Hayatta en çok kendime yetebilme gücümü, kimseye minnet etmeyen karakterimi, kim ne yaparsa yapsın kaybetmediğim merhametimi, herkesin ne olduğunu çok iyi bildiğim hâlde yüzlerine hiçbir şey bilmiyormuş gibi bakabilen sabrımı seviyorum.
tek başıma bir şeyler yapıyorum aklıma hemen o geliyor. çok leziz bir kahve içtim ona da tattırmam lazım dedim. harika bir roman okuyorum ona da almalıyım okumalı. saçımın lüleleri çok güzel oldu bugün hemen gideyim de görsün bebek gibi olmuşsun desin. aşk capcanlı hisettiriyor.
gökçenin
sedefin
yeşimin
ikbalin
ayşenurun
münevverin
özgecanın
narinin
eminenin
rojinin
çağlanın
pınarın
şulenin
aleynanın
rabianin
nagihanın
cerenin
güledanın
didemin
songülün
zehranın
serpilin
ve
diğer
kız
kardeşlerimizin
tek
isteği
yaşamaktı
bu
düzene
ses
çıkar
hic tanimadigi bir erkek tarafindan sokakta samuray kılıcıyla oldurulen kadin da mi sucluydu? ya da yillarca ayni evde yasadigi, sirf bosanmak istedi diye katledilen kadinlar da mi sucluydu? yoksa sadece gece isten eve donerken, kendi hayati hakkinda karar verirken veya “hayır” dedigi icin siddete/tacize ugrayanlar da mi suclu? siddeti ve cinayeti mesrulastirmak icin bahane aramayi birakin. suclu “hayır”ı kabul edemeyen faillerdir.