📌Astsubay emeklileri haklarını istiyor….
E.Per. Kd. Bçvş. Ergün Erdoğan’dan gelen bir mesaj. Silahlı Kuvvetlerin bel kemiği Astsubayların emeklilikte yaşadığı mağduriyet duyulsun diye özetleyerek paylaşıyorum:
Bugün Yarbay, Albay, Kıdemli Albay ve general rütbelerindeki askeri şahıslar emekli olduklarında;
Kadrosuzluk tazminatı
Makam tazminatı
Temsil Tazminatı
Görev tazminatı
ve bunlara ilave yüzdelik ödeme,
adı altında çeşitli ödemeler almaktadır.
Oysa muvazzaflık döneminde hem subay hem astsubay personelin aldığı temel tazminat ödemesi Hizmet Tazminatı ödemesidir. (Rütbe bekleme süreleri 3 yıl olan personel için) Son düzenlemesi de yaklaşık 30 yıl önce 19/12/1996-KHK-568/2 md. ile yapılmıştır.
Asıl çelişki burada başlamaktadır.
Emeklilik sonrası verilen bu tazminatların isimlerine bakıldığında sistemin ne kadar tartışmalı olduğu görülmektedir.
Bando sınıfı albayın ya da askerî okulda görev yapan bir öğretmen albayın aynı görevi yapan astsubaydan, teğmenden farklı “makam tazminatı” alması hangi makamın karşılığıdır?
“Görev tazminatı”, "Temsil Tazminatı" ve “Makam tazminatı” denilen ödemeler yalnızca belirli rütbeler için midir?
Ast rütbelerde görev yapılmıyor mu?
Amir astsubayların makamı yok mu?
Üniformaları bir şey temsil etmiyor mu?
Sınırda nöbet tutan, operasyon bölgesinde görev yapan, tankın başında, gemide, uçuş hattında çalışan astsubay görev yapmıyor mu?
Tazminat isimleri dahi mevcut sistemin adalet duygusundan uzaklaştığını göstermektedir.
“Kadrosuzluk tazminatı” denilen uygulama ise ayrı bir tartışma konusudur. Sanki bu personelin kadrosu kaldırılmış gibi bir anlam taşımaktadır. Oysa böyle bir durum söz konusu değildir. Bu kişiler doğal emeklilik sürecine girmiştir. Bu nedenle birçok personel tarafından bu isimlerin, belirli rütbelere ek ödeme yapılabilmesi için oluşturulmuş teknik tanımlar olduğu düşünülmektedir.
Bugün gelinen noktada en büyük sorun maaş dengeleridir.
Emekli bir Kıdemli Albay, muvazzaf bir teğmenin maaşına yakın gelir elde edebilirken; emekli bir astsubay çoğu zaman görevdeki bir astsubay çavuşun maaşının yarısına bile ulaşamamaktadır.
Adaletsizlik tam da burada başlamaktadır.
1. Yıllarca SGK'ya ödediği primlerin karşılığı değildir.
Örneğin; 30 yıl 9 aydan emekli bir Asb.II.Kad.Kd.Bçvş bir aynı süreden emekli bir Kd.Albaydan yalnızca %10 az prim ödemesine rağmen emeklilikte ödediği prime göre %71 daha az emekli maaşı almaktadır
2. 2026 yılı itibarı ile 36 yıl üzerinden emekli olan Kd.Albay %66,44 , Asb.II.Kad.Kd.Bçvş %47,96 , Uzman Çavuş %59,58 son maaşlarına oranla emekli maaşı almaktadır. Bu durum adalete, hiyerarşiye hatta matematiğe bile uymamaktadır.
3. Görev sırasında bir Kd.Albay ile Asb.II.Kad.Kd.Bçvş. Maaş oranı 1980'li yıllarda 1,10 civarı iken artık 1,37 farka ulaşması, emeklilikte bu farkın 1,80'nin üzerine çıkmasının da adalet, hukuk, hizmet, hiyerarşi ve matematikle ilgisi yoktur.
Emeklilik ikinci hayattır. Hukukun üstünlüğü mü, üstlerin hukuku mu sorusu burada anlam kazanmaktadır.
Adalet isim olarak vardır; ancak uygulamada tek taraflıdır.
Geç gelen adalet adalet değildir.
Tek taraflı adalet de adalet değildir.
Birçok meslektaşımız kredi borç batağında, evini geçindiremiyor, çocuğunu evlendiremiyor, kirasını ödeyemiyor. Aile düzenleri bozulmuş, yuvalar dağılmış örnekler mevcuttur. Bunları söylerken dahi insan üzülmektedir.
Buradan ilgililere, yetkililere ve etkililere soruyorum:
Bu adil olmayan uygulama ne zaman son bulacaktır?
“Çalışmalar devam ediyor” denilerek sorunların ötelenmesi artık kabul edilebilir değildir.
Astsubayın imzası olmadan uçak uçamaz, helikopter kalkamaz, tank ve silah sistemleri görev yapamaz.
Ordunun tamamı, trilyonluk malzemenin zimmet sorumluluğu ondadır. Mehmetçiğin eğitimi, disiplini, atışı ve her branştaki sorumluluğu onun omuzlarındadır.
Ancak bu önemli statü özlük hakları bakımından unutulmuş, görevi ile uyumlu statüsel hakları tam olarak tanımlanmamış, ekonomik kazanımı kısıtlanmış durumdadır.
“Sumud"; Gazze’de ablukaya ve zulme karşı toprağına kök salan Filistin halkının sarsılmaz direniş iradesidir.
Bu onurlu duruşun sesi olmak için Akdeniz’e açılan Küresel Sumud Filosu’nun parçası olan ve Antalya'nın Kumluca ilçesindeki Yardımcı Burnu’nun Türk Arama Kurtarma Bölgesi içerisinde sürüklenmeye başlayan “Family” isimli tekneye Sahil Güvenlik Komutanlığı ekiplerimiz anında müdahale etti.
Gazze’ye insani yardım ulaştırma amacıyla seyir halinde bulunan ve içerisinde 27 aktivistin yer aldığı teknede, pervaneye halat dolanması nedeniyle yardım çağrısında bulunulmasının ardından; 3 Sahil Güvenlik Gemisi ve 1 Sahil Güvenlik Botu süratle bölgeye sevk edildi.
Kahraman personelimiz kısa sürede teknenin bordasına geçerek gerekli emniyet tedbirlerini aldı. Sahil Güvenlik unsurlarımız tarafından güvenliği sağlanan “Family” isimli tekne, üzerindeki aktivistlerle birlikte yedeklenerek güvenli şekilde Adrasan Koyu’na intikal ettirildi.
Gazze’nin sarsılmaz iradesi Akdeniz’de yalnız değildir. Türkiye; insanlık onurunun, mazlumun yanında duran vicdanın ve haklı mücadelenin her zaman en güçlü destekçisi olmaya devam edecektir.
Filistin’in özgürlüğü için denizlerde umut taşıyan tüm aktivistlere geçmiş olsun dileklerimi iletiyor; Akdeniz’in zorlu şartlarında görevini fedakârca yerine getiren kahraman Sahil Güvenlik personelimizi yürekten kutluyorum.
-4 yılda bir Tayin Yüzünden Eşleri Çalışamıyor.
-Her Tayin dönemi daha yüksek kiraya geçiyorlar
-Her Tayinde yüzbilere ulaşan nakliye masrafı var
-Diğer memurlar mışıl mışıl uyurken sabahlara kadar nöbet tutuyorlar.
-Denetleme döneminde canları çıkana kadar mobbinge uğruyor, gecelere kadar çalışıyorlar,
-Hiçbir ek mesai ücreti alamıyorlar
-Hiç bir yere yerleşemiyor, düzen kuramıyorlar,
-Yasal izinlerini bile kullanamıyorlar,
-İzindeyken apar topar göreve çağrılıyorlar,
-Sürekli sicilini bozarız tehtidiyle yaşıyorlar
Bu şartlara rağmen Tıbbi sekreterle, Öğretmenlerle falan Aynı Maaşı alıyorlar !
ASKER VE POLİSE Derhal %100 Zam yapılmalıdır. !
En güncel haliyle…
The most recent version...
SİVRİSİNEK Akıllı Dolanan Mühimmat, EFES’in ardından şimdi #SAHA2026’da… 🦟🚀
MOSQUITO Intelligent Loitering Munition now at SAHA, following EFES... 🦟🚀
➡️Özgür bey, tam emin olmak için soruyorum; iki yıl sonra benim durumum n'olcak?
⚠️AK Parti'ye oy verdim, önümüzdeki seçimlerde inşallah yine AK Parti'ye oy vereceğim.
⚠️Sizin iyi insanlar olduğunuz yönünde bir düşüncem yok, çünkü 'Hayali İhale' yapan, tüyü bitmemiş yetimlerin hakkını yiyen İmamoğlu için bile ''Namusum kadar kefilim, sütte leke var İmamoğlu'nda leke yok'' dediniz.
⚠️Sizin birçok belediye başkanınızın yediği haltları, pislikleri ortaya çıkarmış olmamdan dolayı normal bir vatandaş mıyım yoksa anormal bir vatandaş mıyım?
⚠️Şimdiden korkmalı mıyım yoksa demokratik bir ülkede yaşamış olmanın konforuyla geniş geniş yazmaya devam edeyim mi?
⚠️Hatırladığım kadarıyla en az 40 yıldır hep bu şekilde milleti tehdit ediyorsunuz, kimsiniz siz, sıradan bir siyasetçi mi yoksa rol çalan CELLAT MI?
Türkiye’nin ilk önleme (interceptor) dronu: #Skydagger HUNTER
Seri imalat aşamasında.
⚫ Maksimum Hız: 320 km/s
⚫ Harp Başlığı: 500 g
⚫ Çift Kamera: Gündüz / Termal
Gelişmiş Angajman Kabiliyetleri:
✔ Hedef Tespiti: Fırlatma öncesi radar destekli tanımlama
✔ Hedef Kilidi: 500 metreye kadar manuel veya yapay zekâ destekli takip
✔ Yüksek Hızlı Önleme: Hava tehditlerine karşı anlık reaksiyon
✔ Hassas Vuruş: 500 g harp başlığı ile doğrudan çarpma etkisi
✔ Çift Görüş: Her koşulda görev için gündüz ve termal görüntüleme
İşte Toyca-05:
Düşük maliyetli, tam otonom uçuş kabiliyetine sahip, sürü (swarm) yetenekli.
%100 milli tasarım, yerli üretim.
Yıllık on binlerce üretim altyapısına uygun.
🔹 Menzil: 70 km
🔹 Harp Başlığı: 5 kg
🔹 Uçuş Süresi: 50 dk
🔹 Seyir Hızı: 145 km/s
🔹 Dalış Hızı: 220 km/s
🔹 Kalkış: Katapult
Borsa… Bir ülkenin ekonomik nabzının attığı, şirketlerin büyüme hikâyeleri ile yatırımcıların umut ve beklentilerini buluşturan bu büyük sahne, ne yazık ki bizde uzun süredir sahipsiz bir tiyatro gibi duruyor.
Bir zamanlar borsaya giren yatırımcı, şirketlerin bilançosunu inceler, sektör analizleri yapar, uzun vadeli planlar kurardı. Bugün ise aynı yatırımcı, bir sabah uyandığında neden yükseldiğini anlamadığı hisselerle, ertesi gün neden düştüğünü kimsenin açıklayamadığı grafiklerle karşı karşıya kalıyor. Bu durum sadece bireysel yatırımcıyı değil, sistemin kendisine olan güveni de zedeliyor.
En acı tarafı ise şu: Borsa artık disiplinli yatırım kültürünün yerini, kısa vadeli spekülasyonlar alıyor. Oysa bir borsa, kumar masası değil; ülkenin üretim gücünün ve şirketlerinin değerinin yansıması olmalıdır.
Denetim mekanizmalarının yetersizliği, şeffaflık konusundaki eksiklikler ve yatırımcıyı koruyacak güçlü bir sistemin hissedilmemesi, bu sahipsizlik duygusunu daha da derinleştiriyor. İnsanlar artık “neden yükseldi?” sorusundan çok “acaba kimin oyunu bu?” diye düşünmeye başlıyor. İşte bu noktada sorun sadece ekonomik değil, aynı zamanda güven sorunu haline geliyor.
Bir ülkenin borsası güçlü olmak zorundadır. Çünkü güçlü bir borsa, güçlü bir ekonominin göstergesidir. Ama bunun için önce sahip çıkılması gerekir. Kuralların net olduğu, denetimin hissedildiği, yatırımcının kendini güvende hissettiği bir yapı şarttır.
Unutulmamalıdır ki; yatırımcı güveni kaybolduğunda, sadece para değil, gelecek de kaybedilir. Ve bir borsa, en çok da güvenle ayakta durur.
Artık bu sahipsizlik hissinin son bulması gerekiyor. Çünkü borsa; kendi haline bırakılacak bir alan değil, aksine titizlikle korunması gereken bir değerdir.
Yukarıdaki konuyu, herkese ses olmak amacıyla kaleme alıp sizlere sunuyorum. Umarım ilgili merciler yatırımcıların sesine kulak verir.
Saygılarımla,
⚠️Akın Gürlek'in TAPU BİLGİLERİ CHP'ye kaç milyona SATILDI?
Edindiğim bilgiye göre Bakan Gürlek'e 1 hafta süre verdiği halde Özgür Özel'in, tapu bilgilerini açıklayamamasının nedeninin, belge fiyat pazarlığından kaynaklandığı, astronomik rakam belirleyen kişiyi makul fiyatta ikna etmenin epeyce zaman aldığı yönünde...
Tarzan zorda !
FETÖ operasyonu olduğu ortaya çıktıkça daha çok zıplayacaksın Özgür Özel…
Kayıtlara ulaşan Ayşegül K., seni 8 kez neden aradı, bağlantın ne?
👇👇👇👇👇👇👇👇👇
Akın Gürlek'in tapu bilgileri Antalya, Afyonkarahisar ve Çorum'dan sorgulandı.
▪️Antalya Kaş Tapu Müdürlüğü'nde Tapu Kadastro Teknikeri olarak görev yapan Diyar Akdağ, Bakan Gürlek'in kayıtlarını en fazla 13, 20 ve 23 Şubat 2026 tarihlerinde toplam 7 kez sorguladı.
Diyar Akdağ, Özgür Özel ile irtibatı kişisel verileri hukuka aykırı ele geçirmek suçundan sabıkalı Ayşegül K. ile sağladı. Ayşegül K.'ya ait hattın, 28 Şubat - 3 Mart 2026 tarihleri arasında CHP Genel Başkanı Özgür Özel'e 8 kez cevapsız çağrı bıraktığı saptandı.
Diyar Akdağ'ın babası Dursun Akdağ'ın ise Kerim D. üzerinden Yalova Belediye Başkanı Mehmet Gürel ile irtibatlı olduğu belirlendi. Diyar Akdağ'ın babasının ayrıca
2019-2025 yılları arasında Yalova'da HDP eylemlerine katıldığı, CHP Yalova üyesi olduğu, amcası, dayısı ve 3 yakınının terör örgütü PKK'ya üye olmak suçlarından işlem gördüğü, bu suçtan yakınlarının tutuklandığı belirlendi.
▪️Afyonkarahisar Çobanlar Tapu Müdürü olan Muharrem Demiröz'ün ise 12 Şubat 2026 günü saat 15:38'de Bakan Gürlek'in kayıtlarını sorguladığı belirlendi.
Demiröz'ün, Ali Sarıtaş üzerinden CHP Afyonkarahisar eski İl Başkanı Faruk Duha Erhan ile irtibatlı olduğu, sorgulama sonrasında defalarca bir araya geldiği konum birliktelikleriyle saptandı.
Oğlu Beytullah D.'nin Afyonkarahisar Sağlık Bilimleri Üniversitesi'nde şef olduğu, 2025 yılında yapılan çalışmalarda FETÖ faaliyetleri kapsamında emniyette ifadesinin alındığı kaydedildi.
▪️Boğazkale Tapu Müdürü Veli Sabancılar ise 31 Ocak 2026'da saat 11:40'ta Bakan Gürlek'in zemin ve mülkiyet bilgilerini sorguladı.
Sabancılar'ın sorgulama yaptığı gün CHP Ankara Milletvekili Gamze Taşcıer adına kayıtlı olan ve CHP Genel Merkezi'nce kullanılan hattan arandığı belirlendi.
Sabancılar'ın Mehmet Kurtçu aracılığıyla CHP Çorum Milletvekili Mehmet Tahtasız ve İl Başkanı Dinçer Solmaz ile koordineli hareket ettiği saptandı.
Sabancılar'ın kız kardeşi Menşure A.'nın Diyarbakır Silvan'da görev yaparken PKK/KCK terör örgütüne müzahir kişilerle bağlantılı olduğu, ölen eniştesi Mehmet Şeyhmus A.'nın ise 1991'de Şırnak'ta PKK/KCK'nın şehir komitesinde yer aldığı için gözaltına alındığı belirlendi.
Özgür Özel, Adalet Bakanı Akın Gürlek’in 452 milyon değerinde 12 gayrimenkulu olduğunu iddia etmişti.
Bakan Gürlek 4 gayrimenkulü olduğunu açıklamış.
Özgür Özel’e bu yalan bilgileri kim verdi ya da kendisi mi üretti?
Ama bir gerçek var ki; hepsinden önemli. Devletin içinde birileri Bakan Gürlek’in tapu bilgilerine girmiş.
“Bakan Akın Gürlek‘in tapu kayıtlarının yetkisiz bir şekilde farklı tapu müdürlüklerinden sorgulandığına dair tespitler yapıldığı öğrenildi. Bakan Gürlek’in hiç gitmediği bir ilçedeki tapu müdürlüğünde birden fazla kez (ayda bir) sorgu yapıldığı tespit edildi. Bu durumun soruşturma konusu olması bekleniyor.”
SİZCE KİŞİSEL VERİLERE ULAŞAN BU FARELER KİMLER…
Özgür Özel; "Akın Gürlek'in villası" dedi; ama "devletin lojmanı" çıktı.
"Çift maaş" dedi; fakat ispatlayamadı.
"Gizli tanık intihar etti" dedi; doğru çıkmadı.
Şimdi "sahte tapularla" Adalet Bakanı'na yine saldırıyor. Yine boş çıktı!
Özgür Bey bu millet size güvensin mi şimdi?