıkları, sistematik bir sorunun, kurumsal bir sorumsuzluğun ve mesleki bir vefasızlığın hazin tablosudur" denildi.
"TÜVTÜRK derhal kamulaştırılmalıdır"
Kamera görüntülerine işaret edilen açıklamada, şunlar kaydedildi:
"Olayın ilk anından itibaren, sanki karşılıklı bir arbede varmış gibi açıklama yapanlar, kamera kayıtları ortaya çıkınca sus pus olmuşlardır. Melih kardeşimiz tek bir yumruk sallamamış, sadece canını korumaya çalışmıştır. Gerçekleri örtbas etmek için 'kavga' kılıfına sığınanlar, bu cinayetin manevi ortaklarıdır. Hizmet vermesi gereken bir istasyon, ne zamandan beri bir 'infaz alanı' haline gelmiştir? 'Artık personelimiz değil' diyerek elinizi bu kandan yıkayamazsınız. Sabıka kaydı kabarık şahısları bünyenizde barındırıp, olay anında 25-30 personelinizin bir insanı linç etmesini nasıl açıklayacaksınız? Bu cinayete zemin hazırlayan bu TÜVTÜRK derhal kamulaştırılmalıdır."
Açıklamada, Keskin'in ameliyata girerken eşinin elini öperek veda ettiği hatırlatılarak, "Onun yarım kalan hikayesi, hepimizin hikayesidir. Bu davanın sadece bir 'asayiş' vakası değil, bir haysiyet davası olduğunu ilan ediyoruz.
Bugün burada can çekişen bir adalet sisteminin, işlemez hale gelmiş hukuk normlarının ve bir linç kültürünün ortasında kalan emniyet teşkilatının çığlığını duyuruyoruz.
Çünkü bu sistem, polisi canını kurtarmak ile özgürlüğünü kurtarmak arasında imkansız bir tercihe zorlamaktadır. 'Ölürse şehit, vurursa suçlu' düzeni son bulmalıdır.
Kolluk kuvvetlerinin can güvenliğini ve yetki kullanımını popülist yaklaşımlardan ve yargı baskısından kurtaracak yasal düzenlemeler derhal hayata geçirilmelidir" değerlendirmesi yapıldı.
Ankara’da bir araç muayene istasyonunda yaşanan ve maalesef bir polis memurumuzun hayatını kaybetmesiyle neticelenen hadise, hepimizi derinden üzmüştür.
Yaşanan olayda hem insani açıdan büyük bir vicdansızlık, hem de kurumsal ciddi bir yönetim zaafiyeti olduğu açıktır. ‘İş akdini feshetmek’ vs klişe bir mesaj yayınlamak, kimseyi sorumluluktan kurtarmaz.
Polisimizin, bir aile babasının ve herşeyden önce bir vatandaşımızın böyle bir vandallıkla hayatını kaybetmesinin hesabı mutlaka sorulacaktır. Sürecin tamamı, polisimize uzanan TÜM ELLER cezasını buluncaya kadar titizlikle takip edilecektir.
Polis Memurumuz Melih Okan Keskin’e Cenab-ı Hak’tan rahmet, ailesine, sevenlerine ve Türk Polis Teşkilatımıza başsağlığı diliyoruz.
Polise bunu yapanlar vatandaşlarımıza neler yapar.
Görüntüler ihbar kabul edilip, saldırıyı gerçekleştiren herkes adalet önünde hesap vermelidir.
#AnkaradaPoliseAdalet
Dün bu fotoğrafı ben çektim❗
Bir kadının kocası, bir çocuğun babası yatıyor burda.Yıllarca kavgaları ayırmak için sayısız anonsa gitti, bir tartışma sonunda kendisi elini bile kaldırmamış olmasına rağmen onlarca başıboş katil sürüsü tarafından katledildi..
#AnkaradaPoliseAdalet
TÜVTÜRK istasyonunda dövülerek katledilen polis memuru Melih Okan Keskin’in 2 gün önce 44 yaşına girdiği ve iki çocuk babası olduğu ortaya çıktı. #AnkaradaPoliseAdalet
Polis memurunun eşi Emel Keskin çarpıcı detayları anlattı:
“Aracın park lambasının yanmadığını söylüyorlar. Eşim tekrar dışarı çıkıp arabayı çalıştırdıktan sonra park lambasının yandığını görüyor ve tekrar içeri geliyor. 'Park lambam yanıyor' diyor. İçerideki görevli şahıslar ‘Artık geçti, burada kamera kaydı vardı; ama şu an yapacak bir şey yok. Dışarıdaki kamera bizi ilgilendirmez’ diyerek, eşimi gönderiyorlar. Ama alay eder bir şekilde ‘Geçmiş olsun, yarın tekrar gelirsiniz’ diyorlar.
Eşim de 'Yetkili kimse yok mu' diye sorduğunda, ‘Burada bir bayan mühendisi var, onunla görüşebilirsin’ diye yönlendiriyorlar. Eşim bayanın yanına gidiyor, orada onunla konuşurken bir ağız dalaşı meydana geliyor ve sonucunda 20-30 kişi toplanıp eşimi darbetmeye başlıyorlar. Eşim bu darp esnasında diğer vatandaşlar tarafından kurtarılmaya çalışırken daha fazla darbedildiğini söyledi.
Sonra eşim tekrar dışarı çıkıyor, darp raporu almak için eline telefonu alıyor, 112’yi arıyor. Bu esnada biri eşimin üstüne doğru arabayı sürüyor. Hatta kamera kayıtlarında eşimin ayağının ezildiği gözüküyor. Sonra eşim 'Ne yapıyorsun' falan diye el kol hareketi yapıyor. Sonra eşim telefon görüşmesi yaparken araçtan inen şahıs şiddetli bir şekilde eşime bir yumruk atıyor. Eşim bu yumruk darbesiyle sarsılıyor, düşmüyor, kendini toparlıyor. Tekrar eşimin üzerine yür��yorlar. Yani 3 ayrı olay var; ama 2’nci olayda yumruk darbesiyle eşim sarsılıyor. Ardından eşim tek başına arabasına atlayıp darp raporu almak için onkoloji hastanesine gidiyor.
Ben hastanedeyim bir olay oldu darp raporu alacağım. Sen çocukları al' diyor. Sonra tomografinin sonucunu söylemek için tekrar görüştüğümüzde 'Beynimde kanama varmış, beni ameliyat edecekler' dedi.
Eşime, 'Melih ne oldu' diyorum; ‘Kavga oldu, dayak yedim, 20-30 kişi üstüme saldırdı’ dedi. Sonra hastaneye gittim. Doktor bana eşimin beyninde 7 milimlik bir kayma olduğunu, kanamasının olduğunu, açık bir ameliyat olacağını, zor bir ameliyat olacağını, ameliyattan çıktığında felç kalabileceğini, her türlü ihtimali söyledi. Eşim ameliyata girerken benim elimden tutarak ‘Seni seviyorum, kedine iyi bak, çocuklarıma iyi bak’ dedi. Benim eşim elimi öpe öpe ameliyata girdi. Benim eşim bir yumrukla hayatını kaybedecek bir insan değildi. Hayatının baharında gitti. Ardında 2 çocuğunu bıraktı. Hayallerimiz yarım kaldı. 2 çocuğum babasız kaldı. Eşim olay yerinden ambulansla sevk edilmedi. Kimse tarafından ambulans çağırılmadı. Kendi şahsi aracımıza binip hastaneye darp raporu almaya gitti. Eşim bir tane bile yumruk sallamamış. Sadece kendini savunmaya almış. Canını kurtarmaya çalışmış. Her şeyimiz yarım kaldı. Çok gençti, 44 yaşındaydı. 2 gün önce doğum günü vardı. Sadece yumruk atandan şikayetçi değilim zaten. Herkesten şikayetçiyim.
Olayın daha çok araştırılmasını ve aydınlanmasını istiyorum. Firma 'Bizim personelimiz değil, eski personelimiz' diyor. Hayır kendi personelleri. Sonuna kadar bu olayın arkasında olacağım. Elimden geldiğince güçlü olmaya çalışacağım. Bu personelin sabıka kaydı varmış. Avukatımız dosyayı inceledi. Savcılık dosyasını inceledi. Olaya karışan, darbeden 25-30 kişiyi şirket avukatları temsil ediyor. Adamı darbettikleri yetmiyormuş gibi gelip utanmadan bir de hepsi şikayetçi oluyorlar. Melih vefat edene kadar ne bir açıklama ne bir özür ne bir telefon hiçbir şey yok. Öldüğünde de artık işin ucu kendilerine de dokunacağını anladıkları zaman açıklama yapma gereği duyuyorlar. 20 kişinin darbettiği bir insan orada tek başına bırakılıyor. Kocaman bir şirket olayı örtbas etmeye çalışıyor. Eşim sadece kendini koruma altına almaya çalışmış"
Kaynak: Aykırı
Kürt sorunu diye bir şey yoktur! Eziyeti, çileyi çeken TÜRK’tür!
Kürtler 300 kişi gelip batıda iş yapabiliyor. Batıdan giden adam doğuda lokanta, bar, inşaat vs. açamaz, açtırmazlar…
Okuldan uzaklaştırılmaları, toplumdan tecrit edilmeleri hatta YPG’nin kontrolündeki bölgeye tehcir edilmeleri gerekiyor. Milletin vergileriyle, devletin okullarında devlete ve millete düşman şerefsizlerin barındırılmaması lazım. Kimi seviyorlarsa onunla yaşasınlar.
🔻Müstafi Tümamiral Cihat Yaycı:
“Benim dinimin kurucu önderi Hazreti Muhammed Mustafa'dır.
Benim devletimin kurucu önderi Mustafa Kemal Atatürk'tür.
Bunlardan başkasına kurucu önder demem.”
11. Yargı Paketi TBMM’de Kabul Edildi. "Kasten Öldürme ve Yaralama, Uyuşturucu, Dolandırıcılık, Hırsızlık, Yağma ve Sahtecilik Gibi Suçlar İndirimden Yararlanabilecek"
Polis ve Askerin Gece Gündüz Çalışarak Yakaladığı Kriminal Tipler Yeniden Sokağa Bırakılıyor. #PolisiDuyunArtık
@kamuhaberleri1 Bu demek oluyor ki 2026 nın 10. Ayından önce erken seçim olacak oy lazım...muhtemel seçim sonrası 2026'nın 11. Ayı çalışmalarımız devam ediyor...
Polis/Emniyet Teşkilatı Ekstra Bütçe İstemiyor. 2002 Yılından Önceki Özlük Haklarına Sahip Olmak, Elinden Alınan Haklarının İadesini İstiyor. Mesleki İtibarını İstiyor. Kısaca İnsanca Yaşamak İstiyor. #PolisBütçeBekliyor
3.12.2002 Polisin Sorunlarının Çözümüne Yönelik Çalışmalar Hızlandırıldı. Emniyet Polisin Özlük Hakları İle İlgili Rapor Hazırladı. 23 Yıl Sonunda "Özlük Çalışmaları Devam Ediyor, Çok Yakında İyileştirme Müjdesi Verilecek, Dar Kapsamlı" Çalışmalar Devam Ediyor #PolisBütçeBekliyor