@beduaber@passgec Hepiniz aynı itin soyusunuz. Gerçek adını, fotoğrafını kullanamayan, sürekli kaçak güreşen kaypak hain sürüsü, IQ fukarası homo erektuslar. Son birkaç yılda Yunanlara hediye ettiğiniz 20 ada ve 2 kayalıktan bahsediyorsun galiba. Doğru, sizin g.tünüz yemez Yunana dikilmeye
@passgec Ulan kevaşe trol, devlet sizin babanızın ve ya taptıklarınızın malı mı? Bir partiyi devlet gibi, o partiyi aleni desteklemeyenleri düşman olarak görmek nasıl bir hainliktir!!. Senin gibi sülüklerin maaşı bile o adamların vergileri ile ödeniyor.
@faikoztrak Evet, desteklemek için şerefinizi sattığınız iktidar yaptı tüm bunları. Ortağınız AKP iktidardan düşecek diye ödünüz patlıyor. Yıllardır MV makamını gaspettiğiniz Tekirdağ'a gelin de yüzyüze anlatın bizlere bunları. Halkın içine çıkacak yüzünüz ve cesaretiniz varsa tabi.
@Hakan8489121806@polisplatform Eğer bizim verdiğimiz vergilerden karşılanıyorsa o polislerin maaşları ve diğer giderleri, ki öyle olduğunu senin gibi IQ fukaraları hariç herkes biliyor, kıçıkırık bir taşra kaymakamın emrinde 9 polis olmamalı Hakan efendi. Japonya, Almanya ya da Hollanda bakanlarında yok bu
PKK hiç var olmasaydı ne olurdu?
1)Kaybettiğimiz 4 trilyon dolar parayla Türkiye muazzam sanayi ve altyapı yatırımları yapabilir, milli geliri Avrupa ülkeleri düzeyine gelebilirdi.
2)Türkler ve Kürtler arasında hiçbir düşmanlık olmaz, bugün gördüğümüz Amedspor/Bursa tribün savaşlarını görmezdik. Diyarbakır taraftarı Trabzon'da sevgiyle karşılanırdı.
3) Kürtlerin talepleri terörle özdeşleşmez, 2000lerle yükselen demokratik ortamda pek çok talepleri karşılanırdı.
4) Güneydoğu bir turizm ve cazibe merkezi olur, Doğu-Batı arasındaki ekonomik uçurum kapanırdı.
5) Çatışmalarda ölen on binlerce insan hayatta olur, huzurlu bir hayat yaşardı.
6) Güneydoğuda eğitim sekteye uğramaz, çok daha aydın bir Kürt nesli yetişirdi.
Liste uzatılabilir. Özetle şunu söylemek gerekir ki, PKK iddia edilenin aksine Kürt halkına hiçbir şey kazandırmamış, aksine bütün Türkiye'de daha lüks, barışçıl ve huzurlu bir yaşamın kapılarını kapatmış ve ırkçılığın zirve yapmasına sebep olmuştur.
Her paylaşım bir kurbanı kurtarabilir.
⛔ Yeni Bir Dolandırıcılık...
30 Dakika Hayatınızı Mahvedebilir.
Bu, tipik bir telefon dolandırıcılığı değil; çok daha tehlikeli.
Paranıza, şifrenize veya güveninize ihtiyaçları yok.
Tek ihtiyaçları sizin iyiliğiniz.
Son zamanlarda, "yardım dolandırıcılığı" alışveriş merkezlerinde, metro istasyonlarında, pazarlarda ve halka açık yerlerde ortaya çıkıyor.
Dolandırıcılar genellikle iyi giyimli, orta yaşlı veya yaşlı kişilerdir.
Telefonlarını nasıl kullanacaklarını bilmediklerini, emeklilik veya mali yardımlarını kontrol etmeleri gerektiğini veya bir sayfada hata yaptıklarını iddia edebilirler ve telefonlarını kullanmak için yardımınızı isteyebilirler.
⛔Tehlikeli Kısım:
Telefonu açtığınızda, genellikle zaten devam eden bir görüntülü görüşme, ekran kaydı veya yüz tanıma özelliği etkinleştirilmiş olur.
Karşı tarafta sizi izleyen biri var. Yardım ettiğinizi sanıyorsunuz ama aslında biyometrik verilerinizi teslim ediyorsunuz.
Bu sıradan bir dolandırıcılık değil.
Bu, yapay zeka destekli bir biyometrik dolandırıcılık.
Paranızı değil, sizi istiyorlar.
Telefona dokunursanız (parmak iziniz),
Sayıları veya sembolleri okursanız (sesinizi)
Bir görüşme sırasında ekrana bakarsanız (yüzünüzü),
En önemli üç biyometrik tanımlayıcınız çalınabilir:
Parmak iziniz, Sesiniz ve Yüzünüz.
Modern yapay zeka, neredeyse birebir eşleşen bir "dijital kopya" oluşturabilir.
➖Ve bundan sonra olanlar korkunç:
✔️Dijital kopyanızı kullanarak çevrimiçi krediler, tüketici kredileri alabilir veya otomatik yüz ve ses doğrulama sistemlerini atlayarak para çekebilirler.
✔️30 dakika içinde tüm kredi limitiniz tükenebilir.
✔️Banka bildirimleri geldiğinde, paranızın çalınmadığını, binlerce, belki de milyonlarca lira borç içinde olduğunuzu keşfedersiniz.
Şu üç kuralı unutmayın:
➖Tanımadığınız kişilere telefonlarıyla asla yardım etmeyin.
➖Telefona dokunmayın, tuşlara basmayın, bakmayın ve "Sadece bir dokunuş" deseler bile hiçbir şeyi yüksek sesle okumayın.
Bilinmeyen numaralardan gelen görüntülü aramalar:
➖Hemen kapatın.
➖Asla "kameraya bakmayı" veya "sadece birkaç saniye konuşmayı" kabul etmeyin.
Bu mesajı yaşlılarla, çocuklarla ve iyi kalpli insanlarla paylaşın.
Dolandırıcılar artık iyi kalpli insanları hedef alıyor.
Son hatırlatma:
Asla "Bu benim başıma gelmez" veya "Bunu önleyecek kadar akıllıyım" demeyin.
Tam olarak bu güvene ve iyiliğinize güveniyorlar.
Paylaştığınız için teşekkürler.
@sedefology Hesabı yanındaki paralı erkekler ödediği için farkında olmayabilirsin ama küçücük dandik porsiyonu kallavi fiyatla iteleyen kaba saba esnaf vatan hayrına çalışıyor di mi? Ya Schengen vizesi alamadın, ya da oralara götürecek birini bulamadın galiba
Müslüman ailelerde yetişmiş gençler de yerleşik kültürü sorguluyor artık. Klasik vaizler bu sorulara cevap veremedikçe kültürel kopuş artıyor. Temel sorulardan biri şu: Din alimi olarak insanlık birikiminde referans gösterilecek ne katkı yaptınız?
Videodaki Mısırlı genç sormuş mesela:
Bizdekilere alim deniyor, Batıdakilere de alim deniyor. Şimdi soru şu: Batı'nın bu alimleri, alim olarak anılmak için insanlığa ne sundular? Bizim bu alimlerimiz ise alim olarak anılmak için insanlığa ne sundular?
Batı'nın alimleri: Biri Görelilik Teorisi'ni ortaya koydu; bu sayede uzayı fethettik ve birçok önemli buluşa imza attık.
Biri çocuk felci aşısını buldu; milyonlarca çocuğun hayatını kurtardı ve kurtarmaya devam ediyor. Biri uçağı icat etti; ulaşımda zamandan ve emekten büyük tasarruf sağladı.
Biri dünyayı elektrikle aydınlattı. Biri mikrobiyolojinin kurucularından biri oldu; ölümcül hastalıkların keşfedilmesinde ve bunlardan korunmada büyük pay sahibi oldu.
Ve bu böyle uzayıp gider...
Şimdi gelelim bizim alimlerimize...
Peki bunlar ne icat etti? İnsanlığa ne sundular ki kendilerine alim densin?
Hiçbir şey!
Kelimenin tam anlamıyla nothing (hiç)... Ya da belki bizi birbirimize düşürdüler.
Bizdeki bu alimler; ne bir şey icat ettiler, ne bir şey keşfettiler, ne de bir şey ürettiler. Ne Dünya'nın yuvarlaklığını, ne de Güneş merkezli sistemi keşfettiler. Ne ilaç, ne de aşı ürettiler. Ne ulaşım, ne de iletişim araçlarını icat ettiler. Uzayın fethine de hiçbir katkıda bulunmadılar.
Bu alimlerin ne mühendislikle, ne tıpla, ne kimyayla, ne fizikle, ne astronomiyle, ne matematikle, ne de herhangi bir bilimsel ya da edebi branşla en ufak bir ilgisi var.
Her neyse...
'Alim' terimi 'ilim' (bilim) kelimesinden türemiştir. Yenilik yapan, icatta bulunan ve genel olarak insanlık medeniyetine medeni bir katkı sağlayan kişilere denir.
Bu yüzden Batı'dakilere 'alim' denir; çünkü onlar insanlık medeniyetine somut bir katkı sunmuş, onu daha ileri bir gerçekliğe taşımışlardır.
Bizimkilere gelince... Onlara hiçbir şekilde 'alim' diyemeyiz! Çünkü onlar insanlık medeniyetine hiçbir katkı, icat, buluş veya gelişim sunmamışlardır.
Onlara ancak şeyh, din adamı, geleneksel kitap ezbercisi diyebilirsiniz. İstediğiniz terimi seçin ama sakın 'alim' demeyin! Çünkü yaptıkları tek şey, eskilerin kitaplarını ezberleyip gelip bize okumaktır.
Yani Einstein'ın kitaplarını ezberleyen birine kalkıp 'alim' diyebilir misiniz? Einstein, Newton'ın kitaplarını ezberlediği için değil; ortaya yeni bir şey, yeni bir buluş koyduğu için alimdir.
Din adamlarının insanlığa sağladığı ve fayda getirdiği iddia edilen katkılar yok denecek kadar azdır; küçük bir kağıda bile sığar.
'Şu الشعراوي (Şa'ravi) ya da ابن باز (İbn Baz) sayesinde tedavi oldum, bir buluş yaptım, bir şey icat ettim veya ürettim' diyen bir Fransız duydunuz mu? Kesinlikle hayır!
Peki hiç saygın bir bilimsel kitapta ya da nüfuzlu bir üniversitede Şa'ravi, El-Karadavi, İbn Baz veya İbn Useymin'in referans gösterildiğini gördünüz mu? Asla!
Oysa Einstein'ın adı her yerde, her kitapta, her üniversitede yankılanır; bilimle, icatla, kavrayışla ve zekayla özdeşleşmiştir.
Bizim bu alimlerin hayattaki tek işi ise; cehaleti, aptallığı, illüzyonu, sahtekarlığı, gericiliği, geri kalmışlığı, taassubu, terörü, nefreti, kini ve ötekileştirmeyi yaymaktır.
Buna rağmen onların alim olduğu konusunda ısrar ediyoruz! Ne alimi peki? Kimse bilmiyor. İşte öyle, kabadayılıkla 'alim'! Ne yaptın? Ne ürettin? Ne icat ettin? Nasıl bir düşünce sundun? Hangi yeni felsefeyi getirdin? Nothing (Hiç)... Ama aynı zamanda alim! Neden alim? Bilmiyorum, ama alim işte!
Gerçek bilim insanları; icat yapanlar, üretenler, ahlaki, siyasi, fikri ve felsefi sistemleri geliştirenler sövgüye uğrar, niyetleri sorgulanır, kafir ilan edilir ve cehenneme atılır.
Ancak hiçbir şey yapmayan bu kişiler ise kutsallaştırılır, tapınılır ve kimsenin onları eleştirmesine ya da haklarında konuşmasına izin verilmez.
(Video: @MOHAMED54147318)
@AntiLaik1i@halktvcomtr Çünkü Türkiyedeki daha kötü yemek ve hizmete 3 katı para vermeyecek kadar kafaları çalışıyor ama senin IQ bunu anlamaya yetmez, yetse de itiraf etmeye yüreğin yetmez. Tanımadığın bir Ölünün arkasından kötü konuşacak kadar aşağılık yaratıklarsınız.
@grafikcizici@ZaferArapkirli Onlar düşün(e)mezler, emredileni yaparlar. Akıllarını kiraya vermişlerdir. Dün Teröristbaşı dediklerini bugün Kurucu Önder yaptılar. Yarın partilerine genel başkan bile seçebilirler. Hiç şaşırmıyoruz artık.
Harvard ve MIT, Dünya nüfusuna denk 8.3 milyar sanal insan yarattı. Dünya nüfusunun dijital ikizi de diyebiliriz buna.
Adı: MatrAIx. Her birinin 1.290 farklı özelliği var: yaş, psikoloji, harcama alışkanlığı, teknik bilgisi, hatta “fiyat artınca ne kadar tereddüt eder” seviyesinde detay. Tabi bu bilgiler bizim sanal dünyaya bir şekilde sunduğumuz bilgilerden derlenmiş.
Nitekim sanal insanlar GPT ve Claude gibi modellerin içine giydirilince, anketlerde, sohbetlerde, web sitelerinde ve uygulamalarda neredeyse gerçek gibi davranıyorlar. Testlerde kişilik tutarlılığı %91.5.
Artık bir meseleyi muhtemelen sanal dünyadaki bu bireylere yani matrixteki izdüşümlerimize yaşatıp istedikleri sonucu alırlarsa gerçek dünyada hayata geçirecekler. Pazar araştırması firmalarını, odak gruplarını, haftalar süren anketleri beklemeden… Tek bir sunucuda, bir gecede.
Bu, pazarlamanın, ürün geliştirmenin ve davranışsal bilimin kurallarını sessizce değiştiren bir kilometre taşı.
Dünya nüfusunun dijital ikizi ya da woodo bebeği artık ellerinde.
Meşhur Osmanlıcı fesli mısır koçanının dedesi Aya Gregory kilisesine bağlı Artin Kalaycıoğlu adlı Ermeni çıktı. Mısıroğlu soyadını kamuflaj için almış kripto!
Kriptonun kuyruk acısının sebebi belli oldu.
Yeni Osmanlıcılık Siyonist pis bir plandır. Türkiye'yi Türkler yönetmeli🇹🇷
Torunu anlatıyor dinleyelim.
📌Diyarbakır’da ani kalp durmalarında hayat kurtarmak amacıyla yerleştirilen 4 adet Otomatik Eksternal Defibrilatör (OED) cihazının 3'ü çalındı.
➖➖➖
‼️Bu vatanın öksüz evlatları iyi okuyun şimdi.
👉Bu cihazlarından Diyarbakır'a 4 tane koyan devlet, Bursa'ya da 4 tane koymuş.
⚠️Bursa'nın nüfusu: 3.5 milyon.
⚠️Diyarbakır'ın nüfusu: 1.8 milyon.
⚠️Bursa geçen sene 18 milyar dolarlık ihracat yapmış.
⚠️Diyarbakır ise sadece 0.25 Milyar dolarlık ihracat yapmış.
⚠️Bursa ödediği vergiden çok daha düşük bütçe yatırımı alırken, Diyarbakır ise ödediği vergiden 88.5 Milyar TL daha fazla bütçe yatırımı almış.
➖➖➖➖
🅾️"Bu ülkede kürt sorunu var, ayrımcılık yapılıyor, hakkımızı istiyoruz" diyen onun bunun evlatları ve oy almak için bu onun bunun evlatlarının söylemlerine destek verip, parti programları yapanlar...
📌Evet bu ülkede ayrımcılık var. Ama ayrımcılık Türklere yapılıyor. Devlet belli bir bölgenin vatandaşlarına ayrımcılık yapıyor.
👉Ülkeye katkısı sıfır olan, sıfırı bırakın zararı olan Diyarbakır ile nüfusuna oranla bu ülkeye en büyük katkıyı yapan Bursa'ya eşit sayıda cihaz yerleştiren devlet en büyük ayrımcılığı yapmaktadır.
Şimdi bu adaletsizliği ve ayrımcılığı dile getirdiğim için bana "faşist" diye saldıracaksınız. Elinizden geleni ardına koymayın onun bunun evlatları.
📌Bir çift lafım da, Bursa'nın siyasetçilerine.
Bursa'nın maruz kaldığı bu zulüm ve ayrımcılığı neden dile getirmiyorsunuz?
Çünkü hiçbiriniz Bursa'lı değilsiniz. Oradan buradan gelip Bursa'da memleketçilik yapıyorsunuz, Bursa'nın haklarını savunmuyorsunuz.
‼️Bursa'nın ödediği verginin %85'i Bursa'ya harcanmalı.
Diyarbakır'ın ödediğinin de aynı şekilde Diyarbakır'a harcanmalı.
Bunu neden hiçbir siyasetçi gündeme getirmiyor?
Yemiyor tabi, zira hepiniz sahtekar birer kuklasınız.
📌Ve yine sevgili Bursalı gazeteciler... Neden sizlerden Bursa'nın payına düşenler konusunda bir yazı göremiyoruz, siz neden bunu gündeme getirmiyorsunuz?
➖➖➖➖
NOT: Ben kendi yaşadığım şehrin maruz kaldığı ayrımcılığı yazdım. Bunu aynı şekilde Balıkesir için, Manisa için, Eskişehir için, Aydın, Muğla, Denizli için de yazabilirsiniz, değişen bir şey yok. Bu ülkenin öz evlatları kendi ülkesinde ayrımcılığa maruz kalıyor.
Hiç kimse bana; "Ama devlet oraya yatırım yapmazsa terör olur rerörörö" yapmasın.
Bakın Bursa'ya, Eskişehir'e, Aydın'a, Kütahya'ya yatırım yapmıyor halk dağa mı çıkıyor. Bu iş kan meselesi abicim. Kancıklık meselesi.
#pazar #yeniparti #KürtSorunu #ags26 #GenelAf #FileninSultanları
CHP'nin rozet töreninde salonda bulunanların en az 200'ü sahte figüran CHP'li ile dolduruldu.
Kılıçdaroğlu'nun rozet töreni için 950 TL’ye cast ajanslarından tutulan figüranlar arasında Mısırlı, Özbekistanlı göçmenler, atanmayan öğretmenler, öğrenciler vardı.
Arka bahçelerde slogan provası yaptırıldı. 50 kişiye CHP Gençlik Kolları yeleği giydirildi.
Not: Haberi yalanlayan herkese alandan fotoğrafımı bırakmak istiyorum. Destekleyen herkese ayrı ayrı teşekkür ediyorum.