Madenlerde Değişmeyen Gerçek: Kârın Kazananı Sermaye, Bedelini Ödeyen Emekçiler!
Zonguldak’ta maden ocağında meydana gelen patlamada yaşamını yitiren işçilerin ailelerine, yakınlarına ve çalışma arkadaşlarına başsağlığı; yaralı işçilere acil şifalar diliyoruz.
Madencilikte yaşanan facialar, emeğin hangi koşullarda sömürüldüğünü ve işçi sağlığı ile güvenliğinin nasıl ihmal edilebildiğini bir kez daha ortaya koyuyor. İşçilerin yaşamını tehlikeye atan çalışma koşulları, yetersiz denetim ve kârı önceleyen üretim anlayışı kader değildir. Her iş cinayeti, önlenebilir riskler ve yerine getirilmeyen sorumluluklar açısından bütün yönleriyle araştırılmalı; sorumlular hesap vermelidir.
Emek sömürüsü ile doğanın sömürüsü birbirinden bağımsız değildir. Fosil yakıtlara dayalı enerji politikaları, bir yandan işçilerin yaşamını tehlikeye atarken diğer yandan iklim krizini ve ekolojik yıkımı derinleştiriyor. Kömürün çıkarılmasından tüketimine kadar uzanan süreçte bedeli işçiler, emekçi halklar ve doğa ödüyor; elde edilen kazanç ise bu bedeli ödemeyenlerin elinde birikiyor. Bugün fosil yakıtlardan çıkış, yalnızca bir enerji tercihi değil; emeği, yaşamı ve ekolojik varlıkları korumaya yönelik toplumsal bir dönüşümün gereğidir. Artık bu yük maden işçilerinin ve bölge halklarının omuzlarından alınmalıdır.
Tarım Orkam-Sen olarak emeği ve doğayı ortak bir mücadele alanı olarak görüyoruz. İşçi sağlığını, güvenli çalışma koşullarını, kamusal denetimi ve ekolojik dengeleri esas alan bir üretim anlayışının geliştirilmesini savunuyoruz. Yaşamı korumak, emeği savunmak ve ekolojik yıkımı durdurmak aynı mücadelenin parçalarıdır. Emekçilerin yaşam hakkının güvence altına alındığı, doğanın kâr uğruna tahrip edilmediği bir gelecek için mücadelemizi sürdüreceğiz!
Genel Başkanımız Serap Baysal ve Genel Örgütlenme Sekreterimiz Bahadır Tamer’in, 6 Ekim’de saat 16.00’da Apaçık Radyo’da yayımlanan, Özdeş Özbay, Tuna Emren ve Suda Sim Meriç’in hazırlayıp sunduğu Onarım Çağı programına konuk oldukları canlı yayının deşifresine ve kayıt linkine sitemizden ulaşabilirsiniz.
Yayın Linki İçin;👇👇👇
https://t.co/7wWkMMsXtb
Hayvanların otladığı yerleri daha şimdiden çevirdiklerini bu videoda görüyorsunuz, dün kendilerine de bunu söyledik, koyunlar yol değiştirince daha şimdiden hayvanların yolunu kestiniz dedik, bu projeler işgal projeleridir kimse hukuktu, izindi, yatırımdı anlatmaya kalkmasın!
📢 ZONGULDAK ŞUBEMİZ 9. OLAĞAN GENEL KURULUNU GERÇEKLEŞTİRDİ!
8. Dönem Şube Yönetim Kurulu üyeliği görevini yürüten arkadaşlarımıza bugüne kadar verdikleri emek ve mücadele için teşekkür ediyoruz.
Yeni dönemde görev alan arkadaşlarımıza başarılar diliyor, emeğin, dayanışmanın ve örgütlü mücadelenin büyütülmesi yolunda birlikte yürüyeceğimiz bir dönem diliyoruz.
Yaşasın örgütlü mücadelemiz!
Yaşasın Tarım Orkam-Sen!
Yaşasın KESK!
📢 İZMİR ŞUBEMİZ 9. OLAĞAN GENEL KURULUNU GERÇEKLEŞTİRDİ!
8. Dönem Şube Yönetim Kurulu üyeliği görevini yürüten arkadaşlarımıza bugüne kadar verdikleri emek ve mücadele için teşekkür ediyoruz.
Yeni dönemde görev alan arkadaşlarımıza başarılar diliyor, emeğin, dayanışmanın ve örgütlü mücadelenin büyütülmesi yolunda birlikte yürüyeceğimiz bir dönem diliyoruz.
Yaşasın örgütlü mücadelemiz!
Yaşasın Tarım Orkam-Sen!
Yaşasın KESK!
📢 TRABZON ŞUBEMİZ 9. OLAĞAN GENEL KURULUNU GERÇEKLEŞTİRDİ!
8. Dönem Şube Yönetim Kurulu üyeliği görevini yürüten arkadaşlarımıza bugüne kadar verdikleri emek ve mücadele için teşekkür ediyoruz.
Yeni dönemde görev alan arkadaşlarımıza başarılar diliyor, emeğin, dayanışmanın ve örgütlü mücadelenin büyütülmesi yolunda birlikte yürüyeceğimiz bir dönem diliyoruz.
Yaşasın örgütlü mücadelemiz!
Yaşasın Tarım Orkam-Sen!
Yaşasın KESK!
AKBELEN’DE ŞİRKET KÂRI DEĞİL, HALKIN YAŞAM HAKKI ESASTIR!
Muğla’nın Milas ilçesinde Akbelen Ormanı çevresindeki köylerde bulunan 679 parselin acele kamulaştırılmasına ilişkin davada Danıştay 6. Dairesi’nin verdiği son karar, yaşam alanlarını, tarım topraklarını ve zeytinliklerini korumak için yıllardır mücadele eden İkizköylülerin haklı kaygılarını büyütmüştür. Daha önce yürütmeyi durdurma kararı veren Danıştay’ın bu kez kamulaştırmayı hukuka uygun bulan yaklaşımı, yargı kararları arasındaki tutarlılığı da tartışmalı hâle getirmiştir.
Tarım Orkam-Sen olarak 16 Eylül’de Ankara’da görülen duruşmaya katılarak İkizköylülerin haklı mücadelesine destek vermiştik. Akbelen’de yaşananlar yalnızca birkaç köyün ya da belirli mülk sahiplerinin meselesi değildir. Bu mücadele; tarımın, ormanların, su kaynaklarının, gıda güvencesinin ve halkın kendi yaşam alanları üzerindeki söz hakkının savunulmasıdır.
Bir avuç şirketin daha fazla kâr elde etmesi uğruna üreticilerin topraklarından koparılması, zeytinliklerin ve tarım alanlarının maden sahalarına dönüştürülmesi kamu yararı olarak sunulamaz. Kamu yararı, şirketlerin enerji ve üretim hedeflerinden ibaret değildir. Kamu yararı; halkın sağlıklı bir çevrede yaşaması, toprağını işlemesi, emeğinin karşılığını alması ve gelecek kuşaklara yaşanabilir bir doğa bırakılmasıdır.
Sermaye birikiminin önündeki engelleri kaldırmak adına doğayı ve yaşamı koruyan güvencelerin aşındırılmasına karşıyız. Hukuk, şirketlerin çıkarlarını güvence altına alan bir araca dönüştürülemez. Köylülerin rızası yok sayılarak yürütülen kamulaştırma süreçleri, yaşam hakkını ve üretim koşullarını tehdit etmektedir.
İkizköylülerin “Kimse gasp faaliyetini kabullenmemizi beklemesin” sözleri, toprağına ve yaşamına sahip çıkanların kararlılığını ortaya koymaktadır.
Tarım Orkam-Sen olarak Akbelen direnişinin yanındayız. Toprağı, suyu, ormanı ve emeği piyasanın insafına bırakmayan; kamusal yararı ve ekolojik yaşamı esas alan bir mücadeleyi savunuyoruz. İkizköylülerin haklı taleplerinin karşılanmasını, yaşam alanlarına yönelik müdahalelerin son bulmasını ve adaletin tesis edilmesini istiyoruz.
Tarım Orkam-Sen Genel Merkezi
📢 SAMSUN ŞUBEMİZ 9. OLAĞAN GENEL KURULUNU GERÇEKLEŞTİRDİ!
8. Dönem Şube Yönetim Kurulu üyeliği görevini yürüten arkadaşlarımıza bugüne kadar verdikleri emek ve mücadele için teşekkür ediyoruz.
Yeni dönemde görev alan arkadaşlarımıza başarılar diliyor, emeğin, dayanışmanın ve örgütlü mücadelenin büyütülmesi yolunda birlikte yürüyeceğimiz bir dönem diliyoruz.
Yaşasın örgütlü mücadelemiz!
Yaşasın Tarım Orkam-Sen!
Yaşasın KESK!
📢 BURSA ŞUBEMİZ 9. OLAĞAN GENEL KURULUNU GERÇEKLEŞTİRDİ!
8. Dönem Şube Yönetim Kurulu üyeliği görevini yürüten arkadaşlarımıza bugüne kadar verdikleri emek ve mücadele için teşekkür ediyoruz.
Yeni dönemde görev alan arkadaşlarımıza başarılar diliyor, emeğin, dayanışmanın ve örgütlü mücadelenin büyütülmesi yolunda birlikte yürüyeceğimiz bir dönem diliyoruz.
Yaşasın örgütlü mücadelemiz!
Yaşasın Tarım Orkam-Sen!
Yaşasın KESK!
📢 MERSİN ŞUBEMİZ 9. OLAĞAN GENEL KURULUNU GERÇEKLEŞTİRDİ!
8. Dönem Şube Yönetim Kurulu üyeliği görevini yürüten arkadaşlarımıza bugüne kadar verdikleri emek ve mücadele için teşekkür ediyoruz.
Yeni dönemde görev alan arkadaşlarımıza başarılar diliyor, emeğin, dayanışmanın ve örgütlü mücadelenin büyütülmesi yolunda birlikte yürüyeceğimiz bir dönem diliyoruz.
Yaşasın örgütlü mücadelemiz!
Yaşasın Tarım Orkam-Sen!
Yaşasın KESK!
📢 ADANA ŞUBEMİZ 9. OLAĞAN GENEL KURULUNU GERÇEKLEŞTİRDİ!
8. Dönem Şube Yönetim Kurulu üyeliği görevini yürüten arkadaşlarımıza bugüne kadar verdikleri emek ve mücadele için teşekkür ediyoruz.
Yeni dönemde görev alan arkadaşlarımıza başarılar diliyor, emeğin, dayanışmanın ve örgütlü mücadelenin büyütülmesi yolunda birlikte yürüyeceğimiz bir dönem diliyoruz.
Yaşasın örgütlü mücadelemiz!
Yaşasın Tarım Orkam-Sen!
Yaşasın KESK!
16 EKİM DÜNYA GIDA GÜNÜ: GIDA HAKKI, YAŞAM HAKKIDIR!
16 Ekim Dünya Gıda Günü, Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü’nün (FAO) 1945’te kuruluşunu anmak üzere, 1979 yılında FAO Genel Konferansı tarafından ilan edilmiş; 1981’den itibaren her yıl kutlanmaya başlanmıştır. Bu gün, gıdaya erişimin bir ayrıcalık değil, herkes için temel bir insan hakkı olduğunu hatırlatmaktadır.
Kapitalist üretim ve tüketim düzeninin doğayı sınırsız bir kaynak, gıdayı ise yalnızca kâr aracı olarak görmesi, tarımsal üretimi ve beslenme hakkını tehdit etmektedir. İklim krizinin ağırlaşan sonuçları, gıda üretimini ve gıdaya erişimi her geçen gün daha kırılgan hale getirmektedir.
Gıda üretiminin ve dağıtımının piyasanın insafına bırakıldığı bir düzende açlık, yoksulluk ve sağlıklı beslenememe sorunları büyümektedir. Gıda fiyatlarındaki artış, küçük üreticilerin artan maliyetleri ve tarım emekçilerinin güvencesiz çalışma koşulları bu tablonun ayrılmaz parçalarıdır.
Yerel tohumların yaşatılması, agroekolojik üretimin yaygınlaştırılması, küçük üreticilerin desteklenmesi, kooperatiflerin güçlendirilmesi ve kamusal tarım politikalarının hayata geçirilmesi bu mücadelenin temel dayanaklarıdır.
Tarım politikaları, şirketlerin kârın�� değil toplumun ihtiyaçlarını esas almalıdır. Toprağı, suyu ve tohumu koruyan; üreticiyi destekleyen; tarım ve gıda alanında kamusal sorumluluğu güçlendiren bir anlayış, hem iklim krizine karşı mücadelenin hem de sağlıklı ve güvenilir gıdaya erişimin vazgeçilmez koşuludur.
Tarım Orkam-Sen olarak; açlığa, yoksulluğa, gıda tekellerine ve doğanın talanına karşı gıda hakkını savunuyoruz. Herkesin sağlıklı ve güvenilir gıdaya erişebildiği, üreticilerin emeğinin karşılığını aldığı, tarım emekçilerinin güvenceli koşullarda çalıştığı ve halkların kendi gıda sistemleri üzerinde söz sahibi olduğu bir düzen mümkündür. Gıda ticari bir meta değil, temel bir insan hakkıdır!
Genel Başkanımız Serap Baysal ve Genel Örgütlenme Sekreterimiz Bahadır Tamer, "Halkların İklim Zirvesi’nin neden gerekli olduğunu, emek ve ekoloji mücadelelerinin nasıl ortaklaşabileceğini ve iklim adaleti için neden birlikte mücadele" edilmesi gerektiğini 14 Ekim 2026, Çarşamba, Saat: 21.00'de, X (Twitter) Space – @hiz_2026 de konuşacak.
İklim adaleti için sözümüzü birleştiriyor, mücadelemizi büyütüyoruz!
İklim Adaleti Hemen Şimdi!
Halkların İklim Zirvesi’nde buluşalım!
HALK TV’YE KAYYIM MÜDAHALESİNE KARŞI BASIN ÖZGÜRLÜĞÜNÜ VE HALKIN HABER ALMA HAKKINI SAVUNUYORUZ!
Halk TV’ye yönelik kayyım müdahalesi, yalnızca bir medya kuruluşuna yapılan müdahale değil; basın özgürlüğüne, halkın haber alma hakkına ve toplumun farklı sesleri duyabilme imkânına yönelik kabul edilemez bir saldırıdır.
Demokratik bir toplumda basın, iktidarların denetim ve yönlendirme aracı değil; halkın gerçekleri öğrenmesini, farklı görüşlerin özgürce ifade edilmesini ve kamusal tartışmanın gelişmesini sağlayan temel bir kurumdur. Medyanın idari ve siyasi müdahalelerle kontrol altına alınması, yalnızca gazetecilerin çalışma özgürlüğünü değil, toplumun haber alma hakkını ve demokratik yaşamın temel dayanaklarını da hedef alır.
Bugün basın kuruluşlarına yönelik müdahaleler, eleştirel düşüncenin ve toplumsal muhalefetin sınırlandırılmasına hizmet eden daha geniş bir baskı politikasının parçası olarak karşımıza çıkmaktadır. Oysa basın özgürlüğü, yalnızca gazetecilerin ya da medya çalışanlarının mesleki hakkı değildir. Emekçilerin, kadınların, gençlerin, doğa savunucularının ve toplumun tüm kesimlerinin yaşadıkları sorunları duyurabilmesinin, hak ihlallerini görünür kılabilmesinin ve ortak mücadelelerini büyütebilmesinin de güvencesidir.
Tarım Orkam-Sen için emeğin, doğanın ve yaşamın savunusu; düşünce ve ifade özgürlüğünün, örgütlenme hakkının ve demokratik toplumun savunusundan ayrı düşünülemez. Halkın haber alma hakkını kısıtlayan, medyayı tek sesliliğe mahkûm eden her müdahale, demokratik hak ve özgürlüklere yönelik saldırıların bir parçasıdır.
Halk TV’ye yönelik kayyım müdahalesine karşı çıkıyor; basın ve ifade özgürlüğünün, bağımsız gazeteciliğin ve halkın haber alma hakkının yanında olduğumuzu ilan ediyoruz.
Özgür basın, demokratik toplumun vazgeçilmezidir. Baskılara, sansüre ve kayyım uygulamalarına karşı dayanışmayı büyütmeye devam edeceğiz.
Tarım Orkam-Sen Genel Merkezi
@halktvcomtrr
Tarladan Ormana: İklim mücadelesinin emek cephesi
Onarım Çağı'nda Suda Sim Meriç, Tuna Emren ve Özdeş Özbay, Tarım Orkam-Sen Genel Başkanı Serap Baysal ve Genel Örgütlenme Sekreteri Bahadır Tamer ile sendikaların adil geçişteki rolünü, iklim krizinin yol açtığı ekolojik felaketlerin tarım-orman emekçilerine etkilerini ve Halkların İklim Zirvesi ile Enerji Demokrasisi Zirvesi'ne yönelik sendikanın hazırlıklarını konuşuyorlar.
https://t.co/TPPQFEtQCb
10 Ekim’i Unutmadık: Geçen 11 Yılda Adalet Mücadelemizden Vazgeçmiyoruz!
10 Ekim 2015’te Ankara Garı önünde barış, demokrasi ve emek için bir araya gelen 103 insanımızı hain bomba saldırılarında kaybettik, yüzlerce insanımız yaralandı. Tarihimizin en ağır katliamlarından biri olan 10 Ekim, aradan geçen 11 yıla rağmen ac��sını ve öfkesini ilk günkü gibi taşıyor.
10 Ekim, yalnızca yitirdiğimiz 103 canımızı anma günü değildir. Aynı zamanda savaşın, şiddetin, nefretin ve karanlığın karşısında barışı, kardeşliği, demokrasiyi ve yaşamı savunma günüdür. Ankara Garı’nda yaşamını yitirenlerin ortak düşü; savaşsız, sömürüsüz, özgür ve demokratik bir ülkede eşit ve barış içinde yaşamaktı. Bu düş, bugün de mücadelemizin parçasıdır.
Katliamın tüm sorumlularının açığa çıkarılması, gerçek anlamda adaletin sağlanması ve benzer acıların bir daha yaşanmaması için mücadelemizi sürdüreceğiz. Çünkü biliyoruz ki 10 Ekim’in hesabını sormak yalnızca geçmişle yüzleşmek değil, geleceği değiştirme sorumluluğudur.
Tarım Orkam-Sen olarak 10 Ekim’de yitirdiğimiz canlarımızı saygıyla anıyor, ailelerinin ve dostlarının acılarını paylaşıyoruz. Onların barış ve adalet özlemini mücadelemizde yaşatmaya devam edeceğiz.
10 Ekim 2026 Cumartesi günü saat 09.00’da Ulus Metro’da buluşacak, 09.30’da sessiz yürüyüşümüzü gerçekleştirerek saat 10.04’te Ankara Garı önünde olacağız. 11 Ekim Pazar günü saat 10.30’da Kurtuluş Parkı Vedat Dalokay Nikâh Salonu önünden hareket edecek servisle Karşıyaka Mezarlığı’ndaki anmalara katılacağız.
10 Ekim’i unutmadık, unutturmayacağız!
103 canımızı saygıyla anıyoruz.
Barış ve adalet için mücadeleye devam edeceğiz.
Tarım Orkam-Sen
🗓 10 Ekim 2026, Cumartesi
�� Toplanma : Ulus Metro
🟥 Sessiz Yürüyüş : 9.30
🟥 Anma : Ankara Garı Önü - 10.04
🗓 11 Ekim 2026, Pazar
🟥Mezarlık Anmaları
📍Kurtuluş Parkı - Vedat Dalokay Nikah Salonu Önü - Servis Hareket - 10.30 Karşıyaka Mezarlığı - 11.30
Genel Başkanımız Serap Baysal ve Genel Örgütlenme Sekreterimiz Bahadır Tamer, 6 Ekim (yarın) saat 16.00’da Apaçık Radyo'da Özdeş Özbay’ın hazırlayıp sunduğu Onarım Çağı programının canlı yayın konuğu olacak.
Halkların İklim Zirvesi ve COP31’e giderken, Tarım Orkam-Sen olarak iklim krizine, emeğe, doğaya ve geleceğimize ilişkin mücadelemizi nasıl büyüttüğümüzü konuşacağız.
İklim adaleti, enerji demokrasisi, doğanın korunması ve emeğin hakları ekseninde sendikal mücadelemizi nasıl geliştirdiğimizi, önümüzdeki döneme ilişkin hazırlıklarımızı ve iklim krizine karşı birlikte geliştirdiğimiz mücadele hattını paylaşacağız.
İklim krizine karşı sözümüzü, emeğin ve doğanın ortak mücadelesiyle büyütüyoruz!
Canlı yayını https://t.co/JvCp3igycD üzerinden dinleyebilirsiniz.
Programın yayın kaydı, canlı yayının ardından çeşitli platformlarda da paylaşılacaktır.
DEPREM TAZMİNATINDA SENDİKAMIZDAN BÜYÜK KAZANIM!
Deprem Tazminatı ve Fazla Çalışmada Kapsam Dışı Bırakılan 26 İlçedeki Binlerce Kamu Görevlisi Sendikamızın Açmış Olduğu Dava İle Kapsam İçine Alındı
Hepimizi derinden sarsan 6 Şubat 2023 tarihli Kahramanmaraş merkezli depremlerden sonra Cumhurbaşkanlığı kararı ile 11 ilden 3’ünde; Adana, Diyarbakır, Elâzığ ilçelerinin tamamında çalışan kamu görevlilerine tazminat ve fazla çalışma ücreti verilmemişti.
Cumhurbaşkanı kararında yer almayan Adana’nın Aladağ, Feke, İmamoğlu, Karaisalı, Karataş, Pozantı, Saimbeyli, Sarıçam, Tufanbeyli, Yumurtalık ilçeleri, Diyarbakır’ın Çınar, Cüngüş, Dicle, Eğil, Ergani, Hani, Hazro, Kocaköy, Kulp, Lice, Silvan ilçeleri, Elazığ’ın Ağın, Alacakaya, Ar��cak, Keban, Sivrice ilçeleri ve tüm bu ilçelere bağlı yerleşim yerlerinde çalışan kamu görevlilerine de tazminat ve fazla çalışma ücreti ödenecektir.
Danıştay 12. Dairesinin eksik düzenlemeye dair iptal kararı ektedir. Bu kararla binlerce kamu çalışanın maruz kaldığı haksızlık giderilmiş olmaktadır.
Kapsam dışı bırakılan ilçelerde çalışan kamu görevlileri tazminat ve fazla çalışma ücreti başvuruları için Şube/Temsilciliklerimizden dilekçe örneklerine ulaşabilirler.
Mahkeme Kararı: https://t.co/gIf6WGMa5p
SES GENEL MERKEZİ
#SESimiz30Yaşında