Uzun zamandır bir şeyler yazmıyordum.
Bugün II. Dünya Savaşı’nda tankların nasıl rezil olup sonra nasıl oyunu kazandırdığını konuşacağız.
"Dieppe" → Normandiya.
Tank tarihi böyle yazılır. 👇
Silahları teslim etmeyeceklermiş, sembolik olarak yakacaklarmış. Lütfen tamamını izleyin. PJAK-İran PKK’sı silah yakıyor mu? Hayır. YPG silah yakıyor mu? Hayır! Sözde PKK silah bırakıyor. @zaferpartisi
22- Ümit ÖZDAĞ: “Sn. Hakim, eğer bir hukuk devleti olsaydık sizin cesur olmaya ihtiyacınız olmazdı. Ancak siz bugün cesur olmak zorundasınız. Allah yardımcınız olsun!”
#ÜmitÖzdağaÖzgürlük
Ricardo Quaresma: "Beşiktaş'a geri dönmek istiyordum. Maalesef eski başkan, Beşiktaş'a sevdiğim kulübe dönmeme izin vermedi. Ama hayat böyle. Hayat devam ediyor.
Beşiktaş'a her zaman minnettar olacağım. Beşiktaş'ta oynamış olmak, benim için büyük gurur. En büyük mutluluğum, Beşiktaş'ta forma giymek. Hayatımın aşkı..."
"Sırada ne var" demiştim.
Kutsallara saldırı varmış.
Eşim olmaktan başka suçu (!) olmayan kıymetlimi, çocuklarımın yanında şafak vakti gözaltına aldınız.
Hani eşler, çocuklar kutsaldı?
Hani onlar, siyasi kavgalardan muaftı?
VİCDANSIZSINIZ!
Dostlarım; babaları cezaevinde, anneleri nezarethanede olan çocuklarımı yalnız bırakmayın.
Saraçhane'de ayakkabı kulesiyle sonuçlanan polis saldırısının görüntüleri ortaya çıktı
📹Foto muhabir: Kemal Aslan (@kemal_aslan)
https://t.co/DATp8HrJAx
imtiyazlı kesimin maddi manevi sömürdüğü bizler çoğunluğuz ve güçlüyüz, bu unutulmasın! yılgınlık ve umutsuzluğun bir anlamı yok, biz o zincirlenmiş fil değiliz.
gereken örgütlü ve planlı tepki ortaya koymaktır. stk’lar, öğrenci kolektifleri, parti, oda, sendika her ne olursa..
Gündeme dair |
Siyasi yorum yaptığımda hesabın spesifik konsepti sebebiyle haklı sayılabilecek eleştiriler alıyorum. Hem bu sebeple hem de telif meselesinden dolayı ana hesap kilitli olduğundan etkileşimlerin kısıtlı olması sebebiyle gündeme dair yorum yapmadım ancak içim rahat etmiyor, fikrimi söyleyeceğim, etkisi çok olmasa da en azından tarafım belli olsun.
Öncelikle hiç kendimizi kandırmaya gerek yok, İmamoğlu’nun diplomasının iptali ve akabindeki göz altı sürecinin siyasi olduğunu ve buradaki amacın Cumhurbaşkanlığı adaylığının engellenmesi olduğunu hepimiz çok iyi biliyoruz, burası tartışmaya kapalı.
Hiç fazla uzağa gitmeden, Melih Gökçek hakkında 97 ayrı yolsuzluk dosyasını Mansur Yavaş kendi elleriyle yetkili makamlara teslim etmişken; Ankara’yı parsel parsel sattığını, öyle gizli tanık falan değil kendisinin dava arkadaşı canlı yayında itiraf etmişken Melih Gökçek’in bir çay içmek için bile davet edilmediğini de hepimiz biliyoruz. Bu sadece basit bir örnek, çok daha fazlasını da yine hepimiz biliyoruz, burada tek tek saymaya lüzum yok.
Dosyayı okuduysanız görmüşsünüzdür, elle tutulur bir kanıt yok. Bugün Türkiye’nin irili ufaklı bütün belediyelerinden gizli tanıklarla buna benzer dosyalar hatta fazlası çıkabilir.
Yani bütün bu yaşadıklarımız girdiği 3 seçimi de kazanan Ekrem İmamoğlu, kazanmasının hemen hemen kesin olduğu 4’üncü seçime giremesin diye yapılıyor.
Peki ne uğruna yapılıyor?
Demokrasiyi iyice zedelemek uğruna, zaten azalan adalet duygusunu iyice yok etme adına, borsayı çökertme adına, paranın değerini daha da düşürme, ekonomisi darboğazdan geçen ülkenin özellikle son 2 yıldır çektiği acılarla yaptığı birikimlerin birkaç günde yakılması uğruna yapılıyor.
Peki bir hükümetin en temel görevleri nelerdir?
- Adaleti tesis etmek; adalete inanıyor musunuz?
- Güvenliği sağlamak; kendinizi güvende hissediyor musunuz?
- Eğitim; iyi bir eğitim alabiliyor musunuz?
- Ekonomi; gelecek kaygısı olmadan insanca onurlu bir hayat yaşayabiliyor musunuz?
- Özgürlük; düşüncelerinizi özgürce söyleyebiliyor musunuz?
- Demokrasi; o zaten amaç değil araçtı.
Yolsuzlukları, yandaşları, medyayı, dış politikayı, göçmenleri vb. saymadım bile.
Hepsinden önemlisi, umudunuz var mı? Hayal kurabiliyor musunuz?
Bugün sokaktaki gençler sadece Ekrem İmamoğlu için değil, artık hayal kuramadıkları için sokaktalar. Hepimizin geleceğine ve hayallerine sahip çıkmak için, bu memleketin geleceğini kurtarmak için kendilerini riske atıyorlar ve türlü sıkıntılar çekmeyi göze alıyorlar, onların hepsine tek tek helal olsun.
Kahrolsun istibdat, yaşasın hürriyet!