Psikolog Hüseyin Kaçın: “Trans ameliyatları acilen yasaklanmalı çünkü Türkiye’de trans ameliyatları çetesi var. Bu çete arkasındaki güç olan MOSSAD’ın faaliyetlerini yürütüyor. Tıp fakültelerindeki trans ameliyatları çetesi faaliyetlerine devam ediyor.”
İrancı hesaplar kundaktaki çocuklarımıza bile acımayacakmış. Biliriz. Suriye’den, Irak’tan, Yemen’den biliriz.
Dikkat edin Şah İsmail gibi yengenizi bırakıp kaçmayın.
Bu terör şebekelerine müdahale edilmeyecek mi? @EmniyetGM@iletisim@mustafaciftcitr
Geçen perşembe Ankara'da düzenlenen İskilipli Atıf hocayı hatırlama programından bir kare.
Türkiye'de tarihin yeniden yazılması yolunda önemli bir adım atıldı.
Tebrikler @Diyanet_Sen
Coca Cola'nın Orijinal Tat ismiyle sattığı ve tüm dünyada aynı formülasyonla - sofra şekeri kullanarak ürettiği ürünlerine maliyeti düşürmek için Türkiye'de tatlandırıcı eklediğini ilk kez 2024 yılında Gıda Panorama yayınında açıklamıştık.
Mustafa Kemal’in anti emperyalistliğine dair verilerin ezici çoğunluğu onun İslamcı olarak göründüğü döneme aittir. İngiliz ve Fransız istihbaratlarının Mustafa Kemal’i tehlike olarak gördüğü dönemler de çoğunlukla Mustafa Kemal’in Hilafeti savunduğu dönemlerdir.
Niyazi Berkes, Hindistan anılarında müslüman Hintlilerin Hilafetin ilgası sebebiyle Mustafa Kemal’e tepkili olduklarını anlatır. Oysa o halk vaktiyle Mustafa Kemal’e “20. asrın Selahaddin Eyyubisi” muamelesi çekiyor, ona İslam’ın kılıcı sıfatıyla hitap ediyordu. Sonra bu sıfattan vazgeçtiler tabii.
Filistin halkı da Mustafa Kemal’in resminin olduğu kartpostallar dağıtıyor, “Kemal’in ordusu bizi de hür kılacak” diye slogan atıyordu. Sabık Şeyhülislam Mustafa Sabri’nin, Mustafa Kemal muhalifi olduğu için Mısır’da nasıl yuhalandığını anlatmaya gerek bile yok.
Cezayir’de ve Tunus’ta ortaya çıkan sömürge karşıtı hareketlerin liderleri de kendilerini açıkça 2. Mustafa Kemal olarak görüyorlardı.
Zaten Çanak Krizinde Fransa’nın İngilizleri satmasının esas sebebi de Türk İstiklal Harbi’nin sömürge karşıtı karakterinin Hilafet vasıtasıyla kendi müstemlekelerine sıçraması ihtimaliydi. Fransız Dışişleri Bakanı Poincare, ta Vietnam çevresindeki müslümanların bile Türk- Yunan Harbi’ni ilgiyle takip ettiklerini söylüyordu. Öyle ya, dönemin İngiliz İstanbul Yüksek Komiseri Rumbold ta Kenya’nın başkenti Nairobi’den bile “Gazi’nin zaferini ve Hilafetin ihyasını tebrik eden” mektuplar almıştı. Aynı Rumbold’ın Hilafetin ilgasını sevinçle karşılaması da tesadüf olmasa gerek.
İşte Mustafa Kemal’in İslam dünyasında parlayan güneşi, Hilafetin ilgası ile tutulmaya başladı. Ona olan sempati kökten yok oldu demek mümkün değil ama imajı çok ağır bir yara aldı. O güne kadar Türk dostluğuyla bilinen Ali Kardeşler, Şekip Arslanlar, Süleyman en Nedviler, Abdülaziz Çavişler, Ezher uleması, Diyobendi uleması ve daha niceleri ona karşı tutum aldı.
Mesela bilhassa Cihan Harbi döneminde Türk dostu ve İTC yanlısı oluşuyla bilinen, Mısırlı Gazeteci Abdülaziz Şaviş şöyle diyor:
“Mustafa Kemal Lozan esnasında ölseydi Selahaddin gibi anılacaktı ama yaşadı ve İslam’ı kalbinden yaraladı.”
Haçlı Seferlerinin en büyük özelliklerinden biri de organize yamyamlığıdır. Sefere katılan radikal din adamları tarafından da teşvik edilen insan eti yeme çılgınlığı Haçlı kaynaklarında en ince detayına kadar yazılıdır. Özellikle 1.Haçlı Seferi sırasında bu vahşilik çok yaşandı.
MECLİS TUTANAKLARINDA SAHTEKARLIK
Yusuf Hikmet Bayur:
"Ben İsmet İnönü'ye oy vermedim ama oyum İsmet İnönü'ye yazıldı"
"Tutanaklar ve daha birçok şey değiştirilmiştir"
@alpsoysaid Hoca Sunumuyla.
https://t.co/7rcVygVHeD
5-6 yıl önce vatanseverlerin tamamen organik etkileşimleriyle gönüllü bir inisiyatif olarak başlayan bu çaba, bugün çok şükür devlet kademelerinden medyaya, akademisyenlerden evdeki annelere, dedelere kadar çığ gibi büyüdü.
Büyük soykırımın farkındalığının artmasında emeği olan herkesin bir ufak gurur duymaya hakkı var. Acımız dinmez ama çabamız kutsaldır.
Ben bu yolda emeği olan tüm vatansever arkadaşlarıma teşekkürü borç biliyorum.
Çok farklı fikirlerden, coğrafyalardan dostlarımızla vatan sevgisinde birleştik.
Başka nedenlerle bazılarımız küstük, koptuk belki ama bugün aynı dava için herkesin eli yine taşın altındaydı.
Allah’ın izniyle bu inanç ve feraset milletimizi ve ülkemizi hiç bir zaman bir daha bu acılara, bu alçaklara uğratmayacak.
Tripoliçe’de başlayan soykırımlarda şehit olan yüzbinlerce Türk’ü minnetle yad ediyor, Allah’tan rahmet diliyoruz.
Çok daha büyük hedeflere ulaştığımızda onların kanı yerde kalmayacak, şehadetleri daima kutlu yolumuzda bize şevk verecektir.
Şimdi dileğimiz bu soykırımları müfredatlarımızda daha çok görmek ve ülkemizin dört bir yanında bunu anlatan soykırım anıtlarını inşa ederek çocuklarımızın zihinlerine daha güçlü şekilde işlemektir.
İmparatorluklardan İstiklal’e kadar her millete şefkat ve hoşgörü ile muamele eden ecdadımızın kızılelması bizim de yaşam ülkümüzdür.
İRAN'IN AFGANİSTAN'A İHANETİ...
İran, Afganistan'da ABD’ye nasıl yardım etti? İran ve Afganistan hakkında 9 çarpıcı gerçek...
1.) ABD-İRAN çıkarları örtüşüyor...
9 Eylül 2001’de İran’ın Afganistan’daki Tacik müttefiki ve Kuzey İttifakı komutanı Ahmed Şah Mesud’un suikasta uğraması ve iki gün sonra ABD’de 11 Eylül hadisesinin yaşanmasının ardından İran ve ABD, Afganistan konusunda ortak bir zeminde buluştu.
● Eski Cumhurbaşkanı Muhammed Hatemi, BBC’ye verdiği bir röportajda bu durumu şöyle ifade etti:
“Taliban bizim düşmanımızdı. Amerika da Taliban’ı kendi düşmanı olarak görüyordu. Eğer Taliban’ı devirirlerse, bu İran’ın çıkarlarına hizmet edecekti.”
● İran, Afganistan’ın geleceğinin ele alındığı Birleşmiş Milletler öncülüğündeki “Altı Artı İki” görüşmelerine de katıldı.
● Ayrıca ABD’nin insani yardım malzemelerini İran toprakları üzerinden taşımasına izin verdi ve ABD bombardıman uçakları için hedefler önerdi.
2.) Cevad Zarif, Kuzey İttifakı’nı Hamid Karzai’yi desteklemeye ikna etti
● ABD hava gücünün desteğiyle Kuzey İttifakı 2001 yılında Kabil’i ele geçirdiğinde, ağırlıklı olarak Taciklerden oluşan ittifakın liderleri kendi etnik çıkarlarını öne çıkarmayı umuyordu.
● Ancak dönemin ABD Afganistan Özel Temsilcisi James Dobbins’in aktardığına göre, dönemin İran Dışişleri Bakanı olarak görev yapan Cevad Zarif, aynı yıl Afganistan konusunda düzenlenen Bonn Konferansı’na katıldı ve Afganistan’ın lideri olarak Peştun kökenli Hamid Karzai’yi önerdi.
● Zarif daha sonra Kuzey İttifakı lideri Yunus Kanuni’yi, ABD’nin de desteklediği Hamid Karzai’nin cumhurbaşkanı olarak kabul edilmesi konusunda ikna etti.
3.) Karzai’nin özel kalem müdürü İran’dan “para dolu çantalar” aldı
● Hamid Karzai, 2010 yılında düzenlediği bir basın toplantısında, İran’ın özel kalem müdürü Ömer Davudzai’ye, Karzai’nin ofis giderlerini karşılaması amacıyla düzenli aralıklarla 700 bin avro verdiğini açıkladı.
Karzai, söz konusu ödemelerin “gizli saklı bir tarafı olmadığını” ve ABD’nin de benzer şekilde yardımda bulunduğunu savunduğunu söyledi.
Yani hem ABD hem İran aynı isimde irtifak sağlamış ve maddi destek vermişler.
The Guardian’a röportaj veren Karzai şöyle konuştu:
“Bu konuda İran’ın yardımına minnettarız. Afganistan ile İran komşuluk ilişkilerine sahip... Bu ilişkiler devam edecek ve biz İran’dan nakit yardım istemeyi sürdüreceğiz.”
4.) 2011 yılında yakalanan bir Taliban komutanı, İran’ın kendisine Nimruz vilayetindeki Kemal Han Barajı’nı sabote etmesi karşılığında 50 bin dolar teklif ettiğini söyledi.
5.) İran Kabil’de, Humeyni’nin İslam devletlerinin temeline ilişkin görüşünü, yani “velayet-i fakih” anlayışını savunan büyük bir medrese inşa etti. Yani Afgan halkını Şiileştirme hamlesi yapıldı.
6.) Hindistan, Afganistan’da İran’ın en yakın müttefiki
Ne tesadüf ki Hindistan Müslümanlara büyük zulümler yapıyor ve aynı zamanda İsrail'in de büyük bir müttefiki.
● Sovyetler Birliği’nin dağılmasının ardından İran ve Hindistan, Taliban ve diğer Sünni gruplar üzerinden Pakistan’ın Afganistan’daki etkisini dengelemek amacıyla Kuzey İttifakı’na destek verdi. İki ülke bugün de bu ortak hedefi paylaşıyor.
● Bu amaç doğrultusunda İran, Umman Körfezi kıyısındaki Çabahar Limanı’nda yürütülen ortak liman geliştirme projesi ve Çabahar’ı Kandehar-Herat Otoyolu’na bağlayan Delaram-Zaranj Karayolu üzerindeki iş birliği sayesinde Hindistan’ın Orta Asya pazarlarına erişimini kolaylaştırdı.
Pakistan üzerinden geçen kara güzergâhlarını bir seçenek olarak görmeyen Hindistan, bu iki projeye on milyonlarca dolar yatırım yaptı.
7.) İran ve ABD’nin Afganistan’daki çıkarları büyük ölçüde örtüşüyor ve birlikte hareket ediyorlar
● Her iki ülkede Sünnilerin güç elde etmesine karşı.