Gülistan’ Doku'yu ararken barajı boşaltıyorlar, bir kadın cesedi çıkıyor… Dereyi tarıyorlar, başka bir kadın cesedi… Her yerden kadın cesedi çıkıyor! Ülke kocaman bir kadın mezarlığı olmuş! O cesetlerden biri Esma Kılıçarslan; bedeninde dört erkeğin DNA’sı var ama ortada ne fail var ne dosya ne de bir soruşturma! Diğerlerinin kim olduğunu bile bilmiyoruz! Ülkenin her yeri kadın mezarlığına dönüşmüş ama sadece sesini duyurabildiklerimizin isimlerini biliyoruz......
Abi kendi kendinize BESLENEBİLİN ya. Acziyetinizi devasa bir özgüvenle ifade edebilmeniz beni hala şoka uğratıyor. Anasının yemeğini bulmak isteyen anasının evinde yaşasın
Evlilikte yemek çok önemli!
Bir beyefendi görücü usûlüyle biriyle tanışıyor. İlk başlarda çoğu konuda anlaşmaya varıyorlar ve her şey güzel gidiyor. Fakat ilerleyen zamanlarda konu yemeklerden açılınca, adam sevdiği yemekleri anlatmaya başlayınca hanımefendi "Ama ben hiç yemek yapmayı bilmem ki!" diye cevap veriyor. E tabi haklı olarak adam şok oluyor. O da "Peki, o zaman kim yapacak yemekleri? Olur mu öyle şey?" diye tepki veriyor. Sonraki günlerde araları açılarak süreç daha fazla ilerlemeden ayrılıyorlar.
Evet arkadaşlar, bu yaşanan olaydan ders alınmalı. Bu bir gerçek ki çoğu erkek için yemek çok önemlidir. Çünkü adam eve geldiğinde sofrayı hazır görmek ister. Her gün evinde sıcak yemeğin olmasını ister. Sofraya severek iştahla oturmak ister. Hatta anne yemeğinin aratılmamasını ister. Kadınlar mutlaka bu konuyu yabana atmamalı ciddiye almalı. Kadınlar ailesinin yanında kaldığı sürece mümkün mertebe her yemeği yapmayı öğrenmeliler.
Velhasıl, evlilik düşünenler, görücüye gidenler yemek konusunu en başta konuşmalılar ki süreç ilerlemeden bu tarz problemler yaşanmasın!
@OmerBozglu Türkiye’de temizlikçi, madenci vb emekçi insanlara meslekleri üzerinden hakaret edemezsiniz ayıp bir durumdur ancak üniversite sınavında sırf sizden daha düşük bi puan aldı diye herhangi bir lisansiyerliyi zorbalayıp hakaret edebilirsiniz. Çünkü okumak eşekliği almaz.
YSK, Tayyip Erdoğan'ın 2014'te başlayan "Birinci Cumhurbaşkanlığı Dönemi"ne rağmen, 2017 Anayasa değişikliğiyle birlikte dönem sayısının baştan hesaplanması gerektiğine karar vermişti (YSK, K. 2023/316).
Bu karar, eleştiriye hayli açık olsa da, geçerli.
YSK kararına göre 2018-2023 dönemi "Birinci Cumhurbaşkanlığı Dönemi", 2023'ten beri işleyen dönem ise "İkinci Cumhurbaşkanlığı Dönemi" olmaktadır.
Anayasa'ya (md. 116/3) göre: "Cumhurbaşkanının ikinci döneminde Meclis tarafından seçimlerin yenilenmesine karar verilmesi halinde, Cumhurbaşkanı bir defa daha aday olabilir."
Yani Cumhurbaşkanı, bu aşamada ancak erken seçim kararı alınması hâlinde bir kez daha aday olabilir.
Fakat yine Anayasa'ya (md. 116) göre: "Türkiye Büyük Millet Meclisi, üye tamsayısının beşte üç çoğunluğuyla seçimlerin yenilenmesine karar verebilir."
Bu sayı 360'tır.
Şu anda AKP+ MHP+HÜDA+YRP+DSP'nin milletvekili sayısı 331'dir.
TBMM İçtüzüğü (md. 64/3) uyarınca TBMM Başkanı oy kullanamamaktadır.
Demek ki Cumhur İttifakı'nın isteyeceği bir erken seçim kararı için hâlihazırda 30 milletvekiline daha ihtiyaç duyulmaktadır.
Yeni Yol (20 MV) + Bağımsızlar (8 MV) + DP (1 MV) ikna edilse bile hâlâ erken seçim kararı alınamıyor.
Şu hâlde, muhalefetin üç partisinden biri (CHP, HDP, İYİP) istemedikçe erken seçim mümkün değil.
Erken seçim kararı alınamaması hâlinde ise Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın yeniden aday olma olasılığı yok.
(Not: "Terörsüz Türkiye" sürecini ve milletvekili transferlerini bir de buradan okuyun derim.)
“Beş yaşından itibaren, eline mahrem olmayan bir erkek eli değerse, öbür dünyada nerene dokunduysa oranın bir ömür dağlanacağı söylenir. Saçın dışarıdaysa oradan asılacaksın denir.
15 yaşındayken okulda saçım biraz dışarı çıktı diye müdür beni okuldan atmakla tehdit etti. Özür dilerim, bana ‘o…’ demişti.
İçki içenin cezası 80 kırbaç. Ama çoğu zaman rüşvet verince bırakılıyorlar veya karakolda tanıdık varsa kırbaç uygulanmıyor. Ben hiç yakalanmadım.
Başörtüsüyle ilgili kırbaç cezası bazen paraya çevrilebiliyordu. Alkol cezası ise kanunen paraya çevrilemiyor.
İdama mahkûm kadınlar evli değilse, bakireler cennete gider diye tecavüz ederler. Qom ve Mashhad’te genelevler var.
İlişkiye girmeden muta nikahı yapılır. Bir saatlik nikahlar… Ve bunun için bir uygulamada var. 18 yaş altında kız çocukları da o uygulamalarda var. Ama zaten çocuk gelin olayı legal. Baba izin veriyorsa çocuklarla muta nikahı yapılıyor.”
İnanmayan varsa İslam tarihlerinin en ünlüsü olan Taberi Tarihi'ne baksınlar: Hac ibadeti, İslam öncesi bir Arap geleneğidir. Bunun kurallarını Hz. Muhammet'ten 150 sene kadar önce Kusay belirledi. Araplar, içinde Hübel putunun bulunduğu Kabe'nin etrafında çıplak olarak döner; Kara Taş'a (Hacerülesved) dokunurlardı. Sonra da şeytan taşlarlar, kurban kesip kanını duvarlara sürerlerdi.
İslam'dan sonra da sürdürülen bu gelenekte Hz. Muhammet 631 yılında bir değişiklik yaptı ve çıplak tavafı kaldırdı; herkes bir bezle dönmeye başladı.
Görüldüğü gibi başka yerlerde günah diye kadını camiye sokmayanlar; Hac'da onlarla kucak kucağa ve birbirlerine yapışık halde ibadet ediyorlar. Kimse de bundan şikayetçi değil.
Umarız kadınlara Kabe'de verilen erkeklerle birlikte ibadet özgürlüğü camilerde de verilir...
Cahiliye kelimesi bilgisizlik anlamına gelen "chl" kökünden türetilmiş olup bilgiden yoksun, doğru olanın tersine inanmak anlamına gelir.
İslami dönemde çıkan bu kelime Arapların İslam öncesi dönemdeki dinî ve sosyal hayatı ifade için kullanılmıştır.
İslam şeriatına dayalı oluşturulan yeni yapı önceki dönemden oldukça farklıdır.
Erkek egemenliğine dayalı, kadını ikinci plana iten ve eve kapatan, ilmi-bilimi-gelisimi dışlayıcı, dini kurallarla üzerine kuruludur.
Cahiliye döneminde kadın istediği kişiyle evlenebilir, ticaret yapıp para kazanabilir, süslenip sosyal hayata karışabilirdi.
Nitekim peygamber Muhammed in eşi hatice eş olarak Muhammed'i kendisine seçmiş zengin bir tüccar kadındı.
Haticenin ölümünden sonra kadının hakları birer birer ellerinden alındı.mirastan pay hakkı yarıya indirildi(nisa suresi11-12) kadın sosyal hayattan uzaklaştırılarak eve kapatıldı.
Azhap suresi33.ayet: Evlerinizde oturun ve daha önce cahiliye dönemindeki gibi süslenip açılıp sacılmayın. Namazınızı kılın, zekatı verin, Allah ve Resulü ne itaat edin. Allah sizi günah kirinden temizlemek istiyor.
Kurulan bu yeni düzende başka inanca hoşgörü göstermemiştir.
Nitekim mekkenin fethinde kâbenin etrafında bulunan ve oradaki halklar tarafından kutsal sayılan heykeller yıkılmıstır.
Onlara inananlar ve İslam olmayanlar için ölüm emri verilmiştir.
Tevbe suresi 5.ayet: Haram aylar çıkınca müşriklerin nerede bulursanız öldürün.
Onların yollarını tutup köşe başlarında bekleyin.
Eğerki tövbe eder namaz kılar zekat verirlerse onları bırakın.
Allah bağışlayıcı ve merhamet sahibidir.
Cahiliye döneminde resim heykel sanat müzik serbest iken yeni dönemde bunlar yasaklanmış, ilim yerleri ve kütüphaneler yakılmıstır.
Halife Ömer'in İskenderiye kütüphanesi ni yakması oluşturulmak istenen yeni düzenin önündeki ilim engeliydi.
Dinî hükümlerin daha doğrusu ayet dediğimiz Allah emirlerinin İslam dünyasını getirdiği noktada ilim yok, hoşgörü yok, gelisim-ilerleme yok, değişim yok, kadın hakkı kısıtlanmış, bilim dışlanmış, hurafeler övülmekte. Bunu da bu gün ilk başta diyanet kurumu, tarikat ve cemaatler var güçleriyle devam ettiriyorlar.
İstedikleri kendilerinin güçlü tutulduğu ve aynı zihniyetin kurduğu bu düzende kendi cahiliye saltanatlarını sürdürmektir..
Önlerindeki engel ise demokrasi ve evrensel değerlerin bize kazandırdıkları, akıl, ilim ve gelişimdir.
Ben bu nafaka kadar insanların hiçbir şey bilmeyip de bu kadar öz güvenle ahkam kestikleri bir konu daha görmedim. Şurada milyon defa yazılmıştır herhalde ama bir kere de ben tekrar edeyim. Çalışan kadına nafaka bağlanmaz, nafaka bağlanan kadın işe girer ya da tekrar evlenirse aldığı nafaka kesilir, sosyal medyada erkeklerin yakındığı, ‘kesilmeyen’ nafakaların çoğu boşadıkları kadınlara değil, reşit olmayan ve boşanma sonrası kendi özgürlüklerini kısıtlamamak için annelerine ‘bıraktıkları’ müşterek çocuklarına ödedikleridir, o da hukuki olduğu kadar ailevi ve ahlaki bir yükümlülüktür. Anlaşmalı boşanırken yasak aşklarına kavuşmak ve mevcut eşlerinden ‘kurtulmak’ için nafaka taleplerini koşulsuz olarak kabul eden erkeklerin bir süre sonra “ben bunu niye ödüyorum?” diye mızmızlanmalarının hukuken hiçbir değeri yoktur, boşanma protokolü imzalamak çocuk oyuncağı değildir. Nafaka konusunda kadınlara pozitif ayrımcılık uygulanmasının sebebi toplumda boşanan kadınların sosyolojik olarak erkeklere göre çok daha zor durumda kalmaları, iş bulma konusunda taciz başta birçok zorlukla karşılaşmalarıdır, ancak buna rağmen boşanmalarda az kusurlu olan ve gerekli maddi dezavantajlara sahip olan erkeklerin de nafaka talep etmelerinin önünde bir engel yoktur.
Osmanlı döneminde eşcinsel seks işçileri vardı. Özellikle erkek seks işçiliği (çoğunlukla genç erkekler ve erkek çocuklar üzerinden) belgelenmiş bir gerçeklikti. Bu durum, dönemin sosyal, kültürel ve ekonomik yapısında belirli mekanlar ve meslek grupları etrafında örgütlenmişti. Ancak bu, bugünkü anlamda modern eşcinsel kimliği veya LGBTQ+ hakları bağlamında değil, daha çok “oğlancılık” (pederasti benzeri ilişkiler), hamam kültürü ve eğlence sektörü içinde yer alıyordu.
Örnekler
1. “Hîz oğlanı” ve resmi kayıtlar
Osmanlı’da erkek seks işçilerine “hîz oğlanı” denirdi. Bu kişiler devlet tarafından kayıt altına alınıyordu ve hayatlarını bu yolla kazananlar “defter-i hîzân” adlı özel bir kütüğe yazılırdı. Yani profesyonel erkek fuhuşu bir nevi esnaf statüsünde kabul ediliyordu ve vergilendiriliyordu.
2. Hamamlar ve tellaklar
Erkek hamamlarında çalışan genç tellaklar (yıkayıcılar) sıklıkla cinsel hizmet de veriyordu. 17. yüzyılda yazılmış Dellâknâme-i Dilkûşâ adlı eser (Derviş İsmail tarafından) tellakların güzellik sıralamalarını, müşterilere sundukları “hizmetleri” ve hatta ücretlerini detaylıca anlatır. Hamamlar, eşcinsel ilişkilerin ve ücretli seksin önemli mekânlarından biriydi.
3. Köçekler
Kadın kılığına girerek dans eden genç erkeklere köçek denirdi. Bu gençler sarayda, düğünlerde ve eğlence ortamlarında çalışırdı. Dansın ötesinde çok sıklıkla cinsel ilişki ve fuhuşla bağlantılıydılar. Köçeklik, özellikle 19. yüzyıla kadar yaygındı ama Tanzimat dönemi ve sonrasında giderek yasaklandı/utandırıldı.
4. Diğer mekanlar ve genel durum
Meyhaneler, kahvehaneler ve bazı özel evlerde de genç erkekler (mahbuplar, sâkiler) ücretli veya yarı ücretli cinsel ilişki için kullanılıyordu. Mahkemelerde (şeriye sicilleri) ve seyyah anlatılarında bu tür ilişkiler ve ücretli seks örnekleri geçer. Eşcinsel fuhuş, özellikle genç ve güzel erkekler üzerinden, üst sınıflarda ve askeri çevrelerde (yeniçeriler dahil) yaygındı.
Yasal ve Ahlaki Durum
• Eşcinsellik (livata) ve fuhuş İslam hukuku açısından günah ve yasak olsa da, Osmanlı’da pratikte çok ağır cezalar nadiren uygulanıyordu.
• Çoğu zaman para cezası, sürgün veya uyarı ile geçiştiriliyordu.
• Tanzimat’la (1858 Ceza Kanunu) livata resmen suç olmaktan çıkarıldı; yani fiilen meşrulaştı.
• 19. yüzyılda Batılılaşma ve modernleşme ile köçeklik gibi uygulamalar yasaklandı, eşcinsellik daha utandırılır hale geldi.
Özetle
Osmanlı toplumunda eşcinsel seks işçiliği (özellikle erkek) vardı, hatta belirli dönemlerde kurumsallaşmış ve vergilendirilmiş bir alandı. Hamam tellakları, köçekler ve “hîz oğlanları” bunun en bilinen örnekleriydi. Ancak bu durum, bugünkü eşcinsellik anlayışından farklıydı: Daha çok yaş farkına dayalı (yetişkin erkek-genç erkek), statü ve güç ilişkisi içeren bir yapıydı ve genellikle pedofili sınırlarında seyrediyordu.
Bu bilgiler, Osmanlı arşivleri, şeriye sicilleri, seyahatnameler, dönemin edebiyatı (divan şiiri, minyatürler) ve tarihçilerin çalışmalarına dayanır.
Not:
Aşağıya bazı kaynaklar da ekleyeceğim.
Yorumlara bakınız 👇🏻
İstanbul Kadıköyde bir berber var. Adı Hüseyin Usta. 73 yaşında. 50 yıldır aynı dükkanda saç kesiyor.
Geçen hafta dükkana bir genç girdi. Saçını kestirirken Hüseyin Ustaya dert yandı. Abi ben yazılımcıyım ama iş bulamıyorum. Yapay zeka hepsini alacak. Geleceğim yok. Dedi.
Hüseyin Usta hiç konuşmadı. Sadece tıraşı bitirdi. Sonra duvardaki çerçeveyi gösterdi.
Çerçevede 1974 tarihli bir gazete kupürü vardı. Manşet: Elektrikli makineler berberleri bitirecek. 10 yıl içinde tıraş evde yapılacak.
Genç baktı. Sonra bir altındaki çerçeveye baktı. 1989 tarihli. Manşet: Japon robotlar saç kesmeye başladı. Berberlik mesleği tarihe karışıyor.
Bir altındakine baktı. 2001 tarihli. İnternet çağında berbere kim gider? Evde saç kesim videoları patladı.
Bir altındakine baktı. 2015 tarihli. Saç kesim uygulamaları berber dükkânlarını kapatacak.
Duvarda tam 7 tane çerçeve vardı. Her biri farklı on yıldan. Her biri berberliğin biteceğini ilan ediyordu.
Hüseyin Usta ilk kez konuştu: 50 yıldır beni bitiriyorlar evlat. Ben hâlâ buradayım. Biliyor musun neden?
Genç merakla baktı.
Çünkü insanlar saç kestirmeye gelmiyor. Dertlerini anlatmaya geliyor. Sen de şu an saç kestirmeye gelmedin. Derdini anlattın. Bunu yapay zeka yapamaz.
Genç düşündü. Haklıydı. 45 dakikadır saç kesimi 10 dakika sürmüştü. Geri kalan 35 dakika saf terapi seansıydı.
Parasını ödedi. Kapıya yürüdü. Döndü. Hüseyin Usta, siz hiç korkmadınız mı bu manşetlerden? Dedi.
Hüseyin Usta güldü. Korktum tabii. Her seferinde korktum. Sonra anladım ki korkutan şey teknoloji değil. Korkutan şey insanların birbirine ihtiyaç duymayı bırakacağı düşüncesi. Ama 50 yıldır izliyorum. İnsanlar hâlâ birbirine muhtaç. Bu değişmiyor.
Genç çıktı. Bir hafta sonra geri geldi. Bu sefer saçı uzamamıştı. Sadece konuşmaya gelmişti.
Şimdi o genç her hafta geliyor. Artık yazılım işi bulmuş. Ama hâlâ geliyor.
Geçen hafta Hüseyin Ustaya sordum: Bu hikayeyi neden herkese anlatıyorsun?
Dedi ki: Çünkü herkes kendi mesleğinin biteceğini sanıyor. Oysa biten meslekler değil. Biten, insanların birbirine dokunmaktan vazgeçtiği anlar. O anlar geri geldiğinde her şey geri geliyor.
Duvara yeni bir çerçeve asmış. 2024 tarihli. Manşet: Yapay zeka berberleri bitirecek.
Hüseyin Usta gülüyor.
Sen gel ömrünü cephelerde geçir. Bir halkın yok sayıldığını gör. O halka sırtını daya, ayağında çarık, üstünde pardesü olmadan düveli muazzama’ya kafa tut. Galip gel. “Ne mutlu Türküm diyene” diyerek haykır. Gerektiğinde son vazifem olarak “Türk milletine canımı vereceğim” de. Yanında olsa asacağın adamlar partinde vekil olup 3 kürtten oy alacağım diye sözünü değiştirsin. Yetmiyor “Atatürkçüyüz” diyenler alkış tutsun. CHP’ye oy verenlerin %60-70i yemin ederim ömrünce nutuk dahi okumamıştır
Afganistan'da erkeklerin %40'ının erkeklerle yattığını düşününce, dünyanın en büyük gay topluluğunu bir islam ülkesinde görüyoruz gibi geliyor.
Kaldı ki kadını bir tabu haline getiren toplumlarda eşcinsel eğilimler giderek artıyor, buna en güzel örneklerden bir tanesi de Osmanlı... Oğancılık Osmanlı'da çok normal görülen bir vaka. Sırf oğlanlarla yatan, devlet görevlileri var. Hatta kadınları aşağılayıp oğlanları övenler var.
Bir rivayete göre de Pargalı İbrahim'in Kanuni'nin oğlanı olduğu iddia edilir. Osmanlı öncesi islam toplumlarında da oğlancılık had safhadadır.
Abbasi döneminde Gulam adı verilen oğlanları öven ve oğlancılığı öven şiirler yazılmıştır. Gazneli Mahmud, erkek kölesine aşık olduğuna dair şiirleri vardır ve bu yadırganmaz.
İslam sanatında da bu görülmektedir, örneğin şâb-ı emred yani tüysüz genç olarak resmedilen gençler islam minyatürlerinde sıkça işlenmiştir. Kısacası islam ülkeleri çok sever gay ilişkileri, ne yasaklanması...
We hate Islam because it promotes:
- Sex slavery.
- Fighting disbelievers.
- Subjugating Christians & Jews.
- Stupidity.
- Child marriage.
- Slavery.
- Killing blasphemers.
- Beating women.
- Killing apostates.
Etc.
Utiliser des mots comme « bousiller » , « fracasser » , « ramasser » pour parler d’un rapport sexuel qui est sensé être l’acte le plus intime et le plus vulnérable entre deux humains c’est aussi ça la culture du viol
Girls…. I understood why they advise us to get married and have kids before 25. Because after that, our brain starts working, and the decision won’t seem so reasonable anymore.
Muslims are the most racist, intolerant people in the world. Precisely why minorities are persecuted in every single Muslim majority country.
There is not a single Muslim majority country that grants non-Muslims equal rights by law.