🔴 Maaşlarını almak için haftalardır eylemlerini sürdüren Doruk Madencilik işçileri, Yıldızlar SSS Holding önünde açıklama yapıyor.
Gökay Çakır: 12 ayda iki kere maaş almak ne demek?
Emniyet güçlerimize söylüyorum; üç maaş almayın bakalım siz burada emir verebilecek misiniz?
gündüz kuşağı polisiyesinde dinledikleriyle galeyana gelen öfkeli kalabalıklar, gitmedikleri, görmedikleri, bilmedikleri bir köyde cadı avına çıkar.
140journos'tan "şeytantepe"
1 saat 22 dakika.
https://t.co/6kqX5QmEaE
@ismailsaymaz@rojdaaltintas@onur__erkan@tuncaybesikci
Bugün, Ali İsmail Korkmaz’ın doğum günü. Yaşasaydı, 32 yaşında olacaktı.
Ali İsmail Korkmaz beyin kanaması geçirirken kas gevşetici verip eve yollayan doktor Hasan Gülcü, Eskişehir Yunus Emre Devlet Hastanesi Acil Servisi’nde hâlâ “doktor” olarak görev yapıyor.
‘Depremde kaybolan çocuklar nerede’ diye bir cümle kurduğumuza inanamıyorum! Yansın bu dünya!
Çocukların ve savunmasız bireylerin zarar gördüğü hiçbir yapı
“itibar” ya da “siyasi hassasiyet” gerekçesiyle korunmamalı.
Gerçek adalet,
ancak açık dosyalar ve bağımsız soruşturmalarla mümkün olabilir.
Türkiye dahil olmak üzere
tüm ülkeler sorularını sorsun, hesap istesin. Çocuklarımızı, kadınlarımızı sömürenlerin burnundan getirilsin !
Bir çocuğun hayatı,
her türlü konunun üstündedir.
Şeffaflık istiyoruz.
Bağımsız soruşturma istiyoruz.
Katliamın üzerinden bir yıl geçti. Sorumluların hiçbiri istifa etmedi. Turizm Bakanı istifa etmek yerine Yunanistan’a tatile gitti. 34’ü çocuk 78 kişiyi yaktılar.
Güneş altında susuz bekletilmekten iki asker hayatını kaybetti bu ülkede. İki haftalık er Halit Karaman telefonla konuştuğu annesine her gün “Çok susuzuz anne” diyordu. Anne ifadesinde son konuşmalarını anlattı: ‘Anne dolabı su ile doldur. Gelince kana kana içeceğim’ dedi.’
Barış Terkoğlu: (TBMM’de taciz)
“Çocukları aralarında paylaşmışlar. Bu senin, bu senin.
Ve daha beteri arkadaşlar, çocuklar kurumlardan bir yetkiliye söylemişler.
Ailenize bile söylemeyeceksiniz, bunu kapatacaksınız denmiş.”
Beşiktaş'ta kumpir ve midye yediği için bir aile zehirlendi, 2 minik çocukları yaşamını yitirdi!
İstanbul'un göbeği Beşiktaş'tan söz ediyoruz!
Bu haberin üzerine bir izleyicimizden şöyle bir ileti geldi:
"İsveç'te gıda mühendisi olarak çalışıyorum. Dün, işim gereği Rassf portalin Ekim-kasım raporunu inceliyordum ve Türkiye’den red edilen ürün sayısının Pakistan, Hindistan ve Çin ile yaristigini gormek beni derinden üzdü. Düşünün, muhtemelen en kaliteli ürünler Avrupaya yollanıyor. Türkiye'de yiyip içtiğiniz ürünleri düşünemiyorum bile."
Gerçekten biz ne yiyip içiyoruz?
İzmir'de Veterinerlik İşleri Müdürlüğü’nde, tedavisi yapılan minik bir köpek ile veteriner teknikerinin birbirine sevgi dolu bakışları izleyenlerin beğenisini topladı
56 yıldır ülkemin her köşesinde konser verdim. Hani “Edirne’den Ardahan”a
deriz ya… Öyle!
İnsanların aynı şarkılarla hüzünlenip, aynı türkülerle coştuklarını gördüm.
Şarkılar ve türküler ortak duygularımızın ifadesidir. Hele türkülerimiz halkın en içten duygularını dile getirir.
Türküler bazen “Ferman padişahın, dağlar bizimdir” der, düşündürür, bazen de “Oturduk Nazmiya’mla meme pazarluğuna” ya da “Kaytan bıyıklarımı sürsem nerelerine” der, güldürür bizi. Ayıbı, günahı yoktur türkülerin…
Şarkılar ve türküler yaşamın zorluklarına ilaçtır, merhemdir, antidepresandır…
Zor dönemlerde şarkılarımızı, türkülerimizi hep bir ağızdan söyleyerek moral bulur, rahatlarız.
Dileğimiz; şarkıların, türkülerin, sanatçıların, festivallerin yasaklanmamasıdır.
Bu fotoğrafta sol tarafta gördüğünüz kişi Eser Karaca. Kahramanmaraş’ta özel bir hastanede hemşire olarak çalışıyordu. Boşandığı eski eşi için üç kez uzaklaştırma kararı aldırmıştı. Dördüncü uzaklaştırma kararının çıktığı gün, çalıştığı hastanede eski eşi tarafından pompalı tüfekle katledildi. Katilin adı Atilla Ayıntaplı.Demem o ki, uzaklaştırma kararları artık kadınlarımızı korumaya yetmiyor. Katillerin ne korkusu var ne de vicdanı.
Bir insan olarak, bir hemşire olarak, bir kadın olarak ve bu ülkenin bir evladı olarak utanıyorum bu sağlık skandallarından… korkunç, kelimeler kifayetsiz!
YAŞADIĞIMIZ ŞEY RESMEN SKANDAL!!!
Haberde konu olan kişi benim kız kardeşimdir. Tüm olay süresince onlarla olduğum ve olayı sıcağı sıcağına yaşamış biri olarak yazılanların eksiğinin olup fazlasının olmadığını bilmenizi isterim.