Hangi dergiler başvuruya açık?
Kolayca gör, indeksine ÜAK puanına göre dergi bul, makaleni gönder!
TURAN İndeks - Türk Dünyası Akademik İndeksi
🔗 https://t.co/ZxjWnbY4Yn
Akademide çözüm bekleyen bazı sorunlar bulunmaktadır:
1) Dışarıdan doktora yapanların doçentlikte ders verme şartına takılması: Üniversitede ders verme imkânı bulunmayan kişilerin bu şart nedeniyle doçentlik başvurusu yapamaması ciddi bir mağduriyet oluşturuyor. Bu konuda alternatif ve esnek düzenlemeler getirilmeli.
2) Doçentlik ve profesörlük kadrolarında uzun bekleme süreleri: Gerekli akademik şartları sağlayan birçok akademisyen yıllarca kadro bekliyor. Üniversiteler arasındaki farklı uygulamalar azaltılmalı, daha şeffaf ve öngörülebilir bir sistem kurulmalı.
3) Hakemlik sorunu: Akademik dergilerde hakem bulmak giderek zorlaşıyor. Hakemliğin yeterli karşılığının olmaması da bu sorunu büyütüyor.
4) Kitap bölümlerinde nitelik sorunu: Akademik yükseltme ve puan kaygısıyla artan kitap bölümü üretimi, birçok alanda niteliğin geri planda kalmasına ve akademik değerinin tartışılır hâle gelmesine yol açıyor.
5) Üniversiteler arasında akademik yükseltme kriterlerindeki uçurum: Aynı ünvan için bir üniversitede yeterli görülen akademik birikim, başka bir üniversitede yetersiz kalabiliyor. Daha adil ve öngörülebilir bir sistem gerekiyor.
…Online Eğitim Duyurusu 17 Ağustos 2026 Bugün…
📌Değerli Takipçilerimiz,
Ebsco tarafından düzenlenen “"Oku ve Yayımla" - Ücretsiz Açık Erişim Yayın Yapma” eğitimine davetlisiniz.
Cumhuriyet ile yaşıt bir asırlık çınar olan Gençlerbirliği Spor Kulübü 103 yıllık mazisiyle yetiştirdiği “zeki, çevik ve ahlaklı” sporcularıyla, misafirperver seyircisiyle, sadık taraftarıyla Türk futbolunda eşsiz bir konuma sahiptir.
Yıllarca birçok sportif başarıya imza atmış kulübümüz, önemli bir spor okulu ve örnek gösterilecek bir spor ekolüdür.
Bugün oynanan mücadelede, bir çocuğumuzun üzerindeki Fenerbahçe formasının çıkarılmaya çalışıldığı görüntüler bizleri derinden üzmüştür.
Bu saygısızlık yalnızca minik bir Fenerbahçe taraftarına değil; 103 yıllık Gençlerbirliği tarihine yapılmıştır.
Yaşanan bu hadise, ne futbolun değerleriyle ne de Gençlerbirliği’nin tribün kültürüyle bağdaşır.
Hele ki söz konusu olan küçük bir çocuksa, bu durum açıkça kabul edilemez bir davranıştır.
Bizim için rakip takımın formasını giyen bir çocuk her şeyden önce bizim çocuğumuzdur.
Yaşanan bu münferit olayı kınıyor, minik Fenerbahçeli evladımızın ve ailesinin yaşadığı üzüntüyü paylaşıyoruz. Her bir seyircinin tribünde kendini güvende hissetme hakkının ve futbol sevgisinin yanında olduğumuzu özellikle vurguluyoruz.
Bu üzücü olayın takipçisi olacağımızı, küçük çocuğumuzu tuttuğu takımın formasıyla en kısa sürede tesislerimizde ağırlamak istediğimizi kamuoyunun bilgisine sunarız.
Her konuda kıskandığımız Norveç’i biraz inceliyeyim dedim.
Dumur oldum, bu kadar da olmaz yani.
Adamlar 1905’e kadar İsveç krallığı altındayken ayrılıp bağımsızlıklarını ilan ediyorlar.
Yine monarşiyle devam etmek istiyorlar ama kralları ve dolayısıyla kraliyet aileleri yok.
Kral aramaya çıkıyorlar.
Kral aramak ne ya diyeniniz olmuştur kesin. :))
Arıyorlar işte.
İlk teklif ayrıldıkları İsveç kraliyet ailesine yapılıyor, bi prensinizi verir misiniz, kral yapacağız diye. Reddediliyorlar.
Sonra Danimarka’ya bakıyorlar. Orada uygun, iskandinav kökenli, denizci eğitimli, genç ve erkek evlatlı bir prens buluyorlar. Adı Prens Carl. Teklif Prens Carl’a götürülüyor. Adam öyle efendi ve olgun ki, hemen atlamıyor mevzuya. Tevazu gösteriyor. Böyle olmaz, halk uygun görürse teklifi kabul ederim diyor.
12-13 Kasım 1905’te referandum yapılıyor. %79 oyla Norveç Kralı oluyor ve Haakon VII adını alıyor. (Eski Norveç krallarının ismi, geleneği devam ettiriyor.)
Norveçliler şahane bir kral seçtiklerini sonra farkediyorlar. Hani adam gibi adam bulmuşlar.
2. Dünya Savaşında Nazi ordularına ve Hitlere karşı direniyor, teslim olmuyor. Piyangoyla kral olduğu ülkesine gerçek krallık yapıyor ve savaşta Norveç direnişinin sembolü oluyor.
Böyle krala can kurban. Parlamentoyu destekleyip ülkenin bugünkü refah seviyesine gelmesinde de başrolü oynuyor.
Hikayeye ve adama bak arkadaş.
Aykut Kansu “1908 Devrimi” başlıklı, tam manasıyla ezber bozucu eserinde 1908 Meşrutiyet Devriminin sanılanın aksine askeri bürokrasinin tepeden inme gerçekleştirdiği bir rejim değişikliği olmayıp liberal taleplere dayalı bir halk hareketinin sonucu olduğunu ileri sürer. Bu çerçevede, İttihatçıların ırkçı ve korporatist bir siyasi programa bağlı oldukları iddiasının da temelsizliğini savunur.
[Kansu’nun çalışmasının dikkat çeken bir özelliği de İletişim Yayınları arasında İttihatçı hareketten olumlu yönde söz eden tek kitap olması 🤓]
1996 yılında, İtalya doğumlu bir dalgıç olan Cristina Zenato, Bahamalar kıyılarında rutin bir dalış yaparken bir köpekbalığının kendisine yaklaştığı bir an yaşadı. Saldırmadı. Bunun yerine, etrafında daireler çizmeye başladı ve ağzının derinliklerinde sıkışmış bir balıkçılık kancasını ortaya çıkardı.
Çoğu insan donup kalırdı. Cristina uzandı ve kancayı çıkardı.
Köpekbalığı, daha sonra Sisli Göz olarak adlandırıldı, sonrasında ona geri döndü ve dalışlarında sürekli görünmeye devam etti. Sanki söz reef boyunca yayılıyordu. Tek tek, diğer yaralı köpekbalıkları ona yaklaşmaya başladı; her biri kendi kancasını taşıyor, sessiz bir yardım talebinde bulunuyordu.
Sonraki 20 yıl boyunca Cristina, köpekbalıklarından yaklaşık 300 kanca çıkardı. Bunu, ailesi ve arkadaşlarının güvenliği için endişe duyarak şiddetle karşı çıkmalarına rağmen yaptı. Asla zarar görmedi.
Bugün o, Köpekbalığı Fısıldayanı olarak biliniyor; bu unvanı sabır, güven ve bu yaratıkların korkulmak yerine anlaşılmayı hak ettiğine dair sarsılmaz bir inançla kazandı.
Korku, içgüdülerini yönettiğinde amaca boyun eğer.
Şeyh SAİD ayaklanmasının odak noktalarından biri, Lice'ydi. On binden fazla silahlı aşiret mensubuyla kuşatılmıştı.Devleti temsil eden Lice kaymakamı Asım beyin elinde sadece on kişilik müfreze vardı, bir de kendi beylik tabancası, hepsi buydu, e tabii direnebilmeleri mümkün değildi, rehin alındılar, kaymakam Asım bey, eşi Sehavet hanım ve iki yaşındaki kızları Selma, rehine takasında kullanılmak üzere kaçırıldılar,
Sehavet hanım altı aylık hamileydi, kâh yürüyerek kâh katırlara bindirerek, Lice'yle Hani arasındaki iki bin metre yükseklikteki dağlara götürüldüler, kara kış ortasında kar yağışı altında, tek tük evlerden oluşan metruk mezralarda, zifiri karanlık mağaralarda tutuldular..
İki ay kadar süren Şeyh Said kalkışması nisan ayının başında bastırıldı ama, rehinelerin kurtarılması mayıs ortasını buldu, Mürsel paşa komutasındaki yedinci fırka tarafından sağ salim kurtarıldılar, neredeyse 3.5 ay boyunca silahların gölgesinde, ölüm korkusuyla iç içe, bu berbat şartlarda yaşamışlardı, üç kişi kaçırılmışlardı ama, dört kişi bulundular, aile büyümüştü, çünkü bir mucize gerçekleşmişti, yemeden içmeden kesilerek 38 kiloya düşen, üstelik karnı burnundayken katırdan düşerek yaralanan Sehavet hanım, dağ başındaki kuş uçmaz kervan geçmez mezranın birinde doğum yaptı, sağlıklı bir erkek bebek dünyaya getirdi.
Kaymakam Asım bey, ölümlere inat edercesine doğan oğlunu kucağına aldı, senin adın Gazi olsun dedi, savaştan sağ ve zaferle dönmüş insan manasında, oğluna
"Gazi" adını verdi.
O bebek...
Dünyaca ünlü beyin cerrahı *Ordinaryüs Profesör Dr. Gazi Yaşargil* oldu.
Yüzyılın En İyi Beyin Cerrahı” ünvanına layık görülen, modern beyin cerrahisinin öncüsü Prof. Dr. Gazi Yaşargil, insanlığa adanmış bir ömürle geride çok değerli bir miras bıraktı.
Mikronöroşirürjinin öncüsü, tıbbın duayeni, milletimizin gururu Prof. Dr. Gazi Yaşargil’i (10 Haziran 2025) rahmetle anıyoruz. Bilim dünyasında açtığı çığır, yetiştirdiği binlerce hekim ve insanlığa kattığı değerler ile minnetle hatırlayacağız.
“Trinka & DocuMark"
📌Kütüphanemiz aracılığı ile erişim sağlanan yapay zeka destekli İngilizce dil bilgisi düzeltme ve dil geliştirme asistanı “Trinka” veri tabanının ve Trinka’nın içinde yer alan DocuMark’ın etkin kullanımına yönelik olarak hazırlanmış eğitimine davetlisiniz.
Kütüphanemiz aracılığı ile erişim sağlanan yapay zeka destekli İngilizce dil bilgisi düzeltme ve dil geliştirme asistanı “Trinka” veri tabanının ve Trinka’nın içinde yer alan DocuMark’ın etkin kullanımına yönelik olarak 2 eğitim planlanmıştır. Davetlisiniz.