🔴 19 GÜNLÜK BEKLEYİŞTEN BUGÜNE: BİR AĞABEYİN HAKİKAT MÜCADELESİ
Küçük Narin’in büyük ağabeyi Baran Güran, anlatmaya devam ediyor.
Narin Güran; dört ağabeyinin ve bir erkek kardeşinin arasında büyüyen, ailesi tarafından sarıp sarmalanan, çok sevilen, el üstünde tutulan bir kız çocuğuydu. Annesinin deyimiyle o, ailenin “Nar çiçeği”ydi.
21 Ağustos günü kaybolan Narin’in arama çalışmalarına bütün ailesi katıldı. Yalnız ailesi değil, bütün bir ülke ondan gelecek iyi bir haberin peşine düştü. Günlerce onu her yerde aradılar. Tam 19 gün boyunca umutla umutsuzluk arasında, korku ve belirsizlik içinde beklediler. Narin’in başına ne geldiğini ancak cansız bedenine ulaşıldığı gün öğrenebildiler.
Narin’e kimin kıydığını ise, Narin’in cansız bedeninin bulunduğu bölgeye bakan bir çiftlik kamerasında Nevzat Bahtiyar’ın tespit edilmesiyle öğrendiler.
Ancak asıl büyük yıkım bundan sonra başladı.
Narin’in bedenini gömdüğü kamera kayıtlarıyla tespit edilen kişinin verdiği ifadeler esas alınarak suçlanan ve mahkûm edilen aile, bugün hâlâ hem evlatlarının yasını tutuyor hem de hakikat ve adalet mücadelesi veriyor.
Bu mücadelenin en ön saflarında ise Narin’in ağabeyi Baran Güran var.
Baran’ın sözleri, bize anlatılan hikâyenin diğer yüzünü gösteriyor.
Av. Bedia Teymur ile yaptığı röportajda ailesine yöneltilen suçlamalara tek tek cevap veriyor; doğru kabul edilen birçok yanlışın gerçeğini anlatıyor. Narin ile arasındaki kopmaz bağı, ona duyduğu özlemi ve sevgiyi dile getiriyor.
Bizlere sunulan “cani aile” anlatısının çok ötesinde; kendi hâlinde yaşayan, hepimiz kadar kusurları olan ama Narin’e kıyamayacak kadar onu seven bir ailenin içine düştüğü kurt kapanını ve verdikleri bitmek bilmeyen mücadeleyi Baran’ın sözlerinde görmek mümkün.
Baran Güran duyulmayı bekliyor.
Gerçeği merak edenleri, farklı bir pencereden bakmaya cesaret edenleri ve Narin’e karşı vicdani bir sorumluluk hissedenleri bu sesi dinlemeye, bu adalet arayışına kulak vermeye davet ediyoruz.
Narin’e hakikat borcumuz var.
#narinveaileaiiçinadalet
#naringüran
@AvBediaTeymur@Haberler
İzlemek isteyenler için yayının tamamının linki burada 👇🏼
https://t.co/m4e36V7lIO
@abakingurlek Sayın bakanım Narin Güran'in failini net olarak ortaya konmadı sosyal medyada tatmin duygusu için hızlı yargılama ve dedikodu ile karar verildi. Bu dosya da en ince ayrıntısına kadar tekrar incelenmeli çünkü bekleyen itibar iadesi var.
Pedofili hakkında dolaşan bu bilgiler bilimsel gerçeklerle uyuşmuyor. "Sessiz, sinsi, çok zeki olurlar" ya da "öldürürlerse cesedi yakına gömerler" gibi ifadeler pedofilikleri tanımlamıyor.
Pedofilikler çocuklarla cinsel ilişkinin yanlış olmadığına, çocuğun da bunu istediğine ya da zarar görmediğine dair bilişsel çarpıtmalara sahiptirler.
Çoğu zaman yetişkinlerle sağlıklı ilişkiler kurmakta zorlanırlar. Buna karşılık çocuklarla ilişki kurmak onlar için daha kolaydır çünkü çocukların güvenini kazanmakta, onları manipüle etmekte ve sır saklamaya ikna etmekte çok başarılıdırlar. Bu failler, çocuk istismarını çoğu zaman ani bir saldırıdan çok güven ilişkisi kurularak gerçekleştirir.
Kurbanı öldürmek pedofilikleri tanımlamaz çünkü pedofilikler çocuklara erişmek için uzun süreli planlar yapar, güven ilişkisi kurar ve davranışlarını gizlemeye çalışır.
Bir çocuğa yönelik cinsel suçun ardından öldürme eylemi varsa, burada cinsel ilginin yanı sıra güç, kontrol, sadizm, öfke veya suçu gizleme motivasyonu da vardır. Narin'in ölümüne bu özellikleri taşıyan bir fail neden olmuştur.
@NarinveAilesi
#NarinveAilesiİçinAdelet
Rojin Kabaiş’in kıymetli babası Nizamettin Kabaiş’e ve Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanımız Serra Bucak’a, Narin kızımızın kabrini ziyaret ederek ailemizin acısını paylaştıkları için yürekten teşekkür ediyoruz.
Acımız çok büyük… Böyle zor günlerde yanımızda olan, haksızlığa ve vicdansızlığa karşı ses çıkaran herkesten Allah razı olsun. Gösterilen her destek, edilen her dua bizlere güç veriyor. Rabbim hiçbir anne babaya evlat acısı yaşatmasın. Narin kızımızı, Rojin kardeşimizi rahmetle, özlemle anıyoruz.
@serrabucak@nizametinkabais@RojineAdalett@NarinveAilesi
"Bundan sonra o Narin'in ailesinin yanındayım. Diğer tarafa da buradan sesleniyorum: Var mısınız? Hadi bakalım şimdi.
Yürüyüş yapacağım. Yüksel Hanım için… O anne için… Evladını toprağa verirken bile görememiş. Müebbet almış. İnanamıyorum. Bu nasıl bir dünya?
Beni oraya Ahmet gönderdi...."
@YMinguzzi78568 yüreginizden öperim 🤍
Biliyoruz ki dünya, bazen en sevdiklerimizi bizden koparıp alan karanlık bir kuyuya dönüşüyor. Gökyüzü sustuğunda, adalet sağırlaştığında ve biz o derin sessizlikte boğulurken, bir el uzandı karanlığın içinden. Hiçbir bağımız yokken acımızı kendine yük edinen, yabancıyken kardeşten öte duran bir yürek belirdi yanımızda.
Ferit Kaya; sen sadece bir isim değil, bizim için enkazın altından uzanan o ilk yardım eli, fırtınada sığınılan son liman oldun.
Narin’in o masum gülüşü sönmesin diye çırpınırken, Rojin’in gidişiyle yüreğimiz yangın yerine döndüğünde, Atlas’ın davasında adaleti ararken ve Gülistan’ın kayıp izlerini sürerken hep senin gölgen vardı üzerimizde. Ahmet’imizin, can parçamızın ardından döktüğümüz her damla yaşta, senin sessiz ama vakur duruşun bize nefes oldu. Kimsenin bakmaya cesaret edemediği o ağır kederin içine daldın; köy çocuklarının yüzündeki tebessüm, bizim dillerimizdeki dua oldun.
Sen, unutulmaya yüz tutmuş bir vicdanın yaşayan kanıtısın.
Evlatlarımızı toprağa verirken, adalet için kapıları aşındırırken bir an olsun "yoruldum" demedin. Bu dünya üzerinde insanlığın hala ölmediğini, başkasının acısına kendi canı yanmışçasına ağlayanların var olduğunu gösterdin bize. Sadece bize değil, ulaştığın her köy çocuğunun kaderine dokunarak yarınlara bir umut tohumu ektin.
Almina artık yanımızda değil. Ama adı var, hatırası var, hakkı var.
Tek istediğimiz o hakkın tarihe doğru geçmesi. Bu bir babanın kızına verebileceği en son şey.
Kızımın, öğretmeninin ve arkadaşlarının şehitlik hakkının yasal olarak tanınması için kamuoyunun desteğini bekliyoruz. Devletimizin bu isteğe duyarsız kalmayacağına inanıyoruz.
#ŞehitAlminaAğaoğlu
@EmineErdogan@RTErdogan
Erzincan Cezaevi’nde Narin Güran’ın annesi Yüksel Güran ve abisi Enes Güran’ı ziyaret ettim. Durumları nasıl mıydı? Elbetteki içler acısı. Yüksel Güran göz yaşlarına boğulurken Enes Güran “İnsanın suçsuz günahsızken suçlu ilan edilmesi çok zor” cümlelerini dinlemek çok daha zordu. 8 yaşındaki kız çocuklarını kaybetmeleri yetmezmiş gibi mahkeme kararı kesinleşmeden bir ailenin suçlu ilan edilmesinden söz ediyorum. Toplumun bulaşıcı hastalığı haline gelen linç kültürüne maruz kalan, yargının yerine ahkam kesen medyanın hışmına uğrayan aileden.
Cezaevinden çıkarken bir an hukuk tarihinde “suçlu” ilan edilen ve daha sonra masum oldukları anlaşılan dava örneklerini düşündüm. Dreyfus Dava’sı gibi, Salem Cadı Mahkemeleri gibi, Central Park Five Davası gibi. Bu davalarda da toplum veya basın tarafından suçlu ilan edilenler vardı. Asıl suçlular bulunduktan sonra suçsuz oldukları anlaşılmıştı. Şu an hücrelerinde tek başlarına kalan ana oğul da günün birinde adı geçen davalardaki gibi suçsuz oldukları anlaşılacak mı?
Töhmet altında kalan, iffetlerine kara çalınan, iftiraya uğrayan bu insanlara itibarları iade edilecek mi?