Uzun aradan sonra..
🟥 İlişki hayatımda beni neler bekliyor. Neler yaşadım ve yaşayacağım?
🟨Bir üçlü deste seçiniz.
🟪Bir meyve emojisini seçiniz ve seçtiğiniz desteyle yorumda belirtiniz.
🟩Geri dönecek mi? Sorusu içinde bir meyve seçebilirsiniz.
#katina#tarot#fal
Kimin bu güzel vatandan kimin bu güzel vatanı satandan yana olduğu belli! Biz bu ülkeyi terörden ve mültecilerden kurtarmaya geliyoruz. Bu bir referandumdur; artık kimse kimseyi kandıramayacak. Sandığa gelmeyen 8 milyon vatandaşımızı ve tüm gençlerimizi sandığa çağırıyorum!
Tanju Özcan:
"Yok Kılıçdaroğlu gelirse Apo’yu affedecekmiş, yok Demirtaş’ı affedecekmiş. Ya kardeşim siz hangi kafayı yaşıyorsunuz. Adam affa karşı.
Ben 1 yıl partiden ihraç cezası aldım, beni bile affetmedi. Komik olmayın."
Mansur Yavaş doğru söylüyor!
Seçim gecesi sırf muhaliflerin psikolojisini bozmak ve psikolojik üstünlük sağlamak için AK Parti’nin önde olduğu sandıkları açma yöntemi 2014 yılında o dönem AA Genel Müdürü olan Kemal Öztürk döneminde başlatıldı.
Psikolojik Harp’a uygun bu yöntem o yıl tutunca sonraki yıllarda hep devam etti.
Son seçimde de AA Erdoğan’ın önce Erzurum, Bayburt, Kayseri gibi illerin sandıklarını ekrana yansıtarak aynı şeyi yaptı.
Yüzde 60’larla başlattığı sonuçlar sandık başında görev yapan bazı insanların, ki özellikle gençlerin sandıkları terketmesine neden oldu.
Ve bu yüzden binlerce sandıktan ıslak imza tutanağı alınamadı.
Ama şu gerçeği de söyleyeyim.
Böyle olmasının tek nedeni AA değil.
AA nın yıllardır kullandığı bu yönteme yenik düşen muhalif kanallar ve gazetecilerdir.
Uyarıyorum. Yine yapacaklar.
O nedenle 2.turda muhaliflerin sadece ıslak imzalı tutanaklar üzerinden ve CHP’nin kuracağı sisteme girilen veriler üzerinden sonuçları vermeye başlaması gerekiyor.
ANKA da olmaz! Çünkü ANKA’nın sistemi de görüldü ki sağlıklı değil!
Hülasa… Sayın @mansuryavas23 ın bu uyarısı çok çok kıymetli ve herkes bunu dikkate almalı artık!
Pazar akşamı çekimdeyiz. Salonda ağırlık AK Partili gençlerimizden oluşacakmış. Dolayısıyla yabancı yok, seni de bekleriz @RTErdogan. Gençlerin önünde mertçe yüzleşelim.
Merkez Bankası’nın kredi kartından nakit avans çekimini kaldırma talimatı 12 Mayıs’ta bankalara gönderildi. Kararın 15 Mayıs günü uygulanması istendi. Çünkü karar AKP tarafından alınmıştı. Seçimi ilk turda kazanacağını düşünen iktidar, yüzde 50.1’e ulaşamayınca kararı apar topar iptal ettirdi. Yandaş medya da yine “AKP’ye komplo” yalanına sığındı. Pazartesi günü olan bitenler, AKP kazandığı takdirde yaşayacağımız çöküşün fragmanıdır.
DEVLETİN GENEL DURUMU…
Bundan bir ay önce Genel Başkanımız Kemal Bey beni çağırdı.
“Seçimi kazanmamız halinde neyle karşılaşacağımızı bilmiyoruz. Ankara’ya geç ve bütün kurumlardan uzmanları çağır. Bir heyet kur ve devletimizin durumunu, ilk ve ivedi işleri ve hasar tespitini çıkar” diye talimat verdi.
Ankara’da üç hafta süren çalışmalarımız sonucunda vahim bir tabloyla karşılaştık.
Normalde bu çalışmanın sonuçlarını kesinlikle paylaşmayacaktık.
Çünkü sonuçlar ürkütücüydü.
Elden geldiğince sessiz sedasız halletmeye çalışacaktık.
Ancak geldiğimiz aşamada yaptığımız çalışmanın bazı sonuçlarını paylaşmak zorunda hissediyorum.
Çalışmamızın sonuçlarının tamamını devletimizin ve milletimizin bekası için paylaşmayacağım.
Bu çalışmamızın çoğunu açık kaynaklarla yaptık.
Bu yazdıklarımın öneminin ve benim ve çalışma arkadaşlarım adıma yarattığı tehlikenin farkındayım.
Sadece şunu hatırlatayım bizim genlerimizde Kuvay-i Milliye var.
Ve biz bu ruhla gurur duyuyoruz.
Bedel ödemek istemeyiz. Ama ödenecek bir bedel varsa da korkup kaçmayız.
15 TEMMUZ SONRASI…
15 Temmuz Hain Darbe Girişimi sonrası FETÖ’den boşalan kadroları dolduracak nitelikli kadroları olmadığı için Milliyetçi ve Atatürkçü kadrolarla çalışmak zorunda kalmışlar.
Ancak bu kadrolara asla güvenmedikleri için herbir kuruma aileden gördükleri tarikat ve cemaatlerden personel yerleştirmişler.
Mahrem işlerini yerleştirdikleri bu personel eliyle yürütüyorlar.
Bu personel aynı zamanda hiç güvenmedikleri ama çalışmaya mecbur oldukları Milliyetçi ve Atatürkçü personeli sürekli izliyor.
Şu an devletimizin en mahrem bilgileri bu tarikatların elinde.
En güçlü ekip HAKYOLCULAR. Devlet adamlarını en çok rahatsız edense atanan “küçük prensler”
MİLLİ GÜVENLİK…
Bu konuda yaptığımız çalışmanın bütün sonuçlarını paylaşamam. Ancak şu kadarını söyleyeyim. Genel Kurmay Başkanlığımız, MİT Müsteşarlığımız ve Emniyet Genel Müdürlüğümüz’de her kademede el üstünde tutmamız gereken kahramanlar var.
Bu kahramanlar siyasi baskılara direnerek ellerinden geldiğince görevlerini yapmaya çalışıyorlar. Zaten devletin güvenliğini bu kadrolar sağlıyor. Devletin düşürüldüğü durumdan çok rahatsızlar. Her fırsatta bu durumu en üst makamlara iletiyorlar.
Polisimiz ve askerimiz sürekli bir soruşturma baskısı altında. Maalesef personel arasında ailevi sorunlar, geçim sıkıntısı, borçluluk, psikolojik sorunlar ve intiharlar çok yaygın.
Milli güvenliğimizi yakın tehdit altına sokan riskler var. Bu riskleri azaltacak diplomasi zayıf kalıyor. Özellikle ekonomimizin iyice güçsüz düşmesini ve devletimizin daha da çürümesini bekleyen odaklar var. En zayıf anımızda en olmaz taleplerle karşımıza çıkacaklar. Durumun farkındayız. Ve sürekli takipçisi olacağız.
Bu konuda son söz bizim Mehmetçiğimizin kanını satın alacak para daha basılmadı.
Biz vekalet savaşlarının lejyoneri olacak Millet değiliz.
MALİYE…
Maliye tarafında çok fazla sorun yok. Vergi toplanma konusunda alt yapı kurulmuş. Ancak vergi ödemeyen imtiyazlı şirketler var. Bunlara göz yumulması, vergi inceleme raporları sonuçlarının uygulanmaması, uzlaşma komisyonlarında bazı grupların vergilerinin silinmesi konusunda teknokratlarda büyük rahatsızlık var.
MASAK tamamı ile kör edilmiş. Uzmanlar çalıştırılmıyor. MASAK’ın izleme yetkisi sadece siyasi işler için kullanıyor.
HAZİNE…
Hazine’de tablo çok ağır. Kadrolar tarumar edilmiş. Bakan Yardımcıları işleri birkaç devşirme danışman ile götürüyor. Teknik kadrolar işlere karıştırılmıyor.
Hazine’de gelir yönünden sorun yok vergi gelirleri gayet iyi. Ancak giderlerde, borçlarda ve koşullu yükümlülüklerde korkunç bir artış var.
Seçim dolayısıyla Hazine boşaltılmış. Yıllık bütçede öngörülen açığın neredeyse tamamı harcanmış. Sadece BOTAŞ’ın birikmiş görev zararı 300 milyar liranın üzerinde. EYT’den gelecek yük yaklaşık 200 milyar. KKM pimi çekilmiş el bombası gibi bekliyor.
Deprem için en az 600 milyar lira ek kaynağa ihtiyacımız var. Gelirlerin çoğu garanti ödemelerine gidiyor.
Hazinenin nakit parası var gibi görünüyor. Ancak bu mevduat kamu bankalarından çekilemiyor. Çünkü kamu bankaları kara deliğe dönmüş. Hazine parayı çekse faizler zıplıyor. Kamu bankaları ile ilgili detayları yazamıyorum. Şu kadarını söyleyeyim. Kurda veya faizde bir hareket olursa (ki olmak zorunda) yandık. Hem de ne yandık.
Mevcut bütçe ile Eylül başını görmemiz mümkün değil. En az 1,5 trilyon liralık ek bütçe gerekiyor. Hepiniz ek vergilere hazırlıklı olun.
Özel bankalar kendilerini KGF ve KKM ile bir miktar garanti altına almışlar. Ancak yaşanacak bir kur veya faiz şoku hazinenin kapısına birkaç tane kurtarılacak banka bırakabilir.
Bankalarla ilgili son sözüm takipteki kredi rakamının doğru olmadığı. Bundan daha fazlasını söylememe Bankalar Kanunu engel teşkil ediyor.
MERKEZ BANKASI…
En ağır tablo Merkez Bankasında. Döviz rezervlerimiz -70 milyar dolara kadar inmiş. Üstelik 100 milyar doların üzerinde KKM olmasına rağmen bu rakama ulaşılmış.
Şu an zorunlu ithalatımızı karşılayacak kadar dahi dövizimiz kalmamış durumda. Dış ticaret açığımız tarihin en yüksek seviyesinde bir yıl içinde 200 milyar dolar finansman bulmak zorundayız.
CDS tarihin en yüksek seviyesinde. Yani tefeci faiziyle borçlanıyoruz. Buna rağmen döviz bulamıyoruz. Şu an döviz satışı ve altın ithalatı fiilen durmuş durumda. Çünkü döviz yok. Merkez Bankası teknik olarak iflas etmiş görüntüsü veriyor. Her an dış borç ödeme krizine girebiliriz.
KRİZ DEĞİL İFLAS…
Devletin kalanı ile ilgili bir şey yazmaya gerek görmüyorum. Devletimizin kolonları çürütülmüş. Sütunları kesilmiş. 6-9 ay içerisinde yaşanacak deprem ile ekonomimiz yıkılacak. Erdoğan ve ekibi Milletimizi bu enkazın altında bırakacak.
Deprem ne kadar şiddetli yıkım ne kadar büyük olursa baskı ve yıldırma o kadar yüksek olacak. Ama aç bir Milleti hiçbir güç bastıramaz. Bu yüzden Erdoğan kazansa dahi 5 yıl ülkeyi taşıyamayacak ve erken seçim yapılacak.
KURTULUŞ VAR ANCAK BEDELİ AĞIR
Şimdi soracaksınız. Nasıl kurtuluruz? Sözü eğip bükmeden söyleyeyim. Kurtuluşun bedeli var ve bu bedeli hep beraber ödeyeceğiz. Sorun kimin ne kadar bedel ödeyeceği.
Bu dönem çalıp çırpanlar mı bu bedeli ödeyecek yoksa fakirlikten kırılan Milletimiz mi? Şimdi anlıyor musunuz neden 418 milyar doların peşine düştüğümüzü. Çünkü başka çaremiz yoktu. Peki bu para tahsil edilebilir mi? Çok zor. Ama elimizden geleni yapacağız. Ne kadar kurtarabilirsek.
Gelelim diğer meseleye mecbur ek vergi alacağız. Azdan az, çoktan çok vergi alacağız. Yoksa milyonlarca depremzede kışa evsiz barksız girecek. Bunu göze alamayız. Ayrıca ekmek gibi su gibi dövize muhtacız. Mecbur dışarıdan kaynak getireceğiz. Başka yolu yok.
Türkiye ekonomisini hali pür melali budur.
Şimdi anlıyor musunuz Mehmet Şimşek neden görevi kabul etmiyor.
ERDOĞAN BUYURSUN KAZANSIN…
Bütün kalbimle söylüyorum. Erdoğan içten içe Kılıçdaroğlu’na oy verip enkazı üzerine yıkmayı istiyordur. Ama yapamıyor. Birgün dahi iktidarı devredemiyor. Sebebini siz biliyorsunuz. Bu koşullar altında ikinci tura gidiyoruz. Biz bedelini bile bile bu seçimi kazanmak için çırpınıyoruz.
Ateşe uçan kelebekler gibi…
Karar Yüce Türk Milletinin…
TÜM YURTTAŞLARIMIZA DUYURU
📍Seçimlerde müşahit olmak isteyen yurttaşlarımız bulundukları illerdeki “il ve ilçe” başkanlıklarımıza müracaat edebilir.
İl-ilçe başkanlıklarımızın telefonları,CHP kurumsal web sitemizde mevcuttur.
Hadi, rekor bir sandık başı organizasyonu yapalım🙏🏻
Lütfen deprem bölgesi insanımıza söyleyeceğimiz her şeyde, 10 düşünelim 1 diyelim. Hiçbir siyaset o insanların kalbini kırmaya değmez. Her bir vatandaşımız, hele hele depremzedelerimiz, politik tercihi ne olursa olsun benim başımın üstündedir.
BAŞTAN SONA OKUMANIZI 🙏🏻
Sevgili dostlar.
Dün akşam, ilk turu yaşadık.
Korkunç bir medya manipülasyonu yaratılarak; seçim ilk turda bitirilmek istendi.
Buradan kutluyorum; örgütlerimizin yüksek emeği sayesinde; Tele1 ve ıslak imza verileri paylaşan gazeteler (basılı-dijital) ve bizim hesaplarımızın ıslak imza verilerini paylaşması, bu senaryoyu boşa çıkarttı.
Sizleri çok iyi anlıyorum. Süreçteki eksik-gedik hususları tartışıyorsunuz.
Tartışalım, ama önce SEÇİMİ KAZANALIM🫶
Şöyle;
1-) Umutsuzluğu söküp atıyoruz.
2-) Sandık seferberliği başlatıyoruz!
📍Sandığa gitmeyen seçmenimiz; 8.5 milyondur.
📍Geçersiz oy kullanan seçmenimiz; 1 milyondur.
📍2. Tura kalamayan adayların oy toplamı neredeyse 3 milyondur.
Yani neredeyse 12.5 milyon seçmenimiz Erdoğan ve Kılıçdaroğlu’na oy vermemiştir.
Ve fark yalnızca 2.5 milyondur.
Şimdi, diyorumki; 14 gün içinde, bu seçmenlerimizi sandığa gitmeye ikna edelim. Biz yapabiliriz arkadaşlar! Biz başarırız! Haydi🙏🏻
El birliğiyle çalışalım, birlikte başaralım.
#HaydiSandığaKoş diyelim…