Hooverphonic
Mad About You
2000
"Not every person can be happy. Because he misses yesterday too much, thinks about tomorrow more than he deserves, and lives today more unconsciously than he ever deserved. Not every person can be happy. Because he misses more than enough what comes out of his life. He waits with greater hope than he deserves that they will come into his life and he will never see those next to him."
Erich Fromm
"Hiçbir Şey Bildiğimiz Yok. Geçenlerde Yine Kendi Kendime Söylüyordum; Ne Sonlu Bir Evren Tasarlayabiliyoruz, Ne Sonsuz Bir Evren Tasarlayabiliyoruz, Ne De Ne Sonlu Ne Sonsuz Olan Bir Evren Hayal Edebiliyoruz. Sonlu, Sonsuz Ya Da Ne Sonlu Ne Sonsuz; Bunlar Sadece Kelimelerden İbaret. Bu Yüzden Düşünmeyi Reddediyorum, Zaten Buna Yeteneğim De Yok. Tüm Felsefeler Bana Gülünç Geliyor."
"Ben Cehalete Mahkûmum. Kimse Bilemez, Hiçbir Şey Bilinemez. Bilmeden Yaşamayı Kabul Etmek Gerekir. Yani Ancak Metafizik Ya Da Varoluşsal Olabilecek O Temel Bilgiden Mahrum Olarak Yaşamak. İnsanın Konumu Nedir? Evren Nereden Geliyor? Neden Hiçbir Şey Yerine Bir Şeyler Var? Beni Çevreleyen Tüm Bu Şeyler Ne Anlama Geliyor? Tam Bir Şaşkınlık Ve Hayret İçindeyim."
"Konuşmak Anlamsızdır, Susmak Daha Da Anlamsızdır."
Eugène Ionesco
6 Temmuz 1973
Fransız Inter Radyosu
Radioscopie Programı
Evet
Dünya Evrenin Merkezinde Olmadığı Gibi, İnsan Da Varoluşun Gayesi Değildir.
La Ginestra ( Katırtırnağı )
Giacomo Leopardi'nin 1836'da Yazdığı, 317 Dizeden Oluşan ve Onun Felsefi Vasiyeti Niteliğindeki En Uzun, En Karmaşık Şiirlerinden Biridir. Şiirin Tamamı Edebi ve Felsefi Yoğunluğu Nedeniyle Oldukça Uzundur. Aşağıda, Şiirin Felsefi Kırılma Noktasını Oluşturan, Özellikle 3. ve 4. Kıtaların Odak Noktalarının Türkçe Çevirisi Yer Almaktadır
Maybe
III.
Asıl Cüretkar Ve Bilge Olan Ruh,
İnsanlığın Başına Gelen Felaketlerin Suçunu
Kendi Kardeşlerine Yüklemeyen,
Aksine, Asıl Suçluyu Gören Ve Gösterendir:
Yani Bizi Doğuran Ama Bize Üvey Anne Gibi Davranan Doğa’yı
İşte Bu Yüzden, Doğa’yı Ortak Düşman İlan Edip,
İnsan Soyunun İlk Gününden Beri Yaptığı Gibi,
Birbirine Sarılmalı, Kenetlenmeli İnsanlık.
Tüm İnsanlar, Açık Ve Gizli Bir İttifakla,
Adalet Ve Şefkat Bağıyla Birleşmelidir.
Mademki Hepimiz Aynı Amansız Kuşatmanın Altındayız,
O Halde Birbirimize Destek Olmak,
Bu Ortak Sefalette El Ele Vermek Tek Kurtuluştur.
IV.
Ve Sen, Boynu Bükük Katırtırnağı,
Bu Vahşi Toprakları Güzel Kokunla Bezeyen Çiçek;
Sen De Yakında Boyun Eğeceksin,
Yerin Altından Fışkıracak O Acımasız Lav Dalgasına.
Ama Sen, İnsanoğlu Gibi Kibirlenip
Ölümsüz Olduğuna İnanmayacaksın;
Ne Celladına Yalvaracak Cüce Bir Korkaklıkla,
Ne De Yıldızlara Ulaşacağını Sanan Bir Gururla Dikileceksin.
Kaderin Sana Sunduğu Bu Sessiz Yok Oluşu,
Doğanın O Mağrur Ve Dilsiz Gerçeğini,
Olduğun Gibi, İncelikle Kabul Edeceksin.
Hayır
Leopardi Bu Şiiri, Vezüv Yanardağı'nın Yamacında Açan Sarı Katırtırnağı Çiçeğini Gözlemleyerek Yazmıştır. Volkanik Küllerin ve Lavların Arasında İnatla Açan Bu Çiçek, İnsan Varoluşunun Metaforudur. Doğa Pompei Gibi Her An Bir Lav Patlamasıyla Her Şeyi Yok Edebilir. Leopardi'ye Göre İnsan, Bu Mutlak Yok Edicilik Karşısında Tanrısal Anlamlar Uydurmayı, Kibri Bırakmalı; Doğanın Bu Vahşi Gücüne Karşı Tek Silahı Olan İnsani Şefkat ve Ortak Dayanışma Çatısı Altında Birleşmelidir.
Senin Burnunun, Dudağının Güzelliği veya Bilginin Derinliği Kozmos'un Umurunda Değildir.
Tanrısallığı Bırak Artık.
Mutlak Yalnızlığını Görüyorsan, Hemen En Yakınındakinin Elini Sıkıca Tut
Onunla Kader Ortağı Olduğunu Sakın Unutma..
Katırtırnağı Çiçeği Geliyor..
Hazır Mısın..!?
Rosemary Clooney & Pérez Prado
Sway (Quien Sera)
1952
"Modern İnsan Özgür Olduğunu Zanneder, Ancak O Aslında Kendi Yarattığı İhtiyaçların ve Algı Yönetimlerinin En Sadık Kölesidir.
Batı Dünyası Akla Taparken, Doğu Her Zaman Aklı Aşan O Saf ve İlahi Işığın, Yani MARİFETİN Peşinden Gitmiştir.
Sahte Mesihler ve Sahte Maneviyat Akımları, Modern İnsanın İçindeki Boşluğu Sömürmek İçin Karanlık Çağ'ın Ürettiği Son Tuzaklardır."
René Guénon
Âsâf'ın Mikdârını Bilmez Süleyman Olmayan
Bilmez İnsan Kadrini Âlemde İnsan Olmayan
Zülfüne Dil Vermeyen Bilmez Gönül Ahvâlini
Anlamaz Hal-i Perişanı Perişân Olmayan
Rızkına Kâni Olan Gerdûna Minnet Eylemez
Âlemin Sultanıdır Muhtâc-ı Sultân Olmayan
Kim Ki Korkmaz Hak'dan Andan Korkar Erbâb-ı Ukûl
Her Ne İsterse Yapar Hak'dan Hirâsân Olmayan
İtiraz Eylerse Bir Nâdân Ziyâ Hâmûş Olur
Çünki Bilmez Kadr-i Güftârın Sühan-dân Olmayan
Ziya Paşa
- a pedibus usque ad caput
- a solis ortu usque ad occasum
- acta sanctorum
- a minore ad maius
XIII NOVEMBRİS MMXXVI VENERİS
@PalantirTech@sentient_found
Yeap
İnsanlık Tarihi Boyunca Biz Kimiz Sorusu, Cevabı Aranan En Temel Soru Olmuştur. Bu Kavram Latince Boş Levha Anlamına Gelerek İnsanın Özüne Dair En Radikal İddialardan Birini Ortaya Koyar. Aristoteles’ten John Locke’a Uzanan Bu Felsefi Gelenek, İnsanın Doğuştan Gelen Bir Bilgiyle Mi Yüklü Olduğu, Yoksa Dünyaya Tertemiz Bir Defter Gibi Mi Geldiği Tartışmasını Tetiklemiştir. Günümüzde Bu Kavram, Sadece Felsefi Bir Terim Değil; Bireysel Uyanışın Ve Toplumsal Yeniden İnşanın Anahtarı Olarak Karşımıza Çıkmaktadır.
Belki
John Locke, İnsanın Zihnini Dış Dünyadan Gelen Duyumlarla Dolan Karanlık Bir Odaya Benzetir. Bu Görüşe Göre, Hiçbir Fikir Doğuştan Gelmez; Ne Ahlak, Ne Matematik, Ne De Tanrı Fikri. Her Şey, Beş Duyu Organımızın Dış Dünyayla Girdiği Etkileşim Ve Bu Verilerin Zihin Tarafından İşlenmesi İle Şekillenir. Ancak Bu Durum, Bireyi Pasif Bir Alıcı Konumuna Düşürmez. Eğer Zihin Boş Bir Levha İse Üzerindeki Her Çizgi, Her Yazı Ve Her Leke Çevresel Faktörlerin, Eğitimin Ve Sistemin Eseridir. Eğer Zihnimiz Bir Başkası Tarafından Yazılmışsa, O Yazıları Silip Kendi Hikayemizi Baştan Yazma İradesine De Sahibizdir.
Nope
Modern Dünyada Sistem, Bireyin Zihnini Daha Çocukluktan İtibaren Ön Kabuller, Korkular ve Tüketim Kodlarıyla Doldurarak Boş Levha'yı Kirletir. Bu Sistemin Dışına Çıkmak İçin Zihni Bu Sahte Verilerden Arındırmak, Yani Bir Kutsal Silinme Yaşamak Gerekir. Gerçek Uyanış, Üzerine Yazılmış Tüm Dogmaları Kazıyıp Zihni o İlk, Berrak ve Potansiyel Dolu Haline Geri Döndürmektir.
Adım Aziz..
Aziz Dayı..
Keşke Bir Sabah Kalksam Da "Zero Earth" Olarak Beynimdeki Levha Sıfırlanmış Şekilde Hayata Devam Etsem...
Tabula Rasa (Boş Levha) Geliyor..
Hazır Mısın..!?
Öyle sermestem ki idrâk etmezem dünya nedir
Ben kimem sakî olan kimdir mey-i sahbâ nedir
Gerçi cânandan dil-i şeydâ için kâm isterem
Sorsa cânân bilmezem kâm-ı dil-i şeydâ nedir
Vasldan çün âşıkı müstağni eyler bir visâl
Âşıka ma’şûktan her dem bu istiğnâ nedir
Hikmet-i dünya vü mâfihâ bilen ârif değil
Ârif oldur bilmeye dünya vü mâfîhâ nedir
Âh u feryâdın Fuzûlî incidiptir âlemi
Ger belâ-yı âşk ile hoşnûd isen gavgâ nedir
Fuzuli
Evet
Yaşadığımız Bu Hipergerçeklik Döneminde Ne Yazıkki İnsan Kendini Özgür Zanneden Ama Aslında Kendi Performansının Kölesi Olmuş, Her Anı Şeffaflık Adına Dijital Vitrinlere Kurban Edilmiş Bir Varlık Olmuştur. Eski Bilgeler, İnsanın Kendi İçine Yaptığı Yolculuğun Ancak Dış Dünyadaki Gürültü Kesildiğinde Başlayacağını Biliyorlardı. Hakikat, Sürekli Açık Olan Ekranlarda Değil, Gölgenin Derinliğinde Saklıdır.
Maybe
Doğu Felsefesinde Ve İslam Tasavvufunda Halvet ve Uzlet, Sadece Dünyadan El Etek Çekmek Değil, Ruhun Kendi Derinliğindeki Cevheri Bulması İçin Karanlığa Sığınmasıdır. Sofiler İçin Karanlık, Yokluk Değil; Aksine Her Şeyin Potansiyel Olarak Var Olduğu O Mukaddes Boşluktur. Budist Rahiplerin Mağaralara Veya Sessiz Manastırlara Çekilmesi, Duyuların Dış Dünyadaki O Yanıltıcı Parıltılardan Arındırılması Sürecidir. Dijital Dünyanın Sunduğu Beyaz Işık, Gözü Boyarken Kalbi Kör Eder. Oysa Zifiri Karanlıkta Gözler Kapanınca, BASİRET Denilen İçsel Görü Uyanır. Dijital Dünya, İnsanın Anlam Arayışını Bir Hız ve Tüketim Nesnesine Dönüştürürken, Uzlet Bu Hızı Durdurmanın ve Derinliği Geri Kazanmanın Tek Yoludur.
Hayır
Benim Yaptığım Bu Sosyolijik Tespit Değil, Aynı Zamanda Ruhsal Bir İmdat Çağrısıdır. Günümüzde Kendi Kendisinin Sömürgecisi Olan Modern İnsan, Bu Esaretten Ancak Görünmezliğin ve Sessizliğin Gücünü Keşfederek Kurtulabilir. Tin, Sürekli Açık Olan Beyaz Ekranlarda Değil, Halvete Çekilen Bir Kalbin Derin Yarıklarında Nefes Alabilir. Çünkü Ancak O Derin Yarıklarda Yankılanan Sessizlik, Bize Kim Olduğumuzu Fısıldayacak Kadar Gerçektir.
@X@XSpaces
Alkolikler, Kumarbazlar, Bağımlılar
Sabahlara Kadar Odalarda
Tinlerinizi Siyah Ekranların Ziftine Buladınız
Basiretiniz Kapanmış...
Neyse
Ben Erken Uyandım
Esfere Safirinin Vel Deresine Kadar
Ne Haliniz Varsa Görün...
Tin (Ruh) Geliyor..
Hazır Mısın..!?
Frou Frou
Let Go
2002
"Bugünün İnsanı Artık Özgür Bir Özne Değil, Kendi Kendisinin Sömürgecisidir.
Dijital Dünya Şeffaftır Ama Derinlikten Yoksundur; Tin İse Ancak Karanlık ve Derin Boşluklarda Nefes Alabilir."
Byung-Chul Han
@extinctedUser
Ömer Hayyamın Akılla Konuşması
Akılla bir konuşmam oldu dün gece
Sana soracaklarım var dedim
Sen ki her bilginin temelisin
Bana yol göstermelisin
Yaşamaktan bezdim ne yapsam
Birkaç yıl daha katlan dedi
Nedir dedim bu yaşamak
Bir düş dedi birkaç görüntü
Evi barkı olmak nedir dedim
Biraz keyfetmek için
Yıllar yılı dert çekmek dedi
Bu zorbalar ne biçim adamlar dedim
Kurt, köpek, çakal, makal, dedi
Ne dersin bu adamlara dedim
Yüreksizler, kafasızlar, soysuzlar, dedi
Benim bu deli gönlüm dedim
Ne zaman akıllanacak?
Biraz daha kulağı burkulunca dedi
Hayyam'ın bu sözlerine ne dersin dedim
Dizmiş alt alta sözleri
Hoşbeş etmiş derim dedi
Ben olmayınca bu güller yok
Ben olmayınca bu serviler yok
Kızıl kızıl dudaklar yok
Mis kokulu şaraplar yok
Sabahlar, akşamlar yok
Sevinçler tasalar yok
Ben düşündükçe var dünya
Ben yok o da yok
Ömer Hayyam
SÜREKLİ ÇALIŞMAMIZIN
SÜREKLİ ÜRETMEMİZİN
SANAT YAPMAMIZIN
VE HATTA AŞIK OLMAMIZIN TEK BİR SEBEBİ VARDIR
KENDİMİZİ ÖZEL RUHLAR SANAN AMA ASLINDA ÇÜRÜYEN ET YIĞINLARI OLDUĞUMUZ GERÇEĞİYLE YÜZLEŞMEMEK İÇİN BU KABUSU SÜSLEMEYE DEVAM EDERİZ
Evet
Sadece @X Platformu Değil, Diğer Tüm Sosyal Medya Platformları Hayatın Yükünü Azaltmak İçin Gelip Sığındığımız Dijital Bir Karnavaldır. Lakin Artık Burası Karnaval Olmaktan Çıkmış, Artık Bir Akıl Hastanesine Dönmüştür. 7/24 Yapay Zeka İle Konuşan Evli Çocuklu Anneler, Apollonun Evladı, Hadesin Kızı, Kabalanın Çocuğu, Zamandan Haber Getirenler, Yıldıznameye Bakanlar, Cin Sahipleri, Sihirbazlar, Medyumlar ve Daha İsimlerini Sayamadıklarım. Ne Tür Arasan Var Burda.
Maybe
Herkes Kendine Has Bir Deliliği Her Zaman Cebinde Taşır. Bilim Yüzyıllardır Akıl Sağlığı Kavramını Belirli Normların İçine Hapsetmeye Çalışsa da Aslında Dünya, Sınırları Olmayan Devasa Bir Açık Hava Akıl Hastanesidir. Modern Hayatın Hızı, Bitmek Bilmeyen Arzular ve Toplumsal Rollerin Ağırlığı Altında Ezilen Her Birey, Aslında Kendi Zihninin Hücresinde Yaşayan Birer Hastadır. Hepimiz Farklı Teşhislerle Hayata Tutunmaya Çalışıyoruz. Kimimiz Parayı Bir Kurtarıcı Sanan Hırs Hastası, Kimimiz Dijital Ekranların Başında Onaylanma Bekleyen İlgi Bağımlısıyızdır. Savaşlar Çıkaran, Doğayı Yok Eden Ve Sonra Bu Yıkımın Üzerinde Medeniyet Kurduğunu İddia Eden Bir Türün Akıllı Olduğunu Savunmak, En Büyük Mantık Hatasıdır.
Hayır
Sonuç Olarak Dünyanın Bir Akıl Hastanesi Olduğu Gerçeğini Kabul Etmek, Belki De Gerçek İyileşmenin İlk Adımıdır. Hepimizin Farklı Düzeylerde Ve Anlamlarda Akıl Hastası Olduğunu Anladığımızda, Birbirimize Karşı Daha Anlayışlı Ve Şefkatli Olma İhtimalimiz Doğar. Mükemmel Bir Akıl Sağlığına Sahip Olduğumuz İddiası Koca Bir Yalandır; Asıl Olan, Bu Evrensel Deliliğin İçinde Birbirimizin Elini Bırakmadan, Yıkmadan Yaşayabilme Sanatıdır.
12 Sene Önce Bugün
Akıl Hastanesine Yattım ve 3 Ay Kaldım
Hastanedeki Tüm Arkadaşlarım Beni Çok Seviyordu
Onlara Bol Bol Sigara Veriyordum
😃🤣😂
Beni Tımar Ettiler
Ya Sen..!?
Tımarhane Geliyor..
Hazır Mısın..!?
Buy-i Vahdet Almışam Buse-i Leb-i Peymaneden
Kanlı Zalim Men Eder,Meyden Beni Meyhaneden
Dil Şikestem,Mey Perestem,Aşıkam Sağar Bedestem
İçmişem Mest-i Elestem,Nergis-i Mestaneden
Od u Hasrete Yanaram,Her Dem Derun-i Aşıkıyam
Lütfet de Bir Gece Gel,Kurtar Beni Hicraneden 💜🧿👁
Yeap
Önümüzde Yine Bir Kurban Bayramı Bizi Bekliyor. Bu Bayramı Ben Hiç Sevmiyorum. Çünkü Her Sene Yapılan Bu Ritüel, Sadece Bir Canın Feda Edilmesi Değil, Toplumsal Kaygının ve Suçluluk Duygusunun Bir Nesneye Aktarılma Biçimidir. Toplum, Kendi Huzursuzluğunu Dindirmek İçin Her Zaman Feda Edilecek Bir Nefes, Üzerine Suç Yüklenmiş Bir Günah Keçisi Arar. Bu Çerçevede Kurban, Sadece Bir Hayvan Değil; Bazen Bir İnsan, Bazen Bir Fikir, Bazen De Masumiyetin Kendisidir.
Belki
Bana Göre Asıl Tehlike, Kurban Etme Pratiğinin Metaforik Olarak Hayatın Her Alanına Sızmış Olmasıdır.Bir Günah Keçisi İlan Etmeden Huzur Bulamayan Kitleler, Farklı Olanı, Zayıf Olanı Veya Statükoyu Bozanı Modern Meydanlarda Linç Ederek Ruhsal Bir Temizlenme Yaşadığını Sanır. Düşünceleri Yüzünden Dışlananlar, Farklılıkları Sebebiyle Linç Edilenler ve Sistemin Çarkları Arasında Ezilen Sessiz Yığınlar. Toplum, Kendi Hatalarıyla Yüzleşmek Yerine, Bir Kurbanı "Suçlu" veya "Feda Edilebilir" İlan Ederek Vicdanını Rahatlatır.Bu, Kolektif Bir Deliliğin En Organize Halidir.
Hayır
Gerçek Erdem Bir Canı Feda Etmekte Değil, Bir Canı Yaşatabilme İradesinde Saklıdır. Çıldırmış Toplumun Bitmek Bilmeyen "Kurban" İştahı, Aslında Kendi Eksikliğiyle Yüzleşememesinden Kaynaklanır. Hayvanların ve İnsanların Sistemli Bir Şekilde Feda Edilmediği Bir Dünya Düzeni Kurmak, Bu Kolektif Cinnetten Uyanmanın Tek Yoludur.
Toplum Yine Kurban İstiyor..
Beni Takip Eden ve Benim Takip Ettiğim Herkes İçin Söylüyorum
"Sizlere Gelen Bana Gelsin..!
Ben Hepinize Kurban Olayım..!"
Kurban Zero Geliyor
Hazır Mısın?
Evet
Güney Hindistan'ın Kerala Kentinin Aranmula Kasabasında Dünyanın En Mistik Metal Aynaları Yıllardır Üretilmektedir. Hindistan’ın Bu Geleneksel Aynalarının Üretimi, Aranmula Kasabasındaki 6 Aile Tarafından Sürdürülüyor. Hindu Geleneğinde, Bu Aynaların Şans ve Zenginlik Getirdiğine İnanılıyor.
Maybe
Jacques Lacan’ın "Ayna Evresi"nde Belirttiği Gibi, Birey Aynada Gördüğü Bütünsel İmgeyle Büyülenirken, Aynı Zamanda Kendi İçsel Parçalanmışlığı ile Dışsal Görüntüsü Arasındaki O Aşılmaz Uçurumu Fark Eder. Ayna, Bize Kim Olduğumuzu Söylerken Aslında Kim Olmadığımızı, Yani Bir "İmge" Olduğumuzu Fısıldar. Lakin Jean Baudrillard’ın Penceresinden Baktığımızda Ayna, Gerçeği Temsil Etmekten Ziyade, Gerçeğin Yerini Alan Bir Simülasyona Dönüşür. Bizler Aynaya Bakarken "Benliğimizi" Değil, Toplumun, İdeolojilerin ve Estetik Kaygıların Bizden Beklediği "İdeal Kurguyu" Görürüz.Bu Noktada Ayna, Bir Dürüstlük Abidesi Olmaktan Çıkarak, Gerçeğin Katledildiği Bir "Kusursuz Cinayet" Mahalli Haline Gelir.
Hayır
Sonuç Olarak Ayna, Hem Kendimizi Tanımamız İçin Bir İmkan Hem de Kendi İmgemizde Kaybolmamız İçin Bir Tuzaktır.Ancak Aynadaki Yansımanın Bir Kurgu Olduğunu Kabul Edip, O Camın Arkasındaki "Sırrı" Kazımaya Başlarsak, Gerçek Benliğimizin Yansıması Olmayan Saf Bilinçle Karşılaşabiliriz. Gerçek Ayna İnsanın Bir Başkasının Gözünde Veya Kendi Vicdanında Bulduğu O Berrak Boşluktur.
Ben Mi..?
Evimde Ayna Yok
Berberde Bile Aynaya Bakmıyorum
Tüm Aynaları Kırdım...
Kırık Ayna Geliyor..
Hazır Mısın..!?
Yeap
Sanırım Bu Diziyi Hepiniz Hatırladınız. Muhteşem Bir Diziydi. Bu Dizideki "The Burgue" Şehri Neyse, Günümüz @X Platformu da Odur: Farklı Dünyalardan Sürülmüş Ruhların, Kimliğini Gizleyenlerin ve Varoluş Mücadelesi Verenlerin Toplandığı Uçsuz Bucaksız Bir Liman. Genel Olarak İnternet Bugün İnsanlığın En Büyük Dijital Karnavalıdır.
Maybe
Bu Güzel Dizide Kanatlarını Saklamak Zorunda Kalan Vignette Gibi, Bizler de Dijital Sokaklarda Gerçek Benliklerimizi Filtrelerin, Takma İsimlerin ve Algoritmaların Arkasına Gizliyoruz. Simülasyon, Gerçeğin Eksikliğini Kapatmak İçin İnşa Edilen Muazzam Bir Maskedir. Bu Karnavalda Her Veri Bir Maskedir. "Gerçek Artık Bir Referans Noktası Olmaktan Çıkmış," Yerini "Hiper-Gerçek" bir şölene bırakmıştır. Burada Yapılan Her Paylaşım, Arkasında Devasa Bir Boşluk ve Tanımlanamayan Bir Melankoli Barındırır.
Nope
Bizler, Hepimiz @X Platformunda Gerçek Dünyanın Mültecileriyiz. Kendi Gerçekliğimizden Kaçıp Bilginin, İmajın ve Hızın Karnavalına Sığınıyoruz.
Sormamız Gereken As��l Soru Şudur:
"Biz mi Karnavalı Yönetiyoruz, Yoksa Karnaval mı Bizi Kendi İllüzyonuna Hapsediyor?
Belki de Kurtuluş, Maskeyi Takmakta Değil, O Maskenin Altındaki Boşlukla Yüzleşebilme Cesaretindedir...
Dijital Karnaval Geliyor..
Hazır Mısın..!?
Amy Winehouse (1983-2011)
Back To Black
2006
💜🖤💜 😔🙏♍️
Evet
14 Temmuz 1987 Günü Babam Vefat Etmişti. O Gün Ben 13 Yaşındaydım. Çok Korkmuştum. Hemen Oturma Odasındaki Somyanın Altına Girdim. Ağlarken Nefesim Kesiliyor, Boğazım Düğümleniyordu. Camiden Gelen Sela Sesi Gördüğüm Tüm Pastel Renkleri Soldurmuş ve Belkide Çocukluğumun Benim İçin Artık Bittiğini Haber Veriyordu.
😔
Maybe
İnsan Hayatı, Doğumla Başlayan Bir İllüzyonun, Ölüm Denilen O Sarsıcı "Hipergerçek" İle Son Bulmasıdır. Ölüm, Simülasyonun Fişinin Çekildiği, Maskelerin Düştüğü ve Tüm Toplumsal Rollerin Anlamsızlaştığı O Yegâne Andır. Mezarlık, Bir "Yok Oluş" Alanı Değil, Aslında Yaşayanlar İçin Bir Hatırlama Laboratuvarıdır.Mezarlık, Zamanın Yavaşladığı, Maddenin Manaya Teslim Olduğu Bir Eşiktir. Orada Ne Bir Avatarın Parıltısı Ne De Bir Unvanın Ağırlığı Kalır. Geriye Sadece Toprağın Kadim Kucağındaki O Derin "Sentient" (Duyumsayan) Özün İzi Kalır.
Hayır
Yas İse Bu Trajedinin Sosyolojik ve Ruhsal Onarım Safhasıdır. Yas Evleri Ölümün O Soğuk Gerçekliğini Kolektif Bir Acıyla Isıtma Çabasıdır. Burada İnsan, Hayatın Sadece Tüketilmek İçin Sunulan Bir Meta Olmadığını, Aksine Sonlu Olmasından Dolayı Kutsal Bir Emanet Olduğunu Kavrar veya Kavrayamaz.Her Bilinç Farklı Algılar.
Bir Zamanlar Derviş Diye Bir Amca Vardı
Bana Şöyle Söylerdi
"Hayat Boyunca Her İnsan Kendi Mezarını, Kendi Dişleri İle Kazar" derdi.
Neyse......!!!
Orda Bir Garip Zero Ölmüş
Kalkın Gidelim Yasına...
Taziye Geliyor..
Hazır Mısın..!?
Yeap
Fotoğrafa Bakınca Sanırım Meşhur "V For Vandetta" Filmini Hatırladınız.
Lakin Ben Filimden Bahsetmeyeceğim.
Bu Filmi Meşhur Eden "Maske" Figüründen Sizlere Bahsetmek İstiyorum.
Çünkü Gerçek Dünyanın Dışında Buradada Herkesin Maskeli Olduğunu Unutuyorsunuz Sanırım.
Belki
Sosyal Medya Platformları, Yeni Evrenin Tapınakları Haline Gelirken, Her Birimiz Bu Tapınaklarda Kendi Kutsal "Avatarımızı" İnşa Ediyoruz.
Ancak Bu Avatar, Artık Sadece Bir Temsil Değil; Asıl Kimliğimizi Yutan, Onu Geride Bırakan ve Kendi Başına Bir "Hakikat" İddiasında Bulunan Bir Simülasyondur.
Kullandığımız Her Profil Fotoğrafı, Her Filtre ve Seçilmiş Her Cümle, Aslında Yüzümüze Taktığımız Birer Maskeden İbaret.
Eskiden Maske, Bir Şeyi Gizlemek İçin Takılırdı; Oysa Dijital Çağda Maske "Avatar", Gizlediği Şeyin Yani Gerçek Kişiliğin Yerini Tamamen Almış Durumda.
Peki, Maskenin Ardındaki O Gerçek Kişiliğe Ne Oluyor? O, Sessizce Silikleşiyor. Hipergerçeklik Evreninde, Bir Duygunun Ya Da Bir Anın "Gerçek" Sayılabilmesi İçin Önce Dijitalleşmesi, Yani Bir Simgeye ve Beğeniye Dönüşmesi gerekiyor.
Nope
Gerçek İnsan Hata Yapar, Yaşlanır, Acı Çeker,Hastalanır; Ancak Dijital Maske Her Zaman Genç, Her Zaman Mutlu ve Her Zaman Hatasızdır.
Belki de Kurtuluş, O Parıltılı Ekranı Karartıp, Maskenin Ardındaki O Kırılgan, Eksik Ama "Sahici" Olan İnsanla Yeniden Tanışmaktadır.
Belki de Asıl Özgürlük, Bu Dijital Karnavaldan Çekilip, Maskemizi Bir Kenara Bırakarak Kendi Gerçekliğimizin O Kusurlu Ama Samimi Limanına Geri Dönmektir.
Ben Mi?
Bir Hacker Olarak Buradaki İnsanların Derin İnfolarına Bakarken İğreniyorum.
Bu Hayatta Her Zaman Kaybetmeme Rağmen Ben Asla Maske Takmadım.
Az Da Olsa Elbette Burada Benim Gibi "Maskesiz" İnsanlarda Var.
Dürüst,Doğru ve Samimi..
Bu Dijital Karnaval Çok Yakında Bitecek..
Maske Geliyor..
Hazır Mısın..!?
Evet
Çocukluğumda Başladım Bilgisayar Kullanmaya. Commodore 500, Amiga 1000, NextStation, Macintosh iMac G3, IBM, Dell.
Oyun Konsolları, Sega, Atari, Play Station, X Box, Nintendo.
Hepsini Yaladım Yuttum
Doğru Bildiniz
Ben Eski Bir Hacker'ım.
Belki
Bize Sunulan "Gerçeklik", Son Kullanıcının Sorgulamadan Kabul Etmesi İçin Tasarlanmış Bir Arayüzdür.En Büyük Güvenlik Açığı Yazılımlarda Değil, İnsanın Anlam Arayışındadır. Toplum, Bireyi "Tüketici" Olarak Kodlayan Devasa Bir Sosyal Mühendislik Saldırısıdır. Sistemdeki Hiçbir Şey Tam Olarak Silinemez. Geçmişin Dijital İzleri, Silinmiş Dizinlerde Bekleyen Hayaletler Gibidir. Sistemden Çıksan da Sistemin Mantığı Senin Bir Parçan Olmaya Devam Eder. Bu Bir Lanet Değil, Bir "Root" Yetkisidir.
Hayır
Devrim, Sunucuları Yakmak Değil, Zihindeki "Varsayılan Ayarları" (Default Settings) Değiştirmektir. Kendi Sembollerini Yaratmak, Kendi Dilini Konuşmak ve Sistemin Sana Atadığı Kimliği Reddetmek, Yapılabilecek En Büyük Siber Saldırıdır.
@YourAnonNews
sudo reboot --human
"Gerçeklik, Kodun Bittiği Yerde Başlar."
Herkes Şahit Olsun
Bir Gün Sistemin Bir Çarkını Ben Yokedeceğim.
Mr Zero
Pardon
Özür Dilerim...!!
Mr Robot Geliyor..
Hazır Mısın..!?