Alanınıza sokmadığınız sürece etrafınızdaki kalabalığın hayatınızda hiçbir yeri yoktur. Alanınıza sokacağınız her bir insanı çok dikkatli seçmelisiniz. Kendi halinde sessizce bu dünyadan geçip gitmek kadar keyifli bir yaşam daha yoktur sanırım.
Özgür Özel 19 dakika boyunca yasayı ve hükümeti eleştirdi, son 1 dakika da 'evet' diyeceğini açıkladı. Bunlar kurtla bir olup kuzuyu yerler, sonra da oturup çobanla ağlarlar..!
Öcalan ile müzakereler, PKK’nın yurt içinde tükendiği; kahraman ordumuzun Kuzey Irak’ta PKK’yı Kilit-Pençe Operasyonu ile sınır bölgesinden söktüğü ve Irak-Suriye sınırını kontrol altına aldığı bir aşamada devreye girdi.
Bu süreç askeri anlamda PKK için can suyu oldu.
Sürecin en büyük hedefi anayasayı Erdoğan’ı iktidarda tutacak şekilde değiştirmektir. AK Parti-MHP-DEM ittifakı bunun için kurulmuştur.
Bu yasa tasarısı Bahçeli’nin “Önümüzdeki süreçte çok şey değişecek, her şey değişecek, inşallah Türkiye değişmez” dediği sürecin ilk adımıdır.
Bu yasa tasarısı, Öcalan’ın cumhuriyetin kuruluşu kadar önemli, demokratik Cumhuriyet’e gidişin ilk adımı olarak ifade ettiği; milli, üniter, laik devletten çok uluslu-özerk bölgeli devlete geçişin ilk adımıdır.
Bu yasa tasarısına “evet” demek Erdoğan ile ittifak yapmak, AK Parti’ye payanda olmak demektir.
Yurttaşlar sizi neden eleştiriyor?
1.Yeni Parti’nin programında bir PKK kavramı olan “eşit yurttaşlık” yazdığı için;
(Bütün yurttaşlar Anayasa’nın 10. Maddesine göre yasalar önünde eşitken neden amacı Türk ve Kürt için iki ayrı siyasi kimlik isteyen eşit yurttaşlık kavramının Yeni Parti’nin programına girmesine neden karşı çıkmadınız?)
2.Öcalan’ın “bu bize yeter dediği” Avrupa Yerel Yönetimler Özerklik Şartına Türkiye’nin koyduğu şerhleri kaldıracağınızı söylediğiniz için;
3.Şimdi de PKK’ya af yasasına karşı çıkmadığınız için;
4.Bütün bunları MUHALEFET olduğunuzu söylerken yaptığınız için.
Hangi muhalefet iktidarın iktidarda kalma projesine destek olur?
Biz iktidarla ve bu yıkım projesi ile zaten mücadele ediyoruz.
Bugün anlamaya çalıştığımız şey Atatürk Cumhuriyetini korumak için sizinle de mücadele etmek zorunda kalıp kalmayacağımız:
Bizim esas meselemiz; muhalefet gibi görünüp kritik anlarda Ekmelettin operasyonu ile iktidara destek atan, kirli referandum gecesi YSK’nın önüne gitmeyen, seçimden önce çok da fazla Suriyeli’ye vatandaşlık verilmedi diyerek iktidara destek atıp sonra kongrede seçimleri çok fazla Suriyeli’ye vatandaşlık verildiği için kaybettik diyen majestelerinin muhalefet ile.
Şimdi bu kritik anda sizin ne yapacağınızı bekliyor, izliyoruz.
Karınca gibi tarafım belli olsun diyerek Cumhuriyet yanarken söndürmek için su mu taşıyacaksınız yoksa destek mi olacaksınız?
Hem Atatürk’ün Türkiye Cumhuriyeti’ni hem de Öcalan’ın sözde demokratik Cumhuriyetini birlikte savunmak mümkün değildir.
“Bizi zorla bu işin karşısında durmaya itiyorlar” diyerek mevcut politikanızı eleştiren yurtsever solcu entelektüellere kızıyorsunuz. Oysa CHP’nin de Yeni Parti’nin de yurtsever, Atatürkçü tabanı PKK affına karşı. AK Parti ve MHP tabanları da. Referandum yapılsa “Evet” oyları yüzde 25’i geçmez.
Sayın Özel, Atatürk’ün çizgisine gelin.
Bu yasaya evet diyerek, yasanın Türk devleti ve Türk milletine karşı bir suç olduğunu zımnen kabul eden bir sürecin parçası olmayın.
24 yıl boyunca iktidarın yanlış yaptığını söyleyip, günün sonunda onun getirdiği yasaya imza atmak muhalefet değil, kendi itirazını inkâr etmektir. Aynı siyasete ortak olup farklı bir sonuç beklemek ise, olsa olsa siyasi bir akıl tutulmasıdır.
Özetle, Özgür bey açık olun, net olun, gerçek muhalefet olun.
Ve son olarak bu yasa tasarısına evet derseniz, sakın “biz muhalefet partisiyiz” diye ortaya çıkmayın. Kemal Kılıçdaroğlu’da muhalefet olduğunu söylüyordu. Bu yasaya evet derseniz ancak Kemal bey kadar muhalefet olursunuz. @zaferpartisi
@thhsynkrgz Kanunlar ve Ticaret Bakanlığı mevzuatı gayet açık: Hediye ya da sponsorlu içerik paylaşıyorsan #reklam yazmak zorundasın. Kişiye veya konuma göre kural esnetilemez. Örtülü reklamı görmezden gelmeyi bırakın, herkese eşit uygulayın @ticaret
Türkiye'nin en zengin işadamı olan ve margarin ve abur cubur üretimiyle yüksek kârlar elde eden Murat Ülker, Silivri'de ürettirdiği Godiva markalı çikolatalarla "Belgium 1926" ifadesiyle Belçika çikolatası algısı yapmaya ve bazı gazetecilere (!) hediyeler dağıtarak PR yapmaya devam ediyor.
İsrail hesaplarında 7 Ekim sonrasında "Godiva’dan bir kadeh şarap ve kaliteli bir çikolata ile iyi hissedin" yazmışlardı. Size de yanında şarap yolladılar mı?
@thhsynkrgz
https://t.co/DIRCtz6KzS
Emirgan Sütiş’te masaya ücretli olduğu belirtilmeden getirildiği söylenen ekmek sepetleri adisyona 120 TL, yemek sonrası sunulan 6 çay ise 810 TL olarak eklendi.
♦️Takipçi şikâyeti:
“Hesabı istediğimizde bize ‘Çay içer misiniz?’ diye soruldu. Biz de ‘Olur’ dedik.
Daha sonra çayların adisyona eklendiğini gördük. Her bir çay 135 TL’ydi. 6 kişi için toplam 810 TL çay ücreti yazılmıştı.
Ayrıca masaya oturur oturmaz getirilen 2 ekmek sepeti için ayrı ayrı 60 TL olmak üzere toplam 120 TL adisyona eklenmişti.
Biz ekmek tüketmiyoruz, masadaki 4 kişinin de gluten hassasiyeti var. Ekmek sepetleri getirilmeden önce ücretli olduğu konusunda herhangi bir bilgilendirme yapılmadı.
İşletmede büyük su bulunmadığı için küçük suların her biri de 110 TL olarak adisyona yazılmıştı.
Açılmamış 2 su olduğunu söylediğimizde, ‘Kalsa olur mu, adisyonu kestik.’ şeklinde cevap verildi. Daha sonra bu sular adisyondan çıkarıldı ancak ekmek ve çay ücretleriyle ilgili herhangi bir işlem yapılmadı.
Madem ikram gibi sunulan ekmekler ve yemek sonrasında ‘Çay içer misiniz?’ denilerek getirilen çaylar ücretli, bunun önceden açıkça belirtilmesi gerektiğini düşünüyorum.
Biz kahvaltıya değil, akşam yemeğine gittik. Yemek sonrasında çayın birçok işletmede ikram olarak sunulduğu bir ortamda, farklı bir ücretlendirme uygulanıyorsa bunun sipariş öncesinde açıkça söylenmesini beklerdim.
Emirgan Sütiş’ten ekmek ve çay ücretlerinin neden önceden belirtilmediğine dair açıklama yapılmasını ve adisyondaki bu ücretlendirmelerin incelenmesini talep ediyorum.”
Şantiye şefi, mobilya indirmeye gelen çalışanların sigortasız olduğunu fark edince çalışmaya izin vermedi; kurumsal olduğunu düşündüğü mobilya firmasını arayarak duruma tepki gösterdi ve diğer şefleri de uyardı.
Sgk normal vatandaşın diş implantını ödemiyormuş.
Sadece milletvekilleri ve yakınlarına ödeniyormuş. Her geçen gün daha da nefret ediyorum bu düzenden.
Jelibon Melih, Erdoğan belediyeden senin kökünü kazıdı, seni boş damacana gibi belediye önüne koydu, ağlaya ağlaya istifa ettin, hala boş boş konuşuyorsun.
📌Akyaka'da kıyı ve sahil işgaline karşı toplu protesto eylemi ve sonuç...
Giriş için para talep edilen sahile, toplu bir şekilde giriş yapan grup ücretsiz bir şekilde girdi.
Halk hakkını bilip organize olunca bu işgaller son bulacak, 50 kişi, 100 kişi bir olup gideceksiniz plajlara. Sizden kimse para talep edemez, kimse size plajlara giremezsiniz diyemez.
Bu vesileyle bu eylemi gerçekleştiren Gökova Ekoloji Meclisi'ne teşekkür ederim. Emeklerinize sağlık.
#Akyaka #Muğla #Marmaris #kıyılarhalkındır #plajlarhalkındır #pazar #Bodrum #hırtsorununuçözün #hırtişgali #hırttehciri #HerkeseEşitAdalet #çözümüyokmu #Ecrimisil #sahillerhalkındır
En son 'barış gelecek' diyerek teröristleri muhatap aldığınızda, PKK Doğu'da kontrol noktaları kurup kimlik kontrolü yapıyordu.
Biz bu filmi daha önce izledik.
“700’ün üzerinde şehitle bitiyor.”
Sarıyer’de yaşayan onlarca ailenin tapuları ihale yoluyla Pelit İnşaat ve Nar Enerji’ye devredildi. Boğaz manzaralı evler için sadece 1.2 milyon ile 2.5 milyon lira verildi.
Rezerv alan yasasıyla tapuları alınarak bir şirkete devredilen Sarıyerliler:
-Benim hiç aklıma gelmezdi. Sahibimiz var derdik, sahipsizmişiz.
-Benim ölmüş eşimin adına hesap açıp para yatırıp, tapusunu almışlar. Benim hiçbir şeyden haberim yok.
Bugün bu hayvan benim işletmemde bakanlık personeli tarafından ezilerek ölmesine sebep verildi. Ben CHP nin seçilmiş başkanının ekibinin gölge tarım Bakanıyım. 20 yıla yakındır İşim çiftçilik ve hiç böyle bir olay olmadı. Değil ezilmesine sebep olmak bizim işletmede hayvana bağırmak yasak!
İki gündür bakanlık personeli 14 Kişi ile çiftliğime baskın yaptılar ve tüm hayvanlarından kan alıyorlar. Zaten her yıl yapılan bir şey ama iki personel ve bizim ekip ile.
Tek gayeleri baskı yaparak eleştirilerimden vazgeçmemi sağlamak.
İlk seçimde gelip o bakanlıkta Türkiye’nin gıda egemenliğini yeniden sağlayacağım ve bunu durduramayacaksınız bunu bilin!
In Turkish, the bird known as a “turkey” is called hindi, meaning “from India.” In India, however, it’s referred to as “Peru.” In Arabic, it’s called the “Greek chicken,” while in Greek it’s known as the “French chicken,” and in French, the “Indian chicken.” Despite the variety of names, the bird is native to none of these regions.
The unusual naming history goes back to the 16th century, when European explorers first came across turkeys in the Americas. At the time, global trade routes were still poorly understood, and merchants often misidentified exotic animals and goods as they moved between continents.
Because of this confusion, Europeans frequently mixed up the turkey with other birds such as guinea fowl from Africa or species traded through the Ottoman Empire. As the bird spread across Eurasia, each culture linked it to a different “foreign” origin based on their own trade connections and assumptions.
The end result is a kind of linguistic chain reaction. English speakers associated it with Turkey, Turks linked it to India, the French tied it to India as well, Arabs connected it to Greece, Greeks to France, and Portuguese speakers to Peru.
In the end, a single North American bird ended up carrying a whole map of mistaken identities across several continents.