MEB, 2024-2025 öğretim yılında yaptığı norm güncellemesi ile 2025-2026 yılında norm fazlası(isteğe bağlı, re'sen)ataması yaparak büyük YANLIŞ yapmış, öğretmenleri MAĞDUR etmiştir.
TÜM NORM FAZLASI ATAMALAR İPTAL EDİLMELİ,BİR DAHA RE'SEN ATAMA YAPMAMALIDIR
#ResenleAilemeDokunma
Bu bir sebep Hocam.
En büyük sıkıntı, empati yapma özelliğini kaybetmiş ve tebeşir tozu yutmamış yöneticilerdir. Alanı bilmeyen, kendi sorumluluklarını hatırlamayan yöneticiler, böyle masa başı kararlarla, öğretmene de, diğer memur ve çalışanlara da hayatı zindan eder, ne yazık ki!
Norm güncellemeleri için bugün son gün. Milli Eğitim Bakanlığı tarafından İl MEM'lere yeniden gönderilen yazıda Ek5'lerin doldurulması ve normların güncellenmesi istenmişti.
Oysa sahada gördüğümüz, bu yazıdan pek çok İl Milli Eğitim Müdürünün haberi yok. İlçe Milli Eğitim Müdürlüklerinin ve okulların haberi yok. Ya da habersizmiş gibi davranmaktalar.
Bu nedenle bazı illerde güncelleme yapılırken bazıları göz göre göre öğretmenleri mağdur etmekteler.
Üstelik güncelleme yapıldığında öğretmenlerin tüm sıralaması ve resen atandıkları görev yeri değişmektedir.
Baştan hukuksuz olan norm fazlası atama süreci birçok hatalı, çelişkili işlemle devam etmektedir.
İptal edilen bir atama tüm atama işlemlerinde domino etkisi yaratmaktadır. Bu nedenle tüm resen atamalar iptal edilmelidir.
#MebReseniGeriÇek
@@tcmeb@Yusuf__Tekin
Milli Eğitim Bakanlığının Resen atamalardaki ısrarını şöyle okuyorum.
İlçe grupları ilk kez uygulandı. Ortaya gerçekten de sıkıntılı bir sonuç çıktı. Bakanlık bu sonuç karşısında öğretmen camiasını test etti. Tepkinin boyutunu ölçtü. Baktı ki mağdur olanlar ve üç beş sendikacıdan başka bu işe tepki gösteren yok, uygulamayı iptal etmedi. Eğer bu ilçe grubu işi mahkemeden dönmezse herkese geçmiş olsun. İlk fırsatta bütün öğretmen camiası bu gruplar içinde rotasyon ile karşı karşıya kalacak. Eş durumu ve diğer özür durumları bu gruplara göre yapılacak. Milli Eğitim için artık ilçe ismi yok. Sadece 1. Grup, 2. Grup, 3, Grup,... var. Rotasyon gelse de merkeze gidebilsem diyen Uzak köyde çalışan bir arkadaşımız, bu sefer de başka bir ilçedeki daha uzak bir köye gidecek. Hasılı kelam öğretmenler olarak bu sınavı kaybettik. Olayı sadece bir grubun başına gelen durumdan ibaret saydık. Biz mağduriyetlerimizi dövüştürürken, bir gün herkesi, bir şekilde mağdur edecek esas meseleyi kaçırdık. Bakanlık heyeti de muhtemelen keyifle izledi.
Peki Dostlar, ne yapılabilir?
Norm fazlası meselesi mi var? Hepimiz karşı geleceğiz.
İlçe grupları mı oluşmuş?
Hepimiz karşı geleceğiz.
Düzensiz il emri mi uygulanıyor?
Hepimiz karşı geleceğiz.
Köyde 600 puanlı yer beklerken, 50 puanla il emrine gelip, araya 40 torpil sokup merkez okullarda çalışan ya da depoda yatan mı var?
Hepimiz karşı geleceğiz.
Yıllarını Zorunlu hizmet bölgelerinde geçiren arkadaşlarımız mı var?
Hepimiz destek vereceğiz.
Karısı, kocası olan eş durumundan tayin olabiliyor mu?
Bekar olanın da ana, baba tayini olsun diyeceğiz.
Özlük haklarımız için, ekonomik kazanımlar için tek yumruk olmazsak elimize hiç bir şey geçmeyeceğini bilmeliyiz.
Sendikamızdan hesap sormasını, gerektiğinde ayrılmasını bilmeliyiz.
Dumanla haberleşmiyoruz, elimizde son teknoloji ürünü iletişim aletleri var. Organize olmayı bileceğiz. Kamuoyu oluşturmayı öğreneceğiz.
3,5 yıllık sendikacılık ile ilk edindiğim tecrübeler, tespit ettiğim esas sorunlar bunlar.
Ve yine sendikacılıkta öğrendiğim en önemli hakikat.
Öğretmenin öğretmenden başka kimsesi yok.