Sayın cumhurbaşkanım @RTErdogan size ulaşılamamış ülkemizin geleceği için önemli olan bir konu. Lütfen konuyu duyun. Vatanını seven bir vatandaş olarak size arz ediyorum YouTube videosunda gerekli bilgiye ulaşabilirsiniz.
https://t.co/vkGHc3zacp
#ACİL Avrupa, nihai savaşa hazırlanıyor ve hükümetleri vatandaşlara büyük aksamalara karşı hazırlık yapmalarını söylüyor.
🇬🇧 Birleşik Krallık: 3 günlük su, yiyecek, fener, radyo ve nakit.
🇪🇺 AB: Her vatandaş için 72 saatlik malzeme.
🇩🇪 Almanya: 10 gün. Nüfusun %1'inden azı için kamu sığınakları. Artık her 18 yaşındaki erkek askeri anket alıyor.
🇫🇪 Fransa: 20 sayfalık bir hayatta kalma rehberi.
🇸🇪 İsveç: "Kriz veya savaş gelirse" broşürleri 5 milyon haneye gönderildi.
Bu arada, zenginler nükleer saldırılara karşı güçlendirilmiş sığınaklarda 50.000 dolarlık yerler satın alıyor ve Soğuk Savaş füze silolarını lüks sığınaklara dönüştürüyor.
Seni 2020'de karantinaya aldılar.
Şimdi sana Hibrit savaş için erzak biriktirmeni söylüyorlar!!!
Öyleyse kendine sor: Geldiğinde kim hayatta kalacak? Kim yeraltında, sığınaklarda güvende olacak?
Yıllarca görmezden geldikleri insanlar, onlardan savaşmalarını isteyecekler.
Onların sığınakları var!
Artık herkesin bir puanı var.
Nereye gideceğini, hangi kapıların sana açılacağını, hatta kimin sana yardım edebileceğini bile o puan belirliyor.
Peki ya birine yardım etmek suç hâline gelirse?
EVS — Ekonomik Vatandaşlık Skoru
🎬 Yakında. | Kurgusal distopik animasyon serisi.
Sen olsan, puanının düşeceğini bilerek birine yardım eder miydin?
Mustafa Sarıgül, Murat Ağırel ve Almanya ağını YILMAZ ÖZDİL anlatıyor....
İzleyin ağzınız açık kalsın....
"Biz gazeteci Murat Ağırel'e bu meselelerin
belgelerini verdik. Haber yapmadığı gibi bizim
verdiğimiz belgeleri de Sarıgül tarafına verdi.
Bu yüzden Sarıgül ailesi tarafından tehdit
edilmeye başladık. Ölüm tehditleri aldık
şantaja maruz kaldık diyor.
Bu iki Alman, Sinan Çampınar adı üzerinden Mustafa Sarıgül ile temas kuruyor. İnternet üzerinden görüntülü toplantılar yapıyorlar.
Mustafa Sarıgül, 1 milyar euro tutarında bir fonu, 1 milyar euro, yurt dışına çıkarmak istiyor. Bu parayı çıkarmak ve yurt dışındaki bazı projelere aktarmak için sözleşmeler yapılıyor. Ancak Sarıgül tarafından verilen sözler tutulmuyor. Bu iki Alman da zarara uğradıkları ve dolandırıldıkları gerekçesiyle Almanya'da,
İspanya'da, İsviçre'de ve Avusturya'da, 4 farklı ülkede, 6 ayrı savcılığa suç duyurusunda bulunuyorlar. Neticede mesele Türkiye'ye intikal ediyor. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı da soruşturma açıyor. İşte Sarıgül'ün oğulları, eski eşi falan tutuklandı. Kendisi milletvekili olduğu için dokunulmazlığı var, kendisi hakkında henüz herhangi bir işlem yapılmadı.
İş adamı denilen Almanlar, Mustafa Sarıgül'ün 1 milyar eurosunu yurt dışına çıkarıp yurt dışındaki projelerimize yatıracaktır falan diyorlar ama çift taraflı para trafiği var. Almanlar da Sarıgül'ün büyük oğlunun hesabına 100 milyon euro gönderiyor. Anlaşılan o ki Sarıgül'ün 1 milyar euroluk parasına ulaşabilmek için teminat gibi 100 milyon euro gönderiyorlar.
Emir Sarıgül'e ait 32 milyon euro değerindeki Boğaz'daki yalıyı 100 milyon euroya almış gibi göstermek istiyorlar ancak aracı banka bu gönderilen 100 milyon euroyu şüpheli buluyor, şak diye bloke ediyor. Trafik kilitleniyor, skandal orada patlıyor.
Mustafa Sarıgül bu 100 milyon euroluk blokeyi kaldırmak için 'Bankaya ek teminat göstermemiz gerekiyor' diyor. 'İngiliz siciline kayıtlı 1.5 milyon euroluk teknenizi Emir Sarıgül'e devredin, oğluma devredin, ben de bu bloke işini halledeyim' diyor. Almanlar yatı devrediyor ama bankadaki bloke kalkmadığı gibi yat da gidiyor.
Almanlar da bunun üzerine, az önce söylediğim gibi, 'Zarara uğradığımız yetmiyormuş gibi bir de üstüne dolandırıldık' diyorlar. 'Biz gazeteci Murat Ağırel'e bu meselelerin belgelerini verdik.
Haber yapmadığı gibi bizim verdiğimiz belgeleri de Sarıgül tarafına verdi. Bu yüzden Sarıgül ailesi tarafından tehdit edilmeye başladık. Ölüm tehditleri aldık, şantaja maruz kaldık' diyor.
Almanya'da, İspanya'da, İsviçre'de ve Avusturya'da, 4 ülkede, 6 ayrı savcılığa suç duyurusunda bulunuyorlar. Hatta bu iki Alman, önceki gün Taner Tanrıverdi'ye konuştular. İnternette yayınlandı. Bu iddialarını tekrar ettiler orada."
🔴 SAYIN CUMHURBAŞKANIM,
BU ÜLKE SAYIN MEHMET ŞİMŞEK’E MAHKÛM MU? ALLAH AŞKINA, BİRİ ÇIKIP AÇIKLASIN.
Adam üç yılı aşkın süredir Hazine ve Maliye Bakanı.
Enflasyon hâlâ milletin belini büküyor.
Hayat pahalılığı can yakıyor.
Esnaf perişan, emekli geçinemiyor, çiftçi üretemiyor, köylü kazanamıyor, memur ve işçi ay sonunu getiremiyor.
Kiralar el yakıyor.
Vatandaşa gelince vergi üstüne vergi, ceza üstüne ceza.
Milletin cebine uzanmaktan başka çözüm üretilmiyor.
Borsa yatırımcısı kan ağlıyor, fon krizleri binlerce insanı mağdur etti/ediyor.
Kredi faizleri yüksek, yatırımcı önünü göremiyor, üretici finansmana ulaşamıyor.
Peki, sayın Mehmet Şimşek hangi başarısından dolayı hâlâ o koltukta oturuyor?
Kim tutuyor bu adamı?
Kefili kim.
Neden vazgeçilemiyor?
Kimin adına bu ekonomi politikalarını yürütüyor?
Bu politikalar kime kazandırıyor, kime kaybettiriyor?
Köylü ağlıyor, kentli ağlıyor. Bakkal, manav, berber, marketçi, restorancı, sanayici, emekli, işçi ağlıyor.
Allah aşkına, milletin bu kadar şikâyet ettiği, vatandaşın hayatını kolaylaştıramayan bir ekonomi yönetiminde neden ısrar ediliyor?
Bu millet Mehmet Şimşek’e mahkûm mu?
Bu ülkenin kaderi bir kişinin koltuğuna mı bağlandı?
Bu ülkenin başka yetişmiş ekonomisti, başka maliye bakanı olacak insanı yok mu?
Sayın Cumhurbaşkanımızın yıllardır kazandığı millet sevgisi ve güveni, bu ekonomi politikalarının ağır yükü altında neden yıpratılıyor?
Birisi çıksın, Allah rızası için açıklasın.
Mehmet Şimşek’in vazgeçilmez özelliği nedir? Milletin göremediği hangi başarısı vardır?
Bu kadar şikâyete rağmen neden hâlâ görevindedir?
Biz de bilelim, millet de bilsin, AK Parti seçmeni de bilsin.
Çünkü artık milletin sabrı da cebindeki parası da tükeniyor.
Bu millet bir bakanın koltuğunu korumak için değil, insanca yaşamak için çalışıyor.
Millet devlet için değil, devlet millet için vardır.
Devletin görevi milleti vergi ve cezayla bunaltmak değil, milletin refahını artırmaktır.
Bu milletin çektiği sıkıntıların bir açıklaması, bu ekonomi yönetiminin de bir hesabı olmalı.
BU YAZDIKLARIM BENİM KİŞİSEL TALEBİM DEĞİL, GEÇİM DERDİYLE MÜCADELE EDEN MİLYONLARIN TALEBİDİR.
Bu şahsı tanıyan, bilen var mı?
Biraz ipucu…
Kendisi sosyal medyada ulusalcı takılıyor.
Fetöcü hesaplar (Onlar da ulusalcı-milliyetçi görünümlü) tarafından özenle korunuyor, destekleniyor.
Organize bir itibarsızlaştırma ağının, operasyonel elemanı. Meşhur Erlik!!
Hani bazıları bir önceki paylaşımdan sonra “Hayır bu Erlik olamaz” diye saldrııya geçmişti…
Al bu da başka bir fotosu..
Peşinden gittiğiniz terlik bu işte.
YAŞ GRUBU 9-10
AVM'deki bir dans yarışmasıymış...
Soru şu: Bunların anneleri babaları nerede ?
Soru 2: Bunları izleyipte bu AHLAKSIZLIĞA tepki verecek bir tane İNSAN EVLADI yok mu ?
Bakın yaş grubu 9-10 diyoruz... Dünya'nın neresinde böyle bir manzara görebilirsiniz ?
Fuhuşun başkenti Tayland'da bile var mı ?
Medeni Avrupa'da var mı ? Yada Brezilya gibi geri kalmış ülkelerde bile var mı ?
HİÇ BİRİNDE YOK... ''Ben yapamadım kızım yapsın'' zihniyeti ile nesiller resmen yok edildi.
Bu yaş grubundaki kız çocukları 14-15 yaşlarına geldiklerinde resmen KADINA dönüyorlar.
Bir toplum ancak kökünden bu şekilde bitebilir.
Lafa gelince de ''KARDEŞİM DEVLET NEREDE'' falan diyorlar... Peki hiç şunu soruyorlar mı
''KARDEŞİM BUNLARIN ANNELERİ NEREDE''
Neticede kız çocuğundan en başta Anne sorumludur ve Anne neyse kız çocuğu da o şekil yetişir.
Eski anneler kız çocuklarını sokağa bile yalnız başına salmazlardı.
ŞU MANZARAYA BAKILDIĞINDA VE FUHUŞ YAŞININ DA İLK OKULLARA KADAR İNDİĞİNİ HERKES KABUL ETTİĞİNE GÖRE,
ARTIK BİZ ALLAHIN HELAKINI BEKLEMEMİZ GEREKİR.
ALLAH ÇOK BÜYÜK BELALAR VERECEK... Bakın bu Azgınlık sadece küçük yaştaki çocuklarda değil şöyle sokağa çıkın bir bakın ve 60-70 yaşına gelmişlerde bile çılgın bir AZGINLIK olduğunu görürsünüz.
BUNUN ANLAMI YOK OLUŞTUR...
Sosyal medyada hiçbir anonim hesabın yanlışını düzeltmeyin. Örnek: zabıta kuryenin önüne kırıyor, kurye itiraz ediyor, x hesap zabıtayı polismiş gibi yanlış yazıyor ki cevap veresiniz, etkileşim artsın, hesap büyüsün, yani tuzak yanlışı düzeltenler tanımadığı hesabı şişiriyorlar.
Bu ürün içeriğinde tatlandırıcı olarak Maltitol kullanılıyor. Hurma kullanılan ürünlere "ilave şeker içermez" veya "şeker ilavesiz" ifadeleri yasaklanırken, bu ürünlere izin mi veriliyor?!
Diğer yandan bakanlığın 2024 yılında yürürlüğe giren mevzuatını Ülker ürünleri için uygulamadığı anlaşılıyor.
Peki kanunlar Ülker'e neden işlemiyor?
@TCTarim
🔴 Biz, kime neyi teslim ettik, farkında mıyız?
Azerbaycan'da faaliyet gösteren göz nurumuz savunma sanayii yatımlarımız.
MKE (Makine ve Kimya Endüstrisi) — Bakü’de %100 kendine ait Makine ve Kimya Azerbaijan (MKA) şirketini kurdu.
Azersilah için fişek üretim hattı kuruyor, MİRAS ile BMP-1 modernizasyonu (TURAN) yapıyor.
ROKETSAN — Azerbaycan’daki iştiraki AZROKSAN üzerinden üretim hazırlığı yapıyor. İlk aşamada 122 mm roket üretimi başlayacak, ileride güdümlü roket ve mühimmatlara genişleyecek.
ASELSAN — Eski iştiraki ASELSAN Bakü’nün yanında, 2026’da NOVASIS ile Nahçıvan’da üretim tesisi kurulmasına yönelik ön protokol imzaladı (LGK, TOLUN, KORKUT üretimi planlanıyor).
DEARSAN — MİRAS ile ortak üretim tesisinde SALVO silahlı insansız deniz aracı ve KAYRA kamikaze insansız deniz aracını Azerbaycan’da üretiyor.
Titra Teknoloji — NB Holding ile %50-%50 ortaklıkla NPT Defence Systems şirketini kurdu. İHA ve insansız helikopter (Alpin vb.) ortak üretimi hedefleniyor.
Otokar — MİRAS ile Azerbaycan’daki Otokar zırhlı araçları için bakım, servis ve satış sonrası destek anlaşması yaptı (doğrudan fabrika değil, lojistik/iş ortaklığı).
Boğaziçi Savunma — NOVASIS ile ortaklık ve yerel üretim sözleşmesi imzaladı.
Kayı Savunma — NOVASIS ile iş birliği mutabakat zaptı imzaladı.
Baykar, TUSAŞ, ROKETSAN (tedarik tarafı) gibi firmaların büyük tedarik sözleşmeleri var ancak henüz net fabrika/iştirak düzeyinde üretim yatırımları açıklanmamış durumda.
3 KAT DAHA HIZLI ATIŞ, TEHDİTLERE KARŞI ETKİN ÇÖZÜM! 🔥
MKE TOLGA’nın 20 mm çift silahlı revolver sistemi dakikada toplam 3.200 atım hızı ile hava ve deniz tehditlerine karşı yüksek ateş gücüyle göreve hazır!
Parçacıklı anti-dron mühimmatı ile 1.000 metre etkili menzilde kamikaze İHA ve dronlara karşı da görev yapabilen sistem; dünyadaki muadillerinden 3️⃣ kat daha hızlı atım gücüyle farkını ortaya koyuyor.
Kesintisiz ve yüksek ateş gücü sunan MKE TOLGA’nın 20 mm çift silahlı revolver sistemi, Polatlı’da gerçekleştirilen Ateş Serbest 2026 faaliyetinde hedef dronunu kısa sürede etkisiz hâle getirdi.
@tcsavunma
#MillîGüçMKE 🦾🚀🇹🇷
Aliyev’e ağır küfürler eden isim için ‘istenmeyen kişi’ kararı ama küfürsüz eleştiren bizim için ‘uluslararası tutuklama’ kararı veren Aliyev Diktatörlüğü’nün cevaplaması gereken FETÖ sorularını Burak Bekiroğlu sormuş. Terörle bağlantın sorgulanıyor, cevapla hadi… @presidentaz
Yunanistan-Israel Deniz Yetki Anlaşması!
Libya olayından sonra Yunan Basınında bu haritalar çıkmaya başladı... Özellikle de Girit'in güneyinde karasuların 12 Mil'e çıkarılması düşüncesi ile birlikte Israel ile bir deniz yetki anlaşması planı devreye girdi! Bu konu önemli...
Yakın gelecekte Doğu Akdeniz'de dengeleri bozmaya hazırlanıyorlar! Bu sefer oyun çok büyük dikkat etmek lazım... Fırtına koptu kopar
#Yunanistan #Israel
Hayırlı ticaretler iftirası makinesi...
Elbette bugünlerin bir de yarınları olacak.
Siz iftiralara devam, biz gerçeklere...
Bakalım sonunda kim kazanacak.
@yeniakit
Yeni Akit isimli yayın organının hesabımız ve hesap sahibimiz Musa Özsoy hakkında sipariş usulü yaptığı hakaret içerikli haberler ilgili gerçekleştirdiğimiz suç duyurusu Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından jet hızıyla reddedildi.
Red gerekçesinde ise "ifade özgürlüğü" savunması yapılarak yurtdışından basın yayın örneklerine yer verildiği görülüyor.
@adalet_bakanlik
Azerbaycan'da Türkiye aleyhine tahrik edici paylaşımlar yapan, yıllardır içlerinde sakladıkları Türkiye nefretini şimdi fırsat bilerek kinlerini kusan şahısları gördükçe ben de üzülüyorum.
Türkiye'deki kardeşlerimize, bacılarımıza onlar adına ben özür diliyorum.
Şunu da özellikle belirtmek isterim ki;
Azerbaycan'daki o şahıslar hiçbir nüfuza, hiçbir itibara ve ağırlığa sahip olmayan, bilinçli hayatlarında inançlarını ve duruşlarını defalarca değiştirmiş aciz insanlardır. Onlara asla prim vermeyin, kulak asmayın.
Asıl maksadımız Azerbaycan-Türkiye kardeşliğine vurgu yapmak, bu tür ucuz tahriklere ve oyunlara asla boyun eğmemektir.
“İki devlet, bir millet" şiarı her zaman var olmaya devam edecektir.