“Söylenecek söz yok” yok mu? Milli Eğitim Bakan yardımcısı olarak söyleyecek bir şeyiniz yoksa o zaman istifa etmeniz gerekmez mi? Söyleyecek sözü, yapacak işi olan otursun o makama.
Daha kaç pırıl pırıl çocuğumuzu kaybedeceğiz? Her olayda “emsal karar çıksın” diye ülkece ses çıkarıp, hiçbir adım atılmamasını mı izleyeceğiz?
Ortada sistematik bir ihmal var ve bunun yarattığı sonucu kabul etmiyoruz. Bugün çocuklar korunamıyorsa, bunun nedeni suçluların cesareti kadar yetersiz yasalar ve göstermelik cezalardır. Cezasızlık, suçu teşvik eder. Devletin görevi, her kayıptan sonra üzülmek değil; bir daha yaşanmaması için cezai yaptırımları ve sokak denetimini artırmak, caydırıcılığı gerçek anlamda sağlamaktır. Her olay olduğunda dönüp dolaşıp aynı caydırıcısızlığı yaşıyoruz ve BU FAİLE GÜÇ VERİYOR!
Çocukların yaşam hakkı, siyasi hesapların ve “mevzuat yetersizliği” mazeretlerinin çok üzerindedir. Değişmeyen yasalar, suça ortak olur.
#AtlasÇağlayan
Atlas Çağlayan için çağrılan ambulans olay yerine 45 dakikada ulaşmış. Katile caydırıcı ceza vermiyorsunuz, ambulansı yetiştiremiyorsunuz. Çocukların ölümü gündeminizi meşgul bile etmiyor. Siz bu halka düşmansınız. Biz safımızı biliyoruz; ancak tüm mekanizması çökmüş bu iktidarın güzellemesini yapanlar da artık katillerin safında olduklarını bilsinler. Sizinle ortak acılarımız ve mutluluklarımız yok. Siz, bir avuç şerefsizin mutlu olduğu düzenin yaratıcılarısınız. Kendi kendinize yarattığız içi boş, sözde ahlakçı kurallarınızla toplumun ahlak ve etik değerlerini yok ettiniz. En altınızdan en üstünüze kadar hesap vereceğiniz günleri görmek dileğiyle.