In Gaza, even the mosquito has become part of the daily suffering.
Heat, tents, stagnant water, and harsh conditions make everything harder — even sleep is no longer peaceful.
Yet people are still trying to survive through it all.😢
Bak kandırılmış saf kuzucuk;
Savarona, M. Kemal için dönemin en pahalısı, 1938’de 1.240.000 dolara alındı.
Altın karşılığı 1 ton 018 kg. Bugün 140 milyon dolar, yaklaşık 6,83 milyar TL ediyor.
Heykeller için yurt dışına ödenen para bunun en az 10 katı. Sizi iyi kandırmışlar..
انظروا إلى وجهه … ستجدون سنواتٍ من التعب، وفوقها وجع الجوع .
أرّقَه العمر، ثم جاء الجوع ليكسر ما بقي من قوته .
وربّي ستُسألون عن جائعٍ رأيتموه، ثم أكملتم طريقكم وكأن شيئًا لم يكن .
Soldaki harita: 1908'de ittihatçılar Sultan'a darbe yapıp başa geldiklerinde devletin sınırları
Sağdaki Harita: İttihatçılar 1919'da defolup gittiklerinde geriye bıraktıkları devlet
Bu ikisinin arasındaki farkın ittihatçıların eseri olduğunu anlamayan adam gerizekalıdır
Belgelerle Gerçekler - 163
Yıl 1936!
Kemalist Rejim'in niyet okuması!
10/12/936 günü Kemah kazası Müftüsü Musa ile eski imamlardan Adil hocanın başlarına sardıkları sarıkla camiden çıkarak çarşıda dolaştıkları görülmüş ve Adliyeye sevkedilmişlerdir.
Müftü Musa her ne kadar ramazan dolayısıyla dalgınlıkla bu surette çarşıya çıktığını söylemiş ise de maksadının müteassıp halkın kendisini sevdirmeye ve saydırmaya matuf bulunduğunu Erzincan valiliğinden bildirilmiştir.
Saygı ile arz ederim.
Dahiliye Vekili Şükrü Kaya
Kaynak
Kurum: 490-1-0-0
Yer Bilgisi: 590-39-1
❤️ Your donation can change a life today
Where are the voices that once rose in unison, chanting "Free Palestine"? 🇵🇸
Where is the humanitarian aid that Gaza so urgently needs?
https://t.co/A56zLb488z
MANŞET: ZİNCİRLİ BEDEN, EĞİLMEYEN OMURGA! BİR KAREDE İŞGALİN İFLASI
Bedeni bağlı, yarı çıplak, yaralı ve elleri arkadan zincirli. Bacağından akan kanın izi taze. Karşısında tepeden tırnağa zırhlı, modern teçhizatlı, silahlı bir ordu. Ama o fotoğrafta gerçek gücün kimde olduğu bir bakışta anlaşılıyor.
Tarihin en karanlık sayfaları bazen tek bir kareyle aydınlanır. Zalim ile mazlum arasındaki o ince çizgiyi tokat gibi yüzümüze vuran bir kare düştü gündeme.
Karede bir Filistinli genç var. Bedenen bağlı, yarı çıplak ve yaralı. Elleri arkadan zincirlenmiş, bacaklarında işkencenin taze kan izleri.
Karşısında ise tepeden tırnağa zırhlanmış, son teknoloji silahlarla donatılmış bir işgal askeri. Güç dengesi kağıt üzerinde tamamen askerden yana.
Filistinli gencin o dimdik duruşu, sarsılmaz kararlılığı ve doğrudan askerin gözlerine kilitlenen o meydan okuyan bakışları, fiziksel esaretin ruhu asla esir alamayacağının en somut kanıtı.
O bakışlarda korkunun zerresi yok. Tükenmeyen bir umut, sönmeyen bir özgürlük ateşi ve asla eğilmeyen bir omurga var.
Zalim bedenleri zincirleyebilir, fiziksel şiddet uygulayabilir, hatta can alabilir. Ancak inancı, onuru ve adalet arayışını asla esir alamaz!
Bu kare; baskıya, zulme ve işgale karşı sergilenen muazzam direnişin, insan iradesinin ne kadar sarsılmaz olabileceğinin unutulmaz sembolüdür.
#Filistin #DirenişSembolü #SansüreHayır
Yani sadece meraktan soruyorum bugün Ersin Çelik'in bas bas bağırıp Cumhurbaşkanına aba altından sopa göstermeye cesaret ettiği süreçte, bu TERA denen firmayı öven haberleri daha önce yaptınız mı yapmadınız mı?
Peki bu haberleri Allah rızası için mi yapmıştınız?
@yenisafak
Yunan'ın barbarlığını yeni duyanlar ve yeni başlayanlar için kitap tavisiyesi:
📌Yunan Mezalimi - Türkün Siyah Kitabı, Kadir Mısıroğlu / 1966
Muhtemelen Türkiye'de Yunan'ın soykırımını anlatan ilk kitapı yazan Kadir Mısıroğlu'nu birileri "Yunan destekçisi" ilan etti.
Sırf ironi yaptı diye..
Bir vatandaşın isyanı:
“Dişim ağrıdan duramayacak hale gelince devletin ağız ve diş sağlığı merkezine gittim.
Röntgen çekildi, ‘Bu dişe kanal tedavisi lazım’ dediler. Tamam, yapalım dedim. ‘Burada bugün yapamayız, endodontiden randevu almanız gerekiyor’ dediler.
MHRS’ye giriyorum randevu yok. Birkaç hafta sonrasını bekleyecek halim de yok; gece ağrıdan uyuyamıyorum.
Mecburen özel dişçiye gittim. Adam aynı gün kanal tedavisini yaptı, dolgusunu kapattı. 6.500 TL ödeyip çıktım.
Şimdi benim anlamadığım şu:
Ben yıllardır SGK primi ödüyorum. Devletin koskoca diş hastanesine gidiyorum, doktor var, cihaz var ama tedavimi yaptıramıyorum. Sonra mecburen özelde binlerce lira ödüyorum.
Parası olmayan ne yapacak? Ağrıya mı dayanacak, dişini mi çektirecek?
Madem kanal tedavisi için sonunda özele gideceğiz, devlet diş hastanesinde bu bölümler neden var?”