Eşim Zabit Kişi'ye, AYM hak ihlali kararı verdi. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na “işini doğru dürüst yap” diyerek soruşturmayı yeniden ve etkili bir biçimde yapması yönünde çağrı yaptı. Şimdi top Ankara Cumhuriyet Başsavcılığında. @adalet_bakanlik
📄 Ancak bu başvuruların hepsi göz ardı edildi, sümen altı edildi. Ama şimdi ne oldu biliyor musunuz? Türkiye’deki son durak, @AYMBASKANLIGI. Anayasa Mahkemesi, Zabit Kişi’nin Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na yaptığı kötü muamele ve işkence başvurularının eksik şekilde soruşturulduğunu, büyük hatalar ve örtbaslar yapıldığını tespit ederek kötü muamele yasağının ihlal edildiğine hükmetti.
Bir mahpus eşinin feryadı!
"Sayın vekilim 23 Haziran da Sincan t tipi açık görüş programında eşimi ziyaret için gittim. Ve çok kötü bir şekilde arandım.Yeni bir bayan gardiyan göreve başlamış. Görüşün 5 dakikasında ağladım.Çünkü artık zoruma gidiyor. Kim ne derse desin zulüm devam ediyor...."
Anneleri ağlatan bir iktidar oldunuz!
@ctekurumsal@adalet_bakanlik
Kasten öldürme, kadın ve çocuklara karşı işlenmiş suçlar, uyuşturucu ticareti, dolandırıcılık vb suçlar dışında ‘Kısmi Genel Af’ olmalı.
Devlet, mağduru kişiler olmayan, kendisine karşı işlenmiş sayılan suçları affedebilir.
Barış, adaletle sağlanır.
https://t.co/RoMDvHEOWj
🩸 İnsanca Tedavi İçin İnfaz Erteleme
Yaklaşık bir aydır süren kanama nedeniyle hastaneye sevk edilen öğretmen Asuman Birinci yeniden cezaevinde!
Doktorların acil ameliyat önerdiği Birinci’nin, ameliyat ve iyileşme sürecini insan onuruna uygun koşullarda geçirebilmesi için infazı ertelenmelidir.
@ErtugrulGunay
🔴 Asuman öğretmen için etiketimiz 👇
AsumanÖğretmene Tahliye
🚨 Antalya L Tipi Cezaevi’nde tutulan öğretmen Asuman Birinci’nin hayatı tehlikede!
Acilen hastaneye sevk edilmesi gerekiyor.
İnsan hayatı bu kadar ucuz olmamalı!
BİR YAŞIMA DAHA GİRDİM..!
Bazen yaşadıklarımızı anlatınca insanlar abarttığımızı sanıyor.
Bugün öyle bir olay yaşadım ki…
Yıllar önce yapılmış bir sözleşmeden doğan borcumu, vadesini beklemeden ödemek istedim.
Ben ödemekte ısrar ettim.
Karşı taraf ise almamakta…
Çünkü parayı alırsa başına bir şey geleceğinden korkuyor.
Düşünün…
Borçlu ödemek istiyor.
Alacaklı ise alacağını almaya cesaret edemiyor.
Böyle bir ortamda hukuktan, ticaretten, ekonomiden ve güvenden nasıl söz edebiliriz?
İnsanların alacağını tahsil etmekten bile korktuğu bir yerde, kim yatırım yapabilir, kim üretip geleceğe güvenle bakabilir?
İşte asıl mesele budur.
15 Temmuz’un 10. yılında bir hukukçu olarak dileğim:
Bir daha ülkemizde darbenin hiçbir türü yaşanmasın.
Demokratik düzen hiçbir güç tarafından tehdit edilmesin.
Ve iktidarlar, en ağır tehditlerle mücadele ederken bile hukuktan ayrılmasın.
Çünkü hukuk devleti, yalnızca sakin zamanlarda ihtiyaç duyduğumuz bir ilke değildir.
Asıl hukuk devleti, olağanüstü dönemlerde kendini göstermeli.
Suçun şahsiliği hiçbir dönemde unutulmasın.
Hiç kimse bir başkasının fiilinden, ailesinden, çevresinden, aidiyetinden veya kendisine yakıştırılan bir kimlikten dolayı suçlu sayılmasın.
Her suçlama somut delile dayansın, herkes bağımsız ve tarafsız bir mahkeme önünde adil biçimde yargılanabilsin.
Darbeye karşı çıkmakla hukuksuzluğa karşı çıkmak birbirinin alternatifi değildir.
Hukuku savunuyorsak, ikisini de yapabilmeliyiz.
Hayatını kaybedenleri rahmetle anıyor; Türkiye’nin geleceğinde darbelere de, keyfîliğe de, toplu suçlamalara da yer olmamasını diliyorum.
Çünkü demokrasi ile hukuk birbirinin rakibi değil, birbirinin güvencesidir.
Şu videoyu herkes izlemeli.
Sağcı, solcu, dinli, dinsiz, Atatürkçü, yandaş veya muhalif olarak değil, bir İNSAN olarak şu gençlerin anlattıklarını dinleyin.
Sonra, elinizi vicdanınıza koyun ve yaşadıklarını tarafsızca değerlendirin.
https://t.co/KJg5DQCc4J
Altı yıl hapis yatan Hava Harp Okulu 1. sınıf öğrencisi Muhammed Ali Taş:
"On gardiyan beni baş memurun odasına götürdü. Beni yumrukladılar, yere yatırıp tekmelediler. Bayıldım. Sonra beni beni yumuşak odaya (işkence odası) götürdüler. Üzerimi çıkarttılar. Namaz kılmak için su istedim. Onu bile vermediler. İşkence bugün bana yapıldı, yarın başkasına da yapılır diye anlatmak istedim."
#KHKİhraçlarıSiyasidir
Mavi Otobüs II belgeselinin tamamı: https://t.co/MWewSR3rOv
⚠️ Pazar gününe 1.47 milyar dolar borçla uyandık!
Türkiye, Irak-Türkiye ham petrol boru hattındaki usulsüzlükler nedeniyle Türkiye aleyhine verilen 1 milyar 471 milyon dolarlık tahkim cezasının iptali için Paris'te açılan davayı kaybetti. (ANKA)
Alman milletvekilleri, maaşlarına gelecek 500 euroluk zammı oy birliğiyle reddetti
Bu kararla hükümetin aldığı kemer sıkma önlemlerinin ardından, halk ile dayanışma mesajı verilmek isteniyor
https://t.co/lbVmMoSGMS
AKP, Paris davasını kaybetti!
Gizlenen dava sonucuna ulaştık.
Uluslararası Tahkim Mahkemesi’nin;
AKP’nin, Irak-Türkiye ham petrol boru hattında yaptığı usulsüzlükler nedeniyle;
Türkiye aleyhine hükmettiği 1 Milyar 471 Milyon Dolarlık ceza kararını iptal etmek için başvurduğu Paris İstinaf Mahkemesi’ndeki davanın kaybedildiğini belgeledik.
Artık 1 Milyar 471 Milyon Dolarlık tahkim cezasının ödenmesi için geri sayım başladı!
Peki süreç nasıl gelişti?
13 Şubat 2023’de Uluslararası Tahkim Mahkemesi aldığı kararla;
AKP’nin, 21 Mayıs 2014 – 30 Eylül 2018 tarihleri arasında, Irak-Türkiye ham petrol boru hattında;
Irak Merkezi Hükümetinin izni olmaksızın⬇️
1.) Irak’a ait petrolü usulsüz olarak taşıdığı,
2.) Ceyhan Limanı’nda yüklemesini yaptığı,
3.) Irak devletinin satış fiyatının altında bu petrolün satılmasına neden olduğu gerekçesiyle,
Türkiye’nin Irak’a net 1 Milyar 471 Milyon Dolar tazminat ödemesine hükmetmişti.
277 sayfalık Nihai Tahkim Kararını ilk kez kamuoyuna belgeleriyle biz açıklamıştık.
AKP ise verdiği yanıtta;
Bu cezayı içeren tahkim kararının iptali için Paris’te dava açtıklarını açıklamıştı.
Yaptığımız araştırma neticesinde;
AKP’nin, uluslararası tahkim kararına karşı Paris İstinaf Mahkemesinde açtığı ‘Kararın İptali Davasını’ kaybettiğini tespit ettik.
Sonuç⬇️
1 Milyar 471 Milyon Dolar tutarındaki ceza ödemesi için geri sayım başladı!
Bu devasa ceza tutarı, mutlaka Tayyip Erdoğan’ın ve ilgili AKP’li yöneticilerin mal varlıklarından tahsil edilmelidir!
İşte resmi belgeler⬇️
Kaynak: 10 Mart 2026 tarihli Paris İstinaf Mahkemesi Kararı (Fransızca Orijinali, Türkçe Çevirisi)