Şu meselenin o kadar çok boyutu var ki sadece kısa bir özet geçelim.
1. Çin ve Hindistan dönüşüm oranı düşük çöp ithalatını yasakladı
2. Bu Avrupa için bir yıkımdı. Onca işe yaramaz çöpü nereye göndereceklerdi
3. O da ne bir anda Türkiye’de bu çöpleri alana teşvik kararı çıktı.
4. Türkiye’ye gelen çöp miktarı yıllar içinde bir anda yüzlerce kat arttı
5. Bu çöpler o kadar değersizdi ki alan iktidar yanlısı geri dönüşümcüler bunları özellikle Adana bölgesinde dağa taşa dökmeye başladı
6.Bazıları nakliye parasından kurtulmak için biriktirip biriktirip yaktı (bakınız @geridonusyangin hesabı. Bu yangınlar hep gece çıkar, kimse yaralanmaz ve ne tesadüf ki sadece depolama alanı yanar)
7. BBC bile Adana dağlarında sadece İngiltere’de satılan bazı ürünlerin atıklarından belgesel yaptı
8. 2-3 yıl önce bu iş iyice ayyuka çıkınca kısmen yasaklandı
9. Ancak yasa lobi faaliyetleriyle geri çekildi
Sonuç Afrika’nın Çin’in Hindistan’ın bile kabul etmediği artıklar Türkiye’ye geliyor. İngiltere çöpünün misal %70’i Türkiye’de
Dağlar çöp doldu, tesisler yanmaya doymadı ama durun denizler var dök gitsin aşamasına geldi.
Büyük ülkeymiş İHA’ymış Siha’ymış Trump’ın arkasına dizilen 150 beygirmiş
Büyük ülke dediğiniz çöp ülke.
Yargısı çöp basını çöp demokrasisi çöp olanı mecazi bırakmazlar denizi toprağı da çöp olur.
Hem de kamu teşviğiyle. Hani emekliye yok işçiye yok öğrenciye yok ama Avrupa’nın çöpünü toplayan vahşi sermayedarlara var!
LGS RESMÎ SONUÇLARININ BİZE SÖYLEDİĞİ NET GERÇEKLER 📊
Yıllardır uygulanan LGS sisteminde artık kartlar yeniden dağıtılıyor.
Öğrenciler sistemi öğrendi.
Öğretmenler sistemi öğrendi.
Yayınevleri sistemi öğrendi.
Fakat ailelerin önemli bir bölümü hâlâ sistemi doğru okuyamıyor.
Peki bu süreçte kimler kazandı, kimler kaybetti? 🧵
1️⃣ Başarılı olan öğrencilerin ortak özellikleri
• Kaygısını tamamen yok etmeye değil, yönetmeye çalışanlar
• Başarısından bağımsız olarak ailesi tarafından sevildiğini hissedenler
• Çok soru yerine nitelikli soru çözenler
• Düzenli kitap okuyanlar
• Doğru ve profesyonel rehberlik alanlar
2️⃣ Duygusal dayanıklılık belirleyici oldu
Başarılı öğrenciler, karşılaştıkları zor sorularla inatlaşmadı.
Bir sorunun bütün sınavı bozmasına izin vermedi.
Gerektiğinde soruyu bıraktı, yoluna devam etti.
Kriz anında bilgisini kullanmayı başardı.
3️⃣ Başarısızlığı artıran temel etkenler
• Ailesinin yüksek beklentisi altında ezilmek
• Sürekli yeni kaynaklarla karşılaşmak
• LGS’yi hayatın merkezine yerleştirmek
• Zor bir soruda hemen moral kaybetmek
• Gerçekçi olmayan şişirilmiş bir özgüvenle sınava hazırlanmak
4️⃣ Kaynak fazlalığı başarı getirmedi
Öğrenciyi kitaplara, denemelere ve soru bankalarına boğmak; çoğu zaman öğrenmeyi değil, yetişememe kaygısını artırdı.
Başarıyı belirleyen şey çözülen soru sayısı değil; yapılan yanlışların ne kadar iyi analiz edildiğiydi.
5️⃣ “Sen kesin başarırsın!” demek her zaman motivasyon değildir.
Gerçeklerden kopuk biçimde sürekli başarı telkin edilen öğrenci, sınavda ilk ciddi zorlukla karşılaştığında büyük bir hayal kırıklığı yaşayabilir.
Çocuğun ihtiyacı yapay özgüven değil, gerçekçi bir öz değerlendirmedir.
6️⃣ LGS artık yalnızca akademik bilgi sınavı değildir
LGS aynı zamanda;
• Kaygı yönetimi
• Duygu kontrolü
• Zaman kullanımı
• Kriz anında karar verme
• Vazgeçebilme ve yeniden odaklanma
sınavıdır.
Sonuç:
LGS sürecinde çocuğun en büyük desteği ailesidir; fakat yanlış beklenti, aşırı baskı ve kaynak yığını, aileyi farkında olmadan sürecin en büyük engeline dönüştürebilir.
Ailelerin artık şu gerçeği görmesi gerekiyor:
Çocuğun yalnızca sonucunu değil, ruh sağlığını da korumak zorundayız.
NOT: Metnin redaksiyonunu ChatGPT yaptığı için içinde bol bol "değil" kelimesi geçmektedir. Bu da bir farkındalık dipnotu olsun.
Genç bir kadın, eşinin yüzünde aylardır geçmeyen egzama ve rosacea nedeniyle defalarca tedavi denediklerini ancak hiçbir sonuç alamadıklarını anlattı. Kortizonlu kremler bile fayda etmeyince Bodrum’dan gelen “sakız çalısı” kürüyle 7 günde yaşanan değişim gündem oldu.
%5 Vergi İndirim Hakkınız Olduğunu Biliyor Musunuz ❓
📌 Gelir Vergisinde Yıllık Beyanname Verme Süresi Mart Ayında Başlıyor. Kurumlar Vergisi İse Nisan Ayında Verilecek.
✅ Önemli Ayrıntı İse, Bazı Şartları Taşıyan Mükellefler, Yıllık Gelir ve Kurumlar Vergisi Beyanları Üzerinden Hesaplanan Verginin %5’ini, Ödemeleri Gereken Gelir ve Kurumlar Vergilerinden Düşebiliyor.
Peki, Ama, Nasıl ❓
Şayet,
🟢 İndirimin Hesaplanacağı Beyannamenin Ait Olduğu Yıl ve Bu Yıldan Önceki Son 2 yıla Ait Vergi Beyanları Kanuni Süresinde Verildiyse,
🔴 Vergi Beyanlarındaki Vergi Türleri İtibarıyle İkmalen, Re'sen veya İdarece Yapılmış Tarhiyat Yoksa,
🟢 Mart veya Nisan ayı Yani Yıllık Beyanın Verildiği Tarih İtibariyle, Vergiler Ödendiyse,
🔴 Vergi aslı 1.000 Türk Lirası’nın Üzerinde Vadesi Geçmiş Borcunuz Yoksa İndirimden Faydalanabilirsiniz.
Uyumlu Mükellef Olduğunuzu Nasıl Anlayacaksınız ❓
✅ Dijital Vergi Dairesinde Yer Alan, "Vergiye Uyumda Vergi İndirim Bilgisi Sorgulama" Sekmesinden, Uyumlu Mükellef Olup Olmadığınızı Öğrenebilirsiniz.
SON DAKİKA: Stanford'lu bilim insanları, 65 milyar dolarlık diz ve kalça protezi endüstrisini adeta yok etmiş olabilir!
Yaşlanan kıkırdağı yeniden oluşturmayı ve artriti tersine çevirmeyi sağlayabilecek çığır açıcı bir buluşa imza attılar.
Kıkırdağı eskiden araba lastiğine benzetirdik.Lastiklerin diş derinliği aşındığında, tüm sistemi değiştirene kadar jantlarla sürüş yapmaya devam edersiniz.
Ancak Stanford'un yeni araştırması, vücudun bu "kauçuk" maddeyi kendi kendine yeniden üretmek üzere tetiklenebileceğini gösteriyor.
Sorun, 15-PGDH adı verilen bir proteindir.
Yaşlandıkça artar ve vücudunuzun dokuları onarmak için ihtiyaç duyduğu molekülleri yok eder.
Yaşlı farelerde bu seviyeler iki katına çıkar ve bu da eklemlerin doğal onarımını engeller.
Araştırmacılar 15-PGDH'yi bloke etmek için bir molekül enjekte ettiler.
Bu yeni yöntem aslında "hyalin" kıkırdağı yeniden oluşturuyor.
Bu, kemiklerinizin birbirinin üzerinden sessizce kaymasını sağlayan pürüzsüz, sürtünmesiz bir yüzeydir.
Bu pürüzsüzlüğü daha iyi anlamak için:
Sağlıklı bir diz eklemi buz pisti büyüklüğünde olsaydı, buz o kadar düz olurdu ki en büyük tümsek bile bir saç telinden daha ince olurdu.
Bu tedavi, söz konusu hassasiyet seviyesini yeniden sağladı.
Genellikle, onu onarmak için kök hücreler gibi yeni yapı taşlarına ihtiyaç duyulur.
Ama şaşırtıcı bir şekilde, hiçbirini kullanmadılar.
Bu yeni ilaç ise mevcut hücreleri yeniden programlıyor.
Bu, yaşlı hücrelere ölüyor gibi davranmayı bırakıp tekrar 20 yaşındaymış gibi davranmaya başlamalarını söyler.
Bu atılım sadece yaşlılara değil, daha geniş bir kesime yardımcı olabilir.
Ön çapraz bağ yırtığı geçiren kişilerin yarısında 15 yıl içinde artrit gelişiyor.
Bu çalışmada, haftada iki kez tedavi gören ve ön çapraz bağ (ACL) tipi yaralanmaları olan farelerde, diğerlerine kıyasla neredeyse hiç artrit belirtisi görülmediği tespit edildi.
Ekip ayrıca bu yöntemi, gerçek diz protezi ameliyatlarından alınan insan kıkırdağı üzerinde de test etti.
Hatta ciddi şekilde hasar görmüş insan dokusunda bile, bu tedavi hücrelerin sadece birkaç gün içinde yeni, sağlıklı kıkırdak üretmeye başlamasını sağladı.
Ağızdan alınan bir versiyonu, kas güçsüzlüğü için halihazırda Faz 1 klinik denemelerinde olup insanlarda güvenli olduğu kanıtlanmıştır.
50.000 dolarlık bir ameliyattan basit bir hap veya enjeksiyona geçiş artık "ne zaman" olacağı meselesi, "olacak mı" meselesi değil.
Eklem dejenerasyonunu sadece yönetmekten, kıkırdak yenilenmesini aktif olarak tetiklemeye doğru geçiş yapıyoruz.
Stanford'da yapılan bu araştırma, kronik eklem ağrıları için sonun başlangıcı olabilir.
Kaynaklar: https://t.co/Av3jMAUuux
https://t.co/GZGmObDI0j
Yaygın Kullanılan ve Ucuz Bir İlaç Olan Siproheptadin, İleri Evre Karaciğer Kanserini Tedavi Etti!
Alerjik reaksiyonlar, kurdeşen (ürtiker), kaşıntı ve iştah artırmak amacıyla uzun yıllardır kullanılan siproheptadin adlı ilaca dair çarpıcı bir vaka raporu, Frontiers in Oncology dergisinde yayımlandı.
Bu raporda, ileri evre karaciğer kanseri (hepatoselüler karsinom) ve kemik metastazı bulunan 62 yaşındaki bir kadın hastada, yalnızca siproheptadin kullanımı sonrası tam cevap elde edildiği bildiriliyor.
Hasta, 17 ay boyunca, günde 3 kez 4 mg siproheptadin ile tedavi edildi. Tedavi süresince yapılan takiplerde, tümör dokusunda ve kemik metastazlarında zaman içinde belirgin gerileme gözlendi. İleri kontrollerde alınan biyopsi örneklerinde canlı kanser hücresine rastlanmadı.
Hasta, tedavinin ardından 5 yılı aşkın süredir sırt ağrısı ve siyatik şikâyeti olmadan hayatını sürdürmektedir.
Bu vaka raporu, kemik metastazı bulunan kötü huylu karaciğer tümörü olan bir hastada, tek başına siproheptadin kullanımıyla elde edilen başarılı klinik sonucu bildiren ilk raporolma özelliğini taşımaktadır.
Araştırmacılar çalışmada şu önemli vurguyu yapmaktadır:
“Siproheptadini, kemik metastazı olan karaciğer kanseri tedavisinde potansiyel bir anti-karaciğer kanseri ajanı olarak öneriyoruz. Ancak bu bulguların doğrulanması için prospektif ve ideal olarak randomize klinik çalışmalar gibi daha fazla araştırmaya ihtiyaç vardır.”
Bilindiği üzere karaciğer kanseri, dünya genelinde kansere bağlı ölümlerin en sık nedenlerinden biridir. Özellikle kemik metastazı gelişmiş hastalarda, hastalığın seyri ve prognozu genellikle çok daha kötüdür. Bu nedenle, uzun yıllardır kullanılan, ucuz ve güvenlilik profili iyi bilinen bir ilacın bu tür bir cevapla gündeme gelmesi son derece dikkat çekicidir.
Bu vaka, yeni ve pahalı ilaçlardan ziyade, mevcut ilaçların farklı hastalıklarda yeniden değerlendirilmesinin (ilaç yeniden konumlandırma – drug repurposing) ne kadar değerli olabileceğini göstermektedir.
Tıpta bazen çığır açan şey, yeni bir molekül değil; yıllardır elimizin altında olan bir ilacın doğru sorularla yeniden ele alınmasıdır.
Sivas’ta Devrim Yapan Hoca Hedefte: Çekmeden Kurtardığı Dişler Rahatsız Etti
Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. İhsan Hubbezoğlu, diş hekimliğinde ezber bozan bir yöntemle implantı son çare olmaktan çıkarıyor.
Sağlam diş köklerini Cam Fiber Post ve Direkt Kompozit Lamina yöntemiyle kurtaran Hubbezoğlu, dişleri çekmeden, kesmeden ve anestezi uygulamadan yalnızca birkaç seansta hastaları sağlığına kavuşturuyor.
İmplantın bazı hastalarda enfeksiyon, uyumsuzluk ve kırılmalara yol açtığını vurgulayan Prof. Dr. Hubbezoğlu, “Yeter ki kök olsun, Allah’ın yarattığı yapıyı koruyalım” diyerek doğal diş dokusunu esas alan bir yaklaşım sergiliyor.
Deprem sonrası fiberle güçlendirilen binalardan ilham alarak geliştirdiği bu yöntemle bugüne kadar 280 cam fiber post vakasında tek bir kırık bile yaşanmadı, binlerce hasta ise dişlerini kaybetmeden tedavi edildi.
Ancak diş çekip implant yapan alışılmış sistemin dışına çıkan bu yaklaşım, ne yazık ki bazı çevrelerin tepkisini çekiyor.
Çekilmesi planlanan dişleri kurtardığı için hedef haline getirilen Prof. Dr. Hubbezoğlu, Sivas’ta değeri yeterince bilinmeyen isimler arasına bir kez daha ekleniyor.
Oysa Almanya’dan dahi çare bulamayıp Sivas’a gelen hastalar, birkaç gün içinde sağlıklı ve estetik bir gülüşe kavuşuyor.
Bilimin, emeğin ve vicdanın yanında duran bu çalışmanın desteklenmesi gerekirken kösteklenmesi düşündürücü.
Sivas bir değerini daha kaybetmeden, bu başarıya sahip çıkmalıdır.
Suudi Arabistan Gıda ve İlaç İdaresi, Mesane ve Akciğer Kanseri Tedavisi İçin Kanseri Kemoterapisiz Yok Eden 'Anktiva' Adlı Çığır Açan Yeni Kanser İlacına Hızlandırılmış Onay Verdi.
Anktiva, vücudun kendi savunma sistemini harekete geçiren yeni nesil bir immünoterapi ilacıdır. Yani kanseri doğrudan zehirlemek yerine, vücudun kanserle savaşan askerlerini güçlendirerek etki gösterir.
Bu ilaç, bağışıklık sistemimizin kanserli hücreleri tanıyıp yok edebilenen önemli savaşçıları olan NK hücrelerini ve kanseri tanıyıp hatırlayan T bağışıklık hücrelerini çoğaltıp daha aktif hâle getirir. Böylece bağışıklık sistemi, kanser hücrelerini daha kolay bulur ve hedef alır.
Klasik kemoterapiler çoğu zaman sağlıklı hücrelere de zarar verir ve bağışıklığı zayıflatır. Anktiva ise tam tersine, bağışıklık sistemini güçlendirmeyi amaçlar. Bu nedenle daha hedefli etki, daha az yan etkive daha uzun süreli bir bağışıklık cevabı sunma potansiyeline sahiptir.
Bu yaklaşımın ne kadar güçlü olabileceğini gösteren çarpıcı bir örnek de klinik çalışmalarda rapor edilmiştir: Kemik iliğinin %95’i kanser hücreleriyle dolmuş, standart tedavilere hiç cevap vermeyen bir lenfoma (kan kanseri) hastasında, hastadan ya da uygun bir bağışçıdan alınan bağışıklık hücreleri laboratuvar ortamında kanseri tanıyıp saldıracak şekilde güçlendirilmiş ve tekrar hastaya verilmiştir. Sonuçta kemik iliği tamamen temizlenmiş ve hastada 15 aydır hastalığa dair hiçbir bulguya rastlanmam��ştır. Bu örnek, bağışıklık sistemini doğru şekilde yönlendirmenin kanserle mücadelede ne kadar etkili olabileceğini göstermektedir.
Yapılan klinik çalışmalarda, özellikle standart tedavilere cevap vermeyen zor vakalarda, bağışıklık sisteminin yeniden toparlandığı, hastaların hayat süresinin uzadığı ve başta akciğer kanseri olmak üzere farklı kanser türlerinde umut verici sonuçlar elde edildiği bildirilmektedir.
Anktiva’nın geliştirildiği şirketin kurucusu, dünyaca tanınmış milyarder cerrah ve bilim adamı Dr. Patrick Soon-Shiong’dur. Şirket, kemoterapisiz bağışıklık temelli tedaviler üzerinde uzun süredir çalışmalar yürütmektedir.
Suudi Arabistan’ın, Anktiva’yı yetişkin mesane ve akciğer kanseri hastaları için onaylaması, bağışıklık sistemi temelli kanser tedavilerinde önemli ve öncü bir adım olarak görülmektedir.
Bu onay, tedavi için ülkeye hasta akını başlatması ihtimalini de güçlendirmiştir.
Cumhurbaşkanı Erdoğan:
“AK Parti, MHP ve DEM; biz, en azından üçlü olarak bu yola beraber yürümeye karar verdik.”
AKP ve MHP seçim kampanyasını “CHP = DEM = PKK” propagandası üzerine kurdu.
Önüne gelen CHP’liye “terör sevici” dediler.
Şimdi aynı AKP, “MHP ve DEM ile kol kola yürüyoruz” diyor.
Erkeği •••••• toklukta
Kadını ••••••• yoklukta
Evladı ••••••• yaşlılıkta
Kardeşi •••••• mirasta
Arkadaşı •••••• yolculukta
Dostunu •••••• zor durumda tanırsın.
Bungalov, otel fark etmez: Odaya girince ışığı kapat, telefon kamerasıyla kızılötesi ışık araması yap. “Fing” uygulamasıyla Wi-Fi’ye bağlı gizli cihazları tarayabilirsin. RF dedektörü de işe yarar. Mahremiyet için bu kontroller şart!
40 liraya 4 çeşit yemek yiyormuşsunuz, yedirtmem. Yurtdışından uygun fiyata ürün alıyormuşsunuz, aldırtmam. Belediye başkanı seçiyormuşsunuz, seçtirtmem. Cumhurbaşkanı adayı çıkarıyormuşsunuz, çıkarttırmam. Anayasal hakkınızı kullanıp eylem yapıyormuşsunuz, yaptırtmam.
AK Parti, kalıcı yaz saati uygulamasını 8 yıldır inatla sürdürerek koca bir ülkeye çoluk çocuk demeden alenen psikolojik şiddet uyguluyor!
CHP iktidarında ilk iş bu garabete son vereceğiz. Çocuklarımızı AK Parti’nin karanlığından kurtaracağız!
Bence siz de 1984-2012 arası 4000, çözüm garabeti ve sonrasında da 1000'in üzerinde Türk Silahlı Kuvvetleri şehidinin ana ve babalarına bir ziyaret sırasında bu fikirlerinizi haykırın. Tabi yüreğiniz gözlerine bakmaya yeterse. Yardımcı olayım, ilk 4000 yiğidin adını yazmıştım.