@Kpehlivanoglu Klasik savaş sistemi Artık tamamen çöp olacak..
Çok yakında en fazla 2030'a kadar bu teknoloji ile bildiğimiz yaşadığımız klasik Savaş sistemleri tamamen devre dışı kalacak...
#savaş
@Kpehlivanoglu Klasik savaş sistemi Artık tamamen çöp olacak..
Çok yakında en fazla 2030'a kadar bu teknoloji ile bildiğimiz yaşadığımız klasik Savaş sistemleri tamamen devre dışı kalacak...
#savaş
Eğitim: Diploma Üreten Ama Yetenek Üretemeyen Sistem
Türkiye’nin bir başka patinaj alanı eğitimdir. Üniversite sayısını artırmak eğitim seviyesini otomatik olarak yükseltmez.
Diploma sayısı ile insan sermayesi aynı şey değildir.
Modern ekonominin ihtiyacı yalnız bilgi taşıyan insan değildir. Bilgiyi sorgulayabilen, yeni sorunlara uygulayabilen, farklı disiplinleri birleştirebilen ve gerektiğinde otoriteye “yanlış yapıyorsunuz” diyebilen insandır.
Fakat otorite merkezli eğitim sistemi başka bir insan tipi üretir: "Doğru" cevabı ezberleyen, sınavı geçen, diplomayı alan, fakat yeni soru üretmekte zorlanan insan...
Böyle bir eğitim sistemi en fazla sanayi toplumunun bürokratını üretebilir. Ama, bilgi ekonomisinin yenilikçisini üretmekte zorlanır. Böylece tuhaf bir paradoks ortaya çıkar:
Diplomalı nüfus artarken nitelikli insan açığı devam eder. Bu Türkiye'nin de öyküsüdür.
@DoguErgildogu Aslında buna devletin toplumsallık niteliğini yitirip çetesel bir takım grupların etkilerine ve kontrollerine ve yönetimlerine yönetimine girmesi denilebilir..
Dolayısıyla devlet artık toplum için değil çetelerin menfaati ve çıkarları için çalışan bir örgüt olur...
#devlet
@DoguErgildogu Aslında buna devletin toplumsallık niteliğini yitirip çetesel bir takım grupların etkilerine ve kontrollerine ve yönetimlerine yönetimine girmesi denilebilir..
Dolayısıyla devlet artık toplum için değil çetelerin menfaati ve çıkarları için çalışan bir örgüt olur...
#devlet
Liyakatten Sadakate
Devlet kapasitesinin en önemli unsurlarından biri bürokrasinin niteliğidir. Modern devlet, Max Weber’in tarif ettiği anlamda kişilere değil kurallara bağlı çalışan bir örgüttür. Memurun kim olduğu değil, hangi kuralara göre hareket ettiği önemlidir.
"Kişiselleşmiş Devlet" (Patrimonyal) sistemde ise bunun tersi gerçekleşir. Kurum kişiye bağlanır. Görev yetkinliğin ödülü olmaktan çıkarak sadakatin karşılığına dönüşür.
Böyle bir sistem ilk bakışta güçlü görünebilir. Çünkü kararlar hızla alınabilir. İtiraz azalır. Bürokratik direnç ortadan kalkar. Fakat bunun ağır bir bedeli vardır:
Devlet kendi hatalarını düzeltme kabiliyetini kaybeder.
2026’da Governance dergisinde yayımlanan Türkiye üzerine bir çalışma, Merkez Bankası örneğinde hukuki-rasyonel kurumsal mantığın yerini giderek patrimonyal mantığa bırakmasını tam da bu açıdan inceliyor: profesyonellik, tarafsızlık ve kurala bağlılığın yerine kişisel sadakatin geçmesi. (Caner Bakır, “Institutional Backsliding Under Liberal Democratic Backsliding: Central Bank Independence Reversal in Türkiye,” Governance, Vol. 39, No. 3 (2026), e70141. İlk yayımlanma tarihi 10 Temmuz 2026. DOI: 10.1111/gove.70141.)
Bu yalnızca merkez bankacılığı meselesi değildir. Bir sistemde sadakat liyakatin önüne geçtiğinde yukarıya doğru bilgi akışı bozulur. Astlar yöneticilerin bilmek istediğini söyler. Uzmanlar susar. Kötü haber filtrelenir. Yanlış kararların maliyeti yükselir.
Böylece güçlü görünmek isteyen devlet, paradoksal biçimde öğrenme kapasitesini kaybeder.
@mahfiegilmez 3-4 sene önce Mehmet şimşek'i liyakatli diye övüyordu küreselci emperyalist, liberal kapitalist kafadaki ekonomi zihniyetini savunan kişiler.. işte buyrun liyakat bu.. milleti soymak ve sömürmek, emperyalizmin (abd, batı, akp, rte, cumhur vb. tüm partiler) liyakati bu..
@mahfiegilmez 3-4 sene önce Mehmet şimşek'i liyakatli diye övüyordu küreselci emperyalist, liberal kapitalist kafadaki ekonomi zihniyetini savunan kişiler.. işte buyrun liyakat bu.. milleti soymak ve sömürmek, emperyalizmin (abd, batı, akp, rte, cumhur vb. tüm partiler) liyakati bu..
I am continually amazed by eminent modern academics, gurus and pundits who have never heard of him. Neither have they heard of the man who stood on his shoulders, Arthur Schopenhauer. Both Nietzsche and Wittgenstein followed Kant and AS. None of these were mentioned in my philosophy course at Oxford, very many academics speak as if they suddenly discovered Kant's ideas themselves. If Kant is not cited in a book or paper, I ignore it.
Immanuel Kant died at 79 having almost certainly never been with a woman in his life. he also split the entire history of philosophy into before him and after him.
he never married. never traveled more than 40 miles from Königsberg, the town where he was born. his daily walk was so precise that neighbors set their clocks by it. every ounce of energy his body produced went through the same narrow channel for eight decades: pure thought.
the critique of pure reason, the book that rebuilt the foundations of human knowledge, came out of that discipline. philosophers describe the depth of sustained abstraction in it as almost inhuman. holding chains of reasoning in the mind for years, refining a single argument for a decade. that kind of cognitive endurance isn't talent. it's fuel management.
Kant understood exactly what he was doing. he wrote about mastery over inclination as the foundation of a free will. a man ruled by his appetites, in his framework, isn't free at all. he's a passenger in a body that makes his decisions for him.
the deepest thinker of the modern era ran his entire life as a retention experiment and produced work that outlived every empire of his century.
total energy discipline for 79 years. the results are still on every philosophy syllabus on earth.
@1_girizgah@Kpehlivanoglu insanlıksız, egoist, bencil ve ruhsuz insanlar arasında yaşamaktan korkmak, çekinmek, tiksinmek ve ürpermek; ölüm korkusundan milyonlarca defa daha büyük bir dehşettir, vahşettir, katliamdır...
@1_girizgah@Kpehlivanoglu insanlıksız, egoist, bencil ve ruhsuz insanlar arasında yaşamaktan korkmak, çekinmek, tiksinmek ve ürpermek; ölüm korkusundan milyonlarca defa daha büyük bir dehşettir, vahşettir, katliamdır...
@CandanBadem@rihsaneliacik kuran-ı kerim bilime aykırıysa, kuranı bilimle düzeltmek de kuranın emridir.
vahiy (evrenin hikmet bilgisi), durağan donuk katı bir hal değildir...
maddi ve manasal ortamlar değişince farklı boyut ve formlarda dönüşen bir bilinçtir, şuurdur, farkındalıktır.
#iman#ışık#sorgu
@CandanBadem@rihsaneliacik kuran-ı kerim bilime aykırıysa, kuranı bilimle düzeltmek de kuranın emridir.
vahiy (evrenin hikmet bilgisi), durağan donuk katı bir hal değildir...
maddi ve manasal ortamlar değişince farklı boyut ve formlarda dönüşen bir bilinçtir, şuurdur, farkındalıktır.
#iman#ışık#sorgu
@rihsaneliacik Dediğiniz doğru, Arapçanın bir kerameti yok ve medreseliler nitelikli dolandırıcı, ancak Kuran da bilime götüren bir araç değil. Dünyanın altı günde yaratıldığı veya bütün insanların Adem ile Havva'dan türediği iddiası bilime aykırı.