Nahl-76: Allah şu iki adamı da temsil getirdi: Biri dilsizdir, hiçbir şeye gücü yetmez, efendisinin üzerine yüktür; onu nereye gönderse bir hayır (lı netice) getirmez. (Şimdi) bu (zavallı) , kendisi doğru bir yol üzerinde olan, adaleti söyleyip uygulayan kimse ile denk olur mu
Nahl-71: Allah rızık bakımından kiminizi kiminize üstün kıldı. Bol rızık verilenler ellerinin altında bulunanlara kendi rızıklarını (kendileriyle eşit seviyeye çıkacak derecede) vermezler. Bu böyle iken Allah’ın nimetini inkâr mı ediyorlar?
Feyzü'l Furkân Kur'ân-ı Kerîm ve Tefsirli Meali
Nahl-51: Allah: “İki ilâh edinmeyin. O, ancak bir tek ilâhtır. Yalnız benden korkun (bana kulluk edin) !” buyurdu.
Nahl-30: Allah’a saygılı olup emrine uygun yaşayanlara: “Rabbiniz ne indirdi?” denildi. Onlar da: “Hayır/iyilik.”dediler. Bu dünyada güzel davrananlara güzellik vardır. âhiret yurdu elbette daha hayırlıdır. Sakınan/Allah’ın emrine uygun yaşayanların yurdu hakikaten ne güzeldir!
Hicr-40: (İblis:) “Ey Rabbim! Beni (rahmet ve cennetinden kovup) azgın bırakmandan dolayı, andolsun ki ben de onlara yeryüzün (de günahlar) ı süsleyeceğim (hoş göstereceğim) ve onların hepsini muhakkak azdıracağım. Ancak onlardan ihlaslı kulların hariç (onları azdıramam).”
Feyzü'l Furkân Kur'ân-ı Kerîm ve Tefsirli Meali
Hicr-21: Hazinesi bizim yanımızda olmayan hiçbir şey yoktur. Fakat (her şeyi) ancak bilinen bir miktar dâhilinde indiririz (her şeyi bir ölçü halinde veririz).
Feyzü'l Furkân Kur'ân-ı Kerîm ve Tefsirli Meali
İbrahim-40: “Ey Rabbim! Beni ve neslimden (gelenleri) de namazı gereği gibi kılanlardan eyle. Ey Rabbimiz! Duamı kabul buyur.”
Burada kendimize, zürriyetimize ve geçmişlerimize dua etmemiz işaret ediliyor.
Feyzü'l Furkân Kur'ân-ı Kerîm ve Tefsirli Meali
İbrahim-20: Allah’ın gökleri ve yeri hakkıyla (yerli yerince) yarattığını (düşünüp gerçeği) görmedin mi? Eğer (O) dilerse sizi giderir (yerinize imanlı ve itaat eden) yepyeni bir halk getirir. Bu da Allah’a güç değildir.
İbrahim-18: Rablerini inkâr edenlerin/küfre sapanların durumu şudur: Onların yaptıkları (iyi) işler, tıpkı fırtınalı bir günde rüzgarın şiddetle savurduğu bir kül (yığının) a benzer. (Onların) kazandıklarından hiçbir şey ellerine geçmez. İşte, (haktan) uzak olan sapıklık budur.
Feyzü'l Furkân Kur'ân-ı Kerîm ve Tefsirli Meali
İbrahim-3: O (küfre sapa) nlar, âhirete tercih ettikleri dünya hayatını severler. Allah’ın yolundan alıkoyarlar ve onu (o yolu) eğri (ilerlemeye mânî/tutucu) göstermek isterler. İşte onlar (haktan) uzak bir sapıklık içindedirler.
Feyzü'l Furkân Kur'ân-ı Kerîm ve Tefsirli Meali
Ra'd-26: Allah dilediği kimsenin rızkını genişletir ve (dilediğini de) daraltır. (O inkârcılar,) dünya hayatıyla sevinmekle yetinirler. Halbuki dünya hayatı, âhiret (hayatı) yanında geçici bir faydalanmadan başka bir şey değildir.