Zazaki'nin eğitim dili olmasını, Zazakî derslerinin zorunlu olmasını, diyanetin Zazakî hutbe vermesini, Anadolu Ajansının Zazakî yayın yapmasını Kurmanc Kürdleri mi engelliyor?
Vicdansız kişi ve grupların Kurmanc ve Kurmancî karşıtı söylemleri Zazalara da zarar veriyor.
Türkiye devleti ve Türkçü rejimin yüzyıllık Kürd (Zaza ve Kurmanc) siyaseti
1. Kürd yoktur, herkes Türk'tür.
2. Kürdler var ama Türk'türler.
3. Kürdler İranî (İran doğru ama onların kastı Pers) bir kavim, bozuk bir Farsça konuşurlar.
4. Kürdler var ama sonradan buraya geldiler.
Bu sebeple Zazalar Kürd veya değil, bu tartışma ile asimilasyon sorunu-gerçeği arasında bir bağ yoktur.
Zazaların Türk olmadığını söylemek ise yüzleşme, kendini tanıma, dilini (ZAZAKÎ) ve kimliğini korumak ile doğrudan bir ilişkisi vardır.
Türk değilim demek asimilasyona bariyer.
Binlerce gazete sadece ilan parası (ki hükümetin bağımlılık ve biat karşılığı verdiği rüşvetin ismi) için çıkıyor.
Bu dün de, bugün de böyledir.
Bu iletişim çağında ilanları tek adreste yayınlamak (ilan sitesi) ve takip etmek elzemdir.
Basın İlan Kurumu kapatılmalı veya sadece ilanlar ile ilgilenmelidir.
Değişik gazetelerde ilana gerek yoktur, ilanları kendi sitesinde yayınlayabilir.
İlan verme ve ilan parası; hükümetin medyayı kontrolü altında tutma amacını taşıyor.
Ayrıca ilan kurumu net ayrımcılık yapıyor.
📌 Basın İlan Kurumu Yönetim Kurulu’nun 2026 Yılı 12. Toplantısı gerçekleştirildi.
📢 Yönetim Kurulu, deprem bölgesindeki Adıyaman, Hatay, Kahramanmaraş ve Malatya illerinde süreli yayınlara ilişkin muafiyetlerin 31 Aralık 2026 tarihine kadar uzatılmasına karar verdi.
Haber için👇
🔗 https://t.co/ZYosOSJgoX
Sorun; İslam'a sadakati, kemalist rejime sadakat olarak anlamış olmanız.
Kürdlerde vatan sevgisinin olmadığını iddia etmek de bir manipülasyon; Kürd'ün vatanı var, onun vatanını inkar eden rejim, sen de rejimin bed sesi oluyorsun.
"Türkiye Türklerindir" diyen rejime sözün yok mu?
Sadece Süryanice değil, Zazakî ve Kurmancî yayın yapan gazeteler de basın ilan kurumu tarafından dışlanıyor.
Rum-ca, Ermeni-ce, İbrani-ce Lozan'da tanındı ama Süryani-ce ve Kürd-çe (ZAZAKÎ ve Kurmancî) yok sayıldı.
2011-17 arası yayınlanan @newepel_rojname de destek görmedi.
Basın İlan Kurumu'nun Süryani toplumunun gazetesi Sabro’nun destek kapsamı dışında bırakması hk. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Sn. Cevdet Yılmaz’a soru önergesi verdim.
"Sabro gazetesinin kapsam dışında bırakılması eşitlik ilkesine aykırıdır."
https://t.co/l9vbq3bPqj
Eğitim, Özgürlük, Olgunluk Elzem:
👇
Askere ihbarda bulunanlar akraba ve Dersimli.
Örgüt üyesi diye işkence ve infaz meşru olmaz.
İşkencecinin dedesi Dersim'de (1937-38) öldürülmüş.
İşkenceci de 2009'da öldürülmüş...
Bir ormanda yakalanıp ağaca bağlandı. işkence gördükten sonra boğazına sıkılan tek kurşunla öldürüldü. Babasi ise oğlunun ölümünün ardından hayatının sonuna kadar ne saçini kesti ne de sakalını.
10 Ekim 1981'de, askeri darbenin üzerinden henüz bir yıl geçmişken Dersim, 20 yaşındaki üniversite ögrencisi Behzat Firik'in gözaltına alındığına ve ölümüne tanıklık etti.
Saat 14.00 sularinda Ovacik-Hozat sınırında bulunan Hülükkuşağı köyüne bağlı dört haneli Kale Deresi (Derê Garedesi) mezrası askerler tarafından kuşatıldı. Bir ihbar üzerine Behzat Firik gözaltına alındı, ihbari yapanların, mezra nedeniyle husumet yaşayan akrabalar olduğu yıllar sonra ortaya çıkacaktı.
Behzat Firik ormanlik alana götürülerek bir ağaca bağlandı. Peşinden gelen ağabeyi Ekber Firik'in tüm yalvarışlarına rağmen serbest birakilmadi. Ekber Firik de bir ağaca bağlanarak kardeşine yapılan iskenceyi izlemeye zorlandi.
Askerlerin başındaki Yüzbaşı Aytekin içmez, bölgede teröristlerin bulunduğunu söyleyerek yerlerini ögrenmeye çalıştı. İki kardeş bilmediklerini söyledi, ancak bu ifadeler kabul edilmedi.
Behzat Firik'in gözleri ve vücudu kor haline getirilmiş kasaturayla dağlandı. Ardından ayaklari ateşin içine yerleştirildi. Yanık kokusu vadiye yayılırken ayakları topuklarına kadar yandı.
Silah sesinin ardından olay yerine gelen köylüler, baygın haldeki Ekber Firik'i ve işkence sonucu tanınmaz hale gelen Behzat Firik'in cansiz bedenini buldu.
Ekber Firik, kardeşinin ölümünden sorumlu olanlarin yargilanmasi için Erzincan Devlet Güvenlik Mahkemesi'ne başvurdu. Dava yillarca sürdu. Mahkeme Yüzbasi Aytekin içmez hakkında kasten adam öldürme suçundan ceza verdi. Ancak sıkıyönetim dönemine ait düzenlemeler gerekçe gösterilerek ceza uygulanmadi.
Olaydan 28 yll sonra, 30 Eylül 2009 tarihinde, emekli Albay Aytekin içmez Bursa'daki evinde boğazından vurulmuş halde ölü bulundu.
Behzat Firik'in babasi Alevi Dedesi Seyfi Firik ise derin bir yasa büründü. 10 Temmuz 2007'de, 110 yaşında hayatını kaybedene kadar 26 yıl boyunca ne saçını kesti ne de sakalını..
Tek kelime Kürtçe öğrenme zahmetine katlanmadan, Kürtler’in oylarıyla meclise gelen Erkan Baş’ın Kürtlerle ortaklık için öne sürdüğü namümkünü- anadili Kürtçe olan Cumhurbaşkanı olmaz!- dinleyince bir dostumun yıllar önce anlattığı hatırası geldi aklıma:
27 Mayısçılar darbeden sonra, Üniversitelere subay yollayıp, vatan millet nutukları eşliğinde öğrencilerden ‘demokratik’ talep topluyorlarmış.
Görevli bir Binbaşının 27 Mayıs’ın anlam ve önemini anlatan nutkundan sonra sıra talepleri almaya gelmiş, üniversiteli Kürt bir öğrenci elini kaldırmış:
- Komutanım benim anam babam Doğubeyazıt’ta yaşıyor, Kürtçe dinlemek için sürekli Erivan radyosunu dinliyor, acaba bizde Kürtçe türkü dinleyecekleri bir radyo açacak mısınız?
Komutan cevap vermiş hemen:
- Otur bakayım yerine!
Evladım sen annene babana hala Türkçe öğretemedin mi?!
Bu arkadaşı meclise sokan Kürtler hadi Kürtçe öğretemediler, peki bu zamana kadar, anadili Kürtçe olan birinin Cumhurbaşkanı adayı olması önünde devletin bir engel koymadığını anlatamamışlar mı?!
Şam ve Halep hükümdarı Nureddin Mısır'ı ele geçirmek için Haçlı Kudüs Krallığı ile bir yarışa girdi. Nureddin'in Mısır'a gönderdiği üst düzey subayların çoğu Kürt'tü ve 1171'de Fatımi halifeliğini ortadan kaldıran Selahaddin de Kürt idi.📍
KÜRT İSLÂM TARİHİNİN KISA SERENCAMI
YÜKSELİŞ DÖNEMİ (10.–12. yüzyıllar):
1-Hasanveyhî Devleti (959–1015)
2-Mervânî Devleti (990–1085)
4-Revvâdî Devleti (955–1071)
4-Şeddâdî Devleti (951–1199)
5- Annazî Devleti (990–1117)
Bu dönemde Kürt hanedanlıkları Azerbaycan, Diyarbakır, Erbil, Musul, Hakkâri ve Zagros havzasında önemli siyasi güçler hâline gelmişlerdir.
ZİRVE DÖNEMİ (12.–13. yüzyıllar):
1-Eyyûbî İmparatorluğu (1171–1250)
Selahaddin Eyyûbî tarafından kurulan Eyyûbî Devleti, Kürt tarihinin en geniş sınırlarına ulaşan devleti olmuştur. Mısır, Suriye, Hicaz, Yemen, Filistin ve Kuzey Irak'a kadar uzanan bu devlet, Kudüs'ün Haçlılardan geri alınmasıyla İslam tarihinin en önemli siyasi güçlerinden biri hâline gelmiştir.
DURAKLAMA DÖNEMİ (13.–19. yüzyıllar):
Eyyûbî Devleti'nin dağılmasından sonra Kürtler yeniden çok sayıda mirlik ve beylik hâlinde yaşamıştır.
-Botan Emirliği
-Soran Emirliği
-Baban Emirliği
-Hakkâri Emirliği
-Behdinan Emirliği
-Ardalan Emirliği
Bu dönemde Kürt emirlikleri zaman zaman bağımsız hareket etseler de Osmanlı ve Safevî devletleri arasında özerk yapılar olarak varlıklarını sürdürmüşlerdir.
DAĞILMA DÖNEMİ (19.–20. yüzyıllar):
1830–1850'lerden itibaren Osmanlı merkezileşme politikaları sonucunda Kürt emirlikleri tasfiye edildi.
1847'de Botan Emirliği'nin kaldırılması önemli bir dönüm noktası oldu.
1920 sonrası Kürtler Türkiye, Irak, İran ve Suriye arasında bölünmüş bir siyasi yapı içinde kaldılar.
Modern Dönem (20. yüzyıl – Günümüz):
Mahabad Cumhuriyeti (1946)
Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi (1992–günümüz)
Bu dönem, Kürtlerin ulus-devlet çağında çeşitli siyasi yapılanmalar ve özerklik girişimleriyle varlıklarını sürdürdükleri dönem olarak değerlendirilebilir.