#MEBİlDışına81ilBolKontenjan
➡️ Verilen il-ilçe emirleri
➡️ Zorunlu hizmet affı
➡️ Zorunlu hizmet bölgelerinde çalışan öğretmenlere verilen artırımlı puanın kademeli olarak kaldırılması
➡️ Yetkili ve yetkiye namzet olduğunu iddia eden sendikaların 3-5 üyemiz bizden ayrılmasın diye suskunluğu
Öğretmenlerin il dışı ve il içi tayin hakkı böyle böyle bitirildi. Şimdi ise yer yok, yapacak bir şey yok denip üstü kapatılıyor. Onbinlerce öğretmenin endirekt olarak tayin hakkı elinden alınıyor.
Buna bir çözüm gerek!
@Yusuf__Tekin@cftcblnt
Son 2 yıldır tayinlerde il dışına açılan kontenjanların azlığı onbinlerce öğretmeni mağdur etmiştir.
İl dışı bekleyen öğretmenlerin talebi kontenjan mağduriyetinin tüm branşlar için çözülmesidir. @Yusuf__Tekin#MEBİlDışına81ilBolKontenjan
İl dışı atama bekleyen öğretmenlerimizin kendilerini MEB’in üvey evlatları gibi hissetmeleri tesadüf değil. “Sendikalar sessiz, MEB sağır, kimse bizi duymuyor” diyorlar; haklılar.
Ama biz ne unuttuk ne de duymazdan geldik. Öğretmenin derdi bizim derdimizdir. Rahatsız oldukları her konunun farkındayız; gündeme getiriyoruz, getirmeye de devam edeceğiz.
@ogretmenlersyfs Öddk yönetmeliğinin , zorunlu eğitim süresinin dikkate alınması gerekiyor.Bu tablonun oluşmasına sebep olanların da hesap vermesi gerekiyor da nerdeee
Bir öğretmenimizin öldürülmesi sebebiyle üzgünüz. Allah rahmet eylesin, başımız sağolsun.
-İnsan öldürenlere kısas cezası vermek gerekir.
-Zorunlu eğitim 15 yaşa kadar olmalıdır.
-Mesleki eğitime ağırlık verilmelidir.
-Kız erkek eğitimi ayrı yapılmalıdır.
-Eğitim İslami ve ahlaki değerler üzerine kurulmalıdır.
Eğer ara tatiller konusunda bu adım gelirse, 2 haftalık sürenin Haziran ayına eklenmesi daha mantıklı olur.
Haziran sıcağında çocukları okulda tutmak, ders işlemek zor oluyor maalesef.
Prof. Dr. İsmail Kara'nın anlatımıyla 'okumak':
"Okumak, bu işi üst seviyede yürüten insanlar için birden fazla fonksiyon icra eder. Yani iç içe, yan yana birden fazla fonksiyon icra eder. Bunlardan biri bence en alt kademede olanı okuduğunuz alanda bilginizi artırırsınız. Bu herkes için eşit seviyede olan bir şeydir.
Yani çocuk da okuduğu zaman bir şey öğrenir. İşte belli bir yaşta olan insan diyelim ki gazete okuduğunuz zaman da bir şey öğrenirsiniz. Şimdi ekrandan bir şey okuduğunuz zaman da bir şey öğrenirsiniz. Yani bir şey öğrenmek bu okumanın diyelim en alt kademesidir.
Fakat bir yukarıya çıktığınız zaman aslında bu okumak ve öğrenmek süreci aynı zamanda bir meseleler, insanlık meseleleri insanın tek kişi olarak kendi meseleleriyle yüzleşmesi seviyesine çıkar. Yani siz bu okumayla ve bu anlama öğrenme süreçleriyle birlikte hem kendinizi hem insanlık tecrübesini hem dünyayı daha geniş, daha derin bir perspektiften anlamaya ve öğrenmeye başlarsınız. Şunu söyleyebiliriz. Birçok insan bu birinci seviyede kalır. Ömrünü tamamlar. Yani okuyarak bir şeyler öğrenir. Bunu kendisini insanlığı, insanları, dünyayı bizim için aynı zamanda ahireti anlamak ve öğrenmek seviyesine yükseltmez. Halbuki okumanın ve öğrenmenin ikinci kademesi budur ve esas önemli olan kısmı burasıdır.
Yunus'un meşhur beyti. Okuyup geçtiğimiz meşhur beyti. Aslında bu iki üçüncüsü de var tabii. Bu kademeler arasındaki farklara işaret eder. İlim ilim bilmektir. İlim kendin bilmektir. Sen kendini bilmezsen bu nice okumaktır. Kendini bilmeden bir okuma düzeyi var. Ama Yunus'un ifadelerine bakarsak, "Kendini bilme seviyesine yükselmediysen bu ne biçim okumaktır?" Yani bu okumak sıfır değil.
Bakın okumanın en alt yüzeyi bile çok kıymetlidir. Ben talebelerime şunu söylerim. Öyle bazıları şey derler işte 'ilim bir kıylü kal imiş ancak'. Evet. Yani bunu Fuzuli söylüyor. Yukarıya çıktığı zaman bunu söylüyor. Bunu öyle geliş güzel sakız gibi herkes çiğneyemez.
'İlim bir kıylu kâl imiş' diyebilmen için ikinci 3'üncü kademeye çıkman lazım. Yani bunu herkes söyleyemez. İlim bir kıylu kâl değildir. İlim en yukarıda yüce Allah'ın bir sıfatıdır. Bunu unutmamak lazım. En alt düzeyi bile yani bilginin, öğrenmenin en alt düzeyi bile en yukarıda bizim ulaşamayacağımız, insanlığın ulaşamayacağı bir seviyenin bir parçasıdır. Hatta efendimizin hadisindeki faydasız ilim, faydasız ilimde de bence ilk anladığımız anlamın dışında anlamlar vardır. Faydasız ilim diye bir şey yoktur. Yani bu kademelere işaret ediyor bana sorarsanız. İlmin faydası olmaz. Bu biraz faydaya yüklediğiniz anlamla alakalı.
Şimdi bunun bir üst aşaması var. Buna işte felsefi, hikemi seviye diyebiliriz. Kendini bilmek, kendinden üst mertebeyi bilmek olmadan olmaz. Yani insan kendini gerçek manada ancak insan üstünü bilerek bilebilir. Çünkü bu çok sade bir şeydir aslında. Yani kendini bilmenizin üst sınırına varabilmeniz için ondan üst bir şeyile irtibata geçmeniz lazım. Başka türlü insan kendini bilemez ve kendini tamamlayamaz. Buna işte şey deniyor. Kemal seviyesi, tekamül. İnsanın kemale ermesi. İnsan-ı kamil.
İnsan-ı kamili şimdi biz günlük dilde işte iyi insan için kullanıyoruz ama gerçek manası bu değildir. İnsan-ı kamil bu kendini bilme seviyesinin en üst mertebesine ulaşmış olan insandır. Yani hakiki manası budur. Günlük dilde bunu iyi insan, güzel insan manasında kullanırız. İnsanın bilgi, anlayış, irfan seviyesinde kendisini bilebilmesi için mutlaka insan üstüyle irtibata geçmesi lazım. Dolayısıyla okuma, bilme ve anlama kademeleri olan bir şeydir."
Çocuklarımız, gençlerimiz, yaşlılarımız bile artık internetin karşısında zamanını heba ediyor , düşünce yetisini kaybettik veya kaybetmeye doğru gidiyoruz, Bir an önce bu konuyla ilgili önlem alınmalı.
Bugün öğrencilerden teknofest proje fikirlerini benimle paylaşmalarını istedim , bir öğrenci; story kaydırırken parmaklarımız ağrıyor kendi kendine bitince kaysa ya da pratik bir şey yapsak nasıl olur diye sordu.
Neye üzüleceğimi bilemedim , geldiğimiz nokta bu maalesef +
@YusufSabriDisli@UABakanligi Rezil bir mühendislik ürünü bu yol , ani yokuş iniş ,kaza oranının yüksek olduğu ,neredeyse her yıl yenilenip , deformasyona uğrayan,aydınlatmalar yetersiz veya yok , ani hayvan çıkışının yüksek ihtimal olduğu bir yoldur.
@maykinsaat Maalesef şanlıurfa’nın viranşehir ilçesi de benzer durumda , burda da bazı emlakçılar aynı şekilde 1 kira bedeli alıyorlar. Kiralık evden çok emlakçı mevcut, ev sayısının az olması nedeniyle kiracılar zor durumda bırakılıyor.