Dünyanın dört bir yanında aynı sevdaya gönül vermiş, sarı ve laciverti yan yana görünce kalbi heyecanla atan milyonların günü…
19 Temmuz Dünya Fenerbahçeliler Günümüz kutlu olsun. 💛💙
Gayri Milli Eğitimsizlik Bakanı açıkladı:
104 senedir büyük ve haklı bir gurur ile kutladığımız İstiklal Harbi’nin adı (Kurtuluş Savaşı) ders kitaplarından çıkarılacakmış.
1919-1922 arasında yaşananlara Milli Mücadele denilecekmiş. Gayri Milli Eğitimsizlik Bakanı “Neyden kurtulduk. Ondan önce koskoca Osmanlı İmparatorluğu vardı” buyurmuş.
Bu Gayri Milli Eğitimsizlik Bakanına sormak lazım: Savaş sonunda verilen madalyanın adı Milli Mücadele Madalyası mı İstiklal Madalyası mı?
Genelkurmay Başkanlığı’nın yayınladığı ve bütün savaşı anlatan kitabın adı Türk İstiklal Harbi değil mi?
Elbette İstiklal Harbi Milli Mücadele’ye dayanır. Ancak kapsayıcı kavram İstiklal Harbi (Kurtuluş Savaşı) kavramıdır.
Eğitimsizlik bakanı, kurtuluş kavramı ile Osmanlı’dan kurtulduğumuzu sanıyor. Oysa İstiklal Harbi başladığı zaman Osmanlı zaten tarih olmuştu.
İstiklal/Kurtuluş, Batı emperyalizmiyle savaşın sonunda Batı emperyalizmine karşı elde edilmiştir.
Eğitimsizlik Bakanı bunları bilmez mi? Elbette bilir. Peki, ne yapmak ve neden yapmak istiyor? Öncelikle Gayri Milli ve Eğitimsizlik Bakanı Türklük bilincinden nefret ediyor.
Türklük bilincini sürekli besleyen kaynakların başında ise İstiklal Harbi geliyor. O zaman İstiklal Harbi kavramını ortadan kaldırarak başlayacaksın.
Zihinler savaşında, muharebeler kavramlar üzerinden yapılır. Önce varolan kavramlar yıkılır, silinir, anlamsızlaştırılır. Sonra ya varolan kavramlara yeni anlamlar yüklenir veya yeni kavramlar üretilir.
Burada sinsice İstiklal Harbi ve Kurtuluş Savaşı kavramları yok edilirken İstiklal Harbi’nin bir boyutunu oluşturan Milli Mücadele onun yerine konulmak istenmektedir. Aslında Milli Mücadele, İstiklal Harbi ve Kurtuluş Savaşı o kadar içe geçmiş kavramlardır ki, bugüne dek birbirlerinin yerine de rahatlıkla kullanılmışlardır.
Şimdi bu zihniyetin İstiklal Harbi ve Kurtuluş Savaşı kavramlarını yasaklayarak gelmek istediği yer sonunda aslında İstiklal Harbi olmadığı noktasıdır.
AK Parti 24. ve 25. Dönem Ordu milletvekili İhsan Şener 2011 senesinde davet edildiğim bir TBMM alt komisyonunda İstiklal Harbi diye bir harbin olmadığını şehitliklerin sembolik olduğunu söylemişti. Ben de gereken cevabı vermiştim. Olay yargıya yansımıştı. Tabii vekillik sonrasında cumhurbaşkanlığına danışman olarak atandı bu zat.
Özetle, bugün Şeyh Sait’in hatırasına hakaretten cezalar verildiği, Şeyh Sait’in isminin bulvarlara verilmek istendiği, narko-teröristlerin kurucu önder ve baş müzakereci ilan edildiği bir dönemde, devletimizin ve milletimizin İstiklalini sağlayan İstiklal Harbimizin ismi ders kitaplarından çıkarılıyor olmasına maalesef şaşıramıyoruz!
Elbette helal süt emmiş Türk tarih öğretmenleri İstiklal Harbimizi öğrencilerimize anlatmaya devam edeceklerdir.@zaferpartisi
🇹🇷 19 Mayıs Atatürk'ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramımız kutlu olsun!
Ulu Önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün, milletimizin bağımsızlık mücadelesi olan Kurtuluş Savaşı’nı başlatmak üzere Samsun’a çıkışının 107. yıl dönümünde, 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramımızı kutluyor;
başta Ulu Önderimiz olmak üzere, bağımsızlık mücadelemizin tüm kahramanlarını, silah arkadaşlarını ve aziz şehitlerimizi saygı, minnet ve rahmetle anıyoruz.
ibrahim hacıosmanoğlu:
"öyle bir eylem yapacağız ki belki bu eylem sonrası ben artık trabzonspor başkanı olmayacağım... belki başka bir yerde olacağım. gelecek sezon da fenerbahçe bizimle aynı ligde mücadele edecek konumda olmayacak.”
4018 Gündür Soruyoruz: Failler Nerede?
4 Nisan 2015 tarihinde, Futbol A Takımımızı taşıyan otobüse yönelik gerçekleştirilen silahlı saldırının üzerinden 11 yıl geçti.
Aradan geçen 4018 günde faillerin hâlâ bulunamamış olması; yalnızca kulübümüzü değil, Türk sporunu ve kamu vicdanını derinden yaralamaya devam etmektedir.
Fenerbahçe Spor Kulübü olarak bu alçak saldırıyı hiçbir zaman unutmadık, unutmayacağız.
O gün hedef alınan sadece takımımız değil; sporun ruhu, rekabetin onuru ve insan hayatıydı.
🔗 https://t.co/rveko7Qm2s
Büyük(!) sözler:
Kadro mühendisliği
Fenerbahçe’nin futbolcusu değil
Hocaya yazar
Atanın tutanın
3 yersen 4 atacaksın
Hakemi de yeneceksin
Dünya yıldızı
Baba transfer
Ligi bilen hoca
Fenerbahçe için son şans
KAMUOYUNUN BİLGİSİNE
Profesyonel Futbol A Takımımızın 2024-2025 sezonundan itibaren teknik direktörlük görevini yürüten Jose Mourinho ile yollarımız ayrılmıştır. Kendisine bugüne kadar takımımız için verdiği emekler için teşekkür eder, gelecek kariyerinde başarılar dileriz.
Fenerbahçe Spor Kulübü
Aykut Kocaman suçlu.
Cocu ve Koeman suçlu.
Ersun Yanal, Zeki Murat Göle, Tahir Karapınar suçlu.
Erol Bulut ve Emre Belözoğlu suçlu.
Vitor Pareria suçlu.
İsmail Kartal suçlu.
Jorge Jesus suçlu.
Mourinho suçlu.
Bir tek adam hiç suçlu değil. Hiç sorumluluğu yok.
Kadro planlaması yapamayan o, bu “suçlu” teknik direktörlere imza atan o, gönderen o, bir tek yıl bile transferleri kampa yetiştiremeyen o.
En suçsuz da o.
“Mourinho giderse düzelecek”
Hadi canım…