Müellifi olduğu eserlerle, edebiyatımıza kazandırdığı tercümelerle, ilim ve düşünce dünyamıza yaptığı eşsiz katkılarla gönüllerde müstesna bir yere sahip olan kıymetli mütefekkir Cemil Meriç’i vefatının 39’uncu yılında rahmetle yâd ediyorum.
Yarın LGS sınavına girecek genç kardeşlerime kalpten başarılar diliyorum.
Sınavın gözümüzün nuru evlatlarımıza, değerli ailelerine, tüm eğitim camiamıza hayırlı olmasını diliyorum.
Rabb’im zihin açıklığı versin.
Sadece Türk-İslam mimarisinin değil, dünya mimarisinin de en estetik eserlerinden biri olan Selimiye Camii’ni aslına uygun şekilde restore ederek hamdolsun bugün yeniden ibadete açtık.
Dört yıl süren restorasyon sürecimiz, Selimiye’nin 450 yıllık mazisindeki en kapsamlı onarım çalışması oldu.
Kalem işlerinden taş dokusuna, iç mekân düzenlemelerinden çevre ihyasına kadar her adımda eserin aslına sadık kalınması esas alındı.
Yapıya zarar veren eski çimentolu uygulamalar temizlenirken ana kubbe, minareler ve statik sistemlerin tamamında güçlendirmeler yapıldı.
Cümle kapısından müezzin mahfiline, mihrap çinilerinden ahşap doğramalarına kadar tabiri caizse dokunulmadık, restore edilmedik, temizlenmedik, güçlendirilmedik tek bir nokta dahi bırakmadık.
Balkan Savaşları sırasında Bulgar kuvvetlerinin ateşi sonucu gülle isabet eden ve cami cephesinde iz bırakan bölüme ise özellikle dokunmadık.
Bu topraklarda verdiğimiz zorlu mücadelelerin canlı şahidi olarak o izi aynen muhafaza ettik.
Yaklaşık 450 milyon liraya mal olan restorasyon çalışmasıyla Selimiye’ye Allah’ın izniyle bir yüz sene daha kazandırdığımıza inanıyoruz.
Toplumsal barışa, kamu düzenine ve siyaset kurumuna zarar vermediği sürece CHP’deki anafor bizi zerre miskal ilgilendirmiyor.
Biz asla bu girdabın içine sürüklenmek veya çekilmek istemiyoruz.
Koltuk ve salon kapmaca savaşının tarafı değiliz ve olmayacağız.
Öğretmenlik gibi ulvi bir mesleği icra ederken teröristler tarafından katledilen Aybüke Yalçın’ı şehadetinin 9’uncu yılında rahmetle, minnetle yâd ediyorum.
Aybüke kızımızın aziz hatırası her zaman yüreğimizde yaşayacak… 🇹🇷
Eğer biz bu elektriği yenilenebilir kaynaklar yerine doğal gazdan karşılamış olsaydık 3,5 milyar metreküp doğal gaza ihtiyaç duyacaktık.
Karşılığında da 1,8 milyar dolar ödeme yapacaktık.
Bugün hizmete aldığımız yatırımlarla böyle bir faturadan kurtulmuş olduk.
Ana muhalefet partisi içindeki tartışmaların hiçbiri bizi ilgilendirmiyor.
Kurultay salonlarından mahkeme koridorlarına taşan bu siyasi ve hukuki mücadelenin hiçbir yerinde yokuz, olmadık ve olmayacağız.
Siyasi ikballeri için huzursuzluk üretmeye çalışanlar unutmasınlar ki bu toprakların mayası şiddete, nümayişe, sokak terörüne, hukuk tanımazlığa prim vermez.
Biz de hangi bahaneyle olursa olsun sokaklarımızın karıştırılmasına, milletimizin kutuplaştırılmasına, halkımızla güvenlik görevlilerimizin karşı karşıya getirilmesine müsaade etmeyiz.
Böylesi hassas bir dönemde Türkiye’nin dikkatini dağıtmaya, milletimizin gönül ahengini bozmaya kimsenin hakkı yoktur ve olamaz.
Yol medeniyettir şiarıyla son 23 yılda ülkemizin ulaşım altyapısına devasa nitelikte yatırımlar yaptık.
Tam 71 ilimizi duble yollarla birbirine bağladık.
Dağları tünellerle, vadileri ve akarsuları köprüler ve viyadüklerle aştık.
42 şehrimizi birbirine bağlayacak olan Ankara-Kırıkkale-Delice Otoyolu’yla ilgili çalışmalarımızı hızlandırmış durumdayız.
7 kavşak, 4 tünel, 8 viyadük, 22 kavşak köprüsünün yer aldığı toplam 120 kilometre uzunluğundaki bu projeyi inşallah gelecek yıl hizmete alacağız.
2025 yılında, aralarında Aydın-Denizli Otoyolu, Konya ve Malatya Çevre Yolu ikinci etapları ile Antalya Havalimanı iç ve dış terminal binalarının olduğu 55 projemizi hizmete açmıştık.
2026 yılı için hedefimiz, 144’ü kara yolu olmak üzere toplam 188 projeyi halkımızın istifadesine sunmaktır.
Ulaştırma alanındaki yatırımlarımıza hız kesmeden devam edeceğiz.
Bugün hem İstanbullularla bayramlaştık hem de fethin 573’üncü seneidevriyesini coşkuyla kutladık.
Bu anlamlı buluşmayı teşrif eden, bayram sevincini ve İstanbul’un Fethi’nin 573’üncü yıl dönümü heyecanını bizlerle paylaşan her bir kardeşime şükranlarımı sunuyorum.
Hâlen kabullenemeyenler olsa da hâlen içine sindiremeyen hazımsızlar bulunsa da…
Bu topraklar 1071’den bu yana bizim vatanımız, İstanbul ise 1453’ten bu yana Türk İstanbul olarak milletimizin göz bebeği, iftihar tablosudur.
Her kim bu şehrin, Yahya Kemal’in “Türk İstanbul” dediği kurucu kimliğiyle bir sorun yaşıyorsa arka planına baktığınızda, aslında fetihle ve Fatih’le hesaplaşma içinde olduğunu görürsünüz.
Bunların kim olduğunu hepimiz gayet iyi biliyoruz.
Allah’ın izniyle bu zihniyetin temsilcilerine dün fırsat vermedik, bugün de yarın da fırsat vermeyeceğiz.
Fatih Sultan Mehmet Han’ın bize emaneti olan bu aziz şehre gözümüz gibi bakmaya devam edeceğiz.