Düşünsene PKK üyesisin. Hırsızlık ve terör örgütü üyeliğinden suçların var. "Devlet" de diyor ki tamam hadi terör örgütü üyeliğini geçtim ama hırsızlıktan yargılarım. Bu yasayla gelen saçmalıklardan biri bu. PKK lehine suç işlediysen artık sıkıntı yok deniyor. İnanılmaz.
Cumhuriyet Halk Partisi ve yeni adıyla Yeni Parti, hükümetin başlattığı ikinci çözüm sürecinin başından beri bir akıl tutulması yaşıyor.
Bu akıl tutulmasını 1.5 senedir cezaevinde tutuklu bulunan Resul Emrah Şahan'ın bu paylaşımında da görebiliyoruz.
Cumhurbaşkanı adayının tutuklandığı, twitter hesabına bile müsaade edilmediği, ana muhalefet partisinin başına kayyum atandığı, cumhuriyetimizin tarihinde hiç olmadığı kadar büyük bir tehlike altında olduğu böyle bir dönemde, bu yasayla ve bu süreçle kimin hangi sorunu çözülmüş oluyor?
Kürt sorunu olarak tarif ettiğiniz şey, bir grup PKKlının hala dağda veya cezaevinde olması ya da terör eylemlerine bulaşmış insanların siyaset yapamaması mıdır? Zira bu yasanın ve bu sürecin çözdüğ�� şey budur. Çözdüğü ikinci şey de iktidarın devam etmesini sağlamaktır. Eğer iktidar mensubu veya bir Apocu değilseniz, bu süreç size hiçbir şey kazandırmıyor.
Bu süreç ve yasa Türkiye'yi daha demokratik yapmıyor. Türkiye'yi daha güvenli yapmıyor. Türkiye'yi hukukun üstün olduğu bir yer yapmıyor. Vatandaşların her gün çektiği böyle bir baskı rejimi altında yaşama çilesini hiçbir şekilde azaltmıyor.
O halde siz bu süreci niye destekliyorsunuz?
Üstelik o dönemki Cumhuriyet Halk Partisi ve şimdiki Yeni Parti, eğer bu sürece ilk günden beri karşı çıksaydı, "Bize Apo'yu serbest bırakacak diyenler bugün Apo'yu serbest bırakmaya çalışıyor" diyebilseydi, "Bu iktidar hiçbir Kürt vatandaşımızın sorununu çözmez, bu süreç iktidarın ömrünü uzatma sürecidir, bu süreci çözersek biz çözeriz" diyebilseydi, bugün çok başka bir Türkiye'de olabilirdik.
Sizin gerçekten dini değerlere karşı bir hassasiyetiniz olsaydı "her cuma bir ayet sallıyorum, bakara makara" diyen kişiyi büyükelçi yapmazdınız.
Sizin sadece çıkarlarınız var ve buna dini alet etmekten çekinmiyorsunuz!
#DenizGöktaşıSerbestBırakın
ŞAKANIN SUÇU OLMAZ
Deniz Göktaş’ın yapmış olduğu stand-up gösterisi nedeniyle havalimanında gözaltına alınması Türkiye’deki adalet sisteminin ne kadar çürümüş olduğunun bir başka açık göstergesidir. Şaka yapmak suç değildir. Devletin görevi komedyenlerin gösterilerinde cezalandırılacak eylemler aramak olamaz.
Türkiye’deki baskı rejiminin geldiği nokta vatandaşlar için katlanılamayacak bir hale gelmiştir. İfade hürriyetinin bu derece kısıtlandığı bir memlekette kimsenin huzur bulması mümkün değildir.
Hürriyet Partisi olarak Deniz Göktaş’ın yanında olduğumuzu ve bir an önce serbest bırakılması gerektiğini ifade ediyoruz.
Yapılan hukuksuzluk CHP’ye değil Türk milletine yapılmıştır.
Bana dokunmayan yılan bin yıl yaşasın diyerek yaşattığınız yılanların bir sonraki hedefi siz olursunuz.
Türk milletine karşı yapılan hukuksuzluğun sonuna kadar karşısında olmaya devam edeceğiz.
Kılıçdaroğlu dün video mesaj yayınladı..bugün mutlak butlan çıktı..
Haberini önceden almış görünüyor...
Yazık..
koltuk için düşülen duruma bak...
Bu ülke sizlerden elbet kurtulacak..
Ana muhalefet partisinin yargı eliyle dizayn edilmesi kararını tanımıyoruz. Hürriyet Partisi olarak Kemal Kılıçdaroğlu yönetimini hiçbir koşulda meşru görmüyoruz, bu yönetimi tanımıyoruz, bu yönetimle hiçbir ilişki kurmayacağız.
CHP Kurultayı hakkında verilen "mutlak butlan" kararı, Türk siyasi tarihine geçecek kara bir lekedir. Ana muhalefet partisinin yönetimini yargı eliyle değiştirme teşebbüs��, en baskıcı rejimlerde dahi görülmeyen bir uygulamadır. İktidara gelirken meydanları "milli irade" nidalarıyla inletenler, vesayete karşı mücadele edeceklerini söyleyenler bugün demokrasiyi rafa kaldırmaya teşebbüs ediyorlar.
Bu hazin manzara karşısında elimizdeki tüm imkanlarla demokrasimizi ve cumhuriyetimizi savunmak her Türk vatandaşının vazifesidir.
Hürriyet Partisi olarak bu mücadeleyi vereceğimizi, CHP'ye kayyum olarak atanan Kemal Kılıçdaroğlu yönetimini meşru görmediğimizi, Kılıçdaroğlu yönetimini hiçbir koşulda tanımayacağımızı, bu yönetimle hiçbir ilişki kurmayacağımızı ilan ediyoruz. Tüm siyasi partileri bu yönetimi tanımamaya ve bunu ilan etmeye davet ediyoruz.
Şiddet ve saldırıların okullarımıza kadar sirayet etmesi Türkiye’de yaşanan toplumsal çöküşü ve tehlikeli boyuta ulaşmış güvenlik sorunlarını gözler önüne sermektedir.
Öğretmen ve öğrencilerimizin can güvenliğini sağlamaktan bile aciz Millî Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, sorumluluğunu kabul edip derhal istifa etmelidir!
#YusufTekin��stifa
Cumhuriyet Halk Partisi genel başkanı, niçin Apocuların sözcülüğünü yapıyor? CHP'ye oy veren her vatandaşın buna şiddetle tepki göstermesi lazım. Üstelik bu yeni değil, haftalardır aynı şeyi yapıyor.
YPG doğrudan PKK tarafından yönetiliyor, bunu YPG de kabul ediyor. Esad rejimi düştüğünde, YPG ile diyalog kuruldu, YPG ile bir anlaşma da yapıldı. Bu anlaşmaya uymayan kim? Bu anlaşmaya yanaşmayan kim? Bizim 100 bin kişilik ordumuz var, istersek Şam'a yürürüz diyen kim? Halep'te ağır silahlar barındırmaya devam eden, çıkmayan kim? İsrail'den, ABD'den yardım dilenen, yanı başımızdaki Suriye'yi bölmek isteyen, Türkiye'nin güneyinde bir PKK devleti kurmak isteyen kim? Bütün bu soruların tek yanıtı, PKK'nın yönettiği YPG'dir.
O halde Özgür Özel, PKK'nın yönettiği YPG'ye niçin kendisini siper ediyor? Niçin bu örgüte destek üstüne destek açıklıyor, adeta bu terör örgütü için kendini paralıyor? Bunun mantıklı hiçbir izahı yoktur.
Özgür Özel'e tepki gösteren gençlere tepki göstereceğinize, buralardan komplo teorileri çıkartacağınıza, tepkiyi Özgür Özel'e göstermelisiniz. Cumhuriyet Halk Partisi'ni Apocuların tahakkümünden kurtarmak her CHP'linin boynunun borcudur.
YURT DIŞINDAN ALIŞVERİŞİ İMKANSIZ HALE GETİREN CUMHURBAŞKANI KARARI’NA DAVA AÇIYORUZ.
Geçtiğimiz günlerde yayınlanan Cumhurbaşkanı Kararı ile daha önce 30 Euro’ya indirilen gümrük muafiyeti tümüyle kaldırılmıştır.
Bu kararla vatandaşların yurt dışından çevrim içi alışveriş yapması fiilen imkansız hale getirilmiştir.
Bu şekilde Türkiye bir kapalı ekonomi haline getirilmektedir.
Söz konusu karar vatandaşların mülkiyet hakkına ölçüsüz şekilde müdahale etmektedir. Aynı zamanda bu karar, eşitlik ilkesini ihlal etmektedir.
Yurt dışından çevrim içi alışverişin fiilen imkansız hale getirilmesi, cari açığın azaltılması amacıyla açıklanamaz.
Bu karar bir avuç ithalatçının vatandaşların sırtından fahiş kârlar elde edilmesi için alınmıştır.
Bu karar Türkiye’deki girişimcilik ve üretim faaliyetlerine çok ciddi zarar verecektir. Türkiye’de bulunmayan, AR-GE faaliyetleri ve girişimcilik için gerekli olan ürünler girişimciler tarafından tedarik edilemeyecektir.
Hürriyet Partisi olarak Anayasa’ya aykırı ve ulusumuzun menfaatleri aleyhine verilmiş söz konusu karara karşı Danıştay nezdinde dava açacağımızı tüm yurttaşlarımıza duyuruyoruz!
Gençlerin kurduğu Hürriyet Partisi, çok kısıtlı olanaklarıyla da olsa hakkı savunulmayan, çıkarları temsil edilmeyen yurttaşların hakkını savunmaya ve onların sesi olmaya devam edecek.