Yasin Ramazan'ın tepkisi elbette çiğ ve olgunluktan yoksun. Fakat burada "paraşüt"ten kasıt ne? Aslında Boğaziçi'nde hoca olamayacak olmasına rağmen iktidar gücüyle oraya geldiği mi? Eğer kasıt buysa, ben CV'sini incelediğimde Türkiye'de ve yurtdışında pek çok üniversitede kadro alabilecek yeterlikte iyi yetişmiş bir akademisyen görüyorum. Boğaziçi kadrosunda bulunabilecek yetkinliğe yeterince sahip yani. Gelgelelim, Boğaziçi'nin yerleşik ideolojik atmosferine uymayan bir profili tabii ki; ancak bu da akademik bir mesele değil. Siz sol-liberal, mikro-milliyetçi, hard feminist ve LGBTQ destekçiyi olmayan her akademisyene böyle paraşüt mü diyeceksiniz?
Sayenizin altında, yeni şeyler öğrenmekle birlikte coğrafyanın derinliğini ve teslimiyetin özünü her eserinizde mütemadiyen idrak etmekle kendimize geliyoruz hamdolsun. Dimağınıza sağlık hocam. Artsın eksilmesin inşallah 🙏🏽 🍀@Cihancetinkya#şahbalabandestanı@timasyayingrubu
“Mâh-ı Muharrem oldu meserret harâmdır
Mâtem bugün şerî’ate bir ihtirâmdır
Tecdîd-i mâtem-i şühedâ nef’siz değil
Gaflet-sarây-ı dehrde tenbîh-i 'âmmdur
Gavgâ-yı Kerbelâ haberin sehl sanma kim
Naks-ı vefâ-yı dehre delîl-i tâmmdır
Her zerre eşk kim dökülür zikr-i âl ile
Seyyâre-i sipihr-i 'ulüvv-i makâmdır
Her medd-i âh kim çekilir Ehl-i Beyt için
Miftâh-ı bâb-ı ravza-i dârüs’s-selâmdır
Şâd olmasun bu vâkı’adan şâd olan gönül
Bir dem belâ vü gussadan âzâd olan gönül
Ey derd-perver-i elem-i Kerbelâ Hüseyn
V’ey Kerbelâ belâlarına mübtelâ Hüseyn
Gam pâre pâre bağrını yandırdı dâğ ile
Ey lâle-i hadîka-i Âl-i 'Abâ Hüseyn
Tîğ-i cefâ ile bedenin oldu çâkiçâk
Ey bûstân-ı sebze-i tîğ-i cefâ Hüseyn
Yakdı vücûdunu gam-ı zulmet-sarây-ı dehr
Ey şem’-i bezm-i bâr-geh-i Kibriyâ Hüseyn
Devr-i felek içirdi sana kâse kâse kân
Ey teşne-i harâret-i berk-i belâ Hüseyn
Yâd et Fuzûlî Âl-i 'Abâ hâlin eyle âh
Kim berk-ı âh ile yakılır hırmen-i günâh”
İnsan ömrü, iyimser bir tahminle dört bin hafta. Böyle yazınca kısalığı daha iyi anlaşılıyor. O haftaları nasıl geçireceğin belki de hayatında vereceğin en önemli karar. Hep koşacak mısın, yoksa arada durup kendine ve âleme bakacak mısın?
Allah'ın yaptığı en büyük hile, Hazret-i Musa'nın dediği gibi, dünyayı bize var göstermesidir. Eğer öyle olmasaydı insanlar şu üç günlük ömürlerinde dünyaya ve dünya malına tapmaya kalkarlar mıydı? Bize dünyayı nasıl var göstermiştir? Her şey kendinden ibaret olduğu halde, o mananın muhafazası olan kabı bize var gibi göstermekle. Bir taraftan Firavun'u yaratıp, ona firavunluk yaptırmak, diğer taraftan da Hazret-i Musa'yı yaratıp onu, doğru yolu göstersin diye peygamberlikle görevlendirmek, “Tavşana kaç, tazıya tut demek” değil midir?
Lütfi Filiz, Noktanın Sonsuzluğu
Dikkatin yalnızca bir odaklanma aracı değil, bir sevgi ve bağlılık biçimi olduğunu hatırlamalıyız. Dikkatimizi kime ve neye verdiğimiz, hayatımızı nasıl yaşadığımızı belirler.
YAPMAMAYI TERCİH EDERİM!
Okuduğum kısa romanlar içinde en etkileyicilerinden birisi, Kâtip Bartleby. Herman Melville'in ünlü karakteri Kâtip Bartleby'nin "Yapmamayı tercih ederim" (I would prefer not to) tutumu, bir direniş modelidir aslında. Bize dayatılan rekabetçi düzene açıkça savaş açmak yerine, bu düzenin kurallarıyla oynamayı "tercih etmemek", sistemin işlemesini sağlayan çarklara atılmış sessiz bir kum tanesi gibi. Gelin bunu iş hayatına uygulayalım.
Bartleby öfkelenmez, masalara vurarak istifa etmez, şartları iyileştirmek için pazarlık yapmaz ve en önemlisi neden yapmak istemediğine dair hiçbir mazeret sunmaz. Sadece eylemsizliği seçer. Modern iş hayatında, rekabetin ve tükenmişlik kültürünün norm kabul edildiği bir düzende, bu duruş, keskin bir çatışmaya girmeden sınır çizebilmenin güçlü bir felsefesi.
Üstünüze vazife olmayan bir şeyi reddetmek için bir mazerete ihtiyacınız yok. Görev tanımınızın tamamen dışında, sırf "fedakarlık" adı altında sizden istenen bir işi veya mesaiyi, kendinizi suçlu hissetmeden ve fazla açıklama yapmadan geri çevirebilirsiniz : "Bunu bu hafta programıma dahil edemeyeceğim."
İşinizi eksiksiz ve profesyonelce yapar ancak sizden beklenen o sahte coşkuyu ve duygusal performansı sergilememeyi tercih edebilirsiniz. Zorunlu "mutlu saatler" etkinliklerine katılmamak, sahte gülümseyişlerden kaçınmak, iş yerindeki dedikodu veya rekabet ağlarına dahil olmamak bu duruşun bir parçasıdır.
Kapitalist iş etiği, terfi etmek veya iyi çalışan olmak için her zaman sizden beklenenin %120'sini vermenizi öğütler. Sözleşmenizde yazan ve maaşını aldığınız işi, sadece mesai saatleri içinde yapmak size yeter. Başkasının eksik bıraktığı işi yüklenmeyi veya hafta sonu e-postalara bakmayı tercih etmeyebilirsiniz.
WhatsApp grupları ve e-postalar, iş hayatında bitmek bilmeyen bir "acil" hissi yaratır. Her mesaja anında dönmek bir sadakat göstergesi haline gelmiştir. Her titreşime veya bildirime anında tepki vermeniz gerekmez. Gerçekten hayati olmayan mesajlara mesai saatleri dışında dönmemeyi tercih etmek, zamanla çevrenizdeki insanların sizin sınırlarınızı öğrenmesini ve size saygı duymasını sağlar.
Amaç o çarkların sizi öğütmesine izin vermemektir.
Yapmamayı tercih ederim ! Enerjimi sömüren anlamsız işlere sınır koymayı, o enerjiyi aileme, sevdiğim kişi ve uğraşlara, ruhumu besleyecek şeylere saklamayı tercih ederim !
Zonguldak'ta ruhsatsız işletilen bir maden ocağında kayıtsız ve güvencesiz çalıştırılan Afganistanlı mülteci işçi Vezir Mohammad Nourtani 9 Kasım 2023'te kaçak maden ocağı sahipleri tarafından öldürülmüş ve cenazesi yakılmış halde ormanda bulunmuştu.
Konya’da kafede çalışan 19 yaşındaki üniversite öğrencisi Hene Ebuzeyneb, çalıştığı kafenin deposunda şüpheli bir şekilde yaşamını yitirmiş olarak bulundu. Elleri bağlı halde bulunan Hene Ebuzeyneb’in ölümüyle ilgili soruşturma başlatıldı.
Seslerinin duyurulması konusunda sorumluluk hissediyorum.
Muzaffer Ozak Efendi'nin babası Mehmed Efendi, Sultan Abdülhamid'e yakın olduğu için İttihatçılar tarafından sürgün edilmiş... Mehmed Efendi birkaç ay sonra, sürgündeyken, Muzaffer Efendi henüz 6 aylık bebekken vefat etmiş.
Muzaffer Efendi'nin anlatımı: https://t.co/bXHdKumX1o
Gabor Mate sorar:
Bir şekilde acı yaşayacaksın, bundan kaçış yok. Asıl soru şu: Hangisini seçmek istersin?
Kabul görmek uğruna kendini bastırmanın acısını mı,yoksa kendin olduğun için zaman zaman kabul edilmemenin acısını mı?
kurban bayramı duâsıdır.. Allah’ım! İbrahimî bir sadakat, İsmailî bir teslimiyetle kapına geldik. bu mübarek bayramda kestiklerimizi değil, senin rızana perde olan nefsani arzularımızı Sana kurban etmeyi nasip eyle. kalbimizi muhabbetinle doldur, ruhumuzu vuslatına erdir..