Yaşanan bunca şeyden sonra akla iktidarın bir yerde duracağı ve daha ileriye gitmeyeceği düşüncesi gelmemelidir. İktidar sınırlanmadıkça genişlemeye ve her şeyi yutmaya devam eder ama hiçbir iktidar kaynağını aldığı halkı yutamamıştır! Dolayısıyla sınır halkın ta kendisidir.
Siyasal iktidarın sınırsız olma, yayılma ve her şeyi tahakküm altına alma çabası siyaseten doğal bir reflekstir. Muktedir her zaman iktidarını genişletme eğilimindedir. Siyasi tarih içerisinde insanlık, varlığı zorunlu olan siyasal iktidarın bu tehlikeli refleksine karşı etkili
gazeteciler, sosyal medyada paylaşım yapan muhabirler, fenomenler, eleştiren, sorgulayan ve itiraz eden çocuklar ve gençler, belediye başkanları, muhalefet partisi genel başkanlarına değin her kademeden muhalif parti üyeleri gözaltına alınmış, tutuklanmış ve mahkum edilmiştir.
Türkiye’yi az çok tanıyan herkes, Özgür Özel’e dönük saldırının spontane olmayıp "CHP ülkeyi yönetemez" algısı üretmek için organize edildiğini sezer.
İmamoğlu’nun kurduğu gündemi bastırmak üzere cenazenin basında olağandışı biçimde öne çıkarılması da aynı mühendisliğin ürünü.
AYM Başkanvekili H.T.Gökcan karşı oy görüşünde bir mahkeme kararının keyfiliğini veciz şekilde ifade etmiş: "Gerekçeyi okuyanın zihninde delillerle irtibat kurmasını bekleyen, tabiri caizse “delilleri saydım, kanaatimi de açıkladım, siz anlarsınız” şeklindeki bir yaklaşıma dayalı açıklamalar gerekçe kavramıyla bağdaşmaz." (Serhan Kaya (2), 2021/63593)) https://t.co/GbRxps91Z1
İSKİ, Kanal İstanbul şantiyesine yıkım tebligatı gönderiyor. Tebligatın gerekçesi, “su havzasını koruma yönetmeliğinin ihlali”
Dün olan bu tebligattan sonra bugün İBB 2.dalga operasyonu kapsamında ve İSKİ Müdürü de dahil 47 kişi gözaltına alındı.